24 Yorum

Vücudun bir bilgeliği var, bebeklerde bile…

İlk bebeğimde ‘Ne kadarlık?’ diye sorduklarında günü gününe söylerdim: 52 günlük! 

İkincisinde hafta hesabı yapmaya başladım: 10 haftalık! 

Üçüncüsünde ay dönümlerini takip ediyorum: 17’sinde üç aylık olacak! Birisi bana bugün gelip ‘Derya ne kadarlık?’ diye sorsa parmak hesabı yapmam gerekiyor.

Benzer şekilde Deniz’de uyku saatlerini dakikası dakikasına hesaplardım: Uyanalı 23 dakika oldu… 37 dakika sonra uyuması lazım!

Derin’de -ilk aylarda kolik olduğu için- zaten sürekli üzerimde taşıyordum, ama bir yandan -ilki kadar dakik olmasa da- takip ediyordum ne zaman uyuyup ne zaman uyandığını…

Derya’nın ise -henüz- uykusunu takip etmiyorum. Uykusu geldiğini belli ediyor bir şekilde… İki türlü ağlaması var: Eüeeee diye ses çıkardığında ‘acıktım’ demek… ‘İiiiih’ diyorsa ‘uykum geldi’. Ona göre gerekli aksiyonu alıyorum.

Ve görüyorum ki kendince bir düzen oturtmaya başlıyor artık… Akşam 8-9 arası bir zamanda uyumak istiyor. Gece 1 buçuk, 2’ye kadar uyuyor. İşte o sırada ben yattım yattım, yatmadım, sonrası sürprizlerle dolu…

Sabahları da 6 buçuk-7 buçuk arası güne başlıyor ve kalkış saatine göre 8-8 buçuk arasında tekrar yatıyor. O uykusu nispeten uzun… Günün geri kalanındaki uykular ise daha bir serpiştirilmiş vaziyette… 20 dakika orada… 30 dakika burada…

Hal böyle olunca gündüz bir şeyle ilgilenmek, başladığım bir şeyi bitirmek falan pek mümkün olmuyor. Genelde uzun uzun bakışıp gülüşüyoruz.

IMG_6731

17 Aralık’tan beri sosyal medyada (özellikle Instagram’da) en çok aldığım soru: ‘Bu çocuk neden yüzüstü uyuyor?’

Amerika’da yaşarken doktorumuz ilk günden itibaren gündüzleri mutlaka ‘tummy time’ (karın üzerinde oyun) yapmamızı, ve gündüz yanındaysam eğer yüzükoyun yatırabileceğimi söylemişti. Ben de öyle yapmıştım. Deniz’in o zamanlar bir kalp monitörü vardı, nefes almayı durdurması halinde ötüyordu. Biraz da ona güvenerek geceleri de yüzükoyun yatırmaya başlamıştık. Türkiye’ye geldiğimizde doktorumuza sorduğumuzda sessizce onaylamıştı.

IMG_6713

Tummy time!

Elbette bebeklerin sırtüstü yatırılması gerektiğinden, Ani Bebek Ölümü Sendromundan (SIDS) haberim var. Ve fakat bunun biraz abartıldığı konusunda da bazı soru işaretleri var kafamda…

Karın üstü uyuma konusunu çok kişiye sordum, ikisi çocuk doktoru, biri beyin cerrahı olmak üzere üç doktorun görüşleri en çok aklımda kaldı: Cerrah olan ‘Amerikalıların uydurması bu, hiçbir şey olmaz!’ derken, pediatristlerden biri biraz daha çekimser konuştu: ‘Bir şey olacağını sanmıyorum.’ Bir diğer çocuk doktoru ise ‘Ben size profesyonel görüşümü vermekle yükümlüyüm: Karın üstü yatırmanızı öneremem’ dedi. Ve ardından ekledi: ‘Ama aramızda kalsın, ben çocuklarımı öyle yatırdım!’

