9 Yorum

Ezgi’nin Gebelik Günlüğü, 41. Hafta

Yazar Hakkında

EZGİ BERK– Severek aldığı tarih eğitimi sonrası kendini eski çağlara ait kitaplar arasında çalışırken buldu. Hâlâ tarih kitapları arasında çalışmakta, satır aralarında insanların duygu ve davranışlarını aramaktadır. Aynı zamanda eğitim hayatının hangi evresinde kaybettiğini hatırlamadığı zengin hayalgücünü tekrar keşfetmek için çocuklarla çalışıyor. Bazen de çocuklar olmadan, çocuklar için çalışıyor. Çocuk edebiyatı tutkunu. 27 yaşında ve ejderhalara inanıyor.

Ezgi’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

Merhaba, yine ben!

Ya biz Barış’la doğmayan çocuk yapmışız ya da bizim bebe doğuramayan kadın seçmiş kendine anne olarak! 41. hafta da geride kaldı. Buradan Düzce’deki “Bu bebek 40. haftayı beklemeyecek!” diyen doktoruma selam ederim, dönüşte bir yanına uğrayıp bu lafını kendisine hatırlatmayı düşünüyorum eğer lohusalık ve yeni hayat bana bunu unutturmamış olursa.

1462341880448

Bu haftanın ilk günü sabaha karşı hayal meyal hâlâ magnezyum içtiğimi hatırlayıp doktora mesaj attım, belki kasılmaları engelliyordur diye. Doktorum dabırakabileceğimi söyledi. Böylece tadı berbat magnezyum ilacına veda ettim, mutluyum ama kasılmıyorum…

Bu haftadan itibaren doktor randevuları sıklaşmıştı aslında ama ben gitmedim, çünkü muayenehane ile ev arası 1,5 saat. Bebeğin hareketleri iyi, iteklemeye devam ediyor bol bol. Hafta arasında yakınlarda bir hastaneye gidip NST çekildim, kâğıdı da whatsapp’tan gönderdim. Öyle de pis bir rahatlık içindeyim. Sıfır telaş bebeğin sağlığına dair. Sonucu çok iyi buldu doktor, artık 20 civarlarında kasılmam çıkıyor. Sıfırdan iyidir!

Bu hafta iyice ters dönmüş kaplumbağa gibiyim. Sırtım ve belim arasıra ağrıyor. Hakkımı yemiyeyim, hâlâ tek yastıkla horul horul uyuyabiliyorum geceleri. Ufak tefek ağrılar dışında bir şikâyetim yok. Sadece beklemekten çok sıkıldım ve yoruldum. Bir gece 10 dakikada bir düzenli olarak bel ağrım oldu, hepitopu üç kerecik. Öyle sevindim ki! Doğumun başlamadığını biliyordum ama yine de doğuma hazırlığın belirtisi olduğu için pek bir mutlu oldum.

Artık o kadar yerim yok ki gece yatakta dönerken “of, ay, ıhh” sesleri eşliğinde üç aşamalı olarak sağdan sola sonra tekrar sağa dönüyorum. Sırtım ağrıyınca sırtüstü yatıyorum, bu sefer de vajinam acıyor. Oralarda bir yerlerde sanki dokular birbirinden ayrılıyormuş gibi bir acı hissediyorum, tuvalete her gittiğimde nişan gelmiş mi diye bakıyorum ama yok, yok, 41. haftayı bitirip 42. hafta içinde ilerlediğim şu günlerde bile hâlâ yok! Tetiklemek için yapmadığım şey kalmadı, bebe gelmiyor.

Ben de dedim ki madem gelmiyorsun, gezerim bol bol. Bir akşam değişiklik yapıp mis gibi eski İzmir ve körfez manzaralı öğretmen evinde kaldık Barış’la. O akşam Fransız Kültür Merkezi’nin restoranı La Sigale’de akşam yemeği yedik, tesadüfen canlı müzik de vardı. Ertesi gün atladık vapura Bostanlı’daki Balkabağı Kitabevi’ne gittik. Çocuk kitaplarını, oyunları inceledik bol bol. Herkes her an doğuracakmışım gibi bakıyor. Ben de “bazen şimdi burada suyum gelse ne komik olur” diye düşünüyorum. Ama suyum da gelmiyor, doğurmuyorum da.

Canım burnumda geziyorum birkaç gündür. Özellikle akşamları sinir hali basıyor. Gün içinde duyduğum abuk subuk laflar geliyor aklıma. Yeterince iyi cevap veremediğim için içim içimi yiyor. Sonra ben Barış’ı yiyorum.

