0 Yorum

Emek’in Gebelik Günlüğü, 23. Hafta

Yazar Hakkında

EMEK KÖSE- İzmirli bir matematikçi. Amerika’nın Maryland eyaletinde yaşıyor. Matematiği çok sevdiğinden üniversitede matematik hocası olarak çalışıyor. Okuyup yazmaya, yemek yapmaya, araba yolculuklarına, gri pofuduk kedisine ve kocasıyla Phish konserlerine gitmeye bayılıyor. Güneş enerjisiyle çalışıyor ve deniz kıyısının bolca hayalini kuruyor. İlk bebeğini bekliyor.

Asal sayı olan bu haftamız iş açısından yoğun, güneş açısından sevinçli, memleket haberleri açısından da son derece kahredici geçti. Haberleri okusam aklımdan bir türlü çıkaramıyorum okuduklarımı, içim sıkışıyor, okumasam zaten herhalükarda duyduğum uzakta yaşamak kaynaklı suçluluk duygusu perçinleniyor. Olanlara, çekilen acılara beynimin ve kalbimin her hücresini seferber etsem dahi yine de dayanamıyorum. Öyle zamanlarda gözlerimi burada süregiden seçim çalışmalarına, matematiğe ve gündelik hayata odaklamaya çalışıyorum. Güneşin olduğu günler herşey daha kolay sanki.

Küçük kızımızın keyfi gıcır şu günlerde, bence. Hareketleri yavaş yavaş bir düzene oturuyor gibi, misal ben şimdi yatmak için yatağa gireceğim, o hoplamalara zıplamalara başlayacak. Sabah gözümü açacağım, o da sabah sporuna başlayacak, gün içinde de sık sık kendini hatırlatacak, beni gülümsetecek. Geçen cuma Conrad’ın grubu bizim burada bir barda çalacaktı, onu dinlemeye gittim, kuzunun babasını ilk dinleyişi değil ama bir sevinç bir sevinç kendisinde! Kıpır kıpırdı o akşam. Bence babasıyla da var bir iletişimi!

Son üç haftadır yan yatmaya alışma çabalarım meyvelerini vermeye başladı sanki, biraz daha az acıklı uyanıyorum. Rüyalar desen aldı başını gitti! Kurgu, sinematografi, oyunculuk beş yıldız! Beni büyüten dedeciğimi kaybedeli 7 yıl olacak, şu son üç ayda 7 yılda görmediğim kadar çok rüyamda gördüm onu, hep de güzel, kahkahalı, bol sarılmalı rüyalardı. Kalanıysa çok bir acayip, nasıl bir hayal gücü gelişiyorsa insanda hamileyken!

Hamileliğin başından beri –hatta daha öncesinden de- gittiğim klinikte hem doktorlar var, hem de ebeler. İkisinden birini seçip yolunuza öyle devam ediyorsunuz. Ben en baştan beri bir ebeyle çalışıyorum. Geçen hafta öğrendik ki, klinikteki 3 ebenin 2’sı istifa etmiş! Kaldı mı tek bir ebe! Daraldım tabi bu haberle. Doktora karşı değilim ama ebeyle doğum yapmanın benim gözümde bir sürü avantajı var, çünkü annenin seçimine saygı duyuyorlar ve doğumun doğal seyrinde gitmesinden yanalar. Bir de; muayenelerde seninle daha çok zaman geçiriyorlar. Küçük kuzu gelmeye niyetlendiğinde umarım ki ebemiz başka bir doğumda olmaz! Bu konuyu şimdiden sıkıntı yapmıyorum ama beni biraz düşündürüyor açıkçası.

1457069349790

Şu son iki haftada zaten küçükkenden beri açık olan iştahım yeni bir boyuta ulaştı. Bir insanın canı her gün mü çikolatalı tatlı çeker? Madde bağımlılığı gibi birşey bu! Haftaya olan doktor kontrolünden bu yüzden korkuyorum, ve yine bu yüzden evimizde tartı yok, evet. Kafam bu konuya genel olarak takık, yapacak birşey yok derken, geçtiğimiz haftasonu çok sevdiğim bir arkadaşımla iki günlük kaçamak yaptık. Ben 23, o 30 haftalık hamile olduğumuz için yeme odaklı bir tatil oldu bu, çok da güzel oldu! Lizzy, bahsettiğim arkadaşım, ikinci çocuğuna hamile, ve çok rahat bir anne, içimi nasıl ferahlattı anlatamam! “Çikolata mı? Ben hergün yiyorum. Yarım fincan kahve mi? Ben günde iki fincan içiyorum!” şeklindeki yorumlarıyla gündelik hayatıma yeni bir soluk getirdi diyebilirim! Yaşasın hamile arkadaşlar!!

İş cephesinde durum biraz parçalı bulutlu. Hem epeyce sıkışık şu haftalar, hem de kafamı bozan bir iki kişi öldü, bu da bende stres olarak geri dönüşüm yaptı tabi. Fakat pes etmek ya da şikayet etmek istemiyorum, kızım karnımdayken ona iyi örnek olmak istiyorum! Çünkü biz bir takımız.

Yirmi üçüncü haftayı bu haberlerle kapatmak üzereyiz. Bir sonraki asal sayı haftamıza daha 6 hafta var. O zamana kadar ne kadar büyümüş olacak kuzumuz, düşündükçe içimde güneşler açıyor. Herkese güzel haftalar diliyorum.

Emek