11 Yorum

Lütfen 4 Yaşındaki Oğluma Kız Arkadaşı Olup Olmadığını Sormayın!

NyTimes.com sitesinde yayınlanan bu yazı Ebrar Güldemler tarafından Türkçeleştirildi. 

***

Dedesi, oğluma kız arkadaşı olup olmadığını soran ilk kişi değil. Bu soru arkadaşlarımızı ziyaret ettiğimizde de karşımıza çıkıyor, market kasasında ödeme yaparken de. Ve hep aynı şekilde soruluyor; esprili, beklentili bir havayla ve zaten cevabı bildiklerini hissettirerek.

Oğlum hep boş bir bakışla karşılık veriyor. Bu boş bakış benim 20’li yaşlarımda özel hayatım ailenin merak konusu olduğundaki agresif bakışlarımdan değil. Aksine sahiden anlamadığını ifade eden bir boş bakış.

Soruyu anlamıyor, çünkü oğlum sadece 4 yaşında. 5 ay önce kreşe başladı. 3 hafta önce parmaklarını kullanarak yediden beşi çıkarmayı öğrendi. Dün gece beşinci defadır gece bezini takmamız gerekti.

Cevabı ben vererek oyunu bozuyorum: “Evet, kız arkadaşları ve erkek arkadaşları var. Aslında pek çok arkadaşı var.”

Sakince ve nazik bir gülümsemeyle cevaplıyorum. Soru hakkında ne hissettiğim hiç belli olmuyor. Bunun, yetişkinlerin çocuklarla kurmaya çalıştığı anlamsız sohbetlerden biri olduğunu biliyorum. Niyetlerinin zarar vermek olmadığını farkındayım.

Fakat bu soruyu her duyduğumda içimde bir şeyler konuşuyor. O heteroseksüel beklentiyi duyuyorum: Sen bir erkeksin, haliyle kızlardan hoşlanıyorsun. Cinsiyet ayrımını işitiyorum: Kızlar erkekler gibi değildir, yani onlara farklı davranmalısın. Cinsiyete göre davranması mesajını alıyorum: Kızlar arkadaşın değildir, onlar potansiyel arzu nesnesidir.

Ekran Resmi 2016-04-24 09.24.49

Bu zararsız soruda işlerin nasıl yürüdüğü konusunda bir neslin diğerine fikirlerini empoze ettiğini hissediyorum.

Fakat bunlar sadece iyi niyetli akrabalar ve nazik satış görevlileri arasında olup bitmiyor. Bu, bir cephenin diğeriyle savaşı. Bütün küresel eğlence dünyası da annemin okuldan arkadaşlarının tarafında bu savaşa katılmış durumda ve küçük kızların ve erkeklerin birbiriyle nasıl iletişim kurmaları gerektiğini onların açısından anlatıyor. Peanuts filminde bile-4 yaşa uygun olmadığı söylense de, o yaş grubuna hitap ediyordu- gönül işlerinden bahseden bir bölüm var. Charlie Brown hoşlandığı kız etrafındayken kızarıp bozarıyor, her karakterin böyle bir detayı var ve hatta Snoopy bile Fifi adındaki bir köpekle romantik bir macera yaşıyor.

Bunu neden yapıyoruz? Neden yetişkin davranışlarını genç izleyiciler için kopyalıyoruz? Gerçekten aynı ayak izlerini takip etmelerini mi istiyoruz, yoksa seçimleri onları yerine mi yapıyoruz?

Bu yaşta oğlum kızlara ve erkeklere aynı şekilde davranıyor. Sesinin ve gülüşünün tonunda bir değişme olmuyor. Onları kovalarken sadece oyunun eğlencesini hissediyor. Bin yıldır değişmeyen davranış kalıbını tekrarlamıyor. O sadece o anda arkadaşlarıyla kendisi olmanın tadını çıkarıyor.

Davranışları sonradan değişebilir. Belki ergenlik geldiğinde, o da Charlie Brown’un Sally’ye davrandığı şekilde tuhaflaşacak. Belki de bunlar benim zannettiğimden daha erken olacak. Belki birinci sınıfa, ya da anaokulunda.

Ama şimdi sadece 4 yaşında. Parmaklarıyla çıkarma yapmayı öğreniyor. Kadın erkek ilişkilerinin karmaşık ağına düşmesine gerek yok. Sadece parka gitmeye ve kuru bir gece geçirmeye ihtiyacı var.

Ve kız -ya da erkek- arkadaşa hazır olduğunda, size haber vereceğim. Ama bilginiz olsun; sorduğunuzda, yine o boş bakışlarla bakacak.

***

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.

11 yorum

  1. Süper bir yazı teşekkürler. Bu konu benim de en sinir olduğum konulardan biri. Özellikle bir oğlan annesi olarak. Bu cinsiyet ayrımcılığı kültürümüze öyle yerleşmiş ki her an karşımıza çıkıyor. 4 yaşındaki oğlum doğacak kardeşine okul arkadaşının adını vermek istemişti. Bunu paylastiklarimizdan çoğunun tepkisi “Şıııt hoslaniyor musun len kızdan?” şeklinde oluyor ve bu beni deli ediyordu. Evet bütün arkadaşlarını sevdiği gibi onu da seviyor ve hoşlanıyor diye yanıtlıyordum. Neden 5 dakika onceki cocugu hemen erkek yapiveriyorduk, noluyordu ve neden bunu bir kız çocuğuna kesinlikle yapmazken oğlanlara yapıyoruz? Ne oluyor da çocuk gibi goremiyoruz? Çok yazık gerçekten. Elimden geldiğince buna izin vermemeye çalışıyorum ve çalışacağım. Keşke yetişkin olarak bizler de çocukların masumiyetini sahip olabilsek.

  2. Oğlumun çapkın olacağı yönünde görüş belirten oldu. Kendisi henüz 2 yaşında. Ben de cevaben başka öngörülerde bulundum. Birinin üç vakte kadar bir uzayliyla nişan yapacağıni, otekinin elf bir kızı sevecegini, berikinin de bir akşam sincaplarla halay çekeceğini söyledim. Sonra bu sacmalik öngörülerimizi unutup dagildik.

  3. Benimde Amerika’ya geldiğimde dikkatimi çekmişti daha anaokulunda kız ve erkek çocuklarına sevgilik ve evlilik kavramlar oyun ve eğlence içerisinde sokuluyor, bunda cocukların ruhsal Gelişimi acısından bir zarar gormuyorlar neden acaba diye?sonra yazı da da değinildiği gibi homoseksüellik cok Yaygın olduğu için çocuklara küçüklükte. Kızın erkek , Erkeğin kız sevgilisi olur yönlendirilmesi yapılmaya çalışılıyormuş. Yazı da fazla alıngan bulduğum bir Kısım var sadece, erkek çocuğuna sevgilin var mı demek kızları cinsel obje olarak sunmak değildir. Sevmek beğenmek neden bu kadar kotu olsun

    • “homoseksüellik yaygın olduğu için”… vah ki ne vah. Homoseksüellik yaygın filan değil, sadece buradaki gibi kapalı kapılar ardında, illegal ve sağlıksız şekillerde yaşanmıyor, ayrıca homoseksüellik bir tercih değildir, homoseksüel doğulur, ve herkes homoseksüel olabilir, bu yüzden gelişmiş ülkelerde LGBT hakları geliştiriliyor, aynı cinsiyette olan aşıklara evlenme hakkı veriliyor, yoksa “gay gören çocuklar da gay olur” gibi saçma bir önerme mümkün değil, zaten cinsel yönelim özenmeyle olsaydı heteroseksüellikten başka yönelim olmazdı.

      • Homoseksüellik derin bir mevzu hormon yada Özenti tetikleyici olabiliyor , ikisini de yok sayamayız. Amerikan toplumu özellikle Güney eyalette yaşayanlar dindar, muhafazakar ve gördüğüm kadarıyla homofobik bir toplum, hakların yasalar bazında verilmesi başka bunu toplumun sindirmesi başka.

        • Eşcinselliğin özenti nedeniyle çıktığını düşündüğünüzü bir kez daha vurgulamış ama mantıklı davranalım, kim geçen seneye kadar evlenme hakkı bile olmayan, birçok toplumda hor görülen bir topluluğa özenir? Gürcistan’da 20lerindeki bir erkek küpe taktığı için dayak yedi, Türkiye’de el ele tutuştuğu için taciz edilen bir sürü eşcinsel çift var, Ahmet Yıldız sırf eşcinsel olduğu için babası tarafından öldürüldü yahu, bu kadar nefret suçunun üstüne söylediğinize nasıl inanabiliyorsunuz?

    • Bazi okullarda olan bir uygulama olabilir o. Birkac farkli anaokulu deneyimimiz oldu burada (NJ), anaokulu ve ilkokul ogretmeni arkadaslarim da var, hic boyle bir sey duymadim bizim ve onlarin okullariyla ilgili. Ilginc geldi.

  4. Ben de oğluma bu tarz sorularla yaklasilmaşina sinir oluyorum.Oğlum 5.5 yasinda ve gercekten ne dediklerini anlamiyor.Benim daha çok sinir olduğum sey ise bunu zorlaya zorlaya minicik oğullarina kabul ettirenler.Mesela iki eltimin de minicik oğullarının kız arkadaşı varmış güya.Konu açılınca kızarıyor çocuklar düşünün yani.

  5. Sevgili ebrar, yine can alici bir noktaya parmak basmissin. Kalemine, bakis acina saglik. Bu tip olumsuz kodlanmalar sadece yerel olmuyor evrensel kodlamalar da var. Ne yazik ki var! Bu cinsiyetci tutuma gecit vermemek sart. 5 aylik oglumu errrkeekkkkk diye sevenler var. Bu nidanin her tarafindan erillik akiyor. Aman benim oglum merdiven altlarinda kizlari sıkıstırıvercek diye torun sevenler var yahu! Pes vallahi. Bu aptal saptal algilari kirmak zor ama teslim olmamak da sart. Son cumle cok vurucu. Evet iste benim de durdugum nokta budur!

  6. 4 yaşında bir oğlum var ve bizim başımıza hiç bu tarz bir yaklaşım gelmedi. Gelseydi şu an için tepkimi kestiremiyorum ama eminim olumlu olmazdı. Benim asıl dikkatimi çeken bu yazıyı ilk okuduğumda çeviri olduğunu bilmeden okuyuşum ve daha sonra çeviri olduğunu öğrendiğimde Amerikan toplumu ve Türk toplumunun arasındaki erkek çocuğuna “kız arkadaşın var mı?” tavrındaki benzerlik.

  7. Kızım daha doğmadan önce ona dünür çıkanlar olmuştu. Parkta karşılaştığımız tanımadığım teyze erkek torununu 9 aylık kızıma yakıştırmıştı. Maalesef kız çocukları için de sürekli “seni oğluma, torunuma gelin alayım” mevzusu var. Kızıma karşı yapılan bu tip yakıştırmalardan hiç mi hiç hoşlanmıyorum. Bazen değer verdiğim insanlar bunu yapıyor. Nasıl tepki vereceğimi bilemiyorum. Genelde hiç cevap vermiyorum ama kırmadan kızıma karşı böyle konuşmamaları gerektiğini de söylemek istiyorum.