4 Yorum

Gizem Ve Alp’in Hikayesi

5 Haziran 2015
İstanbul, Kadıköy

Hamileliğim boyunca hep normal doğumu istedim. Normal doğumdan korkan insanların aksine ben sezaryenden korkuyordum. Çünkü hayatımda hiç narkoz almamış, ameliyat olmamış, bir yerime dikiş dahi atılmamıştı.

Elbette ben de endişe duyuyordum ama normal doğumla ilgili merakıma da engel olamıyordum. Bu hissi yaşamak istiyordum. Maalesef sezaryeni kolay gören bir çevrem vardı. Her seferinde “kendini neden sıkıntıya sokacaksın ki? Sezaryen olsana” diyorlardı.Hatta, korkudan istekli sezaryen olan bir arkadaşım benimle dalga geçerek yapamayacağımı ve sezaryen isteyeceğimi her seferinde söylüyordu.

Artık 40. haftayı da geride bıraktığımızda mutlu ve sağlıklı geçen hamileliğimin sonuna gelmiş olduğumu hissediyordum. 40+1. günde sabaha karşı 04.00’te kasıklarımda bir ağrı ile uyandım. Uyku sersemliği ile ne olduğunu anlayamadım ve bir süre yatakta bekledim.

Birkaç dakika sonra aynı his yeniden geldi. Daha önceden telefonuma indirdiğim “contractions” programını açıp sancı geldiğinde ve gittiğinde kaydetmeye başladım. Zaman bu arada çok hızlı aktı. Salona geçtiğimde saatin 05.00 olduğunu anladım ve uygulamaya baktığımda sancılarımın 10 dakikada bir geldiğini gördüm.

Halbuki ben sancı aralarında duşa girmeyi, rahatlamayı ve hastaneye öyle gitmeyi hayal etmiştim hep! Bu kadar hızlı başlayacağını hiç tahmin etmemiştim. İlk sancıdan itibaren hep 10 dakika aralıklarla gelmişti. Saat 05.30 olduğunda eşimi uyandırdım ve sancılarımın başladığını söyledim. Hemen hazırlanmaya başladık. Tüm çantalar zaten arabadaydı, evden çıkmadan önce ayna önünde koca göbüşümle birlikte son iki kişilik fotoğrafımızı çektik. Dönüşte 3 kişi olacağımızın heyecanı ile!

IMG_9641

Hastaneye giderken yeni doğmuş güneş ve İstanbul’un trafiksiz yollarında (saat itibari ile) hastane de evimize yakın olduğu için kısa sürede vardık. Eşime beni kapıda indirmesini sonra arabayı uygun yere park edip gelmesini, kendimin yukarı çıkabileceğimi söyledim. Bu arada sancılar gelmeye devam ediyordu ve telefonumdaki program sayesinde 6-7 dakikaya düştüğünü görüyordum. Hastaneye girdim, üst kata çıktım ve hemşire hemen yüzümden doğumun başladığını anlayıp beni uygun bir odaya aldı. Saat 06.00 idi. Hemen arkamdan eşim geldi ve ailelere haber vermeye başladı. Hemşiremiz de doktorumu aradı ve saat 08.00’de doktorumun geleceğini söyledi. Hemen NTS cihazına bağlandım ve hemşire sancıların şiddetinin bendeki tepkisini görünce ağrı eşiğimin çok yüksek olduğunu söyledi. Sancılar bir geliyor bir gidiyordu ve ben sohbet arasında yattığım yerde gözümü kapatarak atlatabiliyordum. İlk olarak annem ve babam hastaneye geldiğinde saat 07.00’ydi ve nöbetçi doktorun kontrolü ile açıklığımın 4 cm olduğunu öğrendim.

Daha önceden okuduğum doğum hikayelerine göre dalgaların ayakta daha rahat atlatıldığını bilsem de yerimden kalkmak bana daha zor geliyordu. Cenin pozisyonunda dizlerimi yukarı çekerek de rahat atlatıyordum ama artık aralar çok sıklaşmış ve ağrı biraz daha artmıştı. Yine de kalkmak istemedim. NTS ekranı annem ve eşimin olduğu tarafa dönüktü, ben görmüyordum. Onlar şiddetin arttığını gördükçe dikkatimi dağıtmaya çalışıyorlardı, daha sonrasında bunu oyuna çevirmiştik geliyor geliyor diye! Moralim yerindeydi.. Bu arada eşimin ailesi de gelmişti, herkes bana moral veriyordu.

Saat 08.00 olduğunda doktorum geldi ve açıklığın 6 cm olduğunu söyledi. Suyum hala gelmediği için keseyi patlattı. Epidural isteyip istemediğimi sordu. “şu an iyi gidiyor” diyerek istemediğimi söyledim. Ama o gider gitmez ağrılar iyice artmaya başlamıştı. 10-15 dakika sonra “Epidural istiyorum!” desem de anesteziyi yapacak olan doktorun bu arada başka bir ameliyata girdiğini ve beklemem gerektiğini söylediler. Ben 10 dakikaya gelir diye düşünürken kendisi saat 09.00’da geldi ve artık sancılarda hafif hafif ağlamaya başlamıştım. Mizaç olarak sakin yapımdan ve fazla bağırmak bana göre olmadığından sadece “mmm” sesi çıkararak inliyordum. Bu arada hemşiremiz bana sorduğu ve o an cevaplaması çok zor gelen sorularla bir hastane formu doldurmakta idi. Gerçekten konuşmak çok zor geliyordu neden şimdi soruyordu bunları bana anlam veremedim!

09.00’da epidural için anestezi doktoru geldi ve iki sancı arası hiç kıpırdamadan durarak epidural iğnemi çok hızlı ve hafif şekilde yerleştirdi. İlaç verildikten 10 dakika sonra hemen etki etti ve sanki dünyaya yeniden gelmiş gibi oldum! Sanki gözlerimde bir perde vardı da bir anda açıldı, cıvıldamaya başladım! Epiduralin hemen arkasından doktorum yeniden kontrol için geldi ve açıklığın 10 cm olduğunu söyledi! Gerçekten her şey çok hızlı gelişti, ben bile inanamıyordum. Hemen arkasından içimde bir kuvvet hissettim aşağı doğru baskı yapıyordu. Bebeğim doğum yoluna girmişti! Artık beni doğumhaneye götürmek için hazırlıklar başladı.

Saat 09.30’da doğumhanedeydim. Her şeyin bu kadar hızlı gelişeceğini hiçbirimiz tahmin edememiştik. Eşim bu arada bir sigara içmek için dışarı çıkmış, geri geldiğinde beni bulamayınca paniklemiş, hemen doğumhaneye gelmiş ama doğum başladığı için içeri alamamışlar.. Doğumhanede yanımda aile dostumuz çok sevdiğim bir ablam vardı. Annem heyecanlı olduğu için beni sakinleştirme görevi ona düşmüştü.

Doğum sırasında epiduralden dolayı pek bir şey hissetmiyordum. Bu yüzden ıkınmam gereken zamanı hemşirelerim bana söyledi. İlkinde başarılı olamasam da onların talimatına uyup söyledikleri şekilde ıkındım ve 09.44 de oğlum Alp doğdu. İlk kontrolleri hızlı bir şekilde yapıldıktan sonra hemen kucağıma verdiler. Bu arada plasenta çıkmