3 Yorum

Kadınkıran

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Aslınur Yalınkılıç tarafından kaleme alındı.

***

BlogcuAnne’ye ikinci kez misafir olalı yaklaşık bir sene geçmiş. Büyüdükçe zaman daha mı hızlı geçiyor acaba? Bir bakmışım 28 yaşımdayım, oysa daha dün mezuniyet günümmüş gibi.

Zaman geçtikçe ve deneyimler biriktikçe insanın bakış açısının değişmesi, hatta büyümesi ne büyüleyici bir şey. Birkaç yıl önce yargılayıp ayıpladığım bir duruma, şimdi kalpten empati yapabiliyorsam demek ki yerimde saymamışım diyorum. Deneyimlerden bir şeyler öğrenmişim, dersler çıkarmışım ve hayat yoluma bir taş daha ekleyebilmişim. Daha hoşgörülü, kabullenici ve sevgi dolu bir insan olmaya çalışmışım. Ama nasıl annelik tozpembe değilse, bir kadın olarak yaşamak da hiç tozpembe değil bu dünyada.

Canınızın acıması için illa yüzünüze bir tokat inmesi gerekmez. Bazen en çok acıtan, düşüncesizce söylenmiş sivri bir söz veya alayla kıvrılan dudak kenarı olur. Hele de bu bazen sesli, bazen sessiz yargılama hemcinsimizden geliyorsa. Artık BlogcuAnne’de belirli konuların daha cesurca ve özgürce konuşulduğuna şahit oluyor ve çok mutlu oluyorum. Evli çiftlerin cinselliği, çok çocuklu evlerin zorluğu, kürtaj gibi konular konuşuldukça daha çok kadının “yalnız değilmişim!” dediğini görüyoruz. Fakat kadının en iyi dostu kadınsa, bazen de kadına ilk sırtını dönen yine kadın oluyor.

Geçenlerde, kürtaj yaptırdıktan sonra yaşadıklarını kaleme alan arkadaşımızın yazısına yapılan yorumları okudum. Sonra, bebeği olduktan sonra bir yıldır eşiyle beraber olamayan arkadaşımızın itirafını, sonra başlayan sevişme sıklığıyla alakalı itiraf silsilesini, sonra kayınvalidesinden şikayetçi olan arkadaşlarımızınkini… Tanımadığımız kadınların hayatlarına küçük bir pencereden bakıp şaşırıyoruz, üzülüyoruz, kızıyoruz, ve en kötüsü: yargılıyoruz. Burada okuduklarımız gerçek hayatlardan alınmış sadece küçük birer kesit, oysa ki bilmediğimiz yerlerde başka ne hayatlar yaşanıyor… Ve biz hep yargılıyoruz.

İlk tacizime uğradığımda, “abin öyle şeyler yapmaz” dediniz. Saçlarımı 3 numaraya vurdum, “ama erkek gibi oldun” dediniz. Kariyer yapmaya başladım, “ama kadının önceliği ailesidir” dediniz. Ev kadını olup sevdiğime yemekler yaptım, “gerçek feminist böyle olunmaz” dediniz. Mini eteğimi giyince “yollu,” pardesümü giyince “yobaz” dediniz. “Çocuk istemiyorum” dedim, “biyolojik saatin gelmemiş” dediniz. “Çok çocuk istiyorum” dedim, “görgüsüz” dediniz. Emzirince “sütün yetersiz,” emzirmeyince “kalpsiz anne” dediniz. Yasal hakkım çerçevesinde kürtaj yaptırdım, “katil” dediniz. Tecavüze uğradım, “sen öl ama çocuk doğsun” dediniz. Tecavüzcümü öldürüp köy meydanına kafasını fırlattım sonunda, ve bana en ağır cezaları verdiniz. Yargılaya yargılaya beni bu noktaya getirdiniz. Oysa içimde neler yaşadığımı bilemediniz.

Kadını nereden nereye sürüklediğinizi fark ettiniz mi? Kadını nasıl dayanaksız bırakıp, hata üstüne hata yapmasına neden olduğunuzu? Yargılanmaktan korkup kimseye derdini anlatamamasını, her gün daha da içine kapanmasına şahit oldunuz mu? Kadınların kadınları yargıladıkça, erkeklerin de bu hakkı kendilerinde bulacağını anladınız mı?

Büyüdükçe anlamaya başladığım bir şey var ki, hayatta tek doğru diye bir şey yok. Her kadının hayat hikayesi, kendi doğrusu farklı. Böylesine kaotik bir dünyada var olmaya çalışan kadınlar olarak birbirimize destek olmak varken, yargılamak niye? Yabancı bir blogda zamanında okuduğum bir cümle hiç aklımdan çıkmıyor. “Good for her, not for me.” Bu karar bana göre olmasa da, hemcinsim adına çok sevindim olarak çevirebiliriz.

Hayatta her ne yaparsanız yapın, verdiğiniz kararlar bana göre olmasa da sizler adına çok sevineceğim hemcinslerim! Çünkü kadın dayanışması bunu gerektirir!

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

3 yorum

  1. Guzel yazmissiniz elinize saglik. Birde Amerikanlarin cok soyledigi lafi soylicem o da Who cares.. yapmissin yapmamissin topluma kabul etmek ettirmek zorunda degiliz.

  2. Elinize emeğinize sağlık,yazınız farklı bir açıdan bakmamı sağladı özellikle bir önceki sene yaptıklarımız ve empati kelimeleri geçen paragrafınız ….

  3. Elinize sağlık. Kadın dayanışması konusunda özellikle farkında olmalıyız durumun ve düşünmeden hareket etmeyi bırakıp pozitif ayrımcılık yapmalıyız bence. Otomatik pilotta düşünüp davranınca toplumsal yargılara kapılıp gitmek çok kolay çünkü, farkında bile olmayabiliyor insan yargısız infaz yaptığının…