17 Yorum

Ben nerde yanlış yaptım?

Çocuk hakları var, çocuk hakları günü falan var, bence benzer bir farkındalık çocukların sorumlulukları için de oluşturulmalı!

Deniz’in okulunun rehber öğretmeni zaman zaman ebeveynlere bilgilendirici notlar gönderiyor: Çocuklarımızın Alabilecekleri Sorumluluklar başlıklı son notu şöyle:

ÇOCUKLAR HANGİ YAŞTA NE SORUMLULUK ALMALI?

Çocuğunuzdan hiçbir zaman sizin kadar sorumlu olmasını beklemeyin, hiçbir zaman yaşından daha fazla sorumluluk yüklemeyin! Aşağıda yaş gruplarına göre örneklerle hangi sorumlulukları alabileceklerini görebilirsiniz.

İKİ VE ÜÇ YAŞ ÇOCUKLARININ ALABİLECEKLERİ SORUMLULUKLAR

  • Oyuncakları toplamak ve onları yerlerine koymak,
  • Kitap ve dergileri gerekli yerlere koymak,
  • Peçete, tabak ve çatal kaşıkları sofraya koymak (ama istenen biçimde olmayabilir),
  • Bir şeyler yedikten sonra kendi kirli tabaklarını kaldırmak,
  • Kendisiyle ilgili bazı durumlarla ilgili seçme imkânının sunulması sonucunda karar verme yeteneğinin gelişmesi,
  • Sofranın toplanmasına yardımcı olmak,
  • Yardımla giyinmek ve soyunmak.

DÖRT YAŞ ÇOCUKLARININ ALABİLECEKLERİ SORUMLULUKLAR

  • Sofrayı kurmak,
  • Oyun oynadıktan sonra oyuncaklarını veya kendine ait eşyaları yerlerine kaldırmak,
  • Oyun oynarken nerede olacağını anne babasına söylemek,
  • Toz alma gibi basit ev işlerinde yardımcı olmak,
  • Bulaşık makinesinin doldurulmasına yardım etmek,
  • Alışveriş dönüşü malzemelerin yerleştirilmesine yardımcı olmak,
  • Alışveriş sırasında malzemelerin raflardan alınmasına yardımcı olmak,
  • Basit bazı yiyeceklerin hazırlanmasına yardım etmek.

BEŞ YAŞ ÇOCUKLARININ ALABİLECEKLERİ SORUMLULUKLAR

  • Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlamak
  • Yatakları düzeltmek ve odasını temizlemek,
  • Basit bir kahvaltıyı hazırlamak,
  • Yedikten sonra kirli tabağını kendi başına kaldırmak,
  • Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçmek ve kendi başına giyinmek
  • Kirli giyeceklerini sepete atmak,
  • Telefona gerektiği şekilde cevap vermek, 
  • Ayakkabılarını bağlamayı öğrenmek,
  • Kendi kendine hazırlanmak (saçını tarama).

ALTI YAŞ ÇOCUKLARININ ALABİLECEKLERİ SORUMLULUKLAR

  • Havaya, özel olay ve günlere göre giyeceklerini seçmek,
  • Çiçekleri sulamak,
  • Basit yiyecekleri (tost, yumurta, sosis vb.) bir büyüğün desteği ile pişirmek,

YEDİ YAŞ ÇOCUKLARININ ALABİLECEKLERİ SORUMLULUKLAR

  • Balkon, kapının önünü süpürmek veya yıkamak,
  • Evdeki hayvanları beslemek, temizlik ve bakımlarını sağlamak,
  • Alışveriş malzemelerini arabadan eve taşımak, yerlerine yerleştirmek,
  • Sabahları çalar saatle kendi başına kalkmak,
  • Harçlıklarını bağımsızca idare etmek,
  • Kendi giysi alışverişinde anne babalara yardımcı olmak,
  • Derslerini yardımla yapmak.

SEKİZ VE DOKUZ YAŞ ÇOCUKLARININ ALABİLECEKLERİ SORUMLULUKLAR

  • Peçeteleri katlayıp masayı tam olarak hazırlamak,
  • Yardım almadan banyo yapabilmek,
  • Çekmece ve dolaplarını temiz ve düzenli tutmak,
  • Kimse söylemeden okul giysilerini değiştirmek,
  • Kimse söylemeden derslerini düzenli olarak yapmak,
  • Basit bazı tarifleri yemek tariflerini okuyup, yemek yapımında yardımcı olmak,
  • Kardeşleri varsa onlarla ilgilenmek (yemek yemesine, giyinmesine yardım etmek vb.),
  • Telefon mesajlarını alıp not etmek.

ON YAŞ ÇOCUKLARININ ALABİLECEKLERİ SORUMLULUKLAR

  • Kendi yatak çarşaflarını değiştirmek,
  • Çamaşır makinesini çalıştırmak,
  • Yardım almadan bulaşık makinesini yerleştirmek ve çalıştırmak,
  • Kendi başına listelenmiş malzemeleri bakkal, çarşıdan almak,
  • Kendi randevularını (dişçi, antrenman gibi) takip etmek,
  • Doğum günü ya da özel günleri planlamak,
  • Basit yaralanmalarla başa çıkmak,
  • Kimse söylemeden belirli görevleri yerine getirmek,
  • Para biriktirip uzun vadede almak istediklerini planlamak.

ON BİR VE ON İKİ YAŞ ÇOCUKLARININ ALABİLECEKLERİ SORUMLULUKLAR

  • Evde tek başına kalmak,
  • Bağımsız olarak kendi ödev programını yürütmek,
  • Kendi başına ulaşım araçlarına binmek,
  • Toplu yerlerde (kütüphane, tiyatro vb.) gerektiği gibi davranmak,
  • Kendisine uygun hobileri bulmak ve sürdürmek.

Tüm bunlara baktığın zaman çocuk yetiştirmek hiç de öyle atla deve bir şey gibi görünmüyor aslında… İki yaşında (yardımla da olsa) giyinip soyunabilen, yedi yaşında balkon yıkayabilen, on yaşında çarşaf değiştirebilen, on bir yaşında kendi başına ulaşım araçlarına binebilen bir küçük insanı kim istemez?

Ardından anne-babalara öneriler de geliyor bu bilgi notunda… Çocuğunuzun adına sorumluluk almayın. Ona fırsat verin, model oluşturun, destekleyin, koşulsuz sevgi ve onay verin vesaire…

Biz bunları yemin billah yapıyoruz. Onların adına sorumluluk almıyorum mesela, yataklarını toplamıyorum onlar için. Her Allah’ın günü ‘fırsat veriyorum’ odalarını toplamalarına… Günde 1937 kere ‘hadi’ diyerek destekliyorum, e hep seviyorum zaten, onay desen gırla, yok yok yok! Bir şeyi 355 kere söylemeden olmuyor.

Onların adına sorumluluk almayacağım diye geçenlerde arkadaşı gelecekken odasını toplamayayım dedim. Ama oda ne halde biliyor musun, anlatılmaz yaşanır. Yerlerde puzzle’lar, ortalıkta kıyafetler… Toplamasam, rezalet. Toplasam, toplayamam ki, ‘ne halin varsa gör!’ demişim, bir yemin ettim ki dönemem?

IMG_7456

İnsanların hazırlanıp evden çıkması ne kadar zor olabilir? Ve ne kadar vakit alabilir, kaç kere ‘Hadi’ demek gerekir? Onun maksimumunu bulun, onu sonsuzla çarpın, bizim evdeki durum hakkında bir fikriniz belki olabilir.

Evet, çocukların hakları var, sorumlulukları da olmalı, ve bence sorumluluk almak da bir hak. Almak istememelerini de elbette anlıyorum; sonuçta Cumartesi sabah oturup oyun oynamak varken kim evi toplamak ister, ya da resim çiziyorken bırakıp sofraya gelmeyi kim tercih eder falan bunları anlıyorum. Anlamadığım, bitmek tükenmek bilmeyen tekrar ettirme ve ısrar kapasitesi…

Aha işte yazıyor yukarıda ‘kendi kendine hazırlanmak’. E o zaman niye her sabah 49 kere ‘üzerinizi giyinin, sofraya gelin’ diyoruz ki biz? ‘Her şey mahvoldu!’ diyor mesela, sırf oyununu bozup sofraya çağırdık diye… E ama ben ne yapayım bir yerlere yetişmemiz gerekiyorsa? Benim suçum mu?

