9 Yorum

Sen korkundan daha büyüksün…

Five Nights at Freddy’s diye bir oyun var.MIŞ. Ben de yeni öğrendim. Geçenlerde adını duyunca girip baktım, bir ‘korku’ oyunuymuş bu. Freddy’s diye bir pizzacı varmış, sen de orada gece bekçisi oluyormuşsun, işte oradaki korkunç animatronik hayvanlar bozuluyormuş da sen falan da filan…

Deniz bu aralar ‘korkuyorum’ demeye başladı. Yani çocuk kısmının korkması doğal tabii -çünkü korkacak bir şey var– ve her dönem korkular oldu hayatımızda, ama, ne bileyim, artık büyüdü sandımdı… Böyle bir tek başına kalmak istememeler, bir uykuya direnmeler oldu son zamanlarda…

Dedik Neyin var kuzum senin?! 

Dedi Korkuyorum.

Dedik neden korkuyorsun? Babasına anlatmış: Five Nights at Freddy’s diye bir oyun varmış, oradaki tavşanı görmüş geçenlerde arkadaşıyla iPad oynarlarken ‘yannışlıkla’, ondan korkmuş. (Ki bu ‘yanlışlıkla’ görmüş olma konusu beni tavşanın kendisinden daha fazla korkuttu, demek ki artık yanlışlıkla başka şeyler de görebilir bizim konrolümüz dışında…)

Bunları konuştuktan sonra evden gitti Doğan, gitmesi gerekiyordu yani… Kaldım mı biri bebe, biri okuduğum kitabın her harfini düzeltmeye çalışan, biri de korkudan yatmak istemeyen üç çocukla bir başıma? (Aslında kalmadım, annem vardı, acındırmak için dedim).

Neyse, özellikle de Derya doğduğundan beri haliyle daha az vakit geçirir oldum büyük çocuklarımla (çünkü öncelik sıralaması). Öyle olunca, Derya’yı emzirmek zorunda değilsem hiç olmazsa kitaplarını okumaya çalışıyorum ama her zaman denk gelmiyor. Öyle zamanlarda da en azından iki laf etmeye çalışıyorum çocuklarla… Neyse işte, Deniz bu korku konusunu açtı, baktım hakikaten korkuyor, öyle böyle değil. Höt zöt hadi bakalım yatağına demekle de olmayacak, n’apsam n’apsam, bir yerlerde duymuştum çocuklara rüyalarını çizdirin diye… Nerede duydum, nerede okudum inan hatırlamıyorum, Aletha Solter‘dı belki de. Çizdirince, (1) zihninden çıkmış oluyormuş, ve (2) kağıda döktüğü şeyi istersen büyütüp küçültüyorsun, komik şeyler yapıyorsun falan, artık sadece ‘korkunç’ olarak kalmıyormuş aklında.

Dedim ‘Deniz’ciğim, bu tavşanı bana çizer misin, neye benziyor bir görelim?’ 

Niye ki falan dedi ama hoşuna gitti fikir, oturdu çizdi.

Ne yaptıracağımı söylemedim. ‘Sonra keseceğiz’ deseydim çizmeyebilir diye düşündüm, hiç bahsetmedim.

Neyse çizdi, özenle boyadı, bitirdi.

IMG_5104

Dedim ‘şimdi bunu kesmek ister misin?’ 

Tereddüt etti, ‘Ama çok emek verdim!’ dedi.

İçimden dedim ‘işe yarayacak bu…’ 

Sen bilirsin dedim, istersen duvara asalım (saçma bi öneriydi çocuğun korktuğu şeyi duvara astırmak)

‘Ama daha çok korkarım! Kesicem!’ dedi.

IMG_5105

Ve kesti. Hırsla kesti. Kulaklarını kesti, kollarını kesti, o ‘korkunç’ gözlerini unufak etti.

‘Bak’, dedim, ‘gördün mü? Yok ettin onu. Çünkü sen korkundan büyüksün’

Çok hoşuna gitti. Biraz daha kesti. Ve yattı. Rahat yattı.

IMG_5106

Sonra düşündüm, evet, rahatlamış görünüyor ama hala korkuyorsa ve korkusunun geçmesi gerektiğini düşünüyorsa ama geçmediyse daha da huzursuz olabilir. Dedim ki ‘Şu an bu resmi yok ettin diye korkmayacak değilsin. Ama artık biliyorsun ki sen korkundan büyüksün.’ 

Huzurla uyudu.

O gece Anneler Diyarında ‘dünyanın en bi süper mükemmel annesi’ oldum ben. Sırtımı sıvazladım, kendimi pohpohladım, oğluma iyi gelmiştim, ben harikaydım!

Korkunç bir oyunmuş bu hakikaten, o akşam bize oynamaya gelen arkadaşımın kızı da korkarak uyumuş gece… Instagram’da paylaştığımda başka anneler de kendi çocuklarının korkularından bahsettiler. Çok sakıncalı ve bir o kadar da popüler bir oyun anladığım kadarıyla…

Ertesi gün okuldan aynı oyunun kuklasını çizmiş olarak geldi Deniz. Ondan korkuyormuş bu sefer…

Ve bir baktım gece yatmadan onu da kesti.

9 yorum

  1. Geçen sene kabusumuz oldu bu oyun. Aylarca uğraştık kendi oynamadığı dönemlerde de oynayan arkadaşları izlettirmiş çok zor atlattık. Ve sonra bir şey daha dikkatimi çekti mutlaka sizde kurcalayın oyunun bir yerinde reklam olarak bikinili bir kız çıkıyor dans ediyor yanlışlıkla tıklanabiliyor tıkladık bizi animasyon bir klibe geçti. (sadece bu oyunda değil bir çok oyunda bu çıkabiliyormuş) Klip dediğimiz şeyde bir kadın ve bir erkek (animasyon) resmen soyunup ve sevişiyorlardı. Gözlerime inanamadım çocuk oyunlarının içinde neler gizli böyle diye düşünmeden edemedim. Bizim oğlanla da güzelce konuştuk valla yalan değil o uyuduktan sonra kontrol ediyorum artık nerelere girmiş ne izlemiş diye.

  2. Bu sacma oyun bizim de kabusumuz oldu. Yegenlerim izliyordu ve kizima da gostermisler. Korkularin yani sira, olumden cok bahseder oldu..agresiflesti..7/24 bu oyun konusuldu ailede…mudahale edince, yegenlerimin annesiyle de tartistik. Kizimi bu oyundan uzak tutmak icin..kizimi kuzenlerinden ayirmak zorunda kaldim…aile yasantimizi abartisiz bir cehenneme cevirdi bu sacma oyun!!
    Simdi kizim bu oyun hakkinda birakin konusmayi…adini bile anmiyor…

  3. Öyleyiz di mi? En mükemmel, süper anne biziz 🙂

  4. 5 Nights to Freddy’s bildiğim kadarıyla çocuklar için yapılmış bir oyun değil, 13 yaş üstünün oynaması gereken bir oyun, ama ilkokul çocukları arasında bu kadar yayılmasının sebebi Youtube’daki oyun oynayıp puanlayan “abileri” yani vloggerlar olabilir.

    • Merhabalar,

      Öncelikle yavrularınızı Allah bağışlasın. Hepsini bol bol öpüyorum.

      Ancak bir yere takılmak istiyorum. Hatalı olan acaba aileler mi ? Nedeni ise artık 7-8 yaşlarında bir çocukta bile akıllı telefon var ve direk olarak istediği uygulamayı ya da videoyu izleyebiliyorlar. Bence bunu siz önleyebilirsiniz.

      • Çocuğum yok ve hatalı olan tabii ki de aileler, 3-4 yaşındaki çocuklar bile kontrolsüzce tablet veya cep telefonu kullanıyor ve son derece yanlış videolara denk gelebilirler, hatta hedef kitleleri onlar olmayan vloggerların videolarına denk gelmeleri daha iyimser bir ihtimal.
        Bunu yazma sebebim hedef göstermek değildi ancak bir arkadaşımın 9 yaşındaki kardeşinin okulda arkadaşından Youtube’daki makyaj bloggerlarından bazılarının tüm videolarını izlemesi hakkında bir tavsiye alması ve yine Youtube’daki 9-10 yaşlarındayken makyaj videoları olan çocuklar beni bu yorumu yazmaya itti. Ne yazık ki doğdukları zaman cep telefonu bile olmayan bugünün anne babaları kendi anne-babalarından çok daha tehlikeli bir atmosferle karşı karşıya.

  5. Sizi ınstagramdan yakinen takip etmekte olan,10 yaşındaki Efe’nin çalışan annesiyim.Bizde bu aralar herşey den korkmaya başladık.Geceleri yatağa yatıp uyumak istemiyor.Yatsa bile midem bulanıyor deyip tekrar kalkıyor.Her gece yanına yatıp uyumasını bekleyip yatağıma geçmek işkence haline gelmişti ki.Sizin ınstagramdaki korku üzerine yazdığınız yazıyı okudum.

  6. Sizi ınstagramdan yakinen takip etmekte olan,10 yaşındaki Efe’nin çalışan annesiyim.Bizde bu aralar herşey den korkmaya başladık.Geceleri yatağa yatıp uyumak istemiyor.Yatsa bile midem bulanıyor deyip tekrar kalkıyor.Her gece yanına yatıp uyumasını bekleyip yatağıma geçmek işkence haline gelmişti ki.Sizin ınstagramdaki korku üzerine yazdığınız yazıyı okudum.
    Gece tekrar korkarak uyumak istemezse sizin korku ile nasıl baş edilir oyununu uygulayacaktım.Nitekim düşündüğüm şey oldu.Korkudan uyumak istemedi.Ve sizin denemiş olduğunuz yolu denedik ve şu sıralar odasında yalnız uyumaya başladı yine.
    Sizin gibi kalemim çok kuvvetli değil,ama dilimin döndüğünce yazmaya çalıştım.Verdiğiniz bilgiler biz annelere çok iyi geliyor.Teşekkürler,teşekkürler…

  7. Tesekkurler.. Kızımda deneyecegim.. İllaki oyundan bir karakter olmuyor.. Okulda bir arkadaşı cin tasviri yapmış kendince.. dun aksam aynı sizinki gibi uyku öncesi biranda kriz yasadık..” Kızım uydurma birşey… gel biz de bir canavar uyduralım, sen de onu anlatırsın..” falan işe yaramadı.. ısık acık uykuya daldık…
    Bundan sonra olursa bir de bunu deneyeceğim…