1 Yorum

Ceren’in Gebelik Günlüğü, 13. hafta

Merhaba herkese,

Bu haftanın yazısını bir hastane odasından yazıyorum. Zaten bütün haftanın ortak konusu doktor-hastalık-hastane temaları oldu. Ülkenin gündemi kadar karanlık olmasa da pek neşeli değildi buralar da. Geçen gün çok yakın bir arkadaşımız babasını kaybetti. Başka çok sevdiğim bir arkadaşımın babası bir trafik kazası sonucu yoğun bakımda, hatta bu hafta ziyaretine gidecektik, haftaya kaldı. Etrafımdaki, ofisteki, ailemdeki herkes, tüm arkadaşların çocukları bu geçen hafta içerisinde illa bir grip geçirdi. Ben zaten haftalardır gribimsi hallerdeyim ama ıhlamur, bal, portakal, nar, zencefil, bir de geceleri ökaliptüs/nane/limon/biberiye yağı falan derken ayakta geçiriyorum, iyiyim de hatta bence. Biraz daha düzgün beslenebilsem şu bulantılardan kurtulup, daha da iyi olacağım, az daha sabır bakalım.

Typic(6)

Zeynep neredeyse bir senedir hasta olmuyor, ilaç kullanmıyor diye sevinirken dün sabah hafif ateşi var gibiydi. Gece ise baya çıktı sanıyorum, takip edebilmek için yanımıza aldık. Üstünü incelttik, burnunu açık tuttuk, güzelce uyudu. Sabaha azalmıştı ateş, tek tük de öksürüyor. Böylece atlatırız bunu da umuyorum besin destekleri ile. Zaten bizim ailede, genel teamüle uygun olarak gündüz saklanan ateş, gece herkes uyuyunca tavan yapar. Anne-baba olmanın birinci şartı uykusuz geceler ya. Biz de ateşi çıkmış soyalım, elleri üşümüş örtelim şeklinde bütün gece aç-kapa yaparak sabahı buluruz.

Bugünkü hastane ziyaretim de annemin burun operasyonu için. Uzunca süredir muzdarip olduğu şişen burun etleri ve eğri burun kemiğinden şu saatlerde kurtuluyor çok şükür. Hastanede asansörle yukarı çıkarken ben yaşlarda iki adam da bindi elleri kolları paket-poşet dolu. Poşetlerden taşan pembe tüllerden durum anlaşılıyordu. Bir an heyecan yaşadım, kendi doğumum aklıma geldi. Ne heyecanlı, ne duygu dolu, ne yoğunluklu bir gündü. Hayatım boyunca unutamayacağım sanıyorum. Her düşündüğümde hala gözlerim doluyor, mutlulukla anıyorum.

İnşallah 6-7 ay sonra başka bir heyecanlı günde ailemizin 4 numaralı bireyi de aramıza katılacak. Benim minik kızım onu motive etmek için söylediğimiz “Zeynepcim artık abla oldun” sözlerini kelime anlamıyla hak etmiş olacak! Her ne kadar Zeynep hamilelik ne demek, hamilelik bitince bebek doğuyor gibi kavramları bilse ve çevremizde birkaç arkadaşımızda görmüş olsa da abla olacağı müjdesini henüz paylaşmadık. Okuduğum yayınların da yönlendirmesiyle son birkaç ayın bu haberi vermek için daha uygun olacağına karar verdik bu yaş grubu için (2 yaş). Özellikle küçük çocuklarda zaman ve beklemek kavramları çok gelişmiş olmadığı için bu habere çok heyecanlanıyorlar ve sabırsızlanıyorlarmış. Bu yüzden hem karnımın artık iyice belirginleştiği hem de zamanın nispeten az kaldığı son ayları beklemeye karar verdik.

Diğer bir karar konumuz da bebeğin cinsiyeti. Karar konusu derken tabi cinsiyet konusunda karar verecek bir durum yok. Ama ben bebeğin cinsiyetini öğrenmeme ve doğumda sürpriz olması gibi zihni sinir bir fikirle kocamın karşısına çıktığımda bundan pek hoşlandığını söyleyemeyeceğim. Yine nereden buldun bu tuhaf fikri bakışını takındı daha çok. Hatta fikrimi paylaştığım tüm ailem ve arkadaşlarım içinde kayınvalidem haricinde tek bir destek bulamadım desem yeridir a dostlar. Hepsinin ortak planı gizlice doktoru arayıp ondan öğrenmek. Bu arada doktorum ultrasonda bir şey görürse erken bir sürpriz yaşamamak adına kararımı doktorumla paylaştımJ Ama bir yandan da Ziya’nın benimle aynı heyecanı paylaşmaması da içime sinmedi. O yüzden dün başka bir fikir düşündüm. Bebeğin cinsiyetini son haftalarda bir kontrole Zeynep’i de götürüp hep birlikte öğrenelim. Böylece herkesin bir nebze gönlü olur herhalde artık.

Bu hafta bir de fetal DNA testimiz olacak. Bu benim ilk hamileliğimde de duyduğum ancak hiç gündeme gelmeyen bir testti. Şimdiki doktorum, tahmini doğum tarihinde 35 yaşını geçmiş olacağımdan testi önereceğini, ancak şart olmadığını, kararın bize ait olduğunu söyledi. Benim bu hamilelikten önceki görüşüm bu testlerin fazla büyütüldüğü yönündeydi. Sonuçta 10 gün erken doğurursam 34 yaşında doğurmuş olacağım ve risk bir anda anormal şekilde düşecek mi yani? Bu hesaplamalar bana pek mantıklı gelmiyor. Bir de ultrasonda ense kalınlığına bakıldı, bir sorun görünmüyor, ailelerde genetik bozukluk öyküsü yok, şüphe uyandıracak bir işleme maruz kalmadık falan da derken fikir bize baya uzaktı. Üstüne üstlük bu bahsedilen testler az buz para da değil hani. Ancak kararımı değiştiren doktorumuzun şu cümlesi oldu, “bir süre sonra bu testler yaygınlaşıp makul bir fiyata düştüğünde zaten kimse artık 2li 4lü test falan yaptırmıyor olacak; çünkü baktığınızda bir yanda olasılık hesaplayan testler var, diğer yanda ise kesin sonuç verenler”.

Evet böylece ikimizin de aklımız çelindi ve başladık araştırmaya. Birkaç sene önce sadece Harmony isimli test yapılıyordu sadece Türkiye’de. Yapılıyordu dediğim de buradan kan örneği veriyordunuz da yine laboratuvarda işlenmeye yurtdışına gönderiliyor tabii ki. Şimdi ise yurtdışında sıklıkla duyduğum Panaroma ve PrenaTest’in de Türkiye’de temsilciliklerinin açıldığını öğrendik. Fiyatları hepsinin benzer seviyelerde. Baktıkları kromozom bozuklukları da birkaç değişiklikle benzeşiyor. Biz lokasyon yakınlığı ve ödeme kolaylığı açısından birinde karar kıldık, birkaç gün içerisinde ilk fırsat bulduğumda kan vermeye gideceğim.

Bunlar dışında yorgunluğumda minicik bir azalma var. Yine de uyku halim tam gaz devam. Bu enerjisiz halime spor çok iyi geliyor, haftada 3 günü aksatmamaya çalışıyorum. Bir de tekrar yogaya başladım. Geçen hafta evde videodan yaptım, bu hafta da hamile bir arkadaşım ile birlikte hamile yogasına gideceğiz. İlk trimesterin bitmesine az kaldı, tekrar enerji bombası olacağım günleri dört gözle bekliyorum!

Yazar Hakkında

CEREN – 34 yaşında, çok pozitif ve heyecanlı bir yengeç burcu. 2 yaşında kıvırcık bir kız annesi. Sakin bir balık burcunun 5 yıllık sevgilisi. İstanbul’da yaşıyor. Spora, okumaya, çalışmaya, gezmeye bayılıyor. Bir yandan çalışıyor, bir yandan doktora tezi yazıyor. Sağlıklı yaşam hayatındaki öncelik olarak başköşede duruyor, bu konuda okuyor da okuyor. İki çocuklu bir anne olacağı günü sabırsızlıkla bekliyor.

Bir yorum

  1. Benim itirazım varrrr hemmmmm deeeeee çokkkkk. Konu malum!!! Anneanne olarak haklarımı kullanmak istiyorum.