8 Yorum

Aşırı dozda annelik

10 seanslık fizik tedavinin altıncısını geride bıraktığım geçen hafta doktora da yeniden göründüm. İlk etapta kemik erimesinden D vitamini eksikliğine kadar türlü türlü senaryolarla çıkmıştık yola; yapılan tetkiklerle sorunun ‘sırt kaslarımın aşırı kullanımı’ olduğu anlaşıldı. ‘D vitamini eksikliği olsa sevinirdim’ dedi doktor, ‘onun çaresine bakmak kolaydı’. Şimdi biraz uğraşacağız sırtımı güçlendirmek için.

Benim teşhisim, eh artık üçüncü gebelik ve emzirme sürecinden sonra memelerin aşırı büyümesi sebebiyle sırtımın onları taşıyamamasıydı. O değilmiş olay. Daha doğrusu sadece o değilmiş. Emzirme pozisyonu, sürekli bebek taşımak, üzerine bilgisayarda oturmak, e puseti ittiğim pozisyon da cabası derken, ‘Prenses gibi gezseydiniz sorun olmazdı. Ama siz zaten güçsüz olan kaslarınızı fazla zorlamışsınız, mecburi olarak’ dedi doktor. Oysa bana ”prenses hayatı yaşayacaksın” dedilerdi?

Uyku kalitesizliği de sorunmuş. Hani şu çocuklarda ‘uyusun da büyüsün’ dedirten büyüme hormonları var ya geceleri salgılanan, işte o hormon yetişkinlerde de ‘onarım’ amaçlı salgılanırmış. Ama ben iki üç saatte bir uyanıyor olduğumdan o onarımdan da faydalanamıyormuşum. Negzel.

Ama sadece bunlar değilmiş sorun. ‘Tüm bunların üstüne artık eskisi kadar genç değilsiniz’ dedi doktor. Resmen yaşlı dedi bana yaa! Tutmayın orta yaş krizine giricem!

Geçenlerde bir yazımı buldum, ‘Derin 8 aylıkken yedi buçuk kiloya yaklaştı’ yazmışım. E Derya 4. ay kontrolünde 7 kiloyu geçmişti. Benim sırtım ağrımasın da kimin ağrısın?! Yaşlı falan değilim ben, tamam mı?! Hmph!

Screen Shot 2016-05-16 at 9.05.32 AM

Geçtiğimiz haftaki #teknoannelerlekodlama etkinliğinde, sırt kaslarımı ‘aşırı dozda’ kullanırken. Fotoğraf: İpek Süer, Teknolojik Anneler

Neyssssse işte, önümüzde bir süreç var şimdi. Bugüne kadarki fizik tedavi seansları masaj üzerineydi (ve nefisti!), bundan sonra biraz daha hareket temelli olacakmış. Ve sonrasında ben de sırtımı güçlendirmek için çalışacakmışım – pilates, yüzme, yoga, neyse işte… Özellikle pilatesi vurguladı doktor.

Bütün bunlar olurken geçenlerde aşırı yüklenmeden Doğan da belini incitmişti. Normalde kameraman Cevat Kelle gibi her şeyi taşıyan adam market dönüşü paketleri bile yüklenemez oldu. İkimizin de şaftı kaydı anlayacağın.

Yine de yemedik içmedik geçtiğimiz hafta taaa Kadıköy’e kadar gelen Mor ve Ötesi’nin konserine gittik. Ayaktaydık -mekan öyle çünkü- konser başladıktan bi yarım saat sonra benim belim artık nasıl tutuldu, ama yediremiyorum kendime… Sonra Doğan’la göz göze geldik, baktık ikimiz de acı çekiyoruz, geçtik arkaya masalara oturduk ekrandan seyrettik konseri, dünya varmış. Herkes yaşını bilsin! 

Bildik de… İşte ‘Mor ve Ötesi çok eski grup, Harun Tekin kaç yaşında ki?’ falan diye konuşuyorduk, ‘Bizden bi 10 yaş büyüktür’ dedi Doğan. Dedim ‘Ne diyosun Doğan, adam 50 yaşında mı?!’ ‘Oha biz 40 oluyoruz di mi?’ dedi bizimki. Ha şunu bileydin! (Harun Tekin 39’muş bu arada, jilet var mı bileklerimi kesicem)

Konserden eve geç döndük tabii, tam yatarken Derin uyanıp kusmasın mı? Haydiiii onu yıka, çarşaflarını değiştir (neyse ki annem bizdeydi) falan derken onu yatırdık, tam ben yatacağım bu sefer Derya uyandı. Onu da emzir yatır derken gözlerimi kapattığımda saat 4’e geliyordu. Derin’e tekrar baktığımda uyuyordu, ben de yattım uyudum. Sabah bir uyandım ki Derin’in yatağında kurumuş kusmuklar var. Zavallım sabaha karşı yine uyanmış, midesi bulanmış, bizi çağırmış çağırmış duymamışız, bu garibim de yatağının kenarına kusmuş sonra yatmış uyumuş. Hem çok üzüldüm, hem gülme krizine girdim. ‘Alem dönüşü sızıp kalan sorumsuz anne baba çocuğunun çığlıklarını duymadı! Çocuk kusmuklu çarşafta uyumak zorunda kaldı!’ Haydi hep birlikte change.org’da kampanya başlatalım!

Derya bebesi geceleri çok sık uyanıyor kardeşim. En fazla üç saatte bir kalkıyor sıpa. Yani tamam, ben hemen geri uyuyorum falan ama emzirdiğim süre boyunca (her seferinde en az yirmi dakika) uyanık oluyorum, uykular bölük pörçük. O zaman Teoman’dan gelsin: Paramparçaaaaa…

Yazlık moduna geçti bizim bebe… İki gündür kollar çıplak, ayaklar fora. Öpülesi, sıkıştırılası bir şey… Neyse ki bu bebeler insanın canına okuyorlar ama çok da şirinler (yoksa çekilecek dert değil vallahi). Kuzum o kadar tatlı oldu ki, artık insan tanıyor, etrafını gözlüyor, oyuncaklarını tutup ağzına götürüyor (en azından çabalıyor). Abilerini görünce çok heyecanlanıyor, onları seyretmek bile çok oyalıyor, mutlu ediyor onu. Sanırım ilk kez yaz tatilini heyecanla bekliyorum.

Kısacası, aşırı dozda annelikten sırtımız tutuldu, şasemiz kaydı ama pişman değilim hakim bey, yine olsa yine yaparım!

8 yorum

  1. “‘Alem dönüşü sızıp kalan sorumsuz anne baba çocuğunun çığlıklarını duymadı! Çocuk kusmuklu çarşafta uyumak zorunda kaldı!’ Haydi hep birlikte change.org’da kampanya başlatalım!” kahkaha attım resmen 🙂

  2. İlk bebeğimi sürekli taşımaktan ben de boyun fıtığı oldum. Senelerdir hayatımı ciddi etkileyen bir durum bu. Ama ben de pişman değilim hakim bey. Yine olsa yine yaparım 🙂

  3. Derya doğduktan sonra hemen her fotoğrafta resmen gençleştiğinizi görüyorum. Kendi kendime de söylemişliğim vardır. Eskiler, 40 yaş civarı doğumlarda anne 10 yaş gençleşir derlerdi de inanmazdım. Resmen canlı örneğisiniz. Haa bu arada darısı da başıma tabi:) 38 yaşındaym ve ikinci çocuğumu bekliyorum.

    Geçmiş olsun, umarım biran önce sonuç alırsınız.

  4. Elif’cigim,

    Pilates topunun uzerinde oturarak yazilarini yazmayi denedin mi? Masabasinda oturarak calisanlarda cok yaygin danimarka’da.

    • Pilates topunu kullanıyor ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Hatta yavaş ve ufacık yuvarlayarak sırtımı ve bacaklarımı aktif çalıştırıyorum da. İyi bir eğitmenden yoga ile bence iyileşme garanti. Uzak doğuda da 50 yaş hayat grafiğinin zirvesi görülürmüş.Yaşlılık mevzusu hayata ve bedenimize nasıl baktığımız ve davrandığımızla bağlantılı bence 🙂 Acil şifalar!

  5. John Sarno’nun healing back pain kitabini siddetle tavsiye ederim ☺️ Hamileliktemi siyatik agrimi da kronik- zorlamadan oluyor denilen yillarin bel agrisini da o kitap sayesinde gecirdim. Surda biraz bahsediyorum. http://www.ozgeekin.com/pregnancy-sciatica/
    Coook gecmis olsun. Umarim bir an once iyilesirsin.

  6. Nice sonra, annelerin çocuklarını niye “kurban olurum” diye sevdiklerini anladım. Bildiğin kurban olunuyormuş..

  7. o en alttaki fotoda ne hoşsunuz öyle ana oğul :)) maşallah
    pişman olmamakta haklısınız valla 🙂