10 Yorum

Yeni girişimim: kidimami

Bu blogda yazdığım en heyecan verici yazılardan biri -doğum hikayelerimin yanı sıra- kitabımı anlattığım yazıydı. O kadar heyecanlıydım ki, belirli bir süre yazamamıştım bile… Sonrasında da ‘ay şunu unuttum, ay bunu da deseydim’ dediğim bir sürü şey kalmıştı.

Kitabım benim bugüne kadar ortaya koyduğum elle tutulur şeyler arasında en tatmin edici olanıydı. Bak hala o günlerdeki heyecanımı hatırlarken kalbim pır pır oluyor. (Yoksa siz hala okumadınız mı? Koş koş!)

Şimdi de benzer bir heyecandayım…

Bundan bir süre önce -geçtiğimiz bahar aylarıydı ve Derya henüz kendini belli etmemişti- bir iş teklifi aldım. Blogum vesilesiyle bugüne kadar çeşitli fırsatlar karşıma çıktı; kimini değerlendirdim kimini değerlendirmedim, ama bu başkaydı. Bu, bir alışveriş platformuna ortak olma fırsatıydı ve benim için çok değişik bir şeydi.

Teklifi, Doğan’ın uzun süredir parçası olduğu wasistdas müzik grubunun gitaristi olarak tanıdığım Can Özinci yapmışı. Can’ın uzun zamandır hayata geçirmek istediği bir projeydi bu: İkinci el bebek, çocuk ve ebeveyn ürünlerinin alım satımının yapıldığı bir platform. Artık internet kullanımının mobile kaydığı günümüzde ilk olarak mobil uygulama olarak ortaya çıkacaktı. Mobil internet kullanımı sosyal medyadan hallice olan bir insan olarak benim için yepyeni bir olaydı bu…

Screen Shot 2016-02-10 at 10.47.48 AM

Biz projeyi konuşur, neyi nasıl yapacağımızı düşünürken bir yenilik daha katıldı hayatıma: Derya… Hangisi hangisini çağırmıştı bilmem, ama ne tesadüftür ki kidimami’nin ortaya çıkışıyla Derya’nın doğumu birbirine çok yakın olacaktı. Aralık ayının ilk haftasında tek bir dileğim vardı: kidimami olarak katılacağımız fuar geçmeden doğum olmasın.

Derya oğlum beni duydu, annesinin fuar heyecanını yaşamasına fırsat verdi. Çok keyifli -bir yandan da yorucu tabii- bir üç gün geçirdik IBS Anne Bebek Çocuk Fuarı’nda… Okurlarım geldi, takipçilerim geldi kidimami standına, blog yazarı arkadaşlarım geldi, heyecanımızı paylaştılar, destek oldular, yolunuz açık olsun dediler, çok çok güzeldi…

Güya fuarda çektiğim fotoğraflarla bir albüm yapacak, kidimami heyecanımı belgelerle (!) paylaşacaktım. Fuardan birkaç gün sonra ‘beş dakkada bütün işler’ değişti, 17 Aralık’ta, kidimami’nin hayata geçmesinden birkaç hafta sonra Derya da hayatımıza katıldı.

Şimdi bir yandan Derya, bir yandan blog, bir yandan da kidimami‘yle dolu elim kolum. Derya gibi, kidimami de henüz çok bebek… Geliştirmemiz gereken şeyler var, üzerinde çalıştığımız… Yola çıkarken ekibimize Canan Döşlü de katıldı, Boğaziçi Endüstri ile birlikte Girişimcilik Vakfı mezunu, cevher gibi bir genç kadın. ‘Doğum seni gençleştirmiş’ diyorlar bazen, eğer öyleyse gerçekten, bu gençleşmede Canan’ın da payı var, nitekim gençlerle çalışmanın öyle bir etkisi var hakikaten… (Bazen de beni aşan şeyler yapıyor Canan, acayip bir ‘iş takibi mobil uygulaması’ mesela, diyorum Canan’cığım, ben yaşlıyım, öyle antin kuntin şeyler beni aşıyor, bana kağıt kalemli listelerle gel! 

Aralık ayında sessizce hayata geçirdiğimiz kidimami’yi geliştirmeye ve tanıtımını yapmaya uğraşıyoruz şu sıralar… Önümüzdeki günlerde takip ettiğiniz başka platformlarda da kidimami’yi görecek olursanız bu yüzden…

KidimamiEkibi

Soldan: IBS Fuarı’nda Canan Döşlü, Can Özinci ve çok hamile bir ben

Birkaç sıkça sorulan soruyu yanıtlayayım:

Nasıl çalışıyor? Modern dünyanın sosyal medya diliyle ‘Instagram kadar kolay!’ İster Facebook bilgilerinizle, ister yeni kullanıcı adınızla üye oluyorsunuz. Profilinizi oluşturup satmak istediğiniz ürünlerin fotoğraflarını çekip yüklüyorsunuz. Ya da Kategoriler’den, Arama ekranından ihtiyacınız olan ürünleri arayıp buluyorsunuz. Ürünlerini beğendiğiniz kullanıcıları ‘takip ed’ebiliyor, böylelikle yeni satışa çıkardıkları ürünleri daha hızlı yakalayabiliyorsunuz.

