10 Yorum

Anneler ve Babalar

Yazar Hakkında

BAŞAK USANOVİC – 31 yaşında. Eşi, iki çocuğu ve kedilerinden oluşan çekirdek ailesiyle Viyana’da yaşıyor. Kendisi ve çocuklarından başka ‘danışan’ı olmayan; tam zamanlı anne ve psikolog. Mizahsız, ironisiz, kendisiyle dalga geçmeden; hoşgörüsüz bir yaşam düşünemiyor.

Bu yazı anneleri keyiflendirip güldürmeyi, babalara ise tatlılıkla sataşmayı hedef alsa da, yiğidi öldürüp hakkını teslim etmemek olmaz: Babalar bizim canımız!

1- Evden çıkılacağı zaman annenin görevi: 

  • Çocukları giydirmek; ama zamanlamayı öyle bir denk getirmek ki, çok erken giydirip akşamdan hazırlanmış ütülenmiş giysilerde olası lekelenme-ıslanma kazalarına evden çıkar ayak mahal vermemiş olmak. Aynı zamanda geç de kalmamak, hazırlık etaplarını iki ayak bir pabuca girmeden ve bir şeyi atlamadan yetiştirmek.
  • Çanta hazırlamak; gidilecek mekana göre yedek kıyafetler hırkalar, yiyecek-içecekler, oyuncaklar, bezler ayarlamak.
  • Giyinmek
  • Çocuklar mızırdanır, paçasına yapışır, eteğini çekiştirirken; saç taramaya, makyaj yapmaya çalışmak
  • Tüm bu hazırlıklar bittikten sonra, kapı önünde çocuklara mont-atkı-bere-eldiven-bot giydirmek. Bir yandan bir çocuk giydirilirken, giyinmiş olan diğerinin terlememesini sağlamak. Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marifet!
  • “Puseti bagaja koydun mu? Oto koltukları takılı mı?” sorularıyla babadan teyit almak.
  • Kapıyı çekmeden önce son bir kez daha eve göz gezdirip, çantayı kontrol etmek.

Babanın görevi

  • Herkes tam takım hazır ve nazır kapıya dizilmişken, hala bilgisayar başında olmak.
  • “Off hala çıkamadık, geç kalacağız” diye söylenmek.

2- Baba ve çocukların, anne olmaksızın arz-ı endâm edecekleri programlarda; kıyafetleri, çantaları hazırlamak, montları giydirmek yine anne tarafından sağlanması beklenen organizasyonlardır. Saat kaçta nerede ne yiyecekler, dışarıdan alınacak hangi abur cuburlara izin var/hangilerine yok, rüzgar çıkarsa takılacak bereler çantanın hangi gözünde gibi onlarca detay babaya tembihlenir. “Tamam, tamam anladım” diyen baba; mutlaka gittiği yerden en az bir kere anneyi arar: “Bereleri bulamadım, koyduğuna emin misin?” “Haşlanmış mısır istiyorlar, alayım mı?” 

Bir saatlik park gezisinde; annenin çocukları hazırlamak için yarım saate, dönüşte yıkayıp paklamak, çantaları tekrar açmak için bir yarım saate daha ihtiyacı vardır. Babanın ise gayet mutlu ve gururlu, “oooh bir saat takıldık dışarıda, şahane kafa dinlemişsindir” ifadesi annenin gözünü seğirtebilir.

3- Bir çocuk birbirinden alakasız renk ve desenlerde, hatta kıyafetlerin mevsime uygunluğu tartışılır vaziyette giydirilmişse; bilin ki onu babası giydirmiştir. 

Tecrübeli anne, babanın çekmeceyi açtığında karşısına ilk çıkanlara el atacağını bilir, o yüzden mümkün mertebe çorabına kadar seçip koltuğun üzerine hepsi görünecek şekilde yayarak bir kombin oluşturur.

4- “Hayır, biz de anneleri kadar her şeye yetkiniz” diyen babaları mini bir teste davet ediyorum:

  • Çocuğunuzun kreşten / okuldan 5 arkadaşının ismini sayınız. (En sıkı babalar üçte kalır diye tahmin ediyorum. Anneler ise bütün sınıfı eksiksiz sayacaktır.)
  • Çocuğunuzun ağzında şu an kaç diş var? (6 aydan küçük bebeği ve 2 dişi olanlar hariç)
IMG_2996

Çocuklar babalarıyla oynarken (temsili)

5- Anneye karşı türlü şımarıklık, huysuzluk birlikte oyun oynayalım diye tutturma (halihazırda birlikte aktif olarak 5 saat oynamışken hem de!), iş yaptırmama davranışları içinde olan çocuk; babası ayağını uzatmış TV seyrederken yerde kendi kendine kuzu kuzu oynamaktadır. Babaya “oyun hamurundan mantı yapalım, kakaolu süt istiyorum, oyuncak arabamın 3 milimetre çapındaki tekeri kayboldu acilen onu bulmalıyız” gibi taleplerle gidilmez. Bütün gün anneye kök söktüren bebe, akşam babasının yanında adeta bir ponpon kuyruklu tavşandır. Zamanla anne, çocuğun kendisini çok yorduğu; çocuk bakımının çok zor olduğu konusundaki inanılırlığını kaybeder. (Allah’tan bu çocuk milleti, arada babaya da huysuzluk performansından birkaç küçük demo sergiliyor da, hepten yalancı çıkmıyoruz.)

6- Hastalık zamanlarında anneden daha fazla evhamlanır babalar. Anne, yavrusunu korumak için içgüdüsel midir bilmiyorum ama daha güçlü, daha soğukkanlı duruyor. Onlarca kez ateş ölçen, üstü açıldı mı diye kalkıp kontrol eden taraf baba oluyor, annelere fırsat vermeden üstelik.

7- Annelerin hasta olma lüksü yoktur. Gripten kırılırken bile; çocukların rutini, yemekler, ev işleri annenin ellerinden öper. Babalar hastalandığında ise, sınırsız yatma dinlenme ve ev halkı tarafından rahatsız edilmeme hakları sözsüz bir antlaşmayla saklı tutulmaktadır.

8- Yetişkin bir baba, ormanda üç çocuk gücünde oyuncak dağıtma ve evi talan etme özelliklerine sahiptir. Çamaşır sepetine çorap isabet ettirememe, diş fırçalayıp traş olurken lavaboyu batırma konularında ise çocuklarla paralel ince motor gelişim evresindedir.

9- Anne çalışmıyor ve ya doğum izninde ise; baba işten eve geldiği an çocuğun babanın eline tutuşturulması olgusu, etik felsefesinin mihenk taşı sayılabilecek sağlamlıkta bir paradokstur. 

Baba bütün gün çalışmış ve yorgundur. Anne bütün gün çocuk bakmış ve yorgundur. Bu durumda çocuğa bakma sırası kimde; dinlenme sırası kimdedir?

10- Gün içinde çocuk üzerine türlü fikir ayrılıklarına gidilse, tarafların çocuk yetiştirmede farklı beklentileri olup birbirlerini eleştirdikleri konular çokça olsa da, gün sonunda yapılan muhabbetler hep aynıdır: 

  • Çocukların ne tatlı, akıllı ve alem oldukları (gün içinden küçük örnekler, olaylar, çocukların sarfettiği komik cümleler)
  • Çocuklara ait telefondan çekilmiş fotoğraf alış verişi. Video şovlar.
  • “Ne de çabuk büyüdüler” ve “bakalım ileride bizi neler bekliyor” söylemleri
  • Kapanış
IMG_1867

Çocuklar anneleriyle oynarken (temsili değil)

11- Ayakla basmak suretiyle lego ezme, araba kıtlatma, müzikli oyuncak öttürme skorunda babalar açık ara öndedir. 

12- Çocuklardan ilgi, öpücük, sevgi gösterisi, olumlu geri bildirim kapma yarışında anne ve baba gizli ve tatlı bir rekabet içindedir. Çocukların anne düşkünlüğü babada ufak bir kıskançlık yarattığında, babalar bu duruma açık açık bozuk atmaktadırlar.

13- Çocukların köşeli huyları, karşı taraf ebeveynlerce hemen “al işte aynı anasının oğlu/ babasının kızı” diyerekten yaftalanıp, toplar birbirlerine atılır. Aynı durum örnek ve güzel huyları sahiplenmek söz konusu olduğunda da geçerlidir.  

14- Babaların kız evlatlarına ait Hello Kitty’li çantalar taşıması, Barbie bebek oynaması, minik sandalyelerde oturtulup oyuncak fincanlarda hayali çay kahve servisine maruz kalması herkes tarafından tatlılık abidesi olarak görülür. Fakat annelerin oğullarıyla araba yarışı yapması, futbol oynaması aynı primi toplayamaz. 

15- “Eskiden böyle şeyler mi vardı? Anamızdan terliği yedik mi susup otururduk” tarzı yöntemlerin şakayla karışık savunucusu babalardır. Sayfalarca pedagojik makaleler okuyan, çocukların yeme-uyku-tuvalet-davranış problemlerinde rasyonel çözüm arayışlarına giden, araştıran soruşturan tarafsa anneler oluyor. 

