1 Yorum

Ezgi’nin Gebelik Günlüğü, 28. Hafta

Yazar Hakkında

EZGİ BERK– Severek aldığı tarih eğitimi sonrası kendini eski çağlara ait kitaplar arasında çalışırken buldu. Hâlâ tarih kitapları arasında çalışmakta, satır aralarında insanların duygu ve davranışlarını aramaktadır. Aynı zamanda eğitim hayatının hangi evresinde kaybettiğini hatırlamadığı zengin hayalgücünü tekrar keşfetmek için çocuklarla çalışıyor. Bazen de çocuklar olmadan, çocuklar için çalışıyor. Çocuk edebiyatı tutkunu. 27 yaşında ve ejderhalara inanıyor.

Ezgi’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

Herkese merhaba,

Bu haftadan itibaren artık bana gevşek Ezgi diyebilirsiniz! Hamilelik sürecinde git gide kaslarımızın daha gevşek olacağını, doğuma hazırlık için vücudun esnekleşeceğini biliyordum. Ama ben nedense belden aşağısı esnekleşecek üstü aynı kalacak gibi bir yanılgı içerisindeymişim. Bu hafta elime ne aldıysam saniyeler içinde yeri boyladı! Kalemler, telefon, kitaplar… Bir elimdeler hoop birden yerde! Baştan evrenin bana hareket et, spor yap diye bir mesajı bu herhalde diye düşünsem de sonradan anladım ki kavrayışım zayıf. Velhasıl mutfakta ekstra dikkat ederek bu süreci doğal sakarlığımla birleştirmeden geçirmeye çalışıyorum.

Yoğun kar yağışlı bir haftanın arından artık yavaş yavaş havanın açmasıyla terzinin yollarını tuttum, koca göbeğime göre elbise yaptırmak için aldığım kumaşlar provalık elbise olarak karşımdaydılar. Göbek büyümüş tabii hem İzmir seyahati, hem kar yağışı nedeniyle gidemediğim 3 haftalık zaman diliminde. Çok güzel elbiselerim olacak önümüzdeki hafta, göbeğimi gere gere elbiselerimle dolaşmak için sabırsızlanıyorum şimdiden.

Typic (1)

Yine bu haftayı Harry Potter filmleri izleyerek geçirdik. Her gün bir film ile Barış artık isyan etse de 8 filmi tamamladık, hemen ertesi gün Star Wars serisine başladık. Ben hiç Star Wars izlememiştim, Barış’ın benim Harry Potter ısrarlarıma Star Wars’la karşılık vermesi üzerine şimdilerde film izlemeye devam ediyoruz.

Ebeveynlik kitaplarından çok sıkıldığım ve ufaktan “Ben bunları nasıl yapacağım? Hep rol mü yapacağım? Bir daha hiç kendim olamayacak mıyım?!” diye dehşete kapıldığım bir gün dünyalar tatlısı bir kızı olan, çocuk psikoloğu arkadaşım Tolga beni sakinleştirdi. Ebeveynlik kitaplarını boşvermemi, bebeği gözlemleyerek ilerleyebileceğimi ve romanlarımın içine tekrar gömülebileceğimi söyledi. Şimdilerde Barış’ın okuduğu, türlü babalık hallerini anlatan harika bir kitabı ondan dinleyerek eğleniyorum. Kitabın adını söylemiyorum, çünkü yakında bir sürpriz olacak buralarda bu kitapla ilgili!

Toprak’ın mini mini body’lerini, zıbınlarını, battaniye, nevresim, çoraplarını yavaş yavaş tedarik etmiştik. Sırada onları koyacak bir dolap almak vardı. İkea’da iki tane 3’er çekmeceli masif ahşap, boyu da 92 cm olan şifonyerlerden aldık. Biri Toprak yatak odasında bizimle yattığı süre boyunca bizim odada olcak, diğerini kendi odasına koyacağız. Sonradan Toprak kendi odasına geçince şifonyerini de yanında götürecek diye umut ediyorum. 2 ayrı küçük şifonyeri bilerek aldık, odada çok hantal olmasın ve yer kaplamasın istedik.

Önümüzdeki hafta şifonyerleri kuracağız, 1 hafta kokusu gitsin diye boş bırakıp sonraki hafta da mini giysileri yıkayıp yerleştireceğiz! Hazırlıklar hızlanırken heyecan da artıyor! Haberlere bakmamaya çalıştığım şu günlerde Harry Potter bana o kadar iyi geliyor ki. Oradaki aşırı kötü karakterde şimdi içinde bulunduğumuz dönemi görüyorum. Kötünün ve iyinin yanında yer almak üzerine Dumbledore diyor ki: “Şimdi büyücüler için iki yol var Harry. Ya kolay olanı seçecekler ya da doğru olanı.” İşte tam da böyle bir zaman diliminden geçiyoruz. Hepimiz az ya da çok bedel ödeyip etkileniyoruz tüm olanlardan.

Kahrolduğum zaman ise derin derin nefes alıp şu sözleri düşünüyorum: “Ölenler için üzülme Harry, yaşayanlar için üzül. Sevgisiz yaşayanlar için.”

Sevgiyle yaşamaktan vazgeçmeyelim,

Ezgi

Bir yorum

  1. Merhaba Ezgi Hanım,
    Bu zamana kadar Star Wars’ı tek izlemeyenin ben olduğunu zannediyordum.

    Ben de izlemeye karar verdim ve Toprak’ımın çok büyümüş olduğunu farkettim çünkü birlikte izleyeceğiz.

    Not: Oğlunun 10 yaşına geldiğine halen inanamayan anne.