7 Yorum

Ezgi’nin Gebelik Günlüğü, 36. Hafta

Yazar Hakkında

EZGİ BERK– Severek aldığı tarih eğitimi sonrası kendini eski çağlara ait kitaplar arasında çalışırken buldu. Hâlâ tarih kitapları arasında çalışmakta, satır aralarında insanların duygu ve davranışlarını aramaktadır. Aynı zamanda eğitim hayatının hangi evresinde kaybettiğini hatırlamadığı zengin hayalgücünü tekrar keşfetmek için çocuklarla çalışıyor. Bazen de çocuklar olmadan, çocuklar için çalışıyor. Çocuk edebiyatı tutkunu. 27 yaşında ve ejderhalara inanıyor.

Ezgi’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

Her hafta bir yeni doktor randevusuyla karşınızdayım sayın seyirciler. Bu hafta, 36+1’de önce NST çektirip sonra doktora gittik Barış’la. Bu defa doktorun muayenehanesinin hemen karşısındaki tıp merkezine gittik NST için, Barış da odaya girdi ve nasıl bir şey olduğunu inceleme fırsatı buldu. Ben sırtüstü yattığımdan 20 dakikanın sonunda kalkmakta epey zorlandım. Güç bela yerimden kalkınca da doğru doktorun muayenehanesinde aldık soluğu.

Toprak Ç., 2.950 gr olmuş, her hafta bıraktığımız pozisyonda buluyoruz. Her şey yolunda, henüz doğmaya niyeti yok, yerinden memnun gibi. Ama tekmeler mi artık sadece hareketler mi bilmem, o kadar sertleşti ki “heeyy orayı zorlayarak çıkamazsın, çıkış orada değil!” demek zorunda kalıyorum zaman zaman. Hafif hafif gün içinde karın ağrım oluyor, onun dışında kaburga ağrım geçti. Yine turp gibiyim, yalnızca bir miktar şişko bir turp diyebiliriz. Çatlaklar da artmadı, aynen varlıklarını sürdürüyorlar bilimum yerlerde.

1459502026163

Bu hafta o kadar hızlı ve yoğun geçti ki Pazar günü Barış’la evden dışarı çıkamadık, öylece ev içinde ruh gibi o koltuk senin bu koltuk benim uzandık. Önce annemle anneannem geldi. Annemde benim görüşmelerini yapıp aldığım ikinci el bebek arabası ve oto koltuğu vardı. Anneannem de aylardır ördüğü battaniye, yelek, hırka, patik ne varsa getirmiş! Hele ki su yeşili bir battaniye var, ipi kadife galiba, utanmasam “bana da örer misin anneanne?” diyecektim! Sonracığıma bebek arabasının açma kapama aksamını kontrol ettik, zaten geçen yaz Bodrum’da bir İngiliz ailede görüp çok beğenmiştim arabayı, her hareketinde daha da hayran oldum. Hem 6,2 kg hem de her yerinin bir işlevi var ve sürüşü çok rahat. Oto koltuğu da Kiddy ve bebek arabasıyla uyumlu. Slingim ve boba 4g de hazır olduğuna göre her koşulda her şekilde bebeyi taşımaya hazırız! Yaşasın!

Anneannem ben doğduğumda henüz 44 yaşında gencecik bir kadın olduğundan bana çok bakmış. Ondan mıdır bilmem, aramız çok iyidir. Bu defa annemle de hiç kapışmadan iki günü kapadık; giderken çok duygulandı. Bir sonraki görüşmemiz hastanede olacağı için herhalde.

Annemle anneannemi uğurladık, arkasından ne zamandır beklediğimiz arkadaşlarımız geldi İstanbul’dan bebeleriyle. En son gördüğümüzde 4 aylık olan oğlan şimdi 8 aylık olmuş, yüzü gözü açılmış, pıtır pıtır emekliyor yerlerde! Arkadaşlar gelirken bize bir koca hurç bebenin küçülenlerini getirdiler, evde o kadar çok bebe giysisi oldu ki bir anda! İlk 3 ayda Toprak’ın giyebileceklerini ayırdık hemen, onlar yıkandı. Diğerlerini nasıl saklayacağıma henüz karar veremedim. Arkadaşlarımızın gelmesi şerefine de ne zamandır canımın çektiği Guinness birayı da mideye indirdim bir güzel, tamı tamına 9 aydır bir şey içmiyorum bugüne bugün, o kadarcık hakkım olsun!

Ufak ufak yıkanan bebe giysilerini bavula yerleştirmeye başladım, haftaya uçakla İzmir’e gidiyoruz. Doktor raporu yazdı. Kime söylediysem bu rapor işini “biz de yaptık” dedi. Meğerse çok yaygın bir uygulamaymış…

Velhasıl arkadaşlar, yemekler, sohbet muhabbet derken hem çok eğlendik hem de çok yorulmuşum tabii. Hatta resmen yamulmuşum iki gün evden çıkamadım, dinlendim. Buradaki arkadaşlara da gidişimizi haber verdik, gitmeden görüşelim diye. Çocukluğumdan beri arkadaşlarım bize gelsin, oyun oynayalım çok severim. Şimdilerde de o huyum aynen devam ediyor, oyun oynamıyoruz ama sohbet edip eğleniyoruz. Herkesleri de görüp çantaları hazır edip İzmir’deki sakin ve kordon boyu yürüyüşlü günlere geçeceğiz. Gittiğimizin ertesi günü Gözde Ebe’yle de buluşacağız.

Bu sırada yetiştirmem gereken işler var, gitmeden yetiştirebilirsem iyi, İzmir’de artık yalnızca bedenime, bebeğime, doğuma odaklanmak istiyorum… Özellikle de Ayşenur’un doğum haberinialdığımdan beri sıranın bana geldiğini “dan!” diye idrak etmiş bulunmaktayım. Hem çok sevindim hem de heyecanım arttı!

Bir yanım artık gelsin diyor, bir yanım da “iyiydik böyle aslında” diye kıvırma telaşında. Bence daha zamanı var, di mi?

Sevgiler,

Ezgi

7 yorum

  1. Selam Ezgi,

    Başından beri takip ediyorum seni..yazılarını, yaşadıklarını, kendini ifade ediş şeklini..bir şekilde sana yakın hissediyorum kendimi ve her hafta bakınıp duruyorum. Ben de 25 gün önce ikinci çocuğumu doğurduğumdan sanırım, Ayşenur’dan da haber gelince, bir seni bekler oldum:) Toprak için gelen küçülmüş kiyafetler için tavsiyem şudur ki ilk çocukta bana çok faydası olmuş, her ay yeni eşyalar almış gibi olmuştum, eşyaları boyutlarına göre ayırıp, yastık kılıflarına koyup, üstlerine post-it ile hangi aya ait olduklarını yazarak bazanın altına koymak:)) sonrasında çok kolay oluyor:)

    keyifli yolculuklar diliyorum ve harika pozitif de bir doğum…

    sevgiler,
    ayşe

    • Merhaba Ayşe,

      Ne çok sevindim yazılarımı takip edecek kadar beğenmene 🙂 Ben de artık kucağıma alacağım anı sabırsızlıkla bekliyorum, çok sevindim senin kavuşmana 🙂 giysiler öylece bir yığın halinde durmaya devam ederken önerin çok iyi geldi, istiflemeye başlayacağım.

      Çok teşekkür ederim güzel dileklerin için.
      Sevgiler,
      Ezgi

  2. Hayırla gelsin hayırlar getirsin kuzucukkkk. ..eskiler bi avazda dermiş ya… (demekki avazsiz olmuyor):)))

  3. Merhaba Ezgi,
    Çok az kaldı umarım sağlıcakla alırsın bebişini kollarına ,ben de blogda seni takip etmekten keyif alıyorum 🙂
    Ben de 16 haftalık hamileyim ,ikinci el bebek eşyaları için hangi siteleri kullanıyorsun?
    Sevgiler

    • Merhaba Sinem,

      Teşekkür ederim güzel dileklerin ve keyifli takibin için 🙂 Hamileliğin çok iyi geçiyordur umarım.
      Ben ikinci el eşyaları daha çok sahibinden.com’dan alıyorum. Tutumluanne’ye de bakıyorum. Kidimami’ye de bakmayı çok istiyorum ama android bekleyicisiyim 🙂

      Bence ikinci el alışveriş yapmanın püf noktası şu: erken dönemde, iki günde bir internete girip aradığın ürünlere bakmak. Mesela senin kadar hamileyken bebek arabası bakmaya başlamıştım. Gün aşırı internete girip bakınca aradığın ürünü uygun fiyata, iyi durumda bulmak daha kolay. En iyi fiyatı ve ürünü genelde sahibinden.com’dan buldum 🙂

      Sevgiler,
      Ezgi

  4. Çiğdem-Üzüm

    Ezgi merhaba,
    Daha belli bile olmayan göbeğinle blogcuanne gebeler buluşmasında seni görüşüm dün gibi, hem de bin yıl öncesi gibi. Hepimiz çok şeyler sığdırdık bu zaman dilimine, yüz yıl yaşadık sekiz ayda, yüz yıl yaşlandık belki de.Bebeğinin doğuşu da uzun zamandır beklediğimiz iyi haberlerden biri olacak hepimiz için.
    İlk kucağına aldığın an masal gibi gelecek sonra sana, hiçbir şey tadınızı bozmasın sonuna kadar keyfini çıkarın dilerim.
    Sevgiler,
    Çiğdem

    • Merhaba Çiğdem,

      Bunca zaman nasıl geçti hiç anlamadım, hâlâ da çok hızlı geçiyor, bebeli aileler arasına katılacağım günü iple çekiyorum. Hem de bir sonraki gebelik günlüğü yazarları buluşmasını merakla bekliyorum 🙂

      Umarım tekrar görüşürüz,
      Öperimm,
      Ezgi