4 Yorum

Gülçin’in Gebelik Günlüğü, 17. Hafta

Yazar Hakkında

GÜLÇİN –  Ailesine, arkadaşlarına düşkün, uzun zamandır yurtdışında yaşıyor olmasına rağmen kalbi de aklı da hep Türkiye’de olan, özel bir şirkette çalışan ve çalışmayı seven, tatil yapmaya,  yeni ülkeler görmeye bayılan, elinden geldiğince yaşadığı her anın keyfini çıkarmaya çalışan sıradan bir 80’ler kuşağı insanı. An itibarıyla Londra’da yaşıyor ve çalışıyor. 2010 yılından beri yaşadıklarını, düşündüklerini, gezdiklerini, gördüklerini Gülçince blogunda yazıyor. Şimdi Ozan’la hikayeleri evliliklerinin 9. birlikteliklerinin 15. yılında bir bebekle şenleniyor. Hem de o bebek nasıl bir zamanlamayla geliyor!

Hepinize yorumlarınız ve desteğiniz için çok teşekkür ederim. Facebook’taki yorumlarınıza bizimkilere yakalanmamak için cevap veremedim, kusura bakmayın. Burası ailemin beni sosyal medyada takip etmediği tek yer. Yakalanmayayım dedim!

Çünkü bloguma mesela annemin de okuma ihtimali olduğundan _Ağladım_ yazamıyorum. Ama insan bazen yazmak istiyor. Cevap veremesem de tek tek büyük bir mutlulukla okudum yorumları ve her okuduğumla mutlu oldum. Desteğiniz için çok teşekkürler.

1460726270011

Bebeğimizi bekleme serüvenine gelirsek… Bu haftaya kan grubu krizi damgasını vurdu. Bildiğiniz kriz! Bir önceki kontrollerimde tam 6 tüp kan verince, eve dönüş yolunda hafif bir bayılma tehlikesi atlatmıştım. Deneyimsizlik işte. Hastaneye elimizi kolumuzu sallaya sallaya gitmişiz. Ben onca kanı verince, üstüne bir şey de yiyemeyince bünye dur ben sana bir dersini vereyim dedi. Dersimi aldım, teşekkür ederim. Artık hastaneye yanımda bir miktar yiyecekle gidiyorum. Badem, incir, kayısı, artık ne varsa. Ne mutlu ki insan öğrenebilen bir varlık.

Işte o tüp, tüp alınan kanlarımla (6 tüp insaf ama!) testler yapmışlar. Ebe sağolsun pazartesi görüşmemizde bana sonuçları açıkladı. “Demir falan hepsi iyi” dedi. Güzel. “Her şey yolunda” dedi. Harika. “Bir de kan gurubun A negatifmiş” dedi. Yok, bir yanlışlık olmalı. Benim kan gurubum 0 pozitif…

Kadıncağız kayıtlara bir daha baktı. Hayır A negatif. Bana “Emin misin, çünkü negatif değilse kan uyuşmazlığı iğnelerine gerek kalmayacak” dedi. “Eminim ama eski kayıtlara bir gidip bakayım” dedim. Gittim eve, ehliyetimi buldum. Doğru hatırlıyorum, ehliyetimde 0 + yazıyor. Durum tam anlamıyla aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık. Bir yandan hastanenin yaptığı tahlil doğru olsun istiyorum. Çünkü basit bir kan gurubunu belirleyemedilerse, yaptıkları diğer testlere nasıl güveneceğiz? Ama bir yandan da ehliyetimde yazan kan gurubu doğru olsun istiyorum çünkü kan uyuşmazlığından kurtulmuş olacağız. O sırada aklımdan annem ve babamın kan gurupları gecirdim. Annemi 0+, Babami da A+ diye hatırladım. Hayda, buyrun buradan yakın. Annem de babam da pozitifken ben negatif olabilir miyim? Fen derslerinde Mendel öyle demiyordu ama?

Herhalde, abim yıllarca bana “seni annem doğurmadı, dere kenarında bulduk, çingenelerden aldık, sen bizim aileden değilsin” diyerek ağlamama sebep olurken haklıymış! Al sana yeniden pörtleyen çocukluk travması. Abim, sağolsun bilinç altımı üstümü kaplamış aynı hikayeyi anlata anlata! Pis! Annemi aradım. “Anneciğim” dedim, “bak ben artık büyüdüm, bana doğruyu söyleyebilirsin, beni gerçekten dere kenarında mı buldunuz?” O kadar çok güldü ki soruma cevap bile veremedi. Neyse ki çocukluğuma dair bu sorgulamam babamın, “sakin ol babacım ben A negatifim” demesiyle son buldu!

Annemlerin çocuğuymuşum şükür! Ve abim çocukken bana işkence eden, beni ağlatan klasik bir abiymiş. Onun yüzünden yıllarca eskici mahalleye girdiği gibi mutfağa saklanırdım ben be. Neme lazım beni almaya gelmiştir falan! İşimi şansa mı bırakayım! Ben çocukluk travmamı yeniden atlatmamın sevincini yaşayadurayım, bu iki farklı kan grubu durumu hastanenin de bizim de içimize sinmedi. Test tekrarlandı. . Gitti mi bizim bir tüp kan daha! Gitsin. Ben hala annemlerin çocuğuyum!

