19 Yorum

Anne sütü: Her damlası…

Derya ilk doğduğunda bayağı bir süt sağmıştım süt miktarı oturuna dek… Sürekli beraber olduğumuzdan çok fazla vermeme gerek olmasa da evde olmadığım zamanlarda imdadımıza yetişiyor.

Yoga Terapiye gidiyorum dedim ya, Cumartesi günleri de var dersler. Normal şartlarda gitmem çok olası değil hafta sonu, ama geçen gün Ferhan bizde kalıp ‘Ben Derya’ya bakarım, sen git’ deyince arkama bakmadan kaçtım. Giderken de buzluktan süt çıkardım ben yokken isterse versin diye, ama o çıkarmadım sanmış, zaten de bizimki uzun uyumuş falan derken dersten çıktığımda Ferhan aradı, ‘Oyalanmadan gel de kaynaktan içsin’ diye, eh ben de şişmiştim zaten, gelir gelmez emzirdim.

Kaldı mı o süt dolapta? Gün içinde veririm diye düşündüm ama tüm gün beraberdik ve memede tazesi varken buzluktan çıkarılmışı vermek mantıklı gelmiyor bana sırf ziyan olmasın diye, ben de ertesi gün o sütü çiçeğe döktüm. (Lavaboya dökmeye kıyamadım!).

IMG_7453

Şimdi üçüncü anneliğimde kendime karşı daha affedici ve kabullenici oldum ya, bu süt dökme olayını ilkinde yaşasaydım eğer bunalımın eşiğine gelirdim. Ki geldim de… Deniz’in doğumundan yaklaşık üç ay sonra Zona olmuştum çok fena, kortizon almak durumunda kalmıştım. İlacı içtikten -şimdi hatırlamıyorum kaç saat- sonraki memeyi boşaltıp sütümü dökmem gerekiyordu Deniz kortizon almasın diye. Ah ellerim titrerdi her seferinde o sütü lıkır lıkır dökerken lavabodan… Bebeğim için vücudumun ürettiği bu muhteşem sıvıyı ben nasıl olur da dökerdim? Hem, sütü olmayan onca anne varken benim yaptığım ne kadar da nankörce bir şeydi böyle?!

Şimdi fark ediyorum ki bu ‘Anne sütünün her damlası altındır’ türünden sözler, anneliğin kutsallaştırılmasının bir uzantısı aslında… Ve kabak yine biz kadınların başına patlıyor. Zinhar o anne sütünü israf etmeyelim, aman memenin ucunda kalan her damlayı değerlendirelim, mememizin ucuna sürelim, bebeğimizin yüzüne sürelim, yoğurt yapalım, dondurma yapalım, yeter ki ziyan olmasın o süt…

Ama işte bu yine biz kadınları, anneleri çıkmaza sürüklüyor: Bir değil, iki üstelik. Birincisi, anne sütü veren -ya da verebilecek durumda olan- kadınlar herhangi bir sebepten dolayı ver(e)mezlerse kendilerini tu kaka hissediyor/hissettiriliyorlar. İkincisi, anne sütü ver(e)meyen kadınlar çocuklarına anne sütü ver(e)medikleri için ‘yeterince anne değilmiş’ gibi hissediyor/hissettiriliyorlar.

Bu anne sütünün kutsallaştırılmasında başında ‘anne’ kelimesinin oluşunun da etkisi var belki de… İngilizcede breastmilk (göğüs sütü) olarak geçen bu sıvıya çocuklar ‘meme sütü’ diyorlar ve baktığın zaman belki de daha doğru ifade bu… Ne zaman ki işin içine çok kutsal bir varlık olan ‘anne’ giriyor, onunla ilintili tüm şeyler -süt de dahil- kutsallaştırılıyor, ondan sonra kadınlar çiçektir böcektir‘le başlıyor, analara kalkan ellerin kırılmasına kadar gidiyor mesele…

Dün, toplamda 100 ml’lik sütü döktüm ben. Kendi ellerimle… Evet, keşke dökmeseydim, keşke ihtiyacı olan birine verebilseydim, ancak o an öyle gelişti. Bu beni kötü bir anne yapmadı, kötü bir insan da yapmadı. Anne sütü, vücudumun üretebildiği, bebeğimi beslemek için gerekli olan bir sıvı. Ne mutlu bana ki sorunsuz bir şekilde verebiliyorum bebeğime, ama veremeseydim de ne daha az anne olurdum ne daha kötü bir insan.

