28 Yorum

Kampanyalar, kalpler ve avukatlar…

‘Teknolojik değişimin en hızla gerçekleştiği bir dönemden geçiyoruz.’

Böyle diyor Born Digital kitabının yazarları John Palfrey ve Urs Gasser.

”Dijital teknolojinin birçok kültüre yerleşmiş olmasına rağmen, henüz bu dijital çağı beşikten mezara tamamlayan olmadı”

Sosyal medya bizim için de çok yeni bir şey, ve belki çocuklarımızdan daha ‘zor’ bizim için çünkü bugüne kadar alışageldiğimiz iletişim şekillerinden çok farklı… Eskiden varlığından haberdar olmayacağımız insanlarla iletişim kurabiliyor, arkadaşlık yapabiliyor, dertleşebiliyoruz artık, ki bu ‘dayanışma’ benim için sosyal medyanın en büyük getirilerinden biridir.

Öte yandan, bunun suistimal edildiği durumlarla da çokça karşılaşıyoruz ve ne yazık ki çocuklarımız büyüdükçe daha da fazla karşılaşma ihtimalimiz var. ‘Siber zorbalık’ bugünün ergenleri arasında dikkate alınması gereken bir konu…

Sadece ergenler de değil, yetişkinler de nasibini alıyorlar sosyal medyadaki karalamalardan. Twitter’da her gün birilerinin ‘linç edildiğini’ görüyoruz örneğin…

İnsanların türlü türlü olduğunu biliyorum, herkesi memnun etmenin mümkün olmadığını da… Yedi senedir blog yazıyorum, yazdıklarıma katılan çokça insan olduğu gibi katılmayan, eleştiren, hakaret eden, tehdit edenler de oldu, oluyor. Yorumları alıyor, eleştirileri kabul ediyorum. Hakaret ve tehditleri ise kimi zaman görmezden geliyor, iş ciddiye binerse hukuki boyuta taşıyorum.

Bugüne kadar beni en çok geliştiren şeyler oldu bu blogdaki (ve diğer sosyal platformlarımdaki) yorumlar… Birçok konudaki sivri köşelerimin törpülenmesi hep karşı sesler sayesinde…

Yaziyorum-cunku

”Yazıyorum çünkü beni iyileştiriyor”

Ancak…

Geçtiğimiz günlerde hakkımda bir kampanya başlatıldı Change.org’da. ‘Bebeğimin yüzüstü yatarken çektiğim fotoğraflarını sosyal medyada paylaştığım için annelere kötü örnek olduğum’ gerekçesiyle başlatılan ve ilk olarak Aile Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Sabancı Üniversitesi’nin dikkatine hazırlanan bu kampanya, kampanyayı başlatanın demokratik hak kullanımından ibaret değil. Tutarsız ifadeler içermesinin ötesinde doğru olmayan bilgilerle de donatılmaya başlandı. ”Blogcu Anne kampanyayla ilgili yeni bir görsel paylaşmış ve açıklamasını yapmıştır’‘ diyerek benim kampanya başlamadan önce yaptığım bir paylaşıma link vermek gibi… Beni hedef göstererek ortaya çıkmasının ardından, muhatapların değiştirildiğinin, resmi makamlara yönelik ifadelerin sonradan eklenerek bir ‘farkındalık hareketi’ kılıfına sokulduğunun da farkındayım.

Avukatım konudan haberdar, ve onun da yönlendirmesiyle, kampanyayı başlatan kişiye de defalarca söylediğim bir şeyi son kez buradan da tekrar etme ihtiyacı duyuyorum. Kimseyi bebeğini nasıl yatıracağı konusunda yönlendirmiyorum. Kendim paylaştığım fotoğrafların altında bile çocuğumun pozisyonuyla ilgili bir yorum yapmıyorum. Nasıl çocuklarımın televizyon izlerken, Lego oynarken, kitap okurken fotoğraflarını paylaşıyorsam uyku fotoğraflarını da aynı çerçevede paylaşıyorum (Bunu açıklamak zorunda kalmak bile çok acayip). Çocuklara televizyon izletmenin onların gelişimi için iyi olmadığı da söyleniyor, bu konuda da bir kampanya beklemeli miyim?

Hiçbir şekilde, hiçbir konuda uzman olduğumu iddia etmiyor, ‘örnek anne’ sıfatıyla paylaşım yapmıyorum. Kimi konularda tercihlerimi ortaya koymakla beraber bunların tek ya da doğru tercih olduğunu iddia etmiyorum. Gerek benim paylaşımlarımdan, gerekse paylaşımlarımın altındaki yorumlardan yola çıkarak yapılan tercihler, o tercihleri yapan yetişkinleri bağlar; beni değil…

Yedi senedir yazdığım bu blog ve bunun uzantısı olan sosyal medya hesaplarından belirli bir kitleye ulaşabildiğimin farkındayım. Ve farkındalık yaratmayı amaçlayan, önem verdiğim konulardaki kampanyalara da destek oldum, oluyorum. Bu kampanya gerçekten de ‘Ani Bebek Ölümleri Sendromu konusunda farkındalık yaratma’yı amaçlıyor olsaydı seve seve destek olur, duyururdum. Ancak fotoğraflarımı paylaşmamamı ve eski paylaşımlarımı kaldırmamı/değiştirmemi -ki teknik olarak mümkün değil- isteyen, defalarca dile getirilmesine rağmen dikkate almadığımı iddia eden -ki birden fazla kez yanıt verdim-bunu önümüzdeki hafta konuşma yapacağım bir üniversiteye kadar duyurmaya çalışan, ve giderek yalan bilgilerle desteklenen bu kampanya beni hedef gösterme ve karalama girişiminden öte değil.

Blogumun ‘hakkında’ kısmında belirttiğim gibi: hiçbir konuda katiyetle uzman görüşü belirtmiyorum; nitekim kendi çocuklarım dışında hiçbir konuda uzman değilim. Aslında kendi çocuklarım üzerine uzman hiç değilim, ki bu blogun çıkış noktası da zaten buydu…

Kötü insanlar her yerde var, tabii ki sanal dünyada da… Bir yandan kendini paylaşırken bir yandan kalbini korumak zorundasın. Kimsenin seni üzme lüksü yok. Eleştiri başka, kötülük başka. Seni, aileni hedef alan saldırılara katlanmak zorunda değilsin.

demişti BlogHer’de dinlediğim bir blog yazarı…

Kampanyayı yapan kişiyi, eleştiri sınırlarını aşıp olayı başkalarına direkt mesaj da göndermek suretiyle beni hedef gösterme boyutuna taşıdığı için sosyal platformlarımdan engelledim. Sırf burada paylaşım yapıyorum diye, sırf hayatımı -istediğim ve izin verdiğim kadarıyla- ortaya koyuyorum diye insanlar bana istediklerini söyleme hakkına sahip değil. Ben kalbimi koruyorum. 

Avukatım da beni koruyor. Blogumun güvenirliğini ve ismimin değerini azaltmaya yönelik bu saldırının artması ve bana herhangi bir maddi-manevi zararda bulunması halinde tüm hukuki haklarımı da saklı tutuyorum.

Bu konuda başka bir şey söylemeyeceğim. 

28 yorum

  1. Allah askina ne zaman bu kadar ariza oldu bu insanlar anlamiyorum..bu kadar anlayissiz hosgorusuz birilerini karalamayi bu kadar cok.seven insalar haline nasil gelinir..size cok cok kolay gelsin lutfen kendinizi de uzmeyin..

  2. Bu konu acildigindan beri dusundugum seyi sen yazmissin Elif.

    “Ve farkındalık yaratmayı amaçlayan, önem verdiğim konulardaki kampanyalara da destek oldum, oluyorum. Bu kampanya gerçekten de ‘Ani Bebek Ölümleri Sendromu konusunda farkındalık yaratma’yı amaçlıyor olsaydı seve seve destek olur, duyururdum. ”

    Hep bunu dusundum basindan beri, bu farkindalik yaratmak icin acilmis bir kampanya olsa ve hatta once seni arasalar ya biz bu konuda farkindalik yaratmak istiyoruz deseler, hep destek olurmussun gibi geldi bana. Simdi bunu senin de yazdigini gorunce evet dedim, yanilmamisim. O yuzden kalbini de, blogunu da, kendini de koru lutfen. Sevgiler

  3. Emel boran kaya

    Gerçekten nutkum tutuldu. İnsanların işi gücü olmasa gerek. Linç kampanyası yapacak kadar neyin derdindesin olabilirler anlayamıyorum…

  4. Incir'le Erik'in Annesi

    Elif, ne denir bilmem ama galiba “what can you do sometimes?”

    Iler tutar tarafi olmayan bir hadise. Ben kizmadim ama uzuldum. Bir insanin su yaptiklarinin dogru oldugunu dusunmesi uzucu geldi.

    Sen isine bak. Salla domat!

  5. Sevgili Elif seni epeydir takip ediyorum ama ilk kez yazma ihtiyacı hissettim. Çünkü alışamıyoruz. Gerçekten bin kez yaşasak da alışamıyoruz. Okuduğundan hiçbir şey anlamayan, senin hayatına futursuzca girme hakkını kendinde bulan, dünya üzerinde isyan edecek o kadar çok şey varken (ve mücadele edecek) bir annenin bebeğiyle ilgili basit diyebileceğimiz bir isteğine bu kadar kafayı takan insanlara alışamiyoruz. Herkesin her seyi bilmesine, herkesin her seye karısmasına alışamıyoruz. En temelde çocuklarımıza iyi bir eğitim, iyi bir sağlık hizmeti, iyi yiyecekler, oyun alanları, güvenli bir yaşam ve daha pek çok temel şeyi bile sağlayamıyorken senin bebeğinin nasıl uyuduğunun bir başka insanı neden bu kadar ilgilendirdiğini anlayamıyor, buna alışamıyoruz.

    Haklarını sonuna kadar koru tabii ama üzülme de lütfen. biz onlara alışmadıkça onlar zaman karşısında yok olup gidecekler. Ve onların köhnemiş bütün fikirleri de.

    Sevgiler.

  6. 2 çocuğumu da böyle büyüttüm çünkü onlar öyle yatmaktan mutluydu. Çok enteresan sanırım başka sorunları kalmamış.

  7. Aslı Sungur Ergenoğlu

    Elif merhaba:)
    Konuyla ilgili yorum yapmaya gerek yok, artık herkes ne yapacağını şaşırdı galiba… Biz sana ne şekilde destek verebiliriz? Herhalde instagramda resim altına yorum bırakmaktan öte sana destek olmak için yapabileceği birşey vardır takipçilerinin?
    Sevgiler…

    • Ayşegül Uğurlu

      Aslıcım en doğru soruyu sormuşsun. Evet biz ne yapabiliriz?
      Ben change.org’da kötüye kullanım şikayeti yaptım. Başka ne gelir elimizden?

  8. Elif hanım siz onları hiç kafanıza takmayın. Benim bebeğimde 7 aralıkta doğdu. Hamileliğimin sonuna doğru sizi keşfettim keşke daha önce bulabilseydim blog sayfanızı. İlk bebeğim ve sizin yazdıklarınızdan birçok şey öğrendim. Yazdıklarınızı benimsediğim ve aklıma yattığı için denedim. Mesela benim bebeğim hiçbir şekilde yüzüstü yatmıyor her anne kendi bebeğinin istekleri doğrultusunda hareket ediyor zaten siz bu karalama kampanyalarını hiç umursamayın. Ben her gün yeni bir yazınız var mı diye merakla sayfanızı ziyaret ediyorum. Uyku düzeninizi de çok merak ediyorum o konu ile ilgili size danışacaklarım da var açıkcası.. Sizi yüzyüze tanışmamakta bir ablam gibi görüyorum ve çok seviyorum..

  9. İrem Eryüksel

    Elif gerçekten şaşırdım ve üzülmene üzüldüm..kızıma hamileliğim esnasında tanıştım seninle ve hala da sürekli takip ederim.kızım 6 yaşını doldurmak üzere.eşim bile senden bahsedince aa Elif di mi der.hatta bu aksam bile adın geçti Fide okullari vesilesiyle..insanların şuursuz olduklarını bilecek yaştayım ama bu kadarına pes..seni desteklememiz gereken bir platform olursa da tüm kalbimle yanindayim
    Allah akil fikir versin bazilarina desem..

  10. Ben böyle işsizlik görmedim.

  11. Bu dilekceyi hazirlayana cevap:

    Kisiye saldiri yapiyorsunuz. Kimse blogcuanne bisey yapti diye kendisi yapmaz eger yaparsa insanlarin zekasina laf etmis oluyorsunuz. Tartisma ayni o kendini atsa bizde mi atacagiz muhabbetine gidiyor. O hic bir zaman zaten dr, hemsire, saglikci, sifatiyla paylasim yapmiyor. Kendi hayatindan kesitler veriyor, ki eminim yasadiginiz yabanci ulke dahil bir cok gelismis yada gelismemis ulkede anneler sirt ustu veya tam tersi tercih edebilirler. Nasil yatirilicakla ile ilgili bir kanun yok. Benim en kotu buldugum bu dilekce de yerinizde verdiginiz kaynaklar olmus. Bir tek aralarinda vikipedia yok. Evet, bu dilekcenizde bilimsel dergilerde yayinlanmis makale istiyoruz. Ama SIDS gobek ustu yatim uzerine degil. Bilimsel makaleniz de uzerine olucak :unlu/toplum icinde tutulan kisilerin yayinladiklari resimleri ne kadar ornek aliyoruz! Blogcuanne nin yaptiklarini ornek almaktan once insanlar anne, anneanne, komsu, arkadas oyle insanlarin dediklerini dinlerler. Blogcu annemizi rahat birakin!