Çocuklarım ev işlerinde sorumluluk alıyorlar ve elbette kaytarmaya çalıştıkları oluyor ama herkes kendi tabağını kaldırıyor, kendi çamaşırlarını yerleştiriyor, vesaire… Lakin şu kendi kendine hazırlanma, bir şeyi 624 kere tekrar ettirmeden yapma gibi olayları biz oturtamadık bu evde… ‘Kardeşine karışma, kavga etmeyin, konuşmayı bırakın, yemeğine dön’ gibi cümleleri artık kaydedip fonda sürekli çalmayı düşünüyorum.

Yeminle her şeyi de yaptım; geleneksel yöntemlerden (gözlerini belertmek, dişlerini sıkarak konuşmak, cimcirmek) modern psikolojinin tavsiyelerine kadar (ben dili kullanmak, duygularını anlatmak, aynalama, yansıtma…); yok anam ısrar etmeden, tekrar etmeden OL-MU-YOR.

Allah’ım neydi günahım?! Ben nerde yanlış yaptım?! Yoksa çocukluğumda ne kadar ısrarcı olduğumdan yakınan annemin ‘Allah sana senin gibi bir çocuk versin!’ dileği mi tuttu? 

***

PAPAĞAN: Aynı şeyi on kere üst üste tekrar etmek zorunda bırakılan anne kişisi. (Anne Sözlüğü, Annelik Her Zaman Tozpembe Değil)

17 yorum

  1. Günaydın Elif,

    Yazılarını okumak gerçekten çok keyifli

    Sevgiler

    Ozlem

  2. Aynı ben bizim evdeki durum,hayir isin kotusu insanlarla konusurken de bazen ayni seyleri tekrar ederken buluyorum kendimi….

  3. Incir'le Erik'in Annesi

    Gülüp de gözlerini kapatnakta olan bebeyi sicratmayayim diye dudaklarimi isirmaktan helak oldum.

    Sirf “haydi” dmekten yoruldugum icin banyoya onun yerine girmek, sabahlari uzerini onun icin giyinmek falan istiyorum. O kadar beziyorum.

  4. Valla bizim evde 3 yaşında ki de yapıyor 10 yaşında ki de ama tabii ki aynı şeyi 6233 kere tekrarlayınca oluyor aksi şimdilik mümkün değil gibi görünüyor. Vereceğim köküne kadar alman olan bir anne eline bak nasıl 1 kere de her şeyi yapıyorlar :))) sorun çocuklar da değil bizde yani 😉

  5. Bazen sizin bizim evde yaşadığınızı düşünüyorum :)))

  6. Aman allahım ben şimdiden başladıysam hadi demeye korkmaya başladım sonum böylemi olacakk.. Artık tehtitlere başlamştım kulağını cekerimm gibi.. Kendine gel diyorum.. Güzel yazıydı! Bizim ozamn cook işimiz var desene ;S

  7. AYY ALEMSIN:) SABAH NESEM VE ENERJIM OLDUN BI ANDA..
    YA ONLARIN ANNEEE SEVGISI YETER SANA
    (ALLAH GUC KUVVET VE SABIR VERSIN SANA)
    SEVGILER TULIN

  8. Biliyorum çok zor ve ben de aynını yaşıyorum, sadece kendime de hatırlatmak için yazıyorum: ne kadar çok tekrar edersek o kadar çok “arsızlaşıyorlar”, işletme körlüğü gibi “anne sağırlığı” diye bir şey var bence. Yemeğe gelmiyorsa o akşam yemek yemeyecektir, odasını toplamıyorsa arkadaşına “kendisi” mahcup olacaktır, giysisini yerleştirmediyse aradığında bulamayacaktır. Ama biz -ya da aslında ben- bu sonuçları yaşanmasına izin vermediğimiz için, yemek saatini geçirdiğinde aç kalmasına dayanamayıp önüne tekrar yemek koyduğumuz, giysisini bulmasına yardım ettiğimiz veya kirli giysiyle gitmesini, dağınık odaya misafir gelmesini içimiz kabul etmediği için sorumluluklarını yerine getirsinler diye bık bıklayıp duruyoruz. Bir veya en fazla iki hatırlatmadan sonra çocuklar sorumluluklarını yerine getirmediklerinde sonuçlarının ne olacağını öğrenemiyorlar, öğrenmelerine izin vermiyoruz. Tabi bu sonuçlar, bizi rahatsız ettiği kadar rahatsız etmeyebilir onları, biz bunu da kabul edemiyoruz. Akşam yemeği yememekten, Arkadaşını dağınık odada misafir etmekten, kirli giysiyle okula gitmekten rahatsızlık duymayabilir bir çocuk. Ama biz istiyoruz ki yemek yesin, dağınıklıktan rahatsız olsun ve gerekeni -bize göre “gerekeni” – yapsın. Gerçekten kim için istiyoruz odasını toplamasını? Kendisi için mi bizim için mi? Tabi ki olmazsa olmaz sorumlulukları var tüm aile bireylerinin. Amma velakin, bunların neler olduğu, bu sorumluluklar yerine getirilmezse sonuçların ne olacağı her aile için farklı. Bize düşense seçim yapmak: biz gerçekten bu sonuçları yaşayarak öğrensinler mi istiyoruz yoksa bizi memnun edecek davranışları sergilemelerini mi- gerekirse milyon kez “odanı topla” deme pahasına? Uzattım ama dediğim gibi; daha çok kendine hatırlatma bunlar, pratiğe dökebilmek için daha çok fırın ekmek yemem gerekiyor. Sevgiler
    Deniz

    • Ne kadar doğru tespitlerde bulunmuşsunuz. Çok beğendim yazdıklarınızı. Bir de bu milyon kez “hadi” durumunun eş için olan versiyonu var ki çocuk içinkinden bin beter… Sevgiler.

  9. Bu onemsememek,dagınıksa dagınık kime ne durumları basta benım kocam gıbı kocalarda var,adama ev toplama,temizlik,duzen ,misafir gelirken derli toplu temiz olma,misafire özen gösterme konusunda ıstediğimi daha yaptıramazken cocuk ne yapsın…

  10. ” Yeminle her şeyi de yaptım; geleneksel yöntemlerden (gözlerini belertmek, dişlerini sıkarak konuşmak, cimcirmek) modern psikolojinin tavsiyelerine kadar (ben dili kullanmak, duygularını anlatmak, aynalama, yansıtma…); yok anam ısrar etmeden, tekrar etmeden OL-MU-YOR. ” Bayıldım bu kısma 🙂

  11. Yasasin!! Yalniz degilim!

  12. Çocuğumuzun totosunu toplamak, çocukların da herşeyi 64537 defa söyletmeden yapmaması bizim Türk genlerimizde var Elif, önüne geçemezsin. Benim yarı Alman 2,5’luk Türkiye’ye gidip şu senin 4 yaş grubundaki “sorumluluk”larını yerine getirmeye kalkınca, benim ailem şaşırdı ve koşa koşa telefonları alıp videoya falan çektiler! Oysa bunlar Almanya’da 2 yaş grubunun “görevi” olan şeyler. E ne oldu tabii 1 haftalık Türkiye toto toplama seansı sonrası dnüşte bizim kız uzay enstitüsü kreşten “ama bu çocuk çok bozulmuş, tembelleşmiş”i de yedi 😀 Kültürlerarası farkları aşamıyoruz işte..

  13. Gunaydin Elif,

    Ayni durumdayim. “Hadi” dedikce kucukken kardesimle babamin taklidini yaptigimiz gunler geliyor gozumun onune “hoydi hoydi hoydi” diye.. Kendimden utaniyorum.
    Bir de şimdi üçlüyoruz, neler olacak ne hale geleceğiz hic bilmiyorum 🙂

    sevgiler,
    gokce

  14. Aynı bizim ev! Her yöntem itinayla denendiği halde bu sabah babasıyla didişerek çıktılar evden yine.
    ‘Kardeşine sataşma’ da en çok yemek sırasında ve şu kapıdan dışarı çıkarken yaşanıyor.

    Çaresini bulan varsa bir yatdım edin bize de 🙂

  15. merhabalar…bu nottakıler gercekse normalde 10 yasında olan oglum henuz 2 yasında oluyor:(:( aynı seylerı bende yasıyorum…sabah okula hazırlanmak,canta kontrolu,helekı odevler anlatılmaz yasanır ……
    ben bıraktım pesını artık.sorumlulukta zorla verılmıyorkı ınsana