4 Yorum

Ezgi’nin Gebelik Günlüğü, 29. Hafta

Yazar Hakkında

EZGİ BERK– Severek aldığı tarih eğitimi sonrası kendini eski çağlara ait kitaplar arasında çalışırken buldu. Hâlâ tarih kitapları arasında çalışmakta, satır aralarında insanların duygu ve davranışlarını aramaktadır. Aynı zamanda eğitim hayatının hangi evresinde kaybettiğini hatırlamadığı zengin hayalgücünü tekrar keşfetmek için çocuklarla çalışıyor. Bazen de çocuklar olmadan, çocuklar için çalışıyor. Çocuk edebiyatı tutkunu. 27 yaşında ve ejderhalara inanıyor.

Ezgi’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

Herkese merhaba,

Bu hafta bizim bebenin şifonyerleri kuruldu, mis gibi ağaç kokuyor. Beşiğini de kuracağız ama çok erken olur diye tutuyorum kendimi. 2 ay öncesinden bebeğinin yatağını kuran fantastik ebeveyn olmamaya çalışıyorum yani. O nedenle beşik 35. haftaya kadar bekleyecek. O bekler de ben bekleyebilir miyim acaba?

Typic (3)

Bir de kitaplık girdi gündemime. Şimdiden 4 tane bez kitabı var Toprak’ın, güvenlik durumuna bağlı olarak ilk zamanlardan itibaren beşiğinde bir bez kitap bulundurmayı düşünüyorum. Kitaplığı ise resimli kitapların kapakları görünecek şekilde ve yan yana 3 kitap sığacak ende, üst üste de 3 kitap sığacak boyda yaptıracağız. Toplam 9 kitap alan –hadi belki sıkıştırarak ileride 12 kitap da sığdırırız- bir kitaplığı odasına koyacağım. Bakalım Toprak’ın ferah odasında (şair burada küçük ama eşyasız demek istedi) ne zaman vakit geçirmeye başlayacağız?

Geçen hafta doğal sakarlığımdan bahsetmiştim, hemen beni ziyaret etti kendisi. Sıradan bir pazar günü, koltukta pineklerken telefon çaldı. Telefonu aldım elime, ama kurtluyum ya, illa evin içinde gezerek konuşacağım, oturarak telefonla konuşamıyorum. Ben de elimde telefon kalktım koltuktan, ama sol ayağım uyuşmuş, n’olcak canım bir iki adım sağ ayağa ağırlığımı verip yürürüm sonra açılır diye düşündüm herhalde ki ayağa kalkıp sağ ayağıma yüklenip o da koca cüssemi taşıyamayınca ve ben de tam o sırada telefonun açma tuşuna basmış bulununca yere bir düş, sonra bir çığlık at ve telefon da elimden düşsün, babam da ahizenin diğer ucunda kalsın. Böyle anlatınca dehşet bir olay gibi duruyor ama kabul edelim çok komik ve saçma bir düşme hikâyesi. Barış içeriden koşturarak geldi, ben babama “düştüm seni sonra arayayım” dedim. Sol ayağım içe doğru burkulduğundan dış kısmı şişti, kızardı, ısındı ve epey de zonkladı. O gün yerimden kalkamadım. Ertesi gün toparladım, dışarı çıkıp hafif topallayarak da olsa yürüdüm.

Gelelim işin duygusal boyutuna. Ben çığlık atınca bizim bebe hareket etmedi birkaç saat, korktu tabii. Annesinin çığlığıyla epey erken bir tarihte tanıştığına mı yanayım, daha kendime bakamıyorum bir bebeğe nasıl bakacağım diye kendi kendimi yememe mi yanayım bilemedim. Ağırlık merkezim değişmiş, vücut ağırlığı artmış, eski alışkanlıklara devam etmek neden, di mi? Azıcık daha dikkatli ol işte, ama yok, hiçbir şey değişmemiş gibi yaşamaya çalışıp kendime işkence etmezsem olmaz! Acilen bu huyumu değiştirmeliyim. Kendime not: Yavaşla! Lütfen…

12573714_216625168682101_3152206811391895941_n

Şimdilik bunları aldım.