Ne diyordu pek ünlü (!) bir anne yazar kaleme aldığı Anne Hakları Evrensel Bildirgesi‘nde?

Madde 2
Bütün anneler normal ya da sezaryen doğum, biyolojik ya da sonradan kazanılmış annelik, emzirme ya da mama verme tercihleri, çalışma ya da çalışmama durumu olarak herhangi bir ayrıma tabi olmaksızın, bu bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir.

O yüzden herkesin memesi de, sütü de kendine… Ve bebeğine… Başka kimsenin derdi değil.

19 yorum

  1. selam Elif,
    ben acil sezaryan oldum. oncesinde dogum sancilarini yasadigimdan olsa gerek hemen sutum geldi ve emzirebildim kizimi. hastaneden cikip bir gece evde kaldiktan sonra ameliyat sirasinda mikrop kaptigimdan oturu acillik oldum. 5 gun daha hastanede kaldim. ilk gun emzirmeye uygun antibiyotik verdiler emzirebildim ama atesim yoyo etkisi yapiyordu 40’a cikip 38’e iniyor tekrar 40’a cikiyordu ve daha etkili antibiyotik almam gerekti. bu antibiyotige bir hafta kadar da evde devam etmem gerekti ve yaklasik 12 gun memelerimi sagip sutumu doktum iki saatte bir. kizim 4 aylikken de mastit oldum gecti ama maalesef o iltihap omuzlarima sicramis. ocak ayinda bir de kollarimi kaldiramaz, iki yana acamaz ve arkaya goturemez hale geldim. emziriyorum diye ilacsiz tedaviyi denedik iki bucuk ay ama hic bir iyilesme olmayinca cok uzulerek ustelikde sutum bol olmasina ragmen kizim tam 8 aylik oldugu gun emzirmeyi birakmak zorunda kaldim. yirmi gunde azaltarak biraktim ki kizim icin sorun olmasin, o tepki vermedi biberona geciste ama ben cok uzuldum acikcasi. cok sevmistim emzirmeyi. artik onumuzdeki bebeklere 🙂

  2. Ben de dökmem gerekirse bir çiçek, ağaç dibine döküyorum ve o an hiç acımıyorum. Onlar da canlı ve belki de bu onların rızkıdır diye düşünüyorum. Belki de o süt zaten onlara gitsin diye çıkmıştır mememden, kim bilir…

  3. Teşekkürler Elif;
    İki oğlumu da 40+ haftalarda suyum azaldığı için riske girmeden sezaryenle doğurmak zorunda kaldım. Hep hayalimdi normal doğum. Suyum gelicek sonra sancıları sayıcam, saate bakarak sıklasınca ılık duş, hastaneye gidicem falan olmadı. Kendimi normal doğuramayan diye adlandırıyordum. Bir de üstüne ameliyat olmanın verdiği zorluklar..
    Bu yazı iyi geldi bana..
    Bütün yazıların iyi geliyor zaten..
    Teşekkürler

  4. Elif hanim, derya’dan 15 gun kucuk bir kizim var ve ben de ayni durumdayim. Simdiye kadar birkac kez sutu dokmem gerekti ve icim acidi. Bunun sebebi, toplumun sirtimiza yukledigi kutsal anne vs etiketi degil benim icin. Bebegini emzirmek isteyip emziremeyen ve bunu kafaya takan anneler oldugunu bilmem. Ben kendi adima, emzirmemenin de bir tercih oldugunu dusunuyorum. Ya da sutunuz gelmiyorsa o bebek mamayla da tabii ki buyuyecektir. Bunu kafaya takmamak en guzeli ama bebegine sut veremeyen ve buna uzulen anneler varken benim sutumu dokmem bana cok uzucu geliyor. Ilk sagdigim sutlerin 3 aylik suresi dolmak uzere ve ben cevremde sutleri almaya istekli kimse bulamadim ve zamani gectiginde o sutleri atmam gerekecek diye cok uzuluyorum.

  5. ilk çocuğumu 22 ay emzirdim,ikincisini 7 ay. İkisini de 7 aylıkken bırakıp işe geri dönemem gerekiyordu. 2.bebeğimde işyerinin ortamı pek müsait olmadığından sütümü düzenli sağamadım vs. süt üretimi bitti. Hem zaten mama vermek (itiraf ediyorum) daha kolayıma geldi. en azından gece uykuları tek bölünen ben değildim artık (burda biraz kendimi düşünerek bencillik etmiş olabilirim ama o zamanlar yaşadığım pskolojimi bir ben biliyorum) 1.de sağıp dondurucuya sakladığım sütlerim CANIM kayınvalidem sayesinde hep çöpe gitti. Alıp ocakta mı ısıtmadı,yaz sıcağında dışarda mı bırakmadı…. benim için tam bir sinir harbiydi o günler…. iş yerinde binbir sıkıntıyla sağıp saklayıp getirdiğim sütümün ziyan olduğunu gördükten sonra 2. de bunu yaşamıyacağım dedim kendime (nasıl dediysem artık bilinç altım süt üretimini kesti)…. uzun lafın kısası anne sütü candır, bebek için şüphesiz en iyisidir. ama olmuyorsa olmuyor, benim düşüncem anne sütündense pskolojisi yerinde bir anne daha faydalı bebek için 😉

  6. Bu anne sütü işi 195 gündür beni perişan etti ilk günler gelmedi daha sonralari kelebegim emmek istemedi sağdim verdim memeler yara oldu kizim emmeye basladi bu seferde sut azalmisti doymadi kilo almamaya basladi mamaya basladik emmeyi kesmek istedi zorla saga saga 5 ayi tammalattim emmiyor benimki tabiki sut azaldi azaldi ek gida felan derken pes etmedim tabi emzirmeye devam zorla gece felan 193 boyle ugrastim sutum iyice az sgip olcmuyorum bile artik benim kelebek iki gundur emmeye calisiyo bu seferde sut yok tabi ben yine iki gundur yaslarda perisan…. 2 yil emsin diyolar iki yil bu psikolojiyle nasil gecer bilemedim … Yeni anne olucak arkadaslar ya da bu sorunlari yasayan arkadaslar emerse emsin emmezse de kendinizi perisan etmeyin mama yiyende buyur sut emnde fikriye uzuldu fikriye perisan oldu fikriye sutum artsind diye yedi icti fikriye sisman oldu rahat olun fikriye gibi olmayin

  7. ben bu süt olayının aynısını doğum konusunda hissediyorum. Normal doğumu çok istememe rağmen kızımı sezaryanla kucağıma aldım. 12saatte açılmam olmadı, kızım aşağı inmedi, belki bende mizacım gereği sabırsız bir insan olduğum için bekleyemedim vs. vs. ve sezaryan olmak durumunda kaldım. Sık sık dile getirilen normal doğumun güzelliği, pozitif doğum hikayeleri, ben öyle doğurdum, ben böyle doğurdum, iki ıkındım üç sıkındım, harikaydı, kucağıma veriverdiler gibi hikayeler ben ve benim gibi sezaryan yapan anneleri çok üzüyor ve ciddi bunalımlara sürüklüyor. Kızım 1yaşında hala gözümde yaştır normal yapamadım cümlesi ve geçen hafta doğum yapan arkadaşım 10cm ile sezaryana alındı, odasına hıçkırıklarla girdi, ben yapamadım, beceremedim diye.
    Süt ve annelik konusundaki hassasiyet doğum şekilleri içinde gösterilmeli.
    Sezaryan yapan anneler, yarım anne değiller, bebeğini acıyla, ıkınmayla kucağına alanlar bizden daha fazla seviyordur yavrularını diye birşey yok.
    Bu isyanımı hatta ki kaleme alıp sizinel paylaşmak dahi istiyorum. Evet pozitif doğum hikayeleri anneleri yüreklendiriyor ve teşvik ediyor ama sonrasında kimi annelerde de böyle bunalımlara sebep oluyor malesef.

    • Doğum şeklinin bir kadının anneliğini belirlediğini kesinlikle düşünmüyor ve bunu hiç ifade etmiyorum.

      Ancak pozitif doğum hikayeleri gibi hikayelerin, normal şartlarda vajinal doğumu tercih etmeyebilecek kadınları yüreklendirdiğini biliyorum.

      Kadınlar, doğumdaki hakları konusunda daha fazla bilgilenmeli, ve doktorlarından -ve çevrelerinden- daha çok talepte bulunmalılar bence… Böyle olduğu zaman, sezaryeni tercih eden ya da sezaryen olmak zorunda kalan kadınlar da kendilerini eksik hissetmeyecekler, çünkü sistem onları da destekliyor olacak…

    • 2normal ve nispeten kolay doğumdan sonra çeşitli sebeplerle 2 sezeryan olan bir anne olarak söylüyorum ki..evlat evlattır .normal doğurduğunuda sezeryan olanıda aynı seviyorsun.Hatta hatta sezeryanın acısı çokdaha fazla.Yine herkese mümkünse normal doğurmasını tavsiye ediyorum.İkisinide yaßamış biri olarak sözlerimin anlamlı olduğunu sanıyorum.Ama bu daha az anne olmak değil.Ne demiş cengiz Aytmatov selvi boylum al yazmalımda “sevgi neydi ?sevgi emekti .Sıcacık uzansn el di.Güven veren di.”

  8. Hele de sütun yoksa kaynananın diline düşüyorsun baska kimseye gerek kalmıyor

  9. Kesinlikle anne sütünün kutsallastirmasi yüzünden benim de psikolojim bozulacak! !!
    Çok şükür ki oğlum doğduğunda beri sütüm vardı. 40indan sonra calismaya başlayana kadar stok amacıyla her sabah bir kez sagdım. 5 aylıkken de ise başlayınca sütüm azalirsa korkusuyla bir sabah bir de işte sagdim. Bu arada dolaptakilerdeb veriyordu annem. Ama o çıkardığım sütü ben gelene kadar bitiremedignde dökmek tam bir psikolojik yıkımdi.yok yoğurt yapayim yok ek gıda ile yaninda vereyim. Hala canımı acayip sıkıyor döktüğüm sütler.

  10. İlk çocuğum 33 haftalık prematüre doğduğu için 1.5 ay süt sağdım (bu arada süt sağmayı hiç sevmiyordum) sütler fazla geliyordu dondurucu anne sütüyle dolup taştı. 3 aylıkken işe başladım yarım gün ev takın olunca arada 20 dk emzirmeye de gelince dondurulmuş sütler hep kaldı. Emzirmeye devam edince dondurulmuş sütü vermek olmazdı döktük valla. Şimdi 4 aylık bebeğim var bu sefer sağmadım. Yine ziyan olur diye. Ama her çocuk farklı oluyor muş gerçekten süt üretimi iyi olmasına rağmen daha iştahlı. Şimdide diyorum sağsam mıydı? Aman hep bi çelişki.Anne sütüyle de mama ile de büyüyor çocuklar. Bebek mutlu anne ister daha çok. Bi şekilde doyar nasıl olsa…

  11. Ben de normal doğum ağrıları başlamış ancak acil sezeryana giren bir anneyim.oğlumu hemen emzirdim ve 21 ay yapışıktık.oğlum 4,5 aylıkken başladım çalışmaya.okulun laboratuvarında sağıyordum sütü.benim çoktu sütüm.tam 5 ay kuzenin oğluna ve laboratuvarın sarmaşık çiçeğine süt verdim.dökmek zorunda kaldığım zamanlar da oldu.bunu kafaya çok takmadım ama.o anda birine kısmetse içilir zaten.benim bir süt oğlum bir süt çiçeğim var.onlara kısmetmiş.anneleri germemek lazım böyle konularda.herkese sevgiler

