9 Yorum

Ceren’in Gebelik Günlüğü, 16. Hafta

Yazar Hakkında

CEREN – 34 yaşında, çok pozitif ve heyecanlı bir yengeç burcu. 2 yaşında kıvırcık bir kız annesi. Sakin bir balık burcunun 5 yıllık sevgilisi. İstanbul’da yaşıyor. Spora, okumaya, çalışmaya, gezmeye bayılıyor. Bir yandan çalışıyor, bir yandan doktora tezi yazıyor. Sağlıklı yaşam hayatındaki öncelik olarak başköşede duruyor, bu konuda okuyor da okuyor. İki çocuklu bir anne olacağı günü sabırsızlıkla bekliyor.

Buzzz gibi soğuk İstanbul’dan herkese merhaba sevgili okuyucular. 16. haftayı tamamlayıp, 17.ye başladık. Yolun yarısına yaklaşıyorum ve biliyorum ki asıl şenlik bundan sonra başlıyor. Çünkü bence hamileliğin en güzel yanı bebeğin hareketlerini hissetmek, en zor yanı ise koca karnın ve şiş vücudun ile hareket etmeye çabalamak. En azından ilk hamileliğimde böyleydi. Şimdi aynı şeyleri mi hissedeceğim acaba diye merakla bekliyorum.

Geçtiğimiz hafta doktor kontrolümüz vardı, 4 hafta sonra ilk kez minik bebeğimizi gördük bir kez daha. Bacaklarını uzatmış, kollarını kafasının arkasına koymuş keyif yapıyordu. Yüzünü bizden yana dönmediği için bir türlü yüzünü göremedik. Hamileliğin başından beri gelişimi 2-3 gün kadar geriden geliyor, hala da böyle. Bunun sebebinin de benim geç yumurtlamam olduğunu biliyoruz. Çünkü genelin aksine benim adet döngüm 28 değil, 30-31 gündür.

Beklenen doğum tarihini hesaplarken doktorum bunu da göz önünde bulundurmaya karar verdi. Aslında çoğu insan için bu çok önemli bir ayrıntı olmayabilir. Ancak gebeliği 40. haftanın sonrasında da devam eden gebeler için kritik bir bilgi. Bu haftalarda bebeğin genel sağlık durumu, plesantanın yaşlanıp yaşlanmaması (buna kireçlenmesi de diyorlar) ve bebeğin yeterli suyunun olup olmaması doğumun kendiliğinden başlamasını beklemek ya da doğumu suni yollarla tetiklemek arasında karar vermeye yarıyor. Bunlarla birlikte herşey iyi gidiyor olsa dahi 41. haftanın sonlarına doğru her halükarda doktorlar doğumu başlatmayı tercih ediyorlar çünkü 42. hafta sınır kabul ediliyor. İşte bu noktada beklenen doğum tarihi ve o düzeltilen birkaç günlük gecikme önem kazanıyor. İlk hamileliğimde 41+3’te doğurduğum için şimdi de bu bilgiyi önemsiyorum.

Typic (3)
Diğer yandan bebeğin cinsiyetini öğrenmiyor olmakla mı ilgili bilmiyorum, hiçbir hazırlık yapmıyoruz bebek için. Daha doğrusu annemin yorumu bu. Bense zaten çok bir hazırlığa ihtiyaç olmadığını düşünüyorum. İlk aylarda en kritik şeyler zaten benim kucağım ve sütüm. Onun dışında 3-5 kıyafet her şekilde halledilir zaten. Zeynep’in hemen her kıyafetini sakladım ama maalesef mevsimleri tutturamadık. Zeynep Kasım sonu doğan bir kış bebeği iken, kardeşi yaz ortasında doğan bir yaz bebeği olacak büyük ihtimalle. Onun dışında bizim en çok işimize yarayan araba koltuğu, bebek arabası ve ana kucağı gibi malzemelerin hepsi Zeynep’ten dolayı var. İlk 6 ay bizim odamızda park yatakta yatırmıştık Zeynep’i, yine aynı sistem devam diyoruz.

Biz Zeynep’te uyku konusunda oldukça şanslıydık. Hala da uykuyu seven bir çocuk. Doğduktan kısa bir süre sonra da uzun uzun uyumaya başlamıştı. İstisnalar hariç, çok ciddi uykusuzluk çektiğimi hatırlamıyorum. Canım bebeğim, sen de ablana çek tamam mı evladım? Uyku kritik konu bak rica ediyorum.

Dediğim gibi birkaç parça kıyafet haricinde bir de süt sağmak için pompaya ihtiyacım olacak. İlk doğumda bir arkadaşımın verdiği pompayı kullanmıştım ancak çok performanslı değildi. Hatta ilk hafta doğru düzgün sağmayı becerememiş, mastit olup ateşlenmiştim. Bu sefer hazırlıklı olmak istiyorum. Bir de iyi bir süt stoğu hayatımızı kurtarmıştı. Annem ve işimin arası araba ile 5 dakika sürüyor. Ben Zeynep 2 aylıkken haftada 1-2 işe gitmeye başlamıştım esnek bir şekilde. O zamanlar yetişebilirsem ben emzirmeye gidip geliyordum her acıktığında, yetişemeyeceğim durumlarda ise annem süt stoğumdan verirdi. Bayağı rahat bir geçiş aşaması olmuştu benim için. Ama süt sağmaktan hiç ama hiç hoşlanmamıştım. Bir kere çok zaman alıyordu. 40 dakika, bazen bir saat uğraşmam gerekiyordu bir öğünlük sütü sağabilmek için. Okuduklarımdan vardığım sonuç, çift taraflı bir hastane pompası kiralamanın en mantıklı çözüm olduğu yönünde. Zaten iki markayı duyuyorum sıklıkla, doğum zamanı yaklaştıkça bu kiralama işini planlayacağım.

Geçen haftaki karmaşa ve kötü beslenme bana 1.5 kilo olarak geri dönmüş sevgili dostlar. Şaşırdık mı, hayır. Zira vücudumun kilo alabilme hızı konusunda beni şaşırtma potansiyeline güvenim sonsuz. Diğer taraftan “yapacak bir şey yok” diyor ve önümüzdeki maçlara bakıyorum. Geçtiğimiz haftadan beri yediğim içtiğimden çok mutluyum. Hemen her gün evde yemek yaptım, ofise götürdüm, bol sebze meyve içerikli menüler hazırladım ve kendimi çok iyi hissettim. Enerjim yükselince spora da daha çok zaman ayırabildim. 2 gün koşu ve ağırlık çalışması, 1 gün yürüyüş, bir gün yoga ve bir gün de yüzme yaparak bu haftayı da kapattım. Havaların daha da güzelleşmesini dört gözle bekliyorum. Çünkü benim için açık havada yapılan spor = spor salonunda yapılan spor x bir milyon mutluluğa bedel.

Karnımın da biraz daha belirginleşmesiyle hamileliğimi bu hafta daha bilincinde olarak yaşıyorum. Gerçi hala karnımın hamile gibi değil de yemeği fazla kaçırmış gibi olması biraz sinirimi bozuyor. Şimdilik mevcut kıyafetlerle idare ediyorum. İlk hamileliğimde uzun süre kendi kıyafetlerimle idare etmiş, sadece bir hamile kotu ve bir de beli lastikli siyah bir pantolon ile de son ayları tamamlamıştım. Belki de ikinci hamilelik olması sebebiyle bu sefer hiç de böyle kolay idare edebilecek gibi hissetmiyorum bu kıyafet konusunu. Üst kısmı halletmek daha kolay da pantolonları napıcam bilemiyorum. Hamile kıyafetleri büyük çoğunlukla ilgi ve beğeni alanıma girmiyor ama belki daha güzelleri, benim için de giyilebilir olanları vardır. Bir kere o belden yukarı doğru çıkıp karnı saran kumaşlardan bana daral geliyor. Ben bayağı sıkıntılı bir tip oluyorum hamilelikte, bırak karnımı saran kumaş falan, dar hiçbir şey istemiyorum göbeğimin üzerinde. Bu sebeple uzun süre düşük bel pantolonlara talim gibi görünüyor benim durumum galiba.