Oysa ki ben bu hafta rüyalarımda yıkanabilir bebek bezi görüyordum. Bir süredir inceliyorum, hakkında yazılmış yazıları okuyorum ve tedarik etmeye çalışıyorum bu bezlerden. Hem geri dönüşümlü olduğu için hem de tek kullanımlık bezler kadar kimyasal içermediğinden kullanmaya çalışacağım bu kumaş bezleri. Becerebilir miyim diye düşündüm düşündüm en sonunda hiç hazır bez almadan doğrudan bunlarla başlarsam hazır bezin rahatlığına da alışmamış olacağım gibi bir mantık yürüterek hastane çantasına yıkanabilir bebek bezi koymaya karar verdim. Biliyorum biliyorum, hastanede yıkayamam, ama bir torbaya toplarım, eve gelince yıkarım. Ben yıkayamazsam Barış yıkar. Var mı bu bezlerden kullanan ve memnun olan? Tavsiyelere çok açığım.

Yurt dışı internet sitelerine baktıkça öyle çeşitlerini görüyorum ki bu bezlerin, ne çok kullanan varmış, fiyatları ne kadar uygun ve desenleri de harika! Ama Türkiye’de 50-60 TL arasında bir bez ve desensiz. Şimdilerde yurt dışından nasıl temin ederim, rüyalarımda gördüğüm kısımlar bunlar.

yaran-karikatürler_243642
Ve sevgili tüm gebeler, son sözüm size: 29. haftadan bildiriyorum: Hâlâ geceleri deliksiz uyuyorum, hamile yastığı kullanmaya başlamadım. Hamile yastığı yerine Barış’ı kullanıyorum sanırım, gece Barış’a sarılınca göbeğimin ağırlığı birazcık onun üstünde kalıyor olabilir. Henüz şikâyetçi değil, dur bakalım ne kadar dayanacak? Yürüme ve ev işlerinde hiçbir sorun yaşamıyorum. Buralarda hayat çok güzel, etraftan duyduğunuz “şöyle olacaksın böyle kötü hissedeceksin”cilere hiç aldırmayın. Evet her hamilelik farklı, ama sorunsuz hamilelik de mümkün!

Sevgiler,

Ezgi

4 yorum

  1. Ben Tayga’da bir süre Kushies kullandım. Ama bizim o zamanki evimizde kuruması çok uzun sürüyordu kışın. rahat rahat kurutup asabileceğim bir yer olmadığı ve biz çok uykusuz olduğumuz için bir ara vazgeçtik. Hangi ara vazgeçtiğimizi anımsamıyorum. bu tip bez kullanan çocukların çişini kakasını yapmayı, tutmayı daha rahat ve erken öğrendiği söyleniyor.
    Şimdi Orman azıcık ayaklansın, havalar da ısınsın, bir de ondan deneyeceğim bakalım….

    Ama bir tavsiye: ilk günlerde, haftalarda yıkamak, uğraşmak zor olabilir. Çünkü hem siz çok uykusuz olacaksınız, hem bebekle sürekli uğraşmak zorunda kalacaksınız, hem de bebek çok sık kaka yapacak. O yüzden organik kağıt bezlerden de bulundurun bir köşede derim.

  2. Ezgicim, ben kızıma hamileyken Bezsiz Bebek kitabını okumuş ve yıkanabilir bez konusuna baya inanmıştım. Ancak doğumdan sonra koşuşturmada aklımdan gitti bu konu tamamen. Zeynep 1 yaşına geldiğinde geçmek bilmeyen bir pişik oldu. Ki kimyasallar konusunda çok hassasım, bebe losyonu, kremi, şampuanı kullanmam. Zeytinyağı ve hindistan cevizi yağı kullanırım sadece. Yine de geçiremedik. Doktoru dedi ki hazır bez alerji yapıyor Zeynep’e, zaten feci kimyasal dolu bunlar, yıkanabilir beze geçin. Aaa dedim neden daha önce akıl edemedim! Birçok marka buldum aldım, Babyneo, Charlie Banana, Kushies… Babyneo zaten Türk markası, diğerlerini ise Unnado ve Amazon’dan aldım. İlk alım fiyatı baya yüksek ama uzun vadede tabi ki daha ekonomik. Daha önemlisi hem sağlık hem de çevre için çok daha iyi bir alternatif. Ve Zeynep’in pişiği bu şekilde geçti. Makinada da yıkanabilir olmaları sebebiyle gayet pratik bence kullanımı. Ama ben çalıştığım ve Zeynep’e de dönüşümlü olarak annem/kayınvalidem/2 halamız kendi evlerinde baktığı için bezlerin lojistiği bizi zorladı. Birkaç ay sonra organik hazır beze döndük. Onda da sorun yaşamadık ancak bu sefer bütçemiz sarsıldı. En son Can Bebe’de mutluluğu yakaladık. Zaten önceki hazır bezin pakedini açtığında gelen buram buram kimyasal kokusu bunda yok. Yine de Zeynep’e kendim bakıyor olsaydım, ya da tek evde bakılıyor olsaydı yıkanabilir bezden şaşmazdım diyorum, bu uzun yorumuma nihayet bir son veriyorum:) Sevgiler.

  3. Ezgi merhaba,

    Yavrucuk büyümüş ne güzel, göz açıp kapayıncaya kadar sağlıkla kucağına gelecek. Ben de son güne kadar fosur fosur uyumuştum, sen de o yoldasın ne güzel:)

    Yıkanabilir bezleri ben de denedim ama devamını getiremedim. Yine de tek kullanımlık ya da değil, genel olarak bezle en az süreli hayat en güzeli ve bunun için de ‘elimination communication’ ve bezsiz bebek tabirlerinin peşine düşmeni şiddetle öneririm. Çocukların 2.5-3 yaşa kadar kas gelişimini tamamlamadığı ya da erken tuvalet eğitiminin çocuklara zarar verdiği yönündeki bence büyük oranda bez endüstrisinin edebiyatı olmuş tezleri dikkate almazsan ve çocuğu beze alıştırmazsan bal gibi de çok çok erkenden tuvalete ya da göstereceğin başka bir yere tuvaletlerini yapmayı öğrenebiliyorlar. Zaten bu iletişimi kurmayı denediğinde bebeğim altına yapmaktan müthiş bir rahatsızlık duyduğunu ve birçok işaret verdiğini de hayretle görüyorsun. Üstelik yavruyu önce altına yapmaya alıştırıp sonra da bu alışkanlığı elinden almak için uğraşmamış oluyorsun!

    Kızım 6 aylıkken altına kaka yapmayı bıraktı, 15 aylıkken gündüz, 21 aylık olduğunda da gece dahil komple bezle işi bitmişti. Hepsi de kendiliğinden oldu, eğitim meğitim vermedik. Biraz da eski usul, sadece bebekken işaretleri okuduk. Yaşıtlarının bir kısmı hala bezliyken ben kızımın kakasını temizlediğimi hayal meyal hatırlıyorum, yaşasın bebili ama kakasız çişsiz ve bezsiz hayat:)))

    Sevgiler,
    Çiğdem

  4. Merhaba,

    Arkadaşımın bebeği için, wish.com sitesinden tanesi 3tlye aldık. Bebeğe bir zararı olmadı, defalarca yıkadı, sıkıntı çıkmadı.

    https://www.wish.com/c/55d57100dbf7d5104eecd47a

    ilgili web sitesinden değişik modelleri de görebilirsin.

    Bebeğin ve eşinle mutlu bir ömür dilerim