4 Yorum

Duygu Dağarcığını Geliştiren Terapötik Oyunlar

Efendim malumunuz, çocuklarıyla hayali oyunlar oynayan, kuduran bir anne değilim. Eğlence anlayışı parka gitmek, birlikte film seyretmek, kitap okumak ve yapboz yapmanın pek ötesine geçemeyen, çok yaratıcı olmayan bir anne oldum çıktım başıma.

Öte yandan kutu oyunlarını severim, güzel de oynarım. Scrabble de, Pictionary de, hemen katılırım. Uno’da çok eğleniyoruz ailecek… Bana bunlarla gelin.

Uzm. Psikolog Ayben Ertem’in hazırladığı Ayben ile Terapötik Etkinlikler ile de gelebilirsiniz, çünkü bu oyunları çok sevdik biz ailecek. Ortak bir arkadaşımız sayesinde tanıştık Ayben Ertem ile, ve son birkaç haftadır çocuklar çokça vakit geçiriyorlar bu oyunlarla…

IMG_0024_2

Ayben Ertem, 15 senedir ailelerle ve çocuklarla çalışan bir terapist. Çocuklarla da ailelerle de çalışırken oyun en büyük ihtiyaç… Ben de Türkiye’de ihtiyacım olan oyunları bulmakta sıkıntı çektiğim için yıllardır yurtdışından oyun getirip danışanlarımla kullanıyordum. Ayrıca aileler evde oyun oynamak istediklerinde tavsiye edecek oyun bulmakta sıkıntı çekiyordum” diyerek 2015’in Mayıs ayında kendi oyunlarını üretmeye karar vermiş. Son bir yılda ortaya çıkan Ayben ile Terapötik Etkinlikler bu çalışmaların sonucu…

Oyunların elimize ilk geçtiği gün Az Lakırtı Bol İletişim‘i oynadık biz. Yemekte üstelik! Bizim sofra zamanlarımız pek sıkıntılıdır, genelde hadi çocuğum, yesene evladım, kardeşine sataşma yavrucuğum‘la geçer. Bunları bertaraf etmek için -bir de çocukların günlerinin nasıl geçtiğini öğrenmek için- son zamanlarda bir ‘Bugün seni en çok sevindiren/üzdüren/kızdıran/… şey’ oyunu oynuyoruz ama o da ‘Hadi’ler’le bölünüyor. Neyse işte, Az Lakırtı Bol İletişim, oyuncuların ”hem kendileriyle, hem de aileleriyle ilgili bilgi edinmesine ve paylaşmasına fırsat veren terapötik bir iletişim oyunu.” Normal şartlarda birbirinize sormayacağınız, sormanın aklınıza gelmeyeceği ama konuşulduğu zaman karşınızdaki kişi hakkında size fikir veren, ve ”laf lafı açan” sorulardan oluşuyor. Gerçekten keyifli oynaması.

IMG_0026_2

Çocuklar Çiz Bul Anlat‘ı sevdiler, Duygu Kartları da Derin’in favorilerinden oldu. Gerçekten konuşma başlatıcı bir oyun, bir o kadar da kelime ve duygu dağarcığına katkıda bulunuyor.  ‘Gücenmiş-İçerlemiş’ kelimesini duyuyor çocuklar ama bugüne kadar ‘O ne demek?’ diye sormamışlardı belki…

IMG_0025_2

Tüm bunların içinde benim favorim ‘Bu senin seçimin!’ oldu. Üç yaş ve üzeri için tasarlanan oyun tam bana göre ben çocuklara bazı davranışlarının doğal sonuçları olduğunu anlatmaya çalışmaktan dilimde tüy bitiyor bazen. ‘Ceza’dan ziyade ‘sonuç’tan yana bir ebeveynim ben ve ‘Madem öyle ben de sana ceza veririm’den çok, ‘Valla kusura bakma, durum bu; ben yapmadım, kurallar yaptı’ demeyi tercih ediyorum. Bu oyun da bunun altını çiziyor işte: Her davranışın bir sonucu vardır.

Ayben’le Terapötik Oyunlar’ın, karikatürist Emre Ulaş’ın resmettiği ve ismini Ayben’den alan Aybino adında bir kahramanı var. Bu Aybino’nun bir de Etkinlik Kutusu var. ”Etkinlik kutusu fikri ilk değil ama bizimkilerin farkı çocukların duygusal ve bilişsel gelişimini destekleyen, hem sağ hem sol beyni aktive edici etkinliklerin olması ve her etkinliğin çocuğa ne fayda sağladığını ebeveynin görecek olması” diyor oyunları için Ayben Ertem. 2-3 yaş ve 3-6 yaş için ayrı ayrı hazırladıkları etkinlik kutularından her ay bir de oyun çıkıyor.

IMG_0028_2

Bu oyunlar, çocukların beklemeyi, sabretmeyi öğrenmelerine, öfkenin de bir duygu olduğunu ancak doğru ifade etmeleri gerektiğini anlamalarına, endişelerini, kaygılarını nasıl ifade edeceklerini ve kendilerini nasıl rahatlatacaklarını keşfetmelerine yardımcı olacak şekilde tasarlanmış. Aynı zamanda bu sayede çocukların işitsel ve görsel dikkatlerini, hafıza süreçlerini güçlendireceklerini ve sözel becerilerini ve kelime haznelerinin genişleteceklerini söylüyor Ayben Ertem, ve ekliyor:

Bizde pek oturalım ailecek oyun oynayalım kültürü yoktur aslında. Özellikle teknolojinin bizi ele geçirdiği bir çağda akşamları herkes bir kenara çekiliyor; ya TV izliyor ya da bilgisayar-tablet başında aile bireyleri… Oyun oynamak fikrini de bir yandan yerleştirmeye çalışmak gerekiyor. Aileler önce tereddüt etse de alıp oynamaya başladıklarında ya da çocuklarında etkisini gördüklerinde aldıklarına memnun oluyorlar.

Gerçekten biz de memnun kaldık. Şu ‘kaliteli zaman’ olayını güzel geçirtiyor bu terapötik oyunlar…

Ayben’le Terapötik Etkinlikler ile ilgili web sitesinden daha fazla bilgi alabilir ve oyunları inceleyebilir, Facebook ve Instagram sayfasını takip edebilirsiniz.

4 yorum

  1. Oyun oynama konusunda ben çok yetersiz bir anneyim. Oyun oynamayı doğrusu pek sevmiyorum. Bazen zorluyorum kendimi ama bu da sanırım yansıyor çocuklara. Yazıdaki oyun fikirleri güzel. Deneyebiliriz aslında. Ben de kendimi bu yüzden kötü hissetmekten kurtulurum belki. 🙂

  2. Yazılarıni sıkılmadan sonuna kadar okudugum ender insanlardansiniz. Tavsiyeleriniz gercekten faydali oluyor. Tesekkurler

  3. valla kardeşim, sevgili blogcu anne,
    birlikte oyun oynasınlar diye yaptık birden fazla çocuğu, ben öyle oyun falan oynayamam:)) şaka bir yana, ben de ancak iki tur scrabble, bir tur eşleştirme, azıcık birikte yemek yapma falan oynayabiliyorum.Bir de yeminle elimde 40 top çevirirken pek mümkün olmuyor diğerleri. Anneme falan sorsan çok bile oynuyorum, çok bilen annelere göre pek kaliteli zaman geçirmiyor olabilirim. Şu sebep-sonuç kartlarını pek sevdim, alsam büyük olan küçüğe eşleştirme gibi oynatırken kendisi de öğrenir belki çok sevdiği lila tişörtünün neden yıkanamadığını:))

  4. Bence çok güzel ve çok eğlenceli. Almak istedim. Ancak fiyatlarını görünce çok pahalı geldi. Neden böyle satılıyor ki? Aksine daha ucuz olmalı, birçok anne baba çocuğuna alıp onunla birlikte güzel vakit geçirebilmeli.. Yoksa ipad’ler, bilgisayarlar, cep telefonları hep ilk sırayı alacaklar….