Aa unutmadan, geçen haftalarda yaptırdığım serbest fetal DNA testimizin sonucu iyi geldi, bebeğimizde trisomi 21, 18 ve 13 görünmedi. Şimdi her ay Indirect Coombs denilen test ile kan uyuşmazlığımızın durumunu kontrol etmemiz gerekiyor. Annenin kanı negatif, babanın pozitif olduğu durumlarda, bebek de pozitif olur ise sonraki hamileliklerde yakın takip gerekiyor. Çünkü ilk doğumda bebeğin kanı ile annenin kanı temas ederse (ki olasılığı yüksek bir durum), annede Rh proteini bulunmaması sebebiyle annenin vücudu bebeğin kanındaki Rh proteinlerini düşman algılayarak bunlara karşı antikor üretiyor. Bu antikorlar da sonraki hamileliklerde, bu bebeklerin kanının Rh pozitif olması durumunda bebeğe zarar verme ihtimalini içeriyor. Yakın takip edilmesi gereken ve gerektiğinde müdahale edilebilir bir durum, biz de takipte olacağız.

Bu haftadan da bu kadar sevgili okuyucular. Güneşli, enerji dolu, bol sporlu günler diliyorum hepinize.

Ceren

9 yorum

  1. Sevgili ceren kesinlkkle hastane tipi profesyonel bir sut sagma makinasi kirala tek pompa olsa bile iki gogsu toplam 30 dakika da bitiriyosun inanilmaz kolaylik sagliyor..sevgiler

    • Ah Melike bu o kadar mutlu edici bir bilgi ki, 2 göğsü 30 dakikada sağabiliyor olmak! Çeken bilir diyorum:) Kullandığın makina markasını da yazabilir misin tavsiye olarak? Bir de nereden kiralanıyor bu makinalar? Internetten bakıp herhangi bir yere güvenilir mi mesela?

      • Medela lactina kullanmistim ben dogum yaptigim hastanenin yakinindaydi sumer as diye bir firma kiraliyor nisantasi bakirkoy ve kadikoy de ofisleri varmis ofisten kiraladigim icin internetten oyle bir imkan var mi bilemiyorum maalesef..sevgiler

        • Çok teşekkür ederim Melike tüm bu bilgiler için. Kadıköy bana uyar, elimde bir alternatif oldu bile böylece:) Sevgiler öpücükler!

  2. Ceren Merhaba,

    kimse kilo aldım demesin lütfen 🙂 cok zor durumdayım, seninle aynı haftadayız, ben 6 kilo toparlamisim bana maşallah. kendime balinaanne diye blog acacagim 🙂

    şaka bir yana hepimize kolaylıklar 🙂

    sevgiler,
    gokce

    • Yaa Gökçe:))) Senin önceki hamileliklerin nasıldı? Kolay verebiliyorsan hiç stres yapılacak bir durum yok bence, çünkü yediklerinden bağımsız vücudun su tutması, kan hacminin artması falan bir sürü etken var. Bazı bünyelerde doğumdan sonra kendini buluyor vücut kendiliğinden. Ben ilk hamilelikte 15-17 arası bir şeyler aldım, sonra üstüne bir de emzirirken aldım, fenaydı:( Bir de ben çok zor, çok yavaş kilo verebiliyorum. 1 senedir uğraşıyordum, daha yeni hamilelik öncesi kiloma gelmiştim neredeyse ki süüüprriiizz!!

  3. Ceren merhaba..Bu hafta çok güzel bir şeye değinmissin.Adet döngüsüne gore gebelik hesaplama..ben bunu kimseye anlatamadım.Doktorlar herkesi 14. Gunde hamile kalmış gibi hesaplıyor .Oysa ben 35 40 günde adet görüyordum bu yüzden 3. Bebeğimi sezeryanla dünyaya getirdim.Digerlerinde sancom gelene kadar beklemiştim.istemiyerek sezeryan olmak bende kötü bir etki yaptı .Şimdi iyiyiz.Ama lutfen doktorlar hesabi dogru yapın…

    • Ayşe seni o kadar iyi anlıyorum ki.. Matematiğe inancımız tabi ki tam ama konu insan vücudu olunca genel geçer hesaplar yerine kişisel hesaplara ihtiyaç duyuluyor bence ve sadece kadın doğum konusunda değil, sağlık sektörünün birçok alanında ben bu genellemelerden şikayetçiyim. Ateşi şunu geçmişse mutlaka şunu yap, değerin şunun altındaysa bunu al gibi kurallar hastanın/gebenin geçmişi ve özel durumları göz önüne alınarak kararlaştırılmalı bence de. İstemeyerek ve tıbbi gereklilik olmaksızın sezaryen moral bozucu cidden, atlatmak Zaman alabiliyor. Bunu geride bırakıp şimdi iyi olmanıza çok sevindim, çok mutlu günler diliyorum geniş ailenle:)