Anneler babaların rahatlığına, gelenekselliğine; babalar da annelerin ince eleyip sık dokumasına, internette okuduğu her bilgiyi gündem haline getirmesine kaş kaldırıp göz devirse de, aslında birbirlerini dengeliyor ve birlikte harika bir iş çıkarıyorlar. (İkisi birden aşırı evhamlı ve ya ikisi birden aşırı rahat ebeveynlerin işleri bu noktada daha zor)

16- Anneler bazen direkt eşlerinin yüzüne karşı, bazen eşle birlikte bulunulan sosyal ortamlarda diğer babaları övme, örnek gösterme, karşılaştırma davranışında bulunabilir. “Kuzenimin beyi harika bir babadır. Filancanın eşi bir çocuk bakar, bir şahane bez değiştirir, bir güzel bebek yıkar; görseniz şaşırırsınız” cümlelerini gayet rahat kurabilir. Ancak bir babanın kendi eşi dışında bir anneyi övmesi ve örnek göstermesi cesaret ister. Eceline susamayan babalar bu hareketten mümkün mertebe kaçınırlar. 

17- Babanın ağlayan bebek-çocuk karşısındaki “seni istiyor galiba, acıkmış olabilir, yok ben uyutamıyorum, olmuyor” şeklindeki anneye geri paslama öncesi direnci ortalama 3 dakikadır. Annenin babaya “Al biraz da sen dene” noktasına gelmesiyse en az 3 saattir.

18- Babalar yatar… Emzirme döneminden, ve gece uykularında bebeğin mık demesine yerinden hoplayan tarafın anne olmasından bahsetmiyorum. (Hoş, bebekle aynı odada uyunmasına rağmen gece hiçbirşey duymayan ‘maşallah bizimki bu gece iyi uyudu’ deyip annenin sabah şekerliğine, 2 şeker daha atan baba gafları her daim mevcut olsa da, şu an konu dışı)

Evde babaların genel pozisyonu “L koltuğun uzun tarafına yatış” şeklindedir. Dünya yıkılsa yerinden kalkmayan, yattığı yerden anneye “ufaklık galiba kaka yapıyor, hayatım odadan sesler geliyor bunlar gene birbirine girdi galiba, oğlan kitabını soruyor nerde bi bakıver” diye direktif yağdıran babalar en sonunda annenin içindeki yeşil dev Hulk’ı uyandırmayı başarır. Annenin “madem görüyorsun kaka yaptığını, git bi zahmet altını değiştir, çocuklara sen git bak, herşeyi benden beklemeyin, yeteeeeer” (tabii bu kadarla kalamayız, bir başladık mı bu tirad bayağı bir uzun olacaktır) esip gürlemesiyle yerini sessizliğe bırakır…

Ancak ne yaparsak yapalım o an evde anne varsa; babanın durumlara kendiliğinden müdahale etmeme, söylemeden icraata geçmeme, ve yine ancak rica edilen görevlerin “söylendiği kadarını” (fazlasını değil) yapma davranışı, bir tık daha geliştirilemez.

Bakmayın siz böyle “analar çeker yükü, kimsenin bilesi yok” diyerek söylenip sızlandığımıza. Babaların yardımı, çocuk bakımı ve ev işlerine katılımı, iş bölümü hatta zaman zaman annenin de önüne geçen özverisi; biz anneler tarafından her zaman aşk, sevgi ve minnetle karşılanıyor. Arada bir “ne yapsak yaranamıyoruz kardeşim” hissiyatı oluştursak da sizde, biz sizi böyle de çok seviyoruz, bilin…

Konuk Yazarlık

Başak’ın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz. Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

10 yorum

  1. Şu soruya verilen en popüler cevabı öğrenmek istiyorum?

    “Baba bütün gün çalışmış ve yorgundur. Anne bütün gün çocuk bakmış ve yorgundur. Bu durumda çocuğa bakma sırası kimde; dinlenme sırası kimdedir?”

    Ben ebeveynlikte bu sorudan ötesine gidemedim.

    Çok eğlendim okurken. Thanks.

  2. Anne yazıda geçen tüm hazırlıkları yapmış iki çocuğuyla kapının önüne dikilmiş olarak seslenir;

    anne:canııım hadi çıkalııım

    baba:ben daha traş olucaaam.

    • bizim evde her pazar yasanan sahne:) o cocukları kapı onunde hazır vaziyette bekletmeye calısmak da isin artısı

  3. Yaaa ne tatlısınız.. her maddesinde sanki kendim yazmışım gibi hissettirdiniz 🙂 sadece bizim evde yaşanılan şeyler sanıp, aslında aynı yoldan geçen birçok insanın yaşadığını bilmekte ayrı bir güzel 🙂

  4. Bence son paragraf zorlama olmuş 🙂

  5. Ay cok eglendim okurken elinize gozleminize saglik

  6. Yaziniza bayildim.Çok doğru tespitler.Emeğinize sağlık.

  7. Bütün maddeler aynen geçerli bir tek 6 hariç, çocukhastayken bile rahatını, düzenini hiiiç bozmayanbir baba var bizimevde .

    5. Maddeyi çokça yaşadıkçözümü görüntülü arama , gün içinde 10 -20 dakikada bir arayıp “gerçek” halini gösterdim :))

  8. Yaziyi esime okuttugumda, bak sevin iste herkes ayni durumdaymis yanitini verdi 🙂 cok guldum okurken, kaleminize saglik.