Ertesi gün sonuçları aldık. Hastane 1 – Ehliyet kan gurubu: 0 Evet, kan gurubum A negatifmiş. Durum açıklığa kavuştu ve elimizde iki sonuç kaldı: 1. Ehliyerimde yazan akn grubum yanlışmış. Dolayısıyla kan grubumu yanlış biliyormuşum. Allah korumuş da bugüne kadar kaza falan geçirmemişim. Çünkü acil durumda bana soran olsa kan gurubum 0+ derdim, kesin. Hani ameliyat falan olsa tamam bakarlar muhakkak gruba ama ya acil bir şey olsaymış. Gerçi internetten baktım Kızılay başkanı, “Türkiye’de kan gurubu tayinlerinin %5i yanlış. Ehliyetlerde yanlış kan gurubu yazmasının sakıncalı olduğunu düşünmüyoruz, gerektiğinde zaten yeniden testi yapıyoruz” demiş. Vallahi demiş. Peki. Oldu. Söyleyecek başka sözüm yok. Allah korumuş, ehliyetime kurban gidebilirmişim yani. 2. ELimizde nur topu gibi bir kan uyuşmazlığımız oldu, çünkü Ozan’ın kan grubu pozitif!

Kan uyuşmazlığı, bugüne kadar duyduğum ama detaylarını bilmediğim bir şey. Ebe bana durumu şöyle anlattı: Kan uyuşmazlığı sadece anne negatif, baba pozitifse yaşanıyormuş. Birimiz pozitif, birimiz negatif olduğumuzdan karnımdaki bebeğin kan gurubu negatif ya da pozitif olabilirmiş. Eğer bebeğimizin kan gurubu da negatifse, benimle aynı olduğundan bir problem yok. Yok eğer bebeğimizin kan gurubu pozitifse, yine de şu an için endişelenilecek bir durum yok. Yalnızca bebeğin kanı bir şeklide benim kanıma karışırsa -ki bu doğumda küçük bir ihtimalle yaşanabilirmiş- o durumda benim negatif kanım içine karışan az miktardaki pozitif kan hücrelerini yoketmek için antikor oluştururmuş. Bu durumda ileride yine bebeğimiz olursa ve onun kanı da pozitif olursa, vücudum bebeği yabancı bir madde olarak algılayabilirmiş.

Bu yüzden hamileliğin 28. haftasında ve hemen doğumdan sonra bana AntiD iğneleri yapacaklarmış ki, kanım antikor üretmesin. Yani anladığım kadarıyla kan uyuşmazlığında ilk bebekler için risk yok. Bu iğneler olunduğu sürece genel olarak hiçbir risk yok. Çözümü bilinen standart bir durum. Tabi kan gurubunuzu yanlış bilmediğiniz sürece. Benim gibi + diye biliyorsanız ve kan testi tekrarlanmazsa risk olabilir. Bizden kan testi yapmak için izin istemişlerdi, çünkü kan gurubu bakılmamış olsa da diğer değerler için yeni yapılmış kan testlerim vardı benim. İyi ki izin vermişiz diyorum. Yoksa bu kadar basit bir şey başımıza iş açabilirdi. Gerçi illa bir noktada anlaşılırdı kan gurubum, mutlaka bakarlardı ama nihayetinde erken öğrenmek iyi oldu!

İşte 17. hafta da böyle bir macerayla geride kaldı. Kan gurubum negatif, iğne olmam gerekiyor, bebeğimiz risk altında değil -çok şükür- ve ben annemlerin çocuğuyum. Mutluyum! Bu arada ebeye bir sormalı, merak ettim anne pozitif baba negatifse neden kan uyuşmazlığı olmuyor acaba? Gerçekten neden acaba?

Gülçin

4 yorum

  1. Gülçincim.Baba negatif anne pozitif olduğunda uyuşmazlık olma ma senebi şudur.er aşyani RH faktörü annede varsa yani pozitifse babanın negatif olması yani Rh olmaması bebeği etkilemiyor.kan uyuşmazlığı denilen şey Rh fakktörüne tepki olarak oluyor.olmayan bir seye tepki olmaz.bizimde ben B Rh + eşim A-ve hiç sorun yok..ama ben negatif o pozitif olsaydı sorun olurdu sizdeki gibi.Çok sükür ki erken farketmişsiniz.ayrıca esimde 18 yaşına kadar A +saniyormuş kendini .bir hastaya ihtiyaç olunca anlaßilmış.nasıl bir ihmaldir bu ….

    • Ayse cok tesekkurler aciklama icin. Hakikaten merak etmistim bu aciklaman bana cok iyi oldu.
      Insan inanamiyor ihmalkarliga. Ki bizim ogrenmeler cok sukur iyi zamanlarda. Ya kana ihtiyaci olan biz olsak. Hani yanlis yapilir tamam da, Kizilay baskani da bu yanlis var ama risk yok demesi ayrica sinir bozucu. Esin de iyi ki ogrenebilmis. yeniden tesekkurler sevgiler 🙂

  2. Bebek anne vücudunda geliştiği için yani babayla bebegin kanınin karışması gibi bir durum olmadığı için sorun olmuyor. Ayrıca anne babanız pozitif olsa bile siz negatif olabilirsiniz. Çünkü pozitif olmak domunant yani baskin negatif olmak ise cekiniktir.

    • Ayse ben iyi ki turkce-matematikci olmusum, yoksa mendeli tam anlamamisim bir kez daha emin oldum 🙂 Cok tesekkur ederim. Sevgiler 🙂