Her duşa girdiğimde Toprak’la konuşuyorum “gel artık” diye. Hatta doktor açıklık muayenesi yapmadığı için kendimi parmaklamak suretiyle bir şeyler anlamaya çalışıyorum. Öyle delirdim yani! Bir yanım ne yaparsam yapayım kendi istediği zaman geleceğini çok iyi biliyor, diğer yanım da vücudumun kendime ait olduğu dönemleri deli gibi özlüyor.
Son olarak doktor kontrolüne gittik yine 41+0’da. Her şey yolunda, plasenta iyi, kan akışı, bebeğin suyu iyi. Benim kilo konusunda endişeli olduğumu gören canım doktorum nasıl yaptı bilmiyorum ama ultrasonda bu hafta 3.800 gram gördü. Bundan daha az olmaz ama yanılma payı en çok 500 gram dedi. 4.300 grama da razıyım ben, yeter ki 4.500 olmasın! Her şey yolunda olduğu için Toprak Ç.’nin kendi doğumunu kendisinin başlatmasını bekleyeceğiz. Bu arada iki günde bir kontrole gideceğiz. Eğer 42+0 olduğu gün, yani 9 Mayıs’ta da gelmemiş olursa vajina ağzına yerleştirilen bir ilaçla doğum başlatılacak. O kadar daralmışım ki doktora “bu ilaçla doğumun başlamama ihtimali var mı?” diye sordum. Bugüne kadar başlamayan olmamış.” Bebek daha da aşağıya inmiş” dedi doktor ultrason sırasında, daha ne kadar inebilir bilmiyorum.

Umarım 9 Mayıs olmadan, dışarıdan müdahale gerekmeden, istediği zaman, kendi isteğiyle doğumu başlatır Toprak. Artık son bir hafta içinde olmak beni çok heyecanlandırıyor!

Sevgiler,

Ezgi

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

9 yorum

  1. “bu ilaçla doğumun başlamama ihtimali var mı?” kısmında işyerinde sesli güldüm 🙂 Sizi çooook uzun hareketli ve rengarenk günler bekliyor Toprak Ç. ile birlikte. İnanın bana birkaç günün lafı bile olmaz 😉 Harika bir doğum hikayesi gelecek sizden; heyecanla bekliyorum!

  2. Oleyyyy! Ezgi karnin inmişşş evet fotografi anneme gosterip ondan da onayi aldim gecen hafta inmemismis oyle dedi 🙂 zaten sonrasindaki nişanmiş duzenli kasilmaymis virtmis zirtmis pespese oluyor ne oluyorum diyemeden pirt diye doguruyorsun. Hadi bakalim kulagim sende guzel habeelerini bekliyorum. Sarilir operim seni.

  3. belki de “Anneler Günü”nü bekliyodur gelmek için..

    🙂

  4. Sevgili ezgi bu hafta heyecanla doğum haberini bekledim. Çünkü aramızda 2 hafta var.Sanki bende 41. Haftayı gorecekmisim gibi geliyor 😉 neredeyse tüm gelişim surecimiz aynı. Benim erdem de standartların üzerinde hem tombis hem uzun. Boğa bebeği rahatlığı var. Umarım en kısa zamanda toprak a kavuşur kucağına alırsın. Merakla haberini bekliyorum. Sevgiyle kal. Yazıların çok güzel anne gunlukleriyle habersiz bırakma devam et beraber buyutelim bebisleri 🙂

  5. merhaba! bundan beş sene önce 41+6’da tansiyonumun çıkmaya başlaması üzerine sezaryenle doğum yapmak zorunda kaldım. bizim ölçümlerde de bebek 3800-3900 gr çıkıyordu. ben de minyon olduğum için hep aşağıya yuvarlıyordum kafamda. geldiğinde 4715’lik bir tosuncuktu 🙂 o sabırsızlanma, bunalma halini iyi bilirim. kasılma olsun, doğurayım diye tek başıma yer silmişliğim bile oldu son hafta 😀 ama bizim kız çok memnunmuş belli ki halinden. size de sağlıklı doğumlar dilerim.

  6. MERHABA EZGİ..
    ÖNCELİKLE HAYIRLI SAĞLIKLI DOĞUMLAR DİLİYORUM.İNANIR MISIN 4 GÖZLE SENİN DOĞUM HABERİNİ BEKLİYORUM.GÖBEĞİN DÜŞMÜŞ HADİ HAYIRLISI İNŞALLAH MÜDAHALEYE GEREK KALMADAN PAŞANI SAĞ SAĞLİM KUCAĞINA ALIRSIN.BENDE DOKTOR 15 GÜN VAR DEDİ NASILSA DİYE SON GÜN TÜM EVİ TEK BAŞIMA TEMİZLEMİŞ AKŞAMINA ACİL DOĞUMA GİTMİŞTİM:)SENDEN GELECEK GÜZEL DOĞUM HİKAYESİNİ HAYIRLICA BEKLİYORUM İNŞALLAH.

  7. Sadece bedenine ve bebegine guven Ezgi. Bedenin ne zaman hazirsa dogum o zaman baslayacak. Toprak’in icinde oldugu zamanlari, onun tekmelerini ozleyeceksin sonra.
    Kulagini herkese kapat ve Toprak’inla birlikte ol.
    Bol sanslar dogumda.

  8. Sevgili Ezgi seni en bastan beri takip ediyorum. Goruslerimiz hayata bakisimiz hic benzemese de annelik bağı var sanki aramizda yakin hissediyorum seni kendime. Pozitif enerjin ve deli dolu kişiliğin harika bir gebelik günlüğü okuttu bize doğum hikayeni sabırsızlıkla bekliyorum.benim sana tavsiyem doğumu tetikleme isine cok girmemen çünkü koca göbekle yaptığın her yorucu is sana bel ve karin ağrısı olarak geri dönebiliyor.bebisler de zamani gelmeden catlasak da patlasak da gelmiyorlar.

  9. Sümeyra dilmaç

    Bizim kuzu tam 4120/gr doğdu..Kiloya takilmayin.Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin