4 Yorum

Planlı mı Plansız mı?

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından PlazadaAnne tarafından kaleme alındı.

***

Şu anda üçüncü bebeğini bekleyen ve çalışan bir anne olarak 1., 2., ve 3. gebeliklerimde bizzat yaşadığım etrafın tepkisini paylaşmak istiyorum.

İlk gebelik!

Evlenince artık etraf doğal olarak bebek ne zaman geliyor olgusunu beklemeye başlar. Kimi sesli, kimi sessizce, kimi de ısrarla evli çiftin bebeğini müjde ile bekler ve ilk gebelikte herkes koro halinde “Tebrkiler! Çok güzel haber! Hayırlı olsun!” – temennileri anneye iletilir.

İkinci gebelik!

İkinci gebelikte etraftan bu durumu duyunca farklı bildirimler gelir.

– Tebrikler, çok güzel kardeş kardeş büyürler…

ya da

– Ayyy durumun çok zor, nasıl büyüteceksin? Ben çok zorlandım Vallahi…

ya da

– Güzel yapıyorsun, iki bebeğin de annesi olacaksın!

ya da

Kolay gelsin sana!

Üçüncü gebelik!

Üçüncü gebelikte nerdeyse annenin kaçamayacağınız soru gelir:

– Gebelik? Planlı mı? Plansız mı?

Bu soruyu soranlar da sizinle samimi olmayabilir ve bu soru ile her ortamda karşılaşabiliyorsunuz.

IMG_6096
Evet memlekette o kadar şey planlı ki, bir tek hamileliğin planlı mı, plansız olduğu meselesini çözmek kalmıştı. Bu konu da artık tüketim toplumumuz tarafından ciddi mercek altında takip ediliyor. Özellikle de tüketim toplumunun tam ortasında, şehirde yaşıyorsanız ve  ikinci, üçüncü ya da dördüncü defa hamile kalıyorsanız, sizin hamile olduğunuzu anladıklarında, size yöneltilen sorunların başında

– Planlı mı? Plansız mı? – sorusu gelir.

Bu ne demek şimdi? Yani o an yaşadıklarımı, hissetiklerimi hatırlamam ve olan bitenin planlı mı plansız mı olduğunu anlatmam gerekiyor?

Bir de bu konu neden bu kadar merak konusu? Yani cevaben hepsine  “Sana ne?”  -demek geliyor ama  verilen terbiye buna müsaade etmiyor. Sorulan soru karşısında önce şaşırıyorsun. Bu soru sorulurken karşındaki o kadar rahat ki, hiçbir özel alan tanınmıyor sana. Cevap vermen gerekiyor!

İçinden bir his senin özel alanına girilmiş olmalarından rahatsızlık hissetiriyor.  Ama, yok öyle birşey aslında, o rahatsızlık bir tek sana mahsus,  karşındaki,çok rahat bir şekilde soruyor. Burada kesinlikle doktorlar ya da eğitim uzmanlarının bu tarz sorularına bir itirazım yok.

Ama etraftaki insanları bu kadar özele dair bir soruyu bu kadar rahat sormaları beni bu üçüncü hamilelikte şaşkına çevirdi. Zaten tüketim toplumu için üçüncü hamilelik bir anomali olarak algılanıyor.

Evet hayatımız o kadar planlı ve programlı ki, doğal akış sonucu olan gebe kalma ve doğum olayı da artık ciddi bir sosyal çaplı takip konusu olmuş. Hamile kalınca, seninle hiçbir samimiyeti olmayan bir insan bile, özel, kişisel özgürlük alanı tanımadan gebe kalma sürecinin planlı mı, plansız mı olduğunu soruyor ve 3. gebelik tüketim toplumu açısından tamamen irrasyonel bir durum olarak algılanıyor.

Aslında tek bildiğimiz şey o da hiçbirşey bilmediğimiz ve algılarımızn sınırlı oluşudur. Ben ise evrenin bolluk, ve bereket içinde, sonsuz olasılıklar ile dolu olduğuna ve her doğan yeni şahsiyetin kendi yolu olacağına inanmayı seçmeyi tercih ediyorum..

Plazadananne

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

4 yorum

  1. bu ve bunun gibi birçok hadsiz soruya kısaca “Sizin için farkeder mi?” diye cevap versek soruyu sorandan daha kaba olur muyuz ki?

  2. Çevrenin ayıplamasından çekindiği için Planlı kalınan hamileliğini , sürpriz oldu diye açıklamak zorunda hisseden çok kadın tanıyorum. Bunlardan biri annem ; 42 yasında hamile kaldı , kardeşim ancak 20 yasına geldiğinde aslında Planlı hamile kaldığını yasından utandığı için sakladıgını öğrenebildim:)Bunun kompleks yapılacak bir tarafı yok bence,, ilk bebeği istemek ne kadar normalse 5. yi istemek de o kadar normal, ” valla bizim sucumuz yok” der gibi ” süpriz oldu”lara sığınmak komik.

  3. Ben olsam “PLANLI” yazılı bir tişört yapardım. Çok fazla irdelemişsiniz. Demek ki çevrenizde çok konuşan insanlar var. Hangimizin yok ki… Hergün şaşırdığım bir insan tipiyle karşılaşıyorum. Hayatımı didik didik eden komşularıma tahammül etmek zorunda kalıyorum. Çünkü evimden çıktığımda suratıma bilinçli çarpılan bir kapı, veyahut suratı asık kişiler görerek negatif enerji almak istemiyorum. Acaba hangisi daha iyi. Bu arada, “planlı, planlı” desenizde bir sonraki soru kaçınılmaz olacaktır.

  4. Ne güzel anlatmışsınız… Bu soruya ben de hep şaşırmışımdır. Bu, manevi anlamda özel olmayı da geçtim, resmen mahrem bir konu. “Korunuyorduk ama buna rağmen hamile kaldım, biz de nasıl olduğunu anlamadık” veya “O gece olaylar farklı gelişti” gibi bir cevap mı vermeli, ne demeli… Tüketim toplumu konusunda çok haklısınız. İki çocuktan sonrası sanki anti-modern bir durum ve tuhaflık gibi görünüyor. Halbuki hayat çocuklarla ve kardeşlerle güzel, güzellikler çoğaldıkça derinleşiyor.