8 Yorum

Yorgunluk

Ben artık korkmaktan yoruldum.

Ben artık umutsuzluğa kapılmaktan yoruldum.

‘Umut hep var!’ demekten yoruldum.

Her seferinde yumruk yiyip, sendeleyip, sonra yeniden doğrulmaktan yoruldum.

Hiçbir şey olmamış gibi kaldığım yerden devam etmeye çalışmaktan yoruldum.

Kaldığım yerden devam ederken, başkalarının orada kaldığını hatırlayınca başımı öne eğmekten yoruldum.

Ben artık akla hayale gelmeyen haberleri okumaktan çok yoruldum.

Akla hayale gelmeyen haberlere akla hayale gelmeyen açıklamalar yapılmasından çok yoruldum.

Hayret etmekten yoruldum.

Ben artık çocuklarımı nasıl koruyacağımı düşünmekten yoruldum. Onları koruyamayacağım diye düşünmekten çok yoruldum.

‘Bugün de hayattayım’ diye sevinmekten yoruldum.

‘Yarın hayatta olmayabilirim’ diye endişelenmekten yoruldum.

‘Ben hayattayım ama başkaları değil’ diye üzülmekten, bunun için suçlu hissetmekten yoruldum.

Ben artık utanmaktan yoruldum.

Her defasında aynı şeyleri hissetmekten, aynı şeyleri yazmaktan yoruldum.

Çok yorgunum.

8 yorum

  1. yanlış yollar yorar bazen.

  2. Aynen iste aynen.
    Cok yoruldum.
    Umutlu kalayim diyorum ama umutlu kalmaya calismaktan bile yoruldum.
    Hele etraftaki insanlari izlemekten, duyarsizliklarindan cok ama cok yoruldum.

  3. Her cümlesinin altına imzamı atarım.. Baştan sona ağlayarak okudum.. Çok yazık, çok üzücü.. Allah sonumuzu hayır etsin 🙁

  4. Çiğdem-Üzüm

    Elif,
    Ruh hallerinin en dibini gördük sandık, görmediğimizi dibin de dibi olduğunu birlikte deneyimledik, devam da ediyoruz. Kendi adıma son altı ayda yaşananları bedensel arızalar halinde de duyumsadım, geçmişten getirdiğim kimi hayallerden vazgeçme noktasına da geldim. Hepimiz payımızı aldık, alıyoruz. Yine de psikopatça başka bir ruh hali daha var üzerimde son günlerde, hayatta kalmaya ve devam etmeye mecburuz çünkü biz buna programlıyız. Aklımız bu hali çokça gölgelese de, en küçüğümüzden en yaşlımıza biz hayatta kalmak için son ana kadar çabalamak için varız.
    Sen ki binlercemize Gezi’yi anlatan kadınsın. İnsanlar kafasını çıkarmaya korkarken oğullarınla o ağaçlara sarılan kadınsın. Her gün aynı derecede güçlü hissetmek zorunda olmasan da, şimdi üç oğlunla her zamankinden de güçlüsün. Vakti gelince yine öyle hissedeceğine de eminim.
    Özlemle öper, elinden gelen kadarıyla yine aklınla, ruhunla, bedeninle burada durduğunu göstereceğin ilk yazını sabırsızlıkla beklediğimi iletirim.
    Çiğdem

  5. Her cümlenin altına imzamı atarım.
    Haftaya İstanbul’a gelicez, sürekli “Ya oradayken bir şey olursa, ya kucağımda çocuklarla koşmam, kaçmam gerekirse, ya kaçamazsam, ya şu olursa, ya bu olursa….” diye saçma sapan cümleler geçiyor aklımdan.

  6. Bazi secimlerin bedelinin agir oldugunu umarim fark etmişsinizdir.

  7. Bende yoruldum…insanligin bittigi yerde ne yasar? Seytan ve kotuluk….fena halde gidesim var…

  8. Aslında hepimiz yorgunuz. Bunu ifade ederken bile utanıyorum. O an Kızılay’da olmadığıma, olabilirliğine, ailemden birilerinin olmadığına, ama olabileceğine, zamanın birinde, birilerinin belirlediği bir yer ve saatte bizlerden birilerinin olma ihtimalinin dahi aklımın ucunda olması korkularımı tarif edemezken, şuanda o acımasızca ölüme maruz bırakılan insanları ve onların yakınlarını düşünüyorum. Artık haber izlemiyorum çünkü etkileniyorum demeyi çoktan bıraktım. Acılarını hissetiyorum biliyorumki onların hissettikleriyle aynı değil. Çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor, çünkü acı “Ne olur rüyalarıma gel abi” diyen kardeşin.