  12. yorumlara bir cevap vermek istedim. herkes ne kadar dertli. anne savaslari ve anne suclulugu bir problem, evet. ama bence cozum insanin kendisinde, icinde. normal dogum/sezaryen, biberon/emzirme, Ferber/beraber uyuma vs bunlar hep kolay kavga ve sucluluk konusu oluyor. Uslup cok onemli, biri ay ben superim harika yaptim en iyi anneyim diyorsa desin bunlardan etkilenmemek bizim elimizde olmali. Elif’in de dedigi gibi herkesin sutu, memesi kendine, bebegine. cunku sutun az mafyasi gibi bunlar bitmez.

    Cozum ay ben cok uzuluyorum emzirme guzel denilince cunku ben emziremedim, ya da ay ben cok uzuluyorum normal dogum guzel diyenleri duyunca, bu yuzden de bunlari anlatip durmayin demek yerine, kendimizle barismak, kimsenin mukemmel olmadigini anlamak. Ne biz ne de “onlar”. Emzirme oranlari hizla duserken, sezaryenler hizla yukselirken, emzirme ve dogal dogum reklami yapilmali, evet. Arastirmalar kanitlar emzirmenin ya da dogal dogumun yararini gosteriyorsa bunlar ne kadar cok paylasilsa kardir, evet. Ne kadar cok bilirsek bu konuda o kadar ugrasiriz. Bu ugrasilar sonucu daha cok bebek emzirilirse toplumumuz icin kardir. Ama ben herseyi denedim yapamadim diyorsaniz da elbette ki iciniz rahat olmali. Tabii ki annelik emzirme ve dogum degildir, butun bir omurdur, sadece dogurarak anne olunmuyor. Ama emzirme ve dogumun guzelliginden bahsedenler de zaten bunu iddia etmiyor, sadece emzirme ve dogumdan bahsediyor. Bu yuzden en iyi anne benim diye iddia ediyorsa da bu iddianin sacmaligini anlamak yine bizim kendimize duser :). Alingan olmaya gerek yok. Ne yazik ki sucluluk duymaya cok musait oluyor kadinlar ve anneler. Bunun farkina varip kendi icimizde huzura kavusabiliriz.

  13. Ben anne sütü konusunda kutsallastirmaktan ziyade faydasina dikkat çekildiğini düşünüyorum. Icerik olarak, duygusal olarak anne sütü almanin ve vermenin anne ve bebek için faydalari gözardı edilemez. Ama anne sütü ver(e) meyeni de tu kaka etmeye gerek yok tabii. Ben iki doğumumdan sonra da memelerimle ilgili büyük sıkıntılar yaşadım. Memelerimden dışarı aynı oranda çıkamayan çok çok fazla sütüm oldu. Ilkinde bosaltmak daha kolaydi ve emzirebildim 4 ay. Ama ikincide 3 gün sonrasi tamamen iskenceydi benim için, bile isteye ilaç destegiyle sutumu kestim, bebegimi devam sütüyle buyuttum.pisman miyim? Asla! Yapilmasi gereken oydu. Ama tabii etrafta güya benden daha çok (!) Uzulenler oldu. Onları da görmedim duymadım. Nitekim bu ülkede anne olmak da zor.

  14. “Anneliğin kutsallaştırılması” yorumunuz beni aydınlattı resmen. Bu konuda toplumu ben de bir miktar içimde taşıdığımı fark ettim. Teşekkürler size..

  15. Elif hanim o kadar guzel yazmissinizki ellerinize saglik.. ama son yazdiginiza yorum yapmak istiyorumm.ne yazikki cevremizde karisan insanlar oldugu surece herkesin sutu kendine bebegine diyemiyoruz.. cevremizde bazi insanlar emiyomu yutuyomu doyuyomu bu sorulari sorup anneyi sinirlendiriyorlar annede dogal olarak gercekten bunlara endiselenebiliyor. Bir bebegin dilinden en iyi annesi anlar ve bu kisilere nasil cevap vermeli bilemiyorum..