  12. 3. Bebeğinizin keyfini sürdüğünüz, bana göre hala lohusa olduğunuz bu dönemde böyle şeylerle uğraşmanıza çok üzülüyorum.
    Bu kadar önemli konular varken sizinle uğraşılması gereksiz.
    Kararlılığınız ve güçlü duruşunuzu devam ettirmenizi diyorum.

    Sevgilerle

  13. sastım kaldım..insanların ugrasacak hicbir derdi kalmamıs..pesss
    sizi seviyorum nokta!

  14. “Meyve veren ağaç taşlanır” misali… Öyle güzel, faydalı, kendinizi ve etrafınızı mutlu eden şeyler yapıyorsunuz ki maalesef bizim insanlığımız bunu kaldıramıyor. Çünkü takdir etmeyi bilmeyen, olgunlaşmamış bir türüz. Bu çirkin bir kıskançlıktan ve kapkara pis kalpli olmaktan başka bir şey değil. (Ve bence bu da çocuklukta verilen eğitimle çok alakalı!)

    Balık baştan kokar. Bugün başımızdakinin yanındakiler nasıl ki boş işlerle uğraşıyorsa, size yönelik yapılan hareket de aynı kafanın ürünüdür. Korkarım bunlardan çok var.

    Kendinize, ailenize ve sevdiklerinize harcayacağınız enerjiden çalıp bunlarla uğraşmak zorunda kalmanız çok üzücü.

    Yazık ki her geçen gün insanlığın iyiliği ilgili ümidim azalıyor.

  15. Bu nasıl bir fesatlıktır,kalbi ne kadar kötü bu insanların… Siz bu kadar boş insanlar için kendinizi sakın üzmeyin Elif hanım.Biz burdayızzzz, yalnız sandılar herhalde sizi 😉

  16. Elif hanim konuyu bi kac gün önce duyduğumdan beri sizi düşünüyorum, “ne kadar üzülmüştür/yipranmistir…” diye zihnim bulandi bi kaç gündür.
    Bu mesaji yazma sebebim öncelikle size destek olmak. Yapilan yorumu başlatilan kampanyayi aklim almiyor. İnsanlar nasil ve neden bu kadar kötü olabiliyor…( burada yazilacak o kadar cok sey var ki…)
    Benim gözümde cok iyi blogger,anne,kadin,evlat ve insansiz…
    Öğrenmeye acik olmaniza ve hala cabalamaniza hayranim.
    Benim de 2 oglum var. 5 yasinda olani ilk 6 ay yüzüstü yatirdim, inanilmaz faydasini gördüm. Gaz problemimiz olmadi, uzun uykularimiz oldu, sirt kaslari hizli güclendiği icin cabuk desteksiz oturdu.
    7 aylik ikinci oglum istemeyince ben de ani bebek ölümü sendromu sebebiyle ugrasmadim ama arada bariz(negatif) fark yasadim. Velhasili karar anne ve bebeğin oluyo akil süzgeci diye birsey var.
    Kendine uymayan bi fikir,düşünce, uygulama varsa saldirma saygi duy tercihini yap sevgili takipci arkadas. Hatta takibi birak.
    Hazmedemediğini, böl parçala yok et, politikasi cok aciz..
    Lütfen daha cok yazin daha cok paylasin.

  17. Ağzım açık kaldı! Bu ne saçmalıktır! Bebeklerin yüzüstü yatırılmasının düşünüldüğü gibi ölümcül olmadığı yeni akım arastirmalar sonucu seslendirilmeye başladı ama konu bu değil. Velev ki tehlike arz ediyor, kampanya başlatmak nedir arkadaş! Sosyal medyada kimileri sınırsız bir hadsizlige yelken açıyor. Blogcuanne, canını sıktığına yandı içim. Bebişinle huzurun kaçtı diye üzüldüm. Koru kalbini…

  18. Dik durusunuzu cok begeniyorum.
    Sevgiler

  19. o kadar saçma bir kampanya ki kimse kusura bakmasın ama benim terbiyem buna müsade ediyor…bu kampanyayi baslatanin da…imza verenlerin de…

  20. Bu kampanyanın başlığını ilk gördüğümde sizin başlattığınızı zannettim. Blogcuanne: ABÖS hakkında bilinçlendirme vs. Tarzı bir şeyler okuyunca direk linke tıklayıp imzayı basacaktım. Göz gezdirince şok oldum. Hatta husumeti olan tanıyan biri mi acaba, bu kadar da psycho bir yaklaşım olamaz yani diye düşündüm. Allah size sabır versin. 3 çocuk 1 blog bir de ruh hastalarıyla uğraşıyorsunuz. May the force be with you 🙂

  21. düşünmeye bile değmez. Üzmeyin sakın kendinizi böyle tırıvırı insanlar için.

  22. Kiskancligin da bu kadari!! Pes!! Meyve veren agac taslanir Elif hanim!!!

  23. Ben yeni bir anneyim. Bebegim Derya ile ayni donemde dogdu ve bircok konuda acaba baskalari ne diyor derken farkinda oldum blogunuzun. Bana guven verdigi ve kafama yattigi icin de yaptiginiz bircok seyi de ornek aldim/alıyorum evet. Bunun icin tesekkurler. Ama kendi tercihlerimi de belirleyecek kadar aklim izanim var, herkesin de böyle oldugunu düşünüyorum. Ben yuz ustu birakamiyorum mesela. Kim blogcuanne yuzustu yatiriyor ben de yuzustu yatiracagim diyor onu da cok merak ediyorum. Varsa böyle biri paylassin da biz de olabiliyormus diyelim.

  24. Elif hanim,
    Sosyal medyayi cok kullanan ve seven biri degilim. Email hesabim disinda hicbir hesabim yok. Ancak sizi desteklemek icin yapabilecegimiz bir sey varsa lutfen blogunuzda duyurun. Her turlu hesabi alir destegimi veririm. Kimsenin yeni dogum yapmis emziren bir anneyi boyle hem de haksiz bir sekilde huzursuz etmeye hakki yok. Okuduklarini mi anlamiyor insanlar gercekten saskinim. Ben sizin paylasimlarinizdan cok sey ogreniyorum, bazi konularda da cok faydalandim. Acilen memeyi birakmasi gereken kucuk oglumda sizin yontemi uyguladim ve ise yaradi. Hep dua ediyorum size.hakkinizi da helal edin lutfen. Ayrica guzel ailenizin fotolari da bana cok huzur veriyor. O tosbigin mis kokusu ekrandan bile gecip burnuma geliyor.:)o simdi icinize dusen daha dogrusu dusurulen tatsizlik en kisa zamanda gecer insallah. Allah sizin ve guzel cocuklarinizin karsisina hep guzel bakan, iyi ,huzurlu insanlar cikarsin, isleriniz rast gitsin insallah.
    Sevgilerimle, Nazan

    Mis kokusu

  25. Kampanyayı görmemiştim şimdi okuyunca çok şaşırdım. İnstagramda da sizi takip ediyorum ve hiç bir paylaşımınızın teması Derya’nın yatış pozisyonu olmadı. Bu insanlar galiba sizi sürekli mükemmel hayatlarının fotoğraflarını paylaşan blogerlarla karıştırdılar; keşke yazdıklarınızı da okusaydılar bu saçmalığa hiç kalkışmazlardı.

  26. Etrafta o kadar çok işi gücü olmayan insan olması enteresan gerçekten. İlgilenebilecekleri veya düzeltilmesi için çaba gösterebilecekleri çok daha önemli konular varken buna enerji harcamaları inanılmaz. Hani sanki herkes beyinsiz, siz ne derseniz hooop hemen onu uyguluyorlar. İnsanlar gerçekten kötü oldular artık maalesef. Siz bildiğiniz yolda sizi sevenlerle ilerlemeye devam edin,
    insanların kötülüklerine prim vermeyin. Sevgiler…

  27. Ben onalti aydir anneanneyim,yazilarinizi paylasimlarinizi keyifle okuyor ve çok seyi yeniden hatirliyor,ögreniyorum,kitabinizi da okuduk kizi la, hatta minimayno yaraticisi anne ve babanizi da sevgiyle giptayla izliyorum.
    Kötü söz sahibine yakisir, hic caninizi sikmayin avukatlar bu günler icin, sevgilerimle