Amerikalıların uydurması mı bilinmez ama, bu sırt üstü yatırma olayının Amerika’dan çıktığı bir gerçek… 1994’te Amerika’da ‘Back to Sleep’ adıyla başlayan, sonradan ismi Safe to Sleep olarak değiştirilen kampanyayla birlikte Ani Bebek Ölümü Sendromu yüzde 50 oranında azalmış (Kaynak: Wikipedia).

Bizim zamanımızda sıklıkla uygulanan, sonradan hakir görülmeye başlanan kundağın devreye girmesi de bu döneme rastlıyor. Çünkü bebekler sırt üstü uyuduklarında Moro refleksinin devreye girmesiyle kendilerini uyandırıyorlar. Kollarının vücutlarına bitiştirildiği, ayaklarının ise serbest bırakıldığı günümüzün kundakları bunu büyük ölçüde engelliyor.

Amerika’da bu konuda istatistikler var ancak Türkiye’de ne istatistik, ne de bu konuda yapılmış bir araştırma söz konusu… Google’a ‘Baby sleep on back’ yazdığınızda karşınıza sırt üstü yatırmanın gerekliliğine dair birçok yazı çıkarken Türkçe ‘bebeği sırt üstü yatır’ yazınca kadınlar kulübündeki forum sayfalarıyla karşılaşıyorsunuz. Türkiye’de bu anlamda bir araştırma ya da kampanya yok, sadece hastaneden çıkarken ‘sırt üstü yatırın’ şeklinde önerilerle karşılaşıyorsunuz. Öte yandan, daha ‘doğalcı’ olan doktorların ‘Hiçbir hayvan sırt üstü uyumaz; siz hiç sırt üstü uyuyan deve gördünüz mü?’ şeklinde beyanlarına da rastlayabilirsiniz internette.

IMG_6690

Yabancı resmi kaynaklar ‘bebeklerinizi sırt üstü yatırın!’ diye bas bas bağıra dursun, ‘Doğal Ebeveynlik’ denilince akla gelen isim olan Dr. Sears’ın sayfasında karın üstü yatan bebeğin mutlaka sırt üstü çevrilmesine gerek olmadığına dair bir öneriye rastladım ben. Diyor ki:

Doktorunuz aksini söylemediği sürece, bebeğinizi nasıl tercih ediyorsa öyle yatırabilirsiniz. Eğer sırt üstü rahat uyumuyorsa yüzüstü yatmasında da bir sakınca yoktur. Ki zaten bebeğinizin gelişimi boyunca farklı pozisyonları tercih edeceğini göreceksiniz. Ne de olsa insan vücudunun da bir bilgeliği var, bebek olsa bile… Eğer bir bebek belirli bir pozisyonda uyumayı tercih etmiyorsa, bu o pozisyonun onun için güvenli olmadığına dair bir işaret olabilir. Bu, bebeklerin bize onlar için neyin en iyi olduğunu anlatmalarının bir yoludur. Ebeveynler bebeklerini dinlemekten korkmamalıdır.

Yeni araştırmalar bize bebekleri sırt üstü ya da yan yatırmanın daha doğru olduğunu gösteriyor. Genellikle yenidoğan bebekler yatırıldıkları pozisyonda uyumaya alışırlar. Büyüdükçe bunu değiştirmek zorlaşır. … Bebeğinizi sırt üstü yatırmanıza rağmen yüzükoyun uyumayı terci ediyorsa SIDS’den öleceğini düşünmeyin, özellikle de başka risk faktörleri devrede değilse… Geniş sayıda bebekler üzerinde yapılan araştırmalar bebeklerin karınüstü yatmaları halinde SIDS oranlarında istatistiksel bir artış olduğunu gösteriyor, ancak bu, bebeğinizi her yatırdığınızda endişelenmenizi gerektirmiyor. Bebeğinizin güvenli bir yüzeyde uyuduğundan emin olun sadece… Ne de olsa yüzükoyun yatan bebeklerin 99.9’u ertesi sabah tekrar uyanıyor.

