32 Yorum

Bebektir ağlar

Yeni annelerin ‘Sütün geliyor mu/yetiyor mu?’ sorusundan sonra en sık duyduğu sorulardan biri ‘Neden ağlıyor?’ sorusu… Her ne kadar bu soruya ‘Eşekler sorsun diye‘ şeklinde yanıt vermek istese de insan, edep ve adap sınırları içinde geçiştiriyoruz.

‘Neden ağlıyor’ sorusunun biraz daha düşüncelicesi ‘Bir sıkıntısı mı var?’ şeklinde karşımıza çıkıyor. O zaman da ‘Ben nereden bileyim? Müneccim miyim?’ demek istiyoruz ama demiyoruz.

Gerçek şu ki, bebeğin neden ağladığını biz anneler de bilmiyoruz. Ve dahası, kendisi de bilmiyor. Çünkü bebekler, bebek işte, ağlıyor! Bir yazı okumuştum: tulumunun etiketi kaşındırıyor diye ağlayabilirmiş bebek… Ya da ayak parmaklarının arasına saç dolanınca ondan bile rahatsız olup ağlarmış. Şimdi bunu nasıl bileyim ben?

FullSizeRender

Mesele bebeğin neden ağladığı değil, ağladığı zaman bizim ne yaptığımız. Şimdi efendim izninizle burada üç çocuk annesi olarak birazcık ahkam keseceğim. Bazen yeni anneler diyorlar ki ‘Benimki gündüz hiç uyumuyor!’ Ben de demek istiyorum ki ‘Sen uyutmuyorsun!’ Bakınız efendim, olmaz. Bikaç aylık bebek bütün gün uyumadan durmaz. Ha, bölük pörçük uyur, azar azar uyur, ama uyur. Uyumuyorsa eğer, uyutmuyorsunuz diyedir. Ve uyutmuyorsanız eğer, kendi kuyunuzu kazıyorsunuz, çünkü gündüz uyunmayan uykular akşam olunca tırmalar. Çünkü uyku uykunun mayasıdır.

Screen Shot 2016-04-04 at 11.42.14 AM

Böyle bilmiş bilmiş konuşuyorsun, ya sen n’apıyorsun diyeceksiniz. Şimdi bi kere terzi kendi söküğünü dikemez, taam mı? Bundan mütevellit, durum ne gerektirirse onu yapıyorum. Gündüzleri nasıl uyumak istediği konusunda kararsız bir bebeğim var. Emzikle arası iyi gidiyordu, geçtiğimiz haftaya kadar… Geçen hafta aynı emme işlemini parmağıyla yapabileceğini keşfettiğinden beri kafası karışık. Şöyle ki: emzik fazla -ne bileyim- plastik geliyor belki, istemiyor. Ama parmağı da yeterince büyük değil, ağzına yerleşmiyor. Haliyle ortaya ne yardan vazgeçerim ne serden şeklinde bir tablo çıkıyor.

Derya bu dünyadaki yolculuğuna ilk günler durmaksızın uyuyarak başlamıştı. Gündüz uykularının arası giderek açılmaya başladı. 45 dakika. 1 saat. 1 saat 15 dakika. Şimdi 1 buçuk saate kadar çıkabiliyor. Hatta bunu geçtiği de oluyor. Ancak geçerse, hesabını da soruyor: NASIL OLUR DA BENİ BUNCA ZAMANDIR UYANIK TUTARSIN HA? HAA?!?! Amanın işte o zaman kıyametler kopuyor, nasıl uyutacağımızı şaşırıyoruz. Bir hop iki zıp derken uyuyakalıyor bir şekilde… Yani öyle uyku-arkadaşını-yanına-koydum-pıt-dedi-uyudu şeklinde bir uyku yok bizim evde.

Bundan dolayı ‘bebeği kucağına alıştırdın’ dendiğinde çok sinirleniyorum ya zaten. Ya ne yapaydım? Bebek bu, uyu deyince uyumuyor ki… Uyutulması lazım bi şekilde… O şeklin nasıl olacağı size kalmış. Kimi bebe pışpışlayınca uyur, kimi memede uyuyakalır. Biraz daha talepkar olanlar içinse her yol mübah. İster ayağında salla, ister parmağında döndür, o bebe gündüz uykusunu uyuyacak arkadaş! Uyku eğitimi için daha zaman var, önce bi gereği kadar uyusun, eğitimini de veririz evelallah.

Diyeceğim o ki sevgili anneler, lütfen ‘benim bebeğim uyumuyor’ falan demeyiniz. Uyur o bebe. Nasıl uyuyacağını bilemez belki ama vardır bir yolu, uyur. Uyuması lazım. Uyutun bak kurban olayım, yoksa gece ödersiniz bedelini…

Bizimkine gelince… Geçen hafta ‘oysa bebeğimin uyku düzenin anlatacaktım’ demiştim, anlatamamıştım. Velhasıl ben anlatana kadar çocuğun düzeni değişti. Gündüzleri benden başka kimse uyutamıyor (la yoksa bu cidden kucağıma alıştı mı?!?!). Gündüzleri zorlanıyoruz. Gece pek sorun yok neyse ki… Üç saatte bir uyanıyor, emip yatıyor geri…

Tam bir düzen oluşmamış olsa da henüz, sinyaller veriyor. Gece 8-sabah 8 arası gece uykusu tarafından bloke edilmiş şekilde. Kesintisiz değil tabii ki… Ancak bu aralarda uyansa da öyle sosyalleşmiyor, geri uyuyor. Günün geri kalanında ise direndiği oluyor uykuya… İşte öyle zamanlarda sling kurtarıcımız. Hiçbir bebe slingin sallayıcı etkisine direnemiyor!

Kafasında konak oldu Derya’nın. Diğer bebelerimde olmamıştı hiç. Yeğenimde de olmuştu, kızkardeşim konak şampuanı kullandıydı ama pek bi işe yaramadıydı diye hatırlıyorum, kendi sürecinde geçmişti sanki. Zeytinyağı sürüyorum banyodan önce, işe yarıyor gibi…

FullSizeRender_1

Kafasını bayağı bir tutmaya başladı bizimki, öyle olunca oyun halısı da anlamlı hale gelmeye başladı. Boş zamanlarının (!) bir kısmını gerek sırt üstü, gerek yüzüstü halısında geçiriyor. Oyuncaklarıyla konuşuyor, bu agu bugu sesleri bir insanın hayatında duyabileceği en tatlı sesler, kesin bilgi!

Şu aralar en büyük sıkıntım sırt ağrılarım sevgili izleyenler… Önce kangurudan dedim, slinge geçtim, ı-ıh, düzelmedi. Bizim yataktandır dedim, geçen gece halamın ultra rahat yatağında yattım, bana mısın demedi. En sonunda dün teşhisi koydum: Memeler! Fazla kilom da var tabii ama sırtım, doğumdan sonra büyüyen göğüslerimi taşımakta zorlanıyor bence. Benim teşhisim budur.

Geçen hafta bizim evin hemen burada, Nefess Yoga’da bir anne-bebek yogası deneme dersine gittik Derya’yla. Pek eğlendik, pek güzeldi, gideceğiz haftada bir… Bebekle vakit geçirmek, başka annelerle sosyalleşmek için çok keyifli, ama sırt ağrılarıma çare olarak Yoga Terapi önerdi Ayşegül Hoca. Şimdi Perşembe günü onu deneyeceğim. Esra da çok işe yarayacağını söyledi, ümidim yüksek… Yoksa, emzirme dönemi bitene kadar bu ağrılar çekilmez kardeşim.

Velhasıl parmak emmeler, emzik emmeler, meme emmeler derken üç buçuk ay geride kaldı bile… Bu da büyüyor!

32 yorum

  1. çok tatlısınız. oğlumda konak vardı. dr zeytinyağı filan anlatıyodu birşeyler ama ilk bebe olunca ben lohusa vs uzun süre anlamamışım kanımca ne dediğini, zaten uykuydu, yemekti, başka bir sürü dert arasında konağı kim takar 🙂 en son oğlan 1 yaşına gelirken 40 dakka diyom duracak kafada sonra tara yıka bilmem ne diye anlatınca haa diyip yapmıştım ve bir bilemedim iki seferde bitmişti. üşümesin diye kafaya bir şapka takmak lazım tabi bence. 40 ı atıyosam 20 ile başlayın. ama biraz kalınca hepsi tarakla gidiveriyor. çok tontiş bir oğlan oldu derin 🙂 tekne kazıntısı hepinizi uğraştıracak gibi 🙂

  2. Tabi bide bunun niye ağlatıyorsun kısmı varki direk geçir kafasına direk

  3. Merhaba Elif Hanım,

    Oğlum 9 ay boyunca ağladı uyumak hiç istemedi. Neler denedik olmadı en son çare mavi bir battaniyesi vardı orada sallanarak uyurdu. İnanın sonra kucakta ayakta pış pışlayarak uyumaya başladı, ama bunlar deneme yanılma sonucu bulduklarımızdı. Dışarı da bizi görüp “ayy çok kötü alıştırmışsınız” laflarını duyunca cinnet geçirirdim evet ben çok meraklıyım sabaha kadar çocuğu battaniyede sallamaya demek isterdim. “Yok yok çocuk neyi alıştırırsan öyle devam eder” diyede devam ederdi konuşma. Bence çocuk ne isterse anne babayı onu yönlendiriyor. Çok şükür şuan 7 yaşında oldu bile oğlum. Geçmişe gittim yazınızı okuyunca…

    Sevgiler,

  4. Ben kuzuların ikisine de mustelanın konak önleyici şampuanını kullanmıştım(köpük şeklinde), çok başarılıydı. Konak bitince, normal şampuanına geri dönmüştüm. Derin’in ayaklar çok tontiş, maşallah 🙂

  5. Cok tatlısınız aynı durumdayız 1 aylık oldu bebegım be saat 7:30 da ağlama krızlerı var ama Yınede canım o

  6. Benimde sirtim Cok agriyo. Ben emzirirken ki pozisyon Dan dolayi diye dusunuyorum. Sonucta dik oturamiyorsun.

  7. Tam 2 aylık oglumu kucagimda sallar, bu cocuk neden boyle zor uyuyor, hep agliyor derken, yaziniz geldi. Mesaj bu bana mesaj. :)) Gececek bu donemler elbet insallah. Bazen tek olmadığını bilmek guzel : ) sevgiler, guzelliklerle buyutmeler 🙂

  8. Bu arada konak icin doktor bize tatli badem yagi onermisti, ise yariyor gibi

  9. Merhaba Elif,
    Has sızma zeytinyağını bebeğin konaklı saç diplerine sürüp 10 15 dak. bekletiyosun. Sonra uçları çok sık ve ince olan tarakla konaklı bölgeyi tarıyosun. Bu tarz basit plastik taraklar erkek berberlerinde oluyor. Bize de bebeğin konaklarını görünce berber vermişti. Tararken konaklar tarağın uçlarına yapışıp çıkıveriyor. İnanırmısın, 1 yaşına kadar geçmeyen konak bir seferde bitti. Ben bu şekilde çözebildim. Keşke attachment ekleyebilseydik , tarağın resmini çekip gönderirdim buradan.
    Sevgiler.

  10. Ben de önce sadece zeytinyağı sürerek geçirmeye çalışmıştım lakin bir miktar fayda ediyor. Mutlaka tarayarak konakları almak gerekiyor.

  11. Disardan sesleri duymamak icin kapattim kendimi eve, birisiyle bulusup konusunca artik firfir donuyor basim kaldiramiyorum:) Konaga gelince karbonatli su yapiyorsunuz pamukla surup biraz kafasinda tutuyorsunuz iki dakika kafi, bizim butun konaklar gitti kesin cozum iki hafta once yaptim. Annem yap kizim yap kizim demekten yorulunca bir firsatini bulup denedim. Zeytinyagini sactan cikarmaktan cok daha kolay ve kesin cozumumuz oldu.Simdide pamukcuk sorunumuz var gerci agzimizda, bir cozum bulabilmis degilim hala. Gitmek bilmiyor kendisi yavrumun agzindan.
    Benim oglan da buyuyor 4,5 aylik oldu. Simdi ilk gun resimlerimize bakinca burnumun diregi sizliyor bile. Cok cabuk buyuyorlar gercekten.

  12. Merhaba Elif hanım benim oğlum Alp de 5.ayının içinde ve dediğiniz şeyleri yaşıyorum ama sizin kadar aktif olamıyorum benim oğlum da meme de uyuyor ve kendi yatağını arıyor şimdiden yani eğer başka yete yatırırsam daha kısa uyuyor ve uyuyamadığı için ortalığı birbirine katıyor resmen sövüyor sesi de gür Aynı Ağrı’ları emzirmekden ve bide yıkayıp giydirirken ki halimden kaynaklandığını düşünüyorum
    Keşke benim oğlumda dışarıda dursa da bende yoga vs dışarı adım atabilsem

  13. Benimkilerin ikisi de konak oldu. Hemsire kafalarina her gun bebek yagi sur yarim saat beklesin sonra ince ve sik disli bebek taragiyla masaj yapar gibi tara dedi. sonra da normal banyo. her gun aksatmadan yapinca dokuluyor gercekten.

  14. Karbonatli suyu banyodan once yapiyorsunuz, banyodayken ince bir fircayla tariyorsunuz. Ben kas tarama fircasiyla yapmistim. Detayli yazmamisim belki denemek isteyen olur diye eklemek istedim.
    Sevgiler

  15. Kızım 5 aylıktı, tatildeydik, öğle uykusunda yaz slingiyle üzerime takmış, gölge bir alanda volta atıyordum. Bir süre beni izledikten sonra bir kadın ” Siz durunca uyanıyor değil mi?” diye sordu. Aman Tanrım ilk kez biri beni anlamış ve de yargılamamıştı. ” Evet, durunca uyanıyor ve çok ağlıyor.” Karşısında oturan genç kızı gösterdi, ” 9 ay boyunca gece gündüz kucağımızda uyudu ve değil yatağa bırakmak durunca uyanırdı.” ” Merak etmeyin geçiyor” dedi. Bana nasıl iyi geldiğini anlatamam. Kızım da 2 aylık olana kadar gece kucağımızda uyuyordu ama 2. ayın sonunda geceyi beşiğinde geçirmeye başlamıştı. Ama işte gündüz uykularında slingdeydi. Benim bir şikayetim yoktu aslında. Elbette yoruluyordum, bazen çok sıkılıp bunalıyordum ama yine de çok şikayetim yoktu. O anlar çoğu zaman hoşuma gidiyordu. Ama insanların yorumları beni yıpratıyordu. Bu durumu bir an önce düzeltmem! gerekiyormuş gibi hissediyordum. Sonra ne mi oldu? Kızım önce kucakta ama yürümeden sonra da yatağında uyumaya başladı. Bebek aynı bebekti, anne aynı bebekti. Değişen tek şey, kızımın ihtiyaçlarıydı. Şimdi bakınca iyi ki kızımı zorlamamışım diyorum, keşke etrafın dediklerine kafayı hiç takmayıp kendimi de zorlamasaymışım diyorum. Sırt ağrıları için yoga terapi biçilmiş kaftan gerçekten. Fibromiyalji yüzünden sırt, bel ağrısı, sabah tutulması çeken biri olarak, yoga, yüzme ve yatak değiştirmenin neredeyse sıkıntılarımı tamamen geçirdiğini söyleyebilirim. Tempur marka yatak gerçekten benim çok işime yaradı. Belki tek gecede işe yaramayabilir ama düzenli olarak kullanınca dramatik bir fark yaratıyor 🙂 Sevgiler, kolay gelsin

    • Bebeğiniz kolik miydi acaba merak ettim?benim kızımda aynı öyle de. Ve artı kolik bir bebek. Gece uyuyor ama gündüz aynı siz gibiyiz. Sling değil ama beşikte sallıyorum. Ne zaman düzeldi acaba?

      • Açıkçası sonradan ” acaba kolik miydi” diye düşünmedim değil ama hayır değildi. Dr. Sears’ın ” Doğal Ebeveynlik ” kitabında bahsettiği ” yüksek ihtiyaç duyan bebek ” tanımına çok uyuyordu. O kitabı okumak çok iyi gelmişti. Herkesin ima ettiğinin aksine yanlış ebeveynlik yapmadığıma, temasa çok fazla ihtiyaç duyan bebeğime kulak verdiğime inanmamı sağlamıştı. İlk bir yıl kademe kademe düzeldi. Önce yukarıda bahsettiğim gibi kucakta ve yürüyerek uyuyordu. Durunca uyanıyordu ve çok ağlıyordu. Slinge takıp yürüyüşe çıkarak çözmüştük sorunu :). Sonra kucakta yürüyerek uyumaya ama oturunca uyanmamaya başladı. Ara ara yatağına koyuyorduk. 10 denemenin 1-2 sinde yatakta uyumaya devam etse de kalanı koltukta kucakta uyuyordu. O dönem çok kitap okumuştum :). Sonra yatakta emzirerek uyutmaya başladım, yanında ben de yatıyordum ve öyle uyuyordu. Yatakta uyuyordu ama yanında benim de olmam şartıyla. 1 yaşından sonra ise yatağında yalnız uyumaya başladı. Yani yine emzirerek uyutuyordum ama sonra kendi yatağına bırakıyordum ve uykusuna devam ediyordu. Ara ara hep denedik, ara ara uyuduğu da oldu. Ama süreç 1 yaşından sonra tamamlandı. Sling olmasaydı n’apardım bilemiyorum :). Şimdi 2 yaşında, hala teması, kucağı seven bir çocuktur. Ama genelde söylenenin aksine bağımlı bir çocuk değil. Hele şu ara tam bağımsızlığını ilan etti :). Kolay gelsin, güle güle büyüsün bebeğiniz.

        • 1 yıl mı:(( çok uzun bir zaman dilimi 🙁 şuan 2 buçuk aylık. Sanırım bende sling alsam iyi olucak. Peki doğduğundan beri mi öyleydi?Benim kızım 3 haftaya kadar gayet iyiydi,uykusu normal bebekler gibi yatağında 2-3 saat uyurdu. Sonra bozuldu birden uykusu,ağlama krizleri arttı. Ve de başka şikayetiniz varmıydı sadece uyku muydu yoksa?bizimkinin emme problemide oluyo,ağlayınca uyuyamayınca sinirleniyo memede emmiyo 🙂

      • Ve şunu da ekleyeyim, çok düzenli uyku saatleri vardır. Akşam 20-20:30 civarı uyur, sabah 7-7:30 civarı uyanır. Gündüz uykusu da öyle, kaçta uyuduğu kaçta uyandığı bellidir. Ve ben bunun ilk dönem uyku sinyali gelince n’olursa olsun uyutmamla bir ilgisi olduğunu düşünüyorum. Elbette emin olamam bundan ama ” Aman uyumuyor ” demedim, nasıl uyuduğuna baktım ve öyle uyuttum. Bu da biyolojik saatinin tıkır tıkır işlemesini sağladı. Yani bence :).

        • Evet bende hiç birzaman uyumuyor nasıl olsa diye uyutmamazlık etmedim. Karnı tok gazı çıkmış altı temizse hemen uyku sürecini başlattım. Umarım ilerde bende bunun faydasınj görürüm. Aslında birazda çocukla alakalı. Benim ilk kızım 2 aylıkken kendi düzenini oturtmaya başlamıştı. 9 gibi yatardı gece 1 de ben uyandırırdım. Sonra yine uyanmazdı ben saat 4-5 gibi uyandırırdım yine. Sonra dr. Uyandırmama gerek olmadığını söyledi. Ve artık 9 da uyutup gece 1 deki beslememin ardından sabah 7 ye kadar uyurdu. 7 de kalkar sütünü içer,8 de tekrar uyurdu 11 e kadar. Gündüz uykusuda hep saati belliydi. Ki o zaman tecrübesizdim kızım kendi düzenini kendisi buldu. Demem o ki birazcıkda şans meselesi yani.

          • Belki sizinki 1 yıl sürmez :). İlk 2-3 hafta bizimki de nereye koysan uyurdu özellikle gündüzleri. Ancak sonrasında, bizim hiçbir şeyi değiştirmemiş olmamıza rağmen o tamamen değişmişti :). Ama ilk haftalar sarılıktı, doğum yorgunluğuydu vs derken zaten tüm bebeler uyuyor gözlemlediğim. Açıkçası kızım benim kolay bebek diye tanımladığım bir bebekti. Kucak ve meme konusunda çok talepkardı ama keyfi, neşesi yerindeydi. Huzurluydu. O talepkarlık zaman zaman bunaltırdı, zorlanırdım elbette. Ama kocamla hem bebek bakımı hem ev işleri konusunda tam bir işbölümü var aramızda. Ayrıca kızım 5 aylık olduktan sonra bebekten çok evimize bakan bir bakıcımız da vardı ( ben işe kızım 1,5 yaşındayken döndüm). Kısacası tek başıma değildim. Tek başıma olsam muhtemelen çok farklı cevaplardım sorunuzu. Ben boba marka taşıyıcı kullanmıştım ağırlıklı olarak. İlk günler wrap sling kullanmıştık, ama boba yeni doğandan itibaren kullanılabiliyor. Hayatınızı çok kolaylaştıracaktır. Belki sizin bebeğiniz çok daha kısa sürede dünyaya uyum sağlayacaktır. Sizi çok iyi anlıyorum, sabır ve kolaylıklar diliyorum!

  16. Benim kizimda reflu bu ayin 10nunda 4 aylik olacak.gunduz bazen besikte bazen kucakta sallanarak uyuyor kucakta uyudugu anlarda kollarimin ve bel agrimin tarifi yok 🙁 reflulu olanlarda uyku eğitimi mümkün degil diye okudum yatir kaldir yöntemi denemek istiyorum.cok erken 6ayda uyku eğitimi verilir diyorlar ama o zamanda diş problemi çıkmaz mi ? Alistirmissin yorumlari gercktn cok sıkıcı. .

  17. Her anne ayni dertten muzdarip. 5 aylik oglum var 40 gun lohusalıktayken Cümbür cenmaat akraba ziyareti yapildi ve arabada gezdirerek uyuyordu evde herkes kıyamet karşı cikti nasil alıştırirmisim oyle yazik bebege bilmem kiminki yataga koyunca uyuyormus da cok yanlismis da fln fln.. soyle o psikolojiyle bi baktim aldim bebeyi kucagina verdim en cok konusanin , al dedim uyut en iyisini biliyorsan şok oldu tabii. Ben sakince yerime oturdum odaya gitti pispisladi salladi kucakta fln beceremedi geldi verdi kucagima al kizim nasil istersen oyle uyut diye. Bir bildiğimiz var tabii sagolun deyip gittim unutamıyorum o sinir anini.
    Neyse uzattim konak ince plastik erkek taraginin sık uclu kismiyla zeytinyaği ile yumusamis kafayi tarayarak kaziyip gecmisti sevgiler

  18. benim kızımın da gündüz uykularında sorun var. Ama gerçekten uyumuyor. Şöyleki emzirirken uyuyor yatağına yatırınca gözler açılır hemen. Sonra mecburen sallıyorum uykuya hem geç geçiyo hemde sonrasında çabuk uyanıyor. O yüzden uyanana kadar sallamak zorunda kalıyorum. Ne yapmamı önerirsiniz? Şimdi burda benden kaynaklanan bi hata varmı acep bilemedim Gece sorun yok gibi çoğunlukla emerken veya sonrasında uyuyor kendi.

    • Benim kızımda öyleydi, memede uyurdu. Öyle kalsam öylece uyurdu. Hiçbir şey yapamazdım.
      İlk başlarda uyurdu, k.validemler sağolsun vık dedimi başına gidince dalamazdı tekrar ve uyku düzeni bozuldu. Sonra yavaş yavaş geri düzeldi. 4 aylıktan sonra pusette kendi kendine sallayarak uyurdu. Alıp yatağına yatırmazdım. Zamanla uyku süresi de arttı.
      Yazdığı gibi zamanla rayına giriyor herşey. Sabretmek gerekiyor. Sling harika bir çözüm, bana tavsiye eden olmamıştı ama bence en mantıklısı o.

    • Sizinle aynı şeyleri yaşıyoruz Ayşe hnm allah güç kuvvet versin

  19. o ayaklarını yemek istedim, maşallah:)

  20. Yazılarınızı, paylaşımlarınızı ilgi ile takip eden ve çocuğumla ilgili ya da merak ettiğim bir konuyu araştırırken arama moturuna araştıracağım konu başlığını yazdıktan sonra sonuna “blogcu anne”yi ekleyen birisiyim. Çünkü fikirlerine ve tecrübelerine güvendiğim ender insanlardan birisiniz.

    Bir çok yazınızı, hatta kitabınızı okumama rağmen her paylaşımınızın altına yorum yapamıyorum. O yüzden bu yorumum biraz uzun olabilir.

    Öncelikle geçenlerde bahsettiğiniz Leyla Fonten’den Öyküler serisini Redhouse’dan sipariş verdim, geldi. İnanın bazı çocuk kitaplarını kendim için almaya başladım desem yeridir. Setin bir kaç öyküsünü okudum ve hem anlatım hem de resimleme harika. Onunla ilgili yorumu o yazının altına yazacaktım ama yoruma kapanmış sanırım. Bebek görmeye gideceklere “acaba ne alsak?” arayışı içinde olanlara zıbından, oyuncaktan kat kat faydalı bu seti hediye olarak götürmelerini tavsiye ediyorum. (Tek tek de gidebilir) Ayrıca Deniz’in kitapları ile ilgili yazılarınızı da okudum. Onlar da çok iyi kaynak olabilir.

    Bir süredir çocuğumla birlikte geçirdiğimiz zamanları nasıl -kaliteli demeyeceğim- eğlenceli hale getirebilirim diye düşünürken, kendimi çocuk kitaplarına bakarken buldum. Gördükçe aldım, aldıkça okudum, okudukça sevdim ve sevdikçe mutlu oldum. Meğerse çocuk kitabı demek çocuğunla yan yana vakit geçirmek, eğlenmek, çocukla birlikte öğrenmek demekmiş. Her ne kadar aynı kitabı sırf sevdiği için defalarca okumak bazen sıkıcı olsa da ne yalan söyleyeyim ben çocuk kitaplarını çok sevdim. Öyle güzel çizimler var ki, bir sanat eserine bakar gibi bakıyorum. Öyle masum anlatımlar, öyle sevecen hikayeler var ki, ulan gerçek hayat çok acımasızsın dedirtiyor.

    Ve bunları düşünürken, çocuğuna çocukken bir tek kitap bile okumamış, ders kitapları dışında bir tek kitap bile almamış ebeveynlerin “okusun da adam olsun” diye ironik bir beklenti içinde olmalarına da anlam vermeye çalışıyorum. Akademik başarı ile insani başarıyı hep ayrı tutmamdan belki de.

    Çocuğuma kitap alarak, ona kitap okuyarak onun kitap kurdu olmasını istemiyorum. İlerde büyüük adam olup çok paralar kazanması için de değil çabam. Kitap okumasını istiyorum çünkü oyuncaklardan, teknolojik oyalamalardan, mekanik hayatlardan medet ummadan kitaplarla vakit geçirmesini, araştırmasını, öğrenmesini istiyorum. Büyüdüğünde canı sıkıldığında çıkarıp çantasındaki kitabı iki satır okuyup kafasını dağıtmasını, etkilendiği kelimeleri/cümleleri bir yerlere not almasını, kimsenin üstünü çizmesine gerek kalmadan kendisinin önem verdiklerinin altını çizmesini istiyorum. En önemlisi de hayallerini okuduklarının, öğrendiklerinin şekillendirmesini istiyorum.

    Tıpkı benim pastalarını kendimin pişirdiği bir cafe açma hayalimi, pastalarını kendimin pişirdiği, çocuklarla oyunların oynandığı, masalların anlatıldığı bir pastacı çocuk kitapçısı açma hayali ile yer değiştirmem gibi.

    Bebeklerde uyku düzenine gelince; henüz 1 çocuğum olmasına rağmen tecrübe ettiğim bir şey var. Evet, her çocuğun düzeni farklı. Uyuma şekli, süresi farklı ama o farkların alışkanlığa dönüşmesini sağlayan da ebeveyn/bakıcı/anneanne/babaanne her kimse. Dediğiniz çok doğru, kesinlikle uyku uykunun mayası. Gündüz çok uyursa gece uyumaz mantığını bir türlü anlamış değilim. (Bunları yazarken bir taraftan da dilimi ısırıyorum, çünkü bebekler öyle varlıklar ki biri diğerine kök söktürtebiliyor, inandığın düşünceyi yeri geldiğinde çöpe atmanı sağlatabiliyor.)

    Daha fazla uzatmadan Doğangillere sağlıklı, huzurlu ve bol uykulu günler diliyorum..

  21. Allah analı babalı büyütsün ,çok tatlı oğluşunuz. Gece 3 saatte emiyor yazmışsınız. 4 ay bir haftalık bir oğlum var.Gündüzde gecede 2 saatte bir emiyor.Sütüm yetmiyor olabilir mi?Gece 3 saatte vermeyi nasıl başarıyorsunuz.Bunun formülü nedir?Bebişim 7.4kg. doğum ağırlığı 3.650.

  22. Bebektir, ağlar 🙂 Bundan sonra soran olursa bunu söylemek lazım işte.. Kızım ilk 7 ayında durmaksızın ağladı ve yurtdışında merkezler var bunun için, gittik, bir tek faydalı şey öğrendiysem (milyon tane öğrendim aslında) şudur, ve herkese de söylüyorum: “bebekler 2 saat uyanıklıktan sonra uyumak isterler arkadaşlar, gözü açık bunun falan demeyin, kanmayın, 2 saat sonra mutlaka ne yapın edin uyutun, farkı göreceksiniz!” Valla bu benim hayatımı kurtardı, aklımı kafamda selim tuttu, herkese de öneriyorum 🙂 Kolay gelsin.