Neden ‘kullanılmış’ ürünler? ‘İhtiyaç sahiplerine versenize, niye satıyorsunuz?’ diyenler oluyor. Paylaşımcı bir toplumuz biz, ve artık işimize yaramayanı paylaşacak kadar da cömertiz. Ancak hepimizin etrafında bebek sahibi olan insanlar olmayabiliyor, bir; çocuk büyütmek uzun vadeli bir masraf kalemi, iki… Bazı bebek/çocuk eşyalarının ikinci el değeri yüksek oluyor, ve onların getirisiyle çocuğun bir başka ihtiyacı karşılanabiliyor. Bazı ürünler var ki çocuk çok az tüketiyor, onları sıfır almaya gerek olmuyor. Dolayısıyla kendi kullandığı ürünleri satıp para kazanmaya çalışan insanların karşısında, normalde alamayacağı ya da almak için çok fazla para harcamak zorunda kalacağı yerde uygun fiyata ürün arayışında olan insanlar da var… Paylaşım ekonomisi, günümüz tüketim toplumunun karşısında giderek ayakları yere basan bir değer olarak karşımıza çıkıyor…

Neden ‘yeni’ ürünler? Bebek/çocuk pazarında halihazırdaki ağır topların yanısıra birçok küçük girişimci var… Kimi yurtdışı markaların distribütörlüğünü yapan, kimi kendi ürettiği ürünlerle önemli bir açığı kapatan markalar… Bunları da ebeveynlerle buluşturarak her iki taraf için de avantajlı bir ortam yaratmak istedik… Sadece girişimci markalar değil, tasarımcılar, elyapımı oyuncaklar yapanlar da var kidimami’de… Annemin minimayno çorap maymunları da satışta mesela…

Neden ‘kidimami?’ İngilizcedeki ‘çocuk’ kelimesinin karşılığı olan kid’in, ‘Anne’ kelimesinin karşılığı olan ‘mommy’ ile birleştirilip Türkçeleştirilmişi. Kızmayın hemen, İngilizce’ye özenmedik. İngilizçe çağrışımlı, Türkçe okunuşlu, çocukça bir isim attık ortaya…

Neden android yok? Evet, henüz sadece iOS uygulaması olarak varız. ‘Android’de neden yoksunuz?’ sorusunun yanıtını bir zamanların çok sevdiğim bir film repliğiyle verebilirim: ”Piano piano bacaksız… Piano piano…” Yakında android kullanıcılarını da memnun edeceğiz.

IMG_6157

İsterim ki en azından iOS kullanıcıları kidimami’yi bir inceleyin. Telefonunuza indirin, üye olun. Satıştaki eşyalara bakın, ihtiyaçlarınız varsa alın (ben yeğenime yukarıdaki Zara elbiseyi aldım mesela, 15 liraya), elden çıkarmak istediğiniz ürünleriniz varsa satışa koyun. Altyapısı oldukça kuvvetli bir uygulama bu, alışveriş yapmak güvenli… Ancak elbette yeni oluşumuzdan dolayı, geliştirmek için uğraştığımız bazı kozmetik ayrıntılar da var ve bunların farkındayız. Kullanıcıların yorumlarını çok önemsiyoruz bu aşamada…

Bir de sosyal medya hesaplarını takip edin isterim. Facebook‘ta, Instagram‘da, sadece ürün tanıtımına değil, eğlenceli ve öğretici içeriklere de yer veriyoruz. Kendi uygulamam diye demiyorum, bence oldukça keyifli!

Anlayacağınız 2016 benim için birçok açıdan çok heyecan verici bir yıl… Yolumuz açık olsun mu? Olsun di mi? Teşekkürler, iyi günler 😉

10 yorum

  1. android bekleyicisiyim:) hayırlı olsun

  2. Hemen indiriyorum.

  3. İos 7 uyumlu olmamasindan mütevellit indiremiyorum. Ben cok teknolojik ama accik geri kafali bi bireyim (cocuksuz yeni evli, teyze kontenjanindan anne):). Tecrubeyle sabit ios’un guncellemeleri tlf’i yavaslattigindan hala 7 kullaniyorum. Yok yapamayiz ios 7’e gore derseniz de bakariz bi caresine:)

  4. Bravo! Yolunuz acik olsun, HARIKA BIR HABER!!!

  5. Öncelikle hayırlı olsun diyorum Elifciğim. Ben yaş sınırlaması olup/olmadığını bilmiyorum. Ürün eklediğimde yaş grubu seçerken 5yaş sınır sanırım. Ya da değil. Bilgilendirirsen sevinirim.

  6. Çok mantıklı ve güzel bir fikir. Yolunuz açık olsun 🙂

  7. Yolunuz açık olsunnnn her daim 😉 bende android uygulaması bekleyenlerdenim 🙂

  8. Nerden gördüm de merak edip indirdim bilmiyorum ama 2-3 gündür takipteyim..sizinle alakalı oluşuna sevindim.iyi yapmışsınız ,hepimize hayırlı olsun

  9. Öncelikle yeni girişiminiz hayırlı olsun, başarılar dilerim.Ancak şunu belirtmeliyim ki pek doğru bir fikir gibi gelmedi.Toplum olarak İkinci el araba kullanıyoruz, ikinci el cep telefonu, bilgisayar kullanıyoruz ama iş giysi ve özel eşya’ya geldiğinde durum biraz farklı,Ancak ihtiyacı olan bir insan başkasının giysisini kullanır ve çoğu anne baba başkasının giysisini kendi çocuğuna giydirmek istemez.Özellikle de bunu satın alarak yapmak isteyeceğinden şüphelerim var.Umarım ben yanılıyorumdur ve başarılı olursunuz 🙂

  10. oLSUN OLSUN! 2016 böyle bi hızlı, heyecanlı başladı. Hepimizin yolu açık olsun 🙂