2 Yorum

Ayşenur’un Gebelik Günlüğü, 33. Hafta

Yazar Hakkında

AYŞENUR A. – Hayatının otuz beşinci, evlilik yolculuğunun yedinci, anne olma serüveninin beşinci senesini yaşayan, yolları, dalış yapmayı, kitapları, kanaviçe işlemeyi, öğrenmeyi seven ve her daim uzakları düşleyen bir yolcu.

Ayşenur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz

Merhaba herkese,

Yeni haftamızda da buradayız. O kadar mutlu oluyorum ki her haftayı bitirdiğimde, bebeğimle bir haftayı daha doldurduk diye. Heyecanlı bekleyiş, sona yaklaştıkça daha heyecanlı bir hal alıyormuş. Hep böyle güzel heyecanlar yaşayalım inşallah…

Bu hafta hazırlıklarımıza hız verdik ve sanırım tamamladık. Aslında parçaları birleştirmek bu haftanın konusu oldu.

Öncelikle odamızdan başlayayım anlatmaya. Daha önce de bahsettiğim gibi bebeğimizin “kendine ait bir oda”sı hemen olmayacak. İlk zamanlarını bizim odamızda geçirecek. O yüzden bir şifonyer almıştık kıyafetleri için, temizlenmiş ve çekmeceleri açık halde birkaç haftadır bekliyordu kokusunun çıkması ve içinin havalanması için. İşte o artık ait olduğu köşeye geldi. Yatak odamızın bir köşesini duvar kağıdı ve geçişi belli edecek bir çift kanat perdeyle odamızdan biraz ayırmaya çalıştık. İşte o köşede şimdi şifonyer, annemden kalan sandığımız ve arkadaşlarımızın bizi çok sevindirerek getirdikleri beşik yer alıyor. Bu haftaki fotoğrafıma da fon oldu bebeğimizin köşesi. Nerdeyse bir küçük odacık kıvamında oldu. Yattığım yerden baktıkça gözlerim doluyor artık, evdeki somut varlığını gördükçe.

Kıyafet yine arkadaşlarımızdan çokça geldi sağ olsunlar. Daha önce Erdem bebek bize küçülmüş kıyafetlerini getirmişti, Duru, minik body’lerini bizimle paylaştı (pembeli olmalarını çok önemsemedik, her renk bizimdir), bu hafta da Mert artık abi olmanın haklı gururuyla küçülen kıyafetlerini minik bebeğimize getirdi. Ablam prematüre doğma ihtimaline karşı birkaç ufak kıyafet almıştı ve yeğenim artık 17 yaşında olduğundan, ondan bize gelen kıymetli yumuşak battaniyesi oldu, diğerleri çoktan başka sahiplere kavuşmuştu. Onun kullandığı zamanlar dün gibi sanki. Biz, ilk hastane çıkışı diye adlandırılan bir takım ve gözümüze sevimli görünen birkaç parça dışında kıyafet alımı yapmadık. Çoğu yıkanmış ve ütülenmiş hazır bekliyordu. Bu hafta çekmecelere yerleştiler. Bir anda o kadar çok kıyafeti oldu ki, biz de şaşırdık. Ama herkesin yorumu şu oldu: “Çok sanmayın, çok hızlı kirletiyorlar (kusabiliyorlar, bezden sızıntılar olabiliyor…), bir anda kıyafetsiz kaldığınız bile olabilir…”

Typic (3)

Oda ve kıyafetler hazırlanınca geriye hastane çantamız kalmıştı. Onu da bu hafta toparlayıverdik. Dediğim gibi zaten her şey yıkanmış, ütülenmiş bekliyordu sadece çantaya yerleştirme kısmı da tamamlanmış oldu. Çanta konusunda birçok listeler var internette. Bir kaçına baktım, birebir uymasam da kendi ihtiyacımı belirlememde yardımcı oldular. Biz kendimize göre ihtiyacımız olacağını düşündüklerimizi hazırladık. Kapının yanında yerini aldı çantamız.

Bu hafta,haftalardır aklımızı kurcalayan bir işi daha çözdük. Bebek arabası ve oto koltuğu… Ne dipsiz bir dünya olduğunu içine girince fark ediyor insan. Ve acemi anne-baba için seçim kriterlerini belirlemek çok zor. Fiyatlar ayrı bir uzmanlık alanı nerdeyse. Biz de önce internetten kullanıcı yorumlarını okuduk. Ama bence pek faydası olmadı. Çünkü birinin çok methettiğini diğeri yerden yere vurabiliyor. Kişilerin kullanım sıklığı, şekli ve bebeğin verdiği tepkiler çok farklı olabiliyor. Biz de gittik büyük mağazalardan birine dokunduk, bilgi aldık, mağaza zemininde de olsa yürüttük ve kendimizce fiyatını da baz alarak kıyaslamaya çalıştık. İnternette çok beğendiğimiz bir model birinci dakikada dışarıda kaldı mesela. Sonunda birine aklımız yattı. Şubat ayında bebek mağazalarında ciddi indirimler var, onlardan birinden yararlandık. Ablamın hediyesi oldu arabamız ve oto koltuğu. Onlar da evdeki kendi köşelerine yerleşti. Araba koltuğu, en kısa zamanda, babanın, arabaya takma-çıkarma denemelerini bekliyor.

Aslında tüm bu hazırlıklar için erken haftalardayız, normal gebeliklere göre. Umarım bizim de daha en azından 4-5 hafta ihtiyacımız olmaz tüm bunlara. Ama doktorumuz da her an her şeye hazırlıklı olmamızı söyledikten sonra, biz işimizi kış tutalım yaz çıkarsa bahtımıza dedik.

Tüm bu hazırlıklar bu hafta bana çok iyi moral oldu. Çok keyifliydi. Tüm gerginliklerden, endişelerden oldukça uzaklaştım. Minik bebeğimizin evdeki yeri somut bir şekilde kendini göstermeye başladı. Minik çamaşırların yıkanması, ütülenmesi bile görsel bir şölen bir anne adayı için. Allah isteyen herkese nasip etsin…

Bu haftaya en net imza atan olay, bebeğimizin meksika dalgaları haline gelen hareketleri oldu. Hareketlerini uzun süredir hissediyordum ama bu hafta hatta geçen haftadan beri çok net, sert ve devamlı hareketler geldi yerleşti. Özellikle akşamları yemekten sonra hareket şöleni başlıyor. Sağdan sola, yukarıdan aşağıya ve dışarıdan da o kadar güzel görünüyor ki… Al işte bir mutluluk sebebi daha…

Gözlerimi, kulaklarımı, tüm duyularımı ona çevirdim. Koca dünyada yalnız biz varmışız gibi davranmaya çalışıyor olsam da çok yakınımızda yaşanan acılara duyarsız kalamıyorum. Zaten duygusal olan bünye isyan ediyor. Barış varken, güzellikler varken, neden bu kadar acı, neden bu kadar gözyaşı? Cevabını bulamadığım yüzlerce soru aklımda dönüp duruyor ve hiçbir şey yapamıyorum. Sadece güzel günlerin yakın olduğuna inanmak istiyorum…

“İnanın:
güzel günler göreceğiz çocuklar
güneşli günler
göreceğiz.
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar,
ışıklı maviliklere
süreceğiz….. “

Sevgiler,

Ayşenur

2 yorum

  1. O miniği kucağına aldığında aslında annelik yoluna daha anca adım attığını ve hiç bitmeyecek bir yolculuğa çıktığını fark edeceksin. Dilerim bir nefeste ve hayırlısıyla kucaklarsın artık prenses mi sehzade mi gelen yolcuyu :)))

  2. Normalde blogtaki gebelik gunluklerini takip etmiyordum. Gecende oglen yemegi icin tek basima kurulmusken bir restaurant masasina, Blogcu annenin bu yaziyi post ettigini gordum sosyal medyada. Siparis ettigim yemegim gelene kadar vakit de gecer niyetiyle tikladim ve okumaya basladim. Tabii itiraf etmem lazim bunda ayni hamilelik haftasinda olmamin da etkisi oldu. Ve cok sevdim yazini. Ne tesadüf ki ben de o hafta baslamistim klinik cantasini hazirlamaya ve yazinin ustune gelen hevesle de haftasonu %99unu toparladim. Bir sonraki yaziyi merak ediyorum. Keyifli hamilelikler…