Deniz’de kundaktan bihaberdim. Derin’de –Harvey Karp’ın sayesinde– kullandım, ve çok sevdi. Derya sırt üstü yatmaktan -kundaklı bile olsa- hoşlanmıyor.

Bebeklerin karın üstü zaman geçirmelerinin kas gelişimleri açısından önemli olduğunu, emeklemeleri için gerekli olduğunu biliyorum. En azından gündüzleri, en azından yanlarındayken yüz üstü yatmalarının bir sakıncası olduğunu -kendi adıma- düşünmüyorum. Tabii ki sert bir zeminde yatmasına, etrafında nefes yolunu tıkayacak herhangi bir yastık, oyuncak vb. olmamasına dikkat ediyorum. Bilimsel, geniş çaplı ve sonucu ölçülebilen bir kampanyaya karşı duracak değilim… Kimseye bebeğini nasıl yatırmasını söyleyecek de değilim. Ama yüzüstü yatan bir bebek görüntüsünün bu kadar garipsenmesini de garipsediğimi itiraf etmeliyim. Zinhar karınlarının üzerine de mi koymayacağız bebekleri?

Screen Shot 2016-03-07 at 12.31.16 PM

Bu konuda, anne ve bebeklerle çalışmak konusunda geniş tecrübesi olan bir doula arkadaşıma da fikrini sormuştum. Bebeğin nasıl yattığından daha da önemlisinin bebeğin nerede yattığı olduğunu söylemişti. Mümkünse anneyle birlikte, en azından aynı odada yatmasının da uyku sırasında gerçekleşen ölümleri azalttığı yönünde araştırmalar olduğundan bahsetmişti. Şimdi düşünüyorum da, bu anlamda biz ilk iki bebeğimizde risk aldık belki de… Her ikisini de ilk günden itibaren kendi odalarında yatırmıştık çünkü…

Derya benim ‘birlikte uyumak’ konusundaki görüşlerimde bir devrim gerçekleştirdi ve ben onu kendi odama aldım. Keşke diğerlerinde de yapsaymışım aynısını, hem çok daha kolay, hem de çok daha keyifliymiş…

Bu yazıyı kimseye bebeklerini nasıl yatırmaları gerektiğini söylemek için değil, nasıl düşündüğümü açıklamak için yazdım. Bebekler küçükler, konuşamıyorlar falan ama sandığımızdan kadar kırılgan olmadıkları gibi akılsız da değiller, bence… Bebek de olsalar, onların da bir bilgeliği var gerçekten, bazen biz yetişkinlerden daha da fazla…

24 yorum

  1. Incir'le Erik'in Annesi

    Gundemimizde tammm da bu konu var Elif. Kizim sirtustu yatmayla hic sorun yasamazken, oglum resmen yuzustu uyumayi tercih ettigini gosterdi bize. Simdilik ben onun odasinda bulunan yatakta yatiyorum ama yakinda kendi yatagima donmek istiyorum. Iste bu noktada sorular var kafamda.

  2. Ben ikisini de sirt ustu yatirdim bu sids denen hadiseden korkup. babam yeni icat cikartiyorsun siz hep yuzustu uyudunuz dedi durdu. gelgelelim ikisi de hareket kabiliyeti kazaninca aninda yuzustu dondu =) simdi oyle uyuyorlar. bebeklerin bilgeligi gercekten var.

  3. Şimdi 3 yaşını doldurmak üzere olan oğlum ilk aylarda uyumuyor, uyuduğunda da mutlaka benim kucağımda kalmak istiyordu. Yatırdığımda anında uyanıyordu. Bırakın kendi yatağına yatırmayı, herhangi bir zemine yatıramıyordum. Uykusuzluktan öleceğimi düşünüyordum, doğumdan beri sırtım yatak yüzü görmemişti. Sorunun bende olduğunu düşünüyor, bir elimde bebek bir elimde kitaplar haldır haldır okuyordum. Okumadığım uyku eğitimi yöntemi kalmamıştı, hiçbiri bu soruna çözüm sunmuyor moralimi bozmaktan, kendimi yetersiz hissettirmekten başka bir işe yaramıyordu. Sonra benimle aynı sorunu yaşayan var mı diye internette dolandığım bir gün yüzüstü yatırmanın çözüm olabileceğini okudum bir yerde. Denedim, inanılmazdı! Koyduğum gibi kalıyordu yattığı yerde. Gündüzleri o uyurken zaten yanında oluyorduk, geceleri de sert bir zeminde beraber yatmaya başladık. Benim için diken üstünde bir uyku oluyordu ama hiç uyumamaya yeğliyordum tabii ki. Hala da uykuya dalarken yüzüstü yatar.

    • Hah! iste ben bunun cozum olacagini bile bile yatiramadim yuzustu. Ilk 3 ay oturma odasindaki koltukta yasadik o ustumde ben koltukta =) neyseki geceleri uyuyordu yataginda =)

  4. Hiç unutamıyorum oğlum 4 aylıktı. Geceleri çok sık uyanırdı. Bir gece neredeyse yarım saatte bir uyanıyordu ve ben sakinleştirip geri yatırıyordum. Tabii ki sırtüstü. Kafasını yana yana çeviriyordu durmadan. Uykusuzluktan o kadar nevrim dönmüş olacak ki, sonunda “eee yeter deyip çocuğumu yüzüstü yatağa bıraktım” Gündüzleri benim gözetimimde öyle uyuyordu çünkü. Amacım bir iki dk. sakinleşmesi, sonra onu tekrar sırtüstü yatırmaktı. Yorgunluktan sızıp kalmışım oracıkta. O da deliksiz uyumuş. Sabah yataktan bir fırlayışım vardı. O bir-iki sn ömrümden ömür gitti. Bu kadar saat uyuduğundan başına bişey gelmiş olacağını, zaten gece yüzüstü onu yatakta unuttuğumu düşünerek geçen iki sn. Baktığımda mışıl mışıl uyuyordu. Meğer çocuğum yüzüstü uyumak istermiş:)

  5. Ben de malesef bebeğim 5.5 aylık olunca yüzüstü yatmak istediğini anladım. Keşke böyle bir yazıya 6.aydan önce denk gelseydim.Harvey Karp’ın yöntemleriyle,kundakla falan sırt üstü uyuma süresini uzatsam da kendi yatakta hafif dönmeye başlayınca yan yatarak daha uzun süre uyuduğunu farkettim.Son bir aydır da yüzüstü uyutuyorum.Çok daha uzun süre uyuyor.İlk başlarda çok tedirgindim.Şimdi daha rajatım.Telsizi yatağının dibine koyuyorum. Gece gık dese duyuyorum.

  6. Bu konuda epey eleştiriye maruz kalan bir anneyim bende. Oğlum Bartu anne karnında bile uzun süre yüz üstü durunca dalga geçmiştim “annesi kılıklı yüz üstü uyumayı seviyor” diye :) Doğduğunda çok kustuğu için ağırlıklı yan yatırdım. Sırtına destek yastık falan koydum. Sırt üstü yatırmak bana daha tehlikeli gelmişti o zamanlar. Sonra bir aylık falan olmuştu yan yatarken uykusunda ağlıyordu. Pozisyonunu değiştirdiğimde ise uyumaya devam ediyordu. Bende gündüzleri yanımda yüz üstü yatırmaya başladım ve onun bunu sevdiğini ve ne kadar rahat ettiğini gördüm. Doktorumuza da danıştım ve kafasını çok rahat tutan bir bebek olarak sorun olmayacağını söyledi. Bundan sonra bir ay kadar gündüzleri gözetimimde yüz üstü yatırdım. Kafasını istediği gibi çeviriyor elleri onu uyandırmıyor ve bacaklarını da çok rahat hareket ettiği için gaz çıkartması bile çok kolay oluyordu. Kundaklama olayından ise hiç haz etmedi. Ellerini hareket ettirememek daha ilk haftalardan itibaren onu sinirlendiren bir durum oldu. Gece de böyle yatırdığımda odasına gitmek zorunda kaldı çünkü park yatak yüz üstü yatmasına uygun değildi. Kendi mobilyasında sert ve düz bir yatak olduğu için daha güvenli geldi. Oyuncak ya da örtü gibi boğulabilecek hiçbir malzeme bulundurmadan tulum ile gece bile yüz üstü uyudu. Zaten dönmeye başladığında uykusu geldiği an o pozisyonunu alıyordu. 3 yaşına girmek üzere ve hala böyle uyumaya bayılıyor. Ki ben ikinci bebeğimi beklediğim şu günlerde bacağımın arasına yastık alıp yarı yüz üstü yatıyorum hala :)

  7. Dr. Sears’dan mi medet umuyorsunuz blogcu anne? Gercekten mi? Ya da doula arkadasinizdan, dogru doulalar yeni uzmanlarimiz. Cok ilginc, instagram’da dunya saglik orgutu, AAP iki sene anne sutu diyorsunuz ama bu konuda boyle bir yazi yayinlamissiniz. E Buyrun, bu da WHO, bu da AAP. Ne perhiz, ne lahana tursusu.
    Hadi siz yapin tamam. Cocuk sizin, karar sizin. Ama dil bilmeyen, yurtdisi deneyimi olmayan, adam gibi saglik sektorune erisimi olmayan bircok anne sizi ornek aliyor. Bari yapacaksaniz bahsetmeyin.

    • Yazı kimseyi yönlendirmiyor yalnız. Bu özellikle belirtilmiş yazının sonlarında.

      Böyle yazmak yerine elinizde yüzüstü yatırıldığı için zarar gören bebeklerle ilgili bir istatistiksel çalışma varsa paylaşırsanız, burayı okuyanlar yazıyı da konuyu da daha iyi değerlendireceklerdir. Yoksa neye dayanarak kızdığınızı yazın lütfen.

    • Burası objektif ve bilimsel bir web sitesi değil, kişisel bir blog. Bu da bir uzman yazısı değil, kişisel bir yazı. Bir konuda kendi görüşlerimi yazdım, kimseye yol göstermediğimi de açık açık söyledim. Kendi tecrübelerimin WHO ya da AAP’nin önerisinin dışında olması, onların açıklamalarını uyguladığım alanlarda onları referans gösteremeyeceğim anlamına gelmez herhalde, değil mi?

      Dr. Sears’dan medet ummuyorum. Kimseden medet ummuyorum, üslubunuzu agresif buldum açıkçası. Doula’ların uzman olduğunu iddia etmiyorum, bu küçümser tavrınıza da şaşırdım. Bu konu özelinde demiyorum- bazı konularda tıp diplomasına sahip olmak, sizin deyiminizle ‘uzman’ olmak, o konuda bilinebilecek her şeyi bilmek anlamına gelmiyor. Yaşanmışlıklar var, tecrübeler var, ki bunlar ‘uzman’ titriyle birlikte gelen şeyler değil ne yazık ki…

      • Yazılarınızın doğru anlaşılmasını umuyorum artık! Ben anladım mesela :) herkesin bebesi de kararı da kendisine demek istemiş burada yazar 😉

      • Hem yazinizi, hem de bu yorumunuzu dehsetle okudum. Ozellikle son kisim beni hayrete dusurdu. Yasanmisliklar mi? Tecrube mi? Rakamlar, olen bebekler, belki de olecekken 90lardan beri hayati kurtulan bebekler var. O “dogalci” doktorlar bir survival of the fittest’i da anlatsinlar bir zahmet.
        Bu bir kisisel blog, evet ama tecrubenizin sadece tecrube olmadigini cok iyi biliyorsunuz. Insanlari dolayli bile olsa yonlendirmeseydiniz ne Kiddy ne de Prima’yla is birliginiz olur, ne de reklam alabilirdiniz.
        “Doktorlar risk almaklan korkuyor canim” diyen yorumcu da umarim cumlesindeki celiskiyi goruyordur. Evet, doktorlarin yasal sorumlulugu var. Ne para dokulen doulalarin, ne de anne bloglarinin boyle bir sorumlulugu var. Secim kendisine kalmis.
        Bu yorum muhtemelen silinecek. Blogunuz benim icin bitmistir.

        • Ben de yorumunuzu hayretle okudum, inanın. Uzun zamandır takipte olduğunuzu biliyorum, ve en anlaşılmadığım zamanlarda bile beni anladığınızı düşünürdüm hep… Farklı düştüğümüz olurdu tabii ki ancak üslubunuzun bu denli agresif olması beni çok şaşırttı…

          ‘Survival of the fittest’tan bahsedeceksek eğer, doktorların prematüre doğan bebeklerin yüzükoyun yatırılmasını önermelerini de konuşmak gerekir. Ama ben bu yazıda bunlara hiç girmedim, çünkü bilimsel bulguların karşısına çıkmadım. Kendi görüşümü yazdım. Bunu da açık açık belirttim.

          Ve hayır, yorumunuzu silmeyeceğim. Beni hiç tanımamışsınız.

  8. Doktorlar -galiba çok fazla absürd örnekle karşılaştıkları için- risk almamak için rahat rahat yatırın diyemiyorlar.

    İki çocuğumu da ilk aydan itibaren hep yüzüstü yatırdım. Sık sık uyanmadıkları tek pozisyon yüzüstüydü. Ben yastıksız ve gömülme riski olmayan yatakta yatırıyordum. İlk çocuğumda çevreden duyduklarım yüzünden sürekli uyanıp kontrol ederdim. İkinci çocukta daha rahat gözlemledim ki çocuk dönmek istediğinde kafasını kaldırıp sağa sola dönebiliyordu zaten. Anladım ki yattığı ortam müsaitse riskli bir durum yok ortada.

    Yüzüstü yatan çocukların kafa şekilleri de daha güzel oluyor galiba :)

    Ama daha önemlisi yüzüstü yatırmak uykuda gaz çıkarma konusunda da yardımcı oluyor bebeklere bence…

    Bebeğiniz varsa herkes bişeyler söylemeyi hak görüyor kendine. Kimseyi susturamadığımız için söylenenleri süzüp bir köşede tutmak lazım. Herkesin kendi içgüdülerini dinleyerek annelik yapabilmesi dileğiyle…

  9. Kizim Nil 5.5 aylik su an.Ilk 2 ay yan yatan kizim kafasini kaldirmaya basladigi andan itibaren (3 aydir) yuzustu uzun saatler uyuyor.(Tabi ki sert sungerde ve agzini,burnunu kapatacak tum risklerden uzak bir ortamda)Kundaktan yana bir anne olmadigim icin hic kundak yapmadim.Zaten herhangi bir durumda avazi ciktigi kadar bagirdigi icin uyanmama gibi bir sansim da olmuyor haliyle :)

  10. bu konuda en başından beri anlayamadığım şey şu, yatırma şeklinin ani bebek ölümü sendromuyla istatistiksel bir ilişkisi mi var yoksa nefes alamaması gibi fiziksel sebepler mi var?

    oğlum doğduğunda tek uyuduğu pozisyon buydu, aklım çıkıyordu korkudan ama bebeğin de büyümek için uyuması gerekiyordu ve mecburen yatırıyordum. bu dönemde çok araştırdım sebep sonuç ilişkisi kurmak için ama bulamadım. yani karın üstü yatmanın nefes almayı engellemesi gibi bir durum mu var, yoksa ağzının burnunun kapanması ile ilgili mi? eğer öyleyse neden ani bebek ölümü sendromu diyoruz da basitçe boğulur demiyoruz (ay allah korusun yazarken bile kötü oluyorum)? bilen birisi beni aydınlatabilir mi acaba?

  11. Sevgili Elif, kızım 2 yaşında ve seni hamileliğimden beri takip ediyorum. Pozitif doğum hikayelerinin, doğum hakkındaki yazılarının benim ” su gibi ” akıp giden doğumumda etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. 3. bebeğine hamile kaldığında ilk aklıma gelenin acaba bu kez bebeği yanında mı yoksa başka odada mı uyuyacak olduğunu itiraf ediyorum. İlk aklıma gelen dediysem elbette ilk coşkudan sonra ilk aklıma gelen :). Çünkü uyku ile ilgili tüm yazılarında bu konunun altını özellikle çiziyordun. Ben senin bloğunda tanıttığın anne yanı beşik alıp bunun rahatlığını yaşayıp sana çok dua etmiştim. Ama şaşırmıştım da insan niye kendini bu konfordan mahrum bırakır diye :). Dediğin gibi yalnızca konfor da değil, hala kızımız ortamızda uyuyoruz, insanda alışkanlık yapıyor o koku :).

  12. Ay ay ay o ne tatlı gülüş öyle…Delikanlı oldu, sıraya karıştı Derya kuzusu……Sonsuz sevgiler, öpücükler<<<<

  13. Almanya’da çocuk büyüttüğüm ve işin acemisi olduğum için, onların ekolü ne derse uyguladım ve Alman ekolü yüzüstü bebek uyutmaya çok karşıdır. Fakat bebekler özellikle kucağımızda uyurken göğsümüze yüzükoyun yatarlar, kolumuzun üstünde hani kolik’e de çok iyi gelen “kaplan modeli” de yine yüzükoyundur. O günlerde bunları düşünüyor ve uyanıkken göbek üstü zaman geçirtiyordum. Sonra baktım bazı respectful parenting akımlarında bu tummy time yani göbek üstü zamana da çok karşılar, bebeklerin hareketini engellediğini onları çaresiz bırakıp mutsuz ettiğini söylüyorlar. Yani bu işin sonu yok, dediler de dediler.. Her anne ve bebek farklıdır, herkesin beslenme uyku disiplin alıştırmaları farklıdır, hangisi bebeğin daha uzun ve rahat uyumasını sağlıyorsa anneler onu uygulamalıdır diye düşünüyorum. Fakat yine de annenin derin uyuduğu gece döneminde bebeğin sırtüstü yatırılması, özellikle babayla annenin arasında kesinlikle uyutulmaması (babaların uykularının derin olduğu, içgüdüsel olarak dönüşlerde anneler gibi uyanmadıkları kanıtlanmış bir gerçek) gerektiğini düşünüyorum, en azından bebek kendi kendine dönmeye, kapanan ağzını burnunu açabilmeye başlayana dek boş yere risk almamak lazım bence..

  14. benim 1 numara hep yüz üstü yattı ben yan yatırırdım o yüzüstü dönerdi hemde 13 günlükken bunu yaptı 5,5 aylıktı, emekledi evet oturamıyordu ama dr. bile şaşırmıştı 2. numarada doğduğundan itibaren kafayı tutuyordu gündüzleri hep denedim yüzüstü yan v.s önceleri ,yüzüstü kafayı sağa sola çevirebildiğine emin olunca 1 ay sonrası yatırmaya başladım gece ve gündüzde (sert zemin şart olması koşulu ile) Çocuk dr.Kadir Tuğcu’nun yazısına bakmanızı tavsiye ederim fazla örtülen yüz üstü yatırılan bebelerin terleme üstünü açamaması gibi nedenlerinden de bahsetmiş faydalı ve farklı bilgileri vermişti

  15. Merhaba, ben ikinci kizimda yuzustu uyumayi kesfederek rahat edenlerdenim. Gunduzleri omzumuzda yatarak cok uzun sure uyumak istiyordu ama yataga yatirdigimizda hemen uyaniyordu. 40 gunluk iken halasi, yastik uzerine yuzustu yatirdi baktik guzel uyuyor. sonraki gun uykuya dalinca yataga yuzustu yatirip denedik ve cok guzel uyudu. Sonrasindaki surecte gunduz uykulari bu sekilde devam etti. Basini rahatlikla hareket ettirip, kendini kurtarabildigi 3. ay itibariyle de geceleri de yuzustu uyumaya basladi. Halen uykusuna bu sekilde doluyor ve gecenin cogunu bu sekilde geciriyor. Oturmaya baslayana kadar da oyuncaklariyla da yuzustu oynadi, kas gelisiminin de bu sekilde daha hizli gelistigini dusunuyorum Her bebek kendi duzenini bir sekilde kuruyor.

  16. 4 yaşındaki kızım bebek reflüsü nedeniyle hep eğimli ve yan yatmaktan hiç karınüstü yatmamıştı ve hala da yatamaz fakat 1 yaşındaki oğlum kendi dönmeye başladığından beri o pozisyonda uyuyor. Öncesinde kontrollü yatırma şansım da pek olmadı çünkü diğer çocukla ilgilenirken başında duramıyorsun. Şu anda geceleri yüzüstü yatıyor ama hala tereddütlüyüm sık sık kontrol ediyorum. Fakat çok rahat ettiği belli. Birkaç ay önce nefes alabilen bebek yatakları olduğunu görmüştüm internette böyle dönem bebekler için. Allah korusun yüzüstü yatmasa da bebek döner ve sıkışabilir yine ani bebek sendromu yaşanabilir. Belki bu yatakları incelemek isteyen olabilir http://www.securebeginnings.com/

  17. Ne garip..Annelik kadar doğal ve ”sıradan” bir durumun böyle istatistiklere, uzmanlara, doulalara , kitaplara danışılmadan yapılamayacağına inanıyoruz, biz Doğulu kadınlar bile..Kapitalist sistemin mucidi Amerika anneler bir an önce işe dönsün diye savundu o kadar saçma sapan fikri. Ayşe Kulin bile ilk çocuğunu doğurduğunda meshur Dr. Spock yüzünden emzirmediğini, mamanın sütten daha iyi olduğuna inandığını yazar Geniş Zamanlar kitabında. Bebeği ilk günden ayrı odaya koymak vs hep bu kafanın ürünü.

    Sevgili Anneler, kadın bedeni doğurmak için dizayn edilmiş. İnsan da yaşamak için. Bebekleri çöpe bırakıyorlar poşet içinde ve o bebek yine de ölmeyebiliyor değil mi? İnsanlar nazi kamplarında yıllarca kupkuru ekmekle besleniyor ve hayatta kalıyor. Her vücut yaşamaya programlanmış, refleksler bunun için var.

    Amerikada ani bebek ölümü istatistikleriyle bu kadar uğraşmaları alkolik, uyuşturucu bağımlısı ve ergen annelerin sayısının oldukça fazla olması.

    Özetle: alkolik değilseniz, bebeğinizi içine gömüleceği bir döşekte yatırmıyorsanız lütfen canınız ne istiyorsa, bebeğiniz nasıl rahatsa onu yapın. Zaten çalkantılı lohusalık sürecini bir de böyle yersiz kaygılarla geçirmeyin.

  18. Benimde oğlum şimdi 14 aylık. ilk 2 ay yan şekilde yatırdım hatta beraber yatıyorduk. Hareketlenmeye başlayınca uyutmadığı için kendi odasına yatağına taşındı artık. Hareketlenmesi çoğalınca yatakta istediği pozisyonu alır oldu. Yan veya sırtüstü çeviriyordum, ağlayıp yine kendi istediği gibi yapıyordu. Sonra amaaan nasıl istersen deyip bıraktım. Hala yüzüstü veya hafif yan yatarak devam ediyor ama genelde yatağının bir köşesinde buluyoruz. Sabit yatmak mümkün değil.