0 Yorum

Gökçe M’nin Üçüncü Gebelik Günlüğü, 18. Hafta

Yazar Hakkında

GÖKÇE – Çilek kedisiyle ve kız kardeşiyle başına buyruk bir hayat sürerken iş yerinde Özgür’le tanışıp flörtün birinci yılında evlenen, ikinci yılında hamile kalan, üçüncü yılından sonra aileyi büyüttükçe mutluluğunu katlayarak çoğaltan 36 senelik profesyonel mutluluk arayışçısı. 9 yıllık evlilikleri boyunca işe yakın oturabilmek pahasına 6 ev değiştirdiler, şu anda iki kızları ve kedileriyle Şişli’de yaşıyorlar. İkisi de tekstil mühendisi, ikisi de sektörün sürekli şikayetlenen gönüllü kölelerinden. Bir gün bu esaretten kurtulduklarında ne yapacaklarını şaşırmamak için planlar yapıyorlar. Ablaları gibi sürprizle gelen üçüncü meleklerini arabanın neresine oturtacaklarını bilemiyorlar ama buna rağmen çok heyecanlı ve mutlular.

Merhabalar,

Geçen hafta boyunca Paris’te fuarda olduğumuz için maalesef yazımı yazamadım. Bu şekilde bir haftayı atlamış oluyorum ama zaten önemli bir gelişme de olmadı bu haftada.bÖzetle ikinci trimester’in tatlı zamanlarıydı diyebiliriz.

3 gün süren fuarda kelimenin tam anlamıyla “eşşek gibi” çalıştım. Eğil kalk, otur kalk, taşı getir götür, stand kur, stand sök, vs. Aman “bu hamileyi de getirdik burada yatıyor” demesinler diye elimden geleni ardıma koymadım. Tam bir atom karıncaya dönüştüm ikinci trimester’in de verdiği güçle. Fuarın koca göbekli gülü oldum.

Cuma akşamı fuardan döndük, Cumartesi sabah uyandım bende hala bir enerjik haller, bir yerinde duramamalar. Özgür’e “çocuklarla bir yere gidelim mi” dedim, “sen gidebilirsen ben her şekilde giderim” dedi, Eskişehir’e doğru yola çıktık. Yolda ilerlerken arkadaş tavsiyesiyle Odunpazarı’nda bir otel rezerve ettik, Eskişehir hakkında genel bilgi aldık, çocuklara masal şatosunun resmini gösterdik, onları da iştahlandırdık. Fakat Eskişehir dediğin de bayağı uzakmış, git git bitmedi 4 saat sürdü yol. Çocuklar uyudu, uyandı yol bitemedi. Benim karnım şiştikçe şişti. Neyse en sonunda vardık otelimize yerleştik, dinlenemeden yemeğe fırladık. Oradan Porsuk kıyısında bir kahve içelim. Hava buz gibi. Aman burunlarımız donmasın.

Typic (4)
Fakat o soğuk havaya ve koca göbeğime rağmen, çok tatlı geçti Eskişehir seyahatimiz. Ertesi gün gittiğimiz Sazova parkında masal şatosu, korsan gemisi, bilim merkezi vs. çocuklar için bir sürü güzellik mevcuttu. Bir de baharda gitmiş olsak 2 gün o parkta geçirilirdi kesinlikle. Aylin bile 3,5 yaş haliyle çok zevk aldı bu gezimizden.

Ben çok yoruldum ama hepsine değdi. Zaten çocuklar da, biz de başka bir yerde olmaktan sonsuz keyif alıyoruz nedense. Başka bir yerde uyanmak. Başka bir yerde kahvaltı etmek. Hiçbir şey görmeseydik bile Eskişehir’de o otelde kalmak bile yeterliydi bizim için.

Üçüncü bebek, üçüncü kız şakalarıyla günlerim geçip gidiyor. Şakalara kah gülerek kah suratımla döverek karşılık veriyorum. İnsanlar şaka yapmasın diye bazen söylemiyorum, gazım var sanıp soramıyorlar, o da bir küçük eğlence oluyor bana. Kıvranıyor, kıvranıyor, soracak ama yemiyor.

Aslında göbeğim de saklanmıyor artık, ellenecek seviyelere geldi. Ellemeye çalışanlara da şakalara verdiğim benzer tepkileri veriyorum genellikle. Normalde de tensel temastan irkilen bir insanım, bir insanın gelip gerekli gereksiz göbeğimi okşaması biraz korkutuyor beni. Bunu da sanırım karşı tarafa hissettiriyorum. “Bir de erkek mi arıyorsunuz he heee”ciler var, “hee arıyorduk ama bak gör ki karşımızda bu suratınla seni bulduk” diyesim geliyor. Demiyorum tabii ki. Efendi bir insanım.

Önümüzdeki hafta içinde bir randevu daha alacağız, sırada rutin kontrol var. O arada da minik kız bebeğimiz muz boyutuna ulaşacakmış (Baby Center’da ilerleyen haftalara bakmadan duramıyorum). Bu arada kilo alımım yavaşladı, geçtiğimiz 2 hafta boyunca fuarda çalışmamın da etkisiyle toplamda 300-400 gr kadar almışım, normal bir gebeye göre fazla olabilir belki ama bana göre hatırı sayılır bir yavaşlama.

Demek ki yeni doktorumuzun alternatif önerisi işe yaradı. Bu arada kilo meselesine çok takık bir insan da değilim, istesem veriyorum doğumdan sonra. Fakat doğuma kadar olan süreçte denge bozulması, bel ağrıları, yatakta yaşayacağım kabuslu dönüşler, yataktan kalkamama, son haftalarda NST’de kilitlenip kalma vs beni çok ürkütüyor, o yüzden kiloma dikkat etmeye çalışıyorum. Dikkat etmeye çalışmak: 20. haftaya gelmeden 7 kilo!

Sevgilerimle,
Gökçe