39 Yorum

Vardır annesinin bir bildiği…

Yerimizde duramadığımız bir hafta geçirdik sayın seyirciler. Üst üste üç gün konuşmalar, etkinlikler, konferanslar falan derken benim sırtımın şasesi iyice kaydıydı – taa ki Perşembe günü Yoga Terapi seansına gidene kadar. Amanın o ne güzel şeymiş öyle… Sanki üzerimden kamyon geçmiş gibi oldu ama iyi anlamda… Ne zamandır ‘Ah şu çocuklar az biraz daha küçük olsaydı da sırtımda bi yürüselerdi’ diyorum. Hatırlıyorum biz öyle sırtı ağrıyan büyüklerimizin sırtını çiğnerdik. Öyle bir istek vardı bende de, biri sırtımı çiğnesin, biri vücudumu çeksin uzatsın…

Hakikaten, daha ilk seansta ayak parmaklarımdan başımın tepesine kadar uzadım. Arabesk’te Şener Şen ‘Görüyorum, görüyorum!’ diye bağırırdı ya hani gözleri açılınca, ben de öyle oldum ders çıkışında: ‘Sırtım açıldı! Sırtım açıldı!’

Bu vesileyle o filmi de hatırlayıp Pazartesi sabahına kahkahalarla başlayalım

Ahahahahhahahaaa!

Neyse, konumuza dönelim. Yine de tamamen geçmiş durumda değil sırtımın ağrısı, hem iki seansla iyileşmesi mümkün olmadığından, hem de bence yoganın, yayları kendinden geçmiş yatağımıza etkisi olmadığından. Yeni bir de yatak aldıkmıdı bu iş tamamdır bence…

Harvey Karp’ın ‘Bir dönemin sonu’ dediği ilk üç ayı geride bıraktık. Daha önce de bebeğim olduğundan ben bu filmi görmüştüm, ama bebeklerin ne kadar hızlı büyüdüklerini düşününce insana gerçekten korkutucu geliyor. Henüz üç ay önce başını kaldıramayan bebek artık iletişim kuruyor dış dünyayla… Sevdiği birini görünce gülüyor, tanımadığı insanları yadırgamaya başlıyor — ki bunun için erken değil mi? Folik asit mi bu modelleri böyle yapıyor bilmem ki…

Hareketli bir bebek Derya, ve ‘Ay bizimki 3 aylıkken dönmüştü!’leri duydukça artık altını değiştirirken yalnız bırakamıyorum. Bundan sonrası hep hareketli geçecek.

Emzikle arası hala nanemolla, olsa da olur, olmasa da gibi… Parmağını daha çok isabet ettirmeye başladı ama hala tam randımanlı değil. Bir tuttursa hepimiz rahat edeceğiz ya, bakalım…

Bebek deyip geçmeyiniz, hobileri falan var onun. Parka gittiğinde etraftaki hareketi seyretmeyi, anakucağında otururken ellerini yemeyi, mümkün olan her fırsatta ağzına götürmeyi ve oyun halısındayken kitabına bakmayı çok seviyor.

IMG_7454

Uyku cephesinde değişen bir şey yok. Aslında biraz var… Geceleri daha uzun uyumaya başladı Derya ama kendime bile itiraf etmekten korkuyorum. Önceden 8-9 gibi yattı mı 1’e kadar falan uyurdu, şimdi onu 2 buçuk 3’e çektik bin şükür. Ve dün gece ilk kez yatağına koyduğumda kendi kendine uyudu, ama hepimiz bunun bir tesadüften ibaren olduğunu biliyoruz hiiiiç kendimizi kandırmayalım.

Gündüzleri ise ‘annemin kucağında olmazsam uyumam, hele de dik pozisyonda olmadan asla’ şeklindeki inatlaşmaları devam ediyor. Bu kelimenin tam anlamıyla ‘yapışık’ hallerimiz gerek yüz yüze karşılaştığımız insanlarda, gerekse sosyal medyada geniş yankı (!) uyandırıyor. Günde en az birkaç kere ‘Ay bu çocuk niye sürekli dışarıda? Vay neden hep kucağında? Niye yatağına yatırmıyorsun, böyle alıştırıyorsun?’ şeklinde yorum almadan rahat etmiyorum artık ben. Derya’ya bir fon başlatacağım bunun üzerinden: Her ‘Kucağına alıştırmışsın’ dediklerinde kumbarasına 5 kuruş atacağım, okul başlayana kadar bayağı bir biriktirmiş olurum böylelikle…

Şimdi, 3 buçuk aylık bir bebeğin neden kucakta olmaması gerektiğini tartışmayı bir kenara bırakalım, ve işin gerçeklerine dönelim. Şimdi şekerim, benim iki tane daha çocuğum var. Onların okulu var, gezmesi var, parkı var bahçesi var. Mesela dün sabah büyükler babalarıyla yüzmeye gittiklerinde ben büyüğün veli toplantısına gittim. Eh, Pazar günü yardımcımız olmadığından bebeyle gitmek durumunda kaldım. E şimdi o durumda bebeğime ‘Derya’cığım, ben şimdi abinin toplantısına gidiyorum, sen evde kal, yatağına alış’ mı demeliyim?

IMG_7437

Ya da mesela ben bilgisayar üzerinden iş yapan biriyim. Birkaç aylık bebe -malumunuz- öyle uzun saatler uyumuyor yatağına koyunca… Ama üzerime asınca o da uyuyor, ben de işimi yapabiliyorum. Şimdi ben iş yapabilmek adına onu kucağımda tutuyorsam, bundan vaz mı geçeyim?

Ya da çocukları okuldan almaya giderken… Veya babaları evde yokken onları yatağa hazırlarken… bebeğimi üzerime asıyorsam, bundan vazgeçip ‘Hadi bakalım sen kucağa alışma’ mı demeliyim?

Gelin bir anlaşma yapalım: Eğer biriniz büyük oğlumun veli toplantısına gidip diğeriniz ortanca oğlumun -geçen hafta unuttuğum- portfolyo sunumuna giderseniz, bu arada bir diğeriniz oğlanın arkadaşının doğum günü için hediye alır bir başkası da onları okuldan sonra parka götürürseniz, ve bittabi bir ara oturup blog yazılarımı yazıp işlerimin takibini de yaparsanız ben de üç buçuk aylık bebeğimi üzerimde taşımaktan vazgeçip evde kalır, onu yatağında uyumaya alıştırabilirim.

Bu ‘kucağına alıştırmışsın’ korosu ‘sütün yetmiyor’ korosunun eline su döker, yeminle… Aşısı için sağlık ocağına gittiğimde, daha kucağımdan yatağa bırakmamla ağlamaya başladı çocuk, ve hemşirenin ilk söylediği şey ‘Kucağa mı alıştı annesi?’

Anlamıyorum, bir bebek kucağa alışmamalı da nereye alışmalı? Sandalyeye mi? Çalışma masasına mı? El kadar bebeyi kucağa alıştırmakla itham ettiğimiz annenin koşullarını biliyor musunuz? Ya tercihlerini? Saygı duyuyor musunuz? Peki ‘Kucağa alıştırma’ derken nasıl bir alternatif sunuyorsunuz? ‘Bırak ağlasın’ mı? 

Ya annelere ‘kucağa alıştırmışsın’ deyip, bir yandan uykusuzluk, bir yandan memelerden akan sütler, bir yandan doğum sonrası kilo gibi binbir türlü sebeple zaten yeterince iyi hissetmeyen bu kadınları topluca delirtebilirsiniz.

Ya da ‘Annesinin bir bildiği vardır’ deyip, sorgulamaktan, yargılamaktan vazgeçebilirsiniz.

Takdir sizin.

39 yorum

  1. Öncelikle Derya’ya maşallah diyerek başlıyayım,o yumoş elleri yiyesim geldi Elif Hanım,ikinci bebeği yapıp yapmama konusundaki fikrim her an değişebilir,Derya’lı fotolara ayrıca bayılıyorum:)
    Sonrasında, yazınızın son bölümünün her satırına katılıyorum,o koro hiç bir zaman bitmiyor çünkü,kızım 3 buçuk yaşında hala “başkalarıyla kıyaslama, herşeye yorum yapma tim”i beni tüketiyor bazen,size bu anlamda gerçekten sabır diliyorum…

  2. Neredeyse 5 aylık bir bebeğim var ailemizde de bolca doktor ebe olduğu için herkes bir tarafa cekiyor sürekli hata yaptığımı düşünüp stres oluyorum Aslında annesi benim en iyisini ben bilirim demek lazım galiba

  3. Maşallah Derya bebeye.Çok güzel tombik kafa.sizin yazılarınızı okurken kokusunu duyuyorum tombiğin.Ben de ikinci için git geller yaşıyorum karar veremiyorum ama sizi gördükçe canım istemiyor değil hani.Siz yeteri kadar tecrübelisiniz zaten boşverin o koroyu.veee çok öpün küçük beyleri benim için de.

  4. bir de ‘Ayyy, çok anneci olmuş bu çocuk’çular var kiii, Yaradana sığın ververiştir…
    Yahu çocuk tabiki anneci olacak, ya kime düşkün olacak komşuya mı?!
    Annesini arayacak pek tabiki…bebek lem bu bebek, el kadar, 2aylık 3aylık, 9aylık…Dünya üzerinde bir anacığı bir babacığı var tanıdığı…Hem sen kimsin de benim çocuğuma ‘bu çocuk’ diyorsun. Kızın de oğlun de, ismini biliyorsan ismiyle hitap et. Bu çocuk değil O! Benim çocuğum!!!
    ohh sanki rahatladım bi nebze 😉

  5. Bosver be annemm 🙂 bu da gececek, sen pek tabii ki de kalbinden, gonlunden gecen neyse onu yapacaksin. Sizi butun ornek davranislarinizdan oturu cok cok cok takdir ediyorum. Toplumumuzun iyi orneklere cok ihtiyaci var. Mucadeleniz icin kendi adima cok cok tesekkur ederim Elif. Sevgiler.

  6. Hay ağzını öpeyim Elif. Gerçekten bir bebek şu zamanlarda kucakta olmazsa ne zaman olacak. Bana da annem ( öz annem ) kokuna alışır yapma demişti. İçimden ben bu çocuğu evlatlık vermeyeceğim ya alışsın tabii annesinin kokusuna demiştim. Bizim toplumumuzda bebekler bağımlıyken zorla bağımsızlaştırmaya çalışma, yavaş yavaş bağımsızlaşmaya başladıklarında ise ( yürümek, kendi kendine yemek istemek vs…) tepesine binmek gibi bir gelenek var. Dediğin gibi ” Vardır annesinin bi bildiği ” demek niye bu kadar zor.

  7. Duygularımı Tercüman olmussunuz iki aylık bebek memede uyuyor diye memede alistirmissin diyen bile duydu bu kulaklar ama umursamamayida öğrendi

    • Aahh Ahh diyorum. Aynı durumu ben de yaşıyorum. Benim yavrum da memede uyuyor taa ki doğduğundan bu yana. Toplumumuzda işin gücün evin barkın derli toplu olmalı. Yemeğin olmalı geç kalmamalı. Herşey yapılır olur ama yavrumun bu zamanları asla geri gelmeyecek.

  8. Duygularımı Tercüman olmussunuz iki aylık bebek memede uyuyor diye memeye alistirmissin diyen bile duydu bu kulaklar ama umursamamayida öğrendi

  9. Italya’dan bildiriyorum. Dogum yaptigim hastanenin yenidogan unitesi doktoru gebeyken bi bilgilendirme sohbet toplantisi yaptiydi gebelerle. Soyledigi seylerden biri; 9 aydan once cocuk kucaga alismaz. Alisir diyenleri takmayin, kucaginiza alin cekinmeden.
    Ben de ilk dort ay cok tasidim slingde yolda evde. Hic de alismadi, simdi 8,5 aylik kizim yataginda da uykuya daliyor, kendi kendine oyun oynuyor.
    Kaldi ki sen daha iyu bilirsin, sonra istesek de kucaga gelmiyorlar di mi? 🙂

  10. Bebem daha 17 günlük çok komik gelebilir gözüm doldu okurken yazınızı sinirden herkesin çevresi de mi aynı olur anlamadım ki herkes işine baksın diye bastım dün yaygarayı şimdi de gurk tavuk muamelesi görüyorum.gurk tavuk yavruları yumurtadan çıkmış yada çıkacak olan tavuk olup insanlar bu tavuğun gazabına uğraramamak için ayy gurk bu tavuk diyip diyar diyar kaçar hiçte yaklaşmazlar. Şu kısa annelik serüvenümde anladım ki insanların ortası yok ya burnunu sokuyolar herşeye o burunları kabul edip onlarla yaşamak zorundasın yada tamamen elini eteğini çekiyolar tek başına mücadele etmek zorundasın.

  11. Cok guzel demissiniz bebek kucaga degil de nereye alisacak? Siz yine olgun ve bilincli bir anne olarak savusturabiljyorsunuz. Peki daha 20lerinin basinda yeni dogum yapmis kafa gidik sessiz sakin lohusa anneleri bebelerine yaklastirmayinca ne elde ediyorlar kucaga alistirma mafyalari(a.k.a. kayinvalide) anlamiyorum. Daha 2 gunluk cocugumu birakmiyorlardi doya doya kucaklasayim koklayayim. 6 aylikken emeklemeye basladi baslayali simdi de kucaga gelmiyor bebe. Kafa hemen yana atiliyor. Neydi yani 6 ay ustumde gezse ne olacak? Gencim enerjigim issizim kime ne? Aaah ah Oyle bir ofke var ki icimde o kucaga alistirmacilara karsi. Neden hani neden? Belki ben alistirmak istiyorum size ne ? Aaah ah

  12. Ben bana bunu diyenlere, “ben yapmadım, bana gelişi böyle” diyip, ortamdan uzaklaşıyorum genelde… Bazen işe yarıyor 🙂

  13. Bayılıyorum yazilariniza. .benim de 4 buçuk yaşında bi oğlum ve 2 aylık bir kızım var. Tüm gün yapisigiz kizimla tuvalete bile gittiğim oluyor onunla. Yapcak bisey yok… bekliyoruz büyümesini

  14. Ben onlara “sütün yetiyor mu lobisi” ile “kucağına alıştırmışsın lobisi” diyorum. Bir buçuk aylık bebe ancak kucağımda uyuyunca öyle telaşla “Hiii, kucağa alışmış!” diyorlar ki… Kardeşim ben bu çocuğu tam da bu yüzden doğurdum. Kucağıma alışsın, bütün gün yumuş yumuş oturalım diye. Varsın evimi pislik götürsün varsın tencerelerim boş kalsın. Bebek benim kucak benim. Bu da dünyanın en tatlı alışkanlığı. Hem o mu kucağa alıştı yoksa ben mi ona sarılmaya alıştım bakalım?

  15. Bir de cocugu kendine cok alistirmissin .. e baska bakacak kimsesi olmadigindan olabilir mi ? Hem ben göbek bagimizi keske kesmeselermis annecim diyorum kuzuma kucakta yasadigi için .. bu halimize bin kere şükür. Sizin sırt ağrıları benim ağrılar gibi bebegi kucaga alistirmaktan! Olabilir.. Tek çaresi kuzunun yürüme çağına gelmesidir belki 😉

  16. Ayakta alkışliyorum…

  17. Hehehehhh, valla sizin yazilari okuyorken karsimdaymissinizda muhabbet ediyormusuz gibi geliyor. Cok ictensiniz.

  18. Kesssinlikle vardır annesinin bi bildiği.nokta.

  19. Buna benzer bir yorum kurtarıcım olmuştu) vir pedagog a anne diyorki “çoçuğum hep benimle oynamak istiyor hep beni istiyor gibi bir şeydi) cevap ta çoçuk ne yapsın gidip komşu ile mi oynasın onun lamı uyusun du)

  20. Nereye alışsın bu çocuk?? Sandalyeye mi?? Kısmına bayıldım Yeni annelerin sessiz çığlıklarının kaleme dökülmüş hali. Tebrikler!!

  21. Su kucaga alistirma sozunden nefret ediyorum. Ilk bebegim de zaten acemi anneydim bu sozlere inaniyorsun. Bebegim kolikti ve Ben onu be zaman kucagima alsam kucaga alisacak stresi yle aldim. Hic tadina varamadim bebegi kucaga almanin. Dedim ki ikinci sinde Boyle yapmayacagim diledigim gibi alicam kucagima ama onda da birinci cocuk kiskanacak diye alamadim. Rahat birakin biraz anneleri. Kucaga alismis diye bi si yok. Bebegin ihtiyaci var ki agliyor. Aglayan bebegi de birakacak degilsin ya. Hem zaten hareketlenmeye baslayinca kucak istemiyor lar. Ozgun olmak istiyorlar ama bu kalip yerlesmis bi kere. Bence kucaga alisan bebek yok. Ihtiyaci oldugu icin kucak isteyen bebek var. Anne de bu ihtiyaci karsiliyor.

  22. Şey gibi.. İki sevgilinin nasıl öpüştüğüne ya da karı kocanın birbirlerine nasıl sarıldığına karışmıyorsak, anne-çocuk alışkanlıklarına da karışılmamalı. Özel alan, tensel bir buluşma orası. Yani, ben ayşe’ye tutup da “hmm haftada 3 sekse alıştırmışız sevgilisi” nasıl demiyorsam? diymi?

    • Çok tatlısın dukuju .Ancak böyle anlatılırdı.Anne çocuk ilşkisinin ne kadar özel olduğu.

    • Sesli güldüm yazdığınıza. Çok güzel demişsiniz, gerçekten kime ne kimin kimi neye nasıl alıştırdığından değil mi ama!

    • Şimdiye kadar duyduğum en güzel, en komik, en ‘hah işte!’ bakış açısı!

  23. Bebekler hareketlendiklerinde zaten emeklemek, yurume demesi yapmak, karistirmak hertarafi kurcuklamak isterler. Yani bi bebeyi max. 6-7 ay kucakta tasiyabiliyorsun. Sonra zaten hand free moduna geçiliyor korkmayin alin bebeklerimiz kucaginiza! 18 ayini dolduran oglum keske daha cok kalsa kucagimda diyorum!! Iyiki onu kucagimdan hic birakmadan tasidim gece gunduz 😉

  24. Bizde epey kafa yormuştuk ne yani bıraksak da ağlasa mı yani diye… su vermiyorsun da ondan ağlıyorcular , Sütün yetmiyorcular ,bizde büyüttükçüler, ne çok biliyorsunuz cular ….arıyormusun? Sürüsüne bereket.

  25. Çok çok hak verdim her kelimesine, oğlum 20 aylık hala kucak sever ve hala duyuyorum bu lafları malesef, “annesi koca adam olmuş (!) bırak yürüsün” yok ben seviyorum 13 kilo çocuğu kucağımda taşımayı deyip geçiyorum. Bu arada yatak için Yatsan Switzerland şiddetle tavsiye ederim. Derya’yı kocaman öperim.

  26. Epi topu 6 günlük anneyim, bebeğim yenidoğan sarılığından dolayı hastaneden çıktıktan sadece 1 gün sonra tekrar hastaneye yatırıldı ve tüm gece fototerapi verildi. Zavallıcığın gözleri bağlı, çıplak, korkuyor ve doğal olarak çığlık çığlığa ağlıyor. Gece hemşiresi geldi, “hımm çok ağlıyor neden uyumuyor normalde nasıl uyutuyorsunuz” dedi. Ben kalakaldım, “vallahi şimdiye dek hep göğsümde uyuttum” dedim. “Hmm öyle mi kucağa alışmış” dedi. Bahsedilen 72 saatlik bir bebek?! Çıldırmamak elde mi acaba?

  27. Esas kucağa alınnayan çocuklar sorunlu oluyor.pedagog Adem Güneş 4 yaşına kadar bağımlılık süreci diyor.mümkün olduğu kadar anne bebek tensel temas içinde olucak ..Sonra bağlılık dönemi geliyor hayat boyu devam edecek …4 yaşına kadar annesine iyice doyan bir çocuk özgürce ve mutlu bir şekilde hayata atılıyor.

  28. Yine bir yazınızda okumuştum Hassas bakım isteyen bebek diye birşey varmış hah dedim tam kızıma göre bir tabir. iki ay boyunca benim kızımda kucağımda uyudu işin acemisi olunca da ne kanguruyu biliyordum nede silingi ah o zaman bilseymisimde iki saat boyunca iki büklüm yakmaktan kurtulsaymışım. Derya bebekte kızımın hallerini görüyorum ve Allah kolaylık versin size sağlıcakla büyüsün yavrucak.
    ve o dış sesler hiç kesilmiyor. takmayın umursamayın duymayın kendınızı sıkmayın kızım simdi 8 aylık ve hala kucak ister bende istedikçe kucagıma alırım ve hala sütün yetiyormu diye soruyorlar içimdeki ses SANANE cevap vermiyorum 🙂

  29. Merhaba
    Benim de 3,5 aylık ve 7 yaşlarında 2 kızım var.
    7 yaşındaki kızım gelip kucağımda Zaman geçirmiyor ise kucağa alışmak diye birşey yoktur.Bebek olduğu pozisyonda ağlamıyor ve mutluysa kimse yorum yapamayacağı gibi o sırada anne kokusunu içine çekip kendini güven duygusuyla doyurarak herkesin sözünü boşa çıkarması da cabası…
    Sanki bebeğin kendisinden daha mı iyi bilecekler neye ihtiyacı olduğunu 🙂

  30. Zeynep Mazıcı

    Küçücük bebeğin annesinin kucağında olmasının ona güven, sevgi, huzur vermek dışında ne gibi bir kötü etkisi olabilir ki; bunu hiç anlayamıyorum…

  31. top kafa yaaa:) yerım onu alışsın alışsın tabı anasının kucusuna :))))

  32. bence Derya sizin kucağınıza değil de, sizin kucak Derya’ya alış mış :))

  33. Hay ağzın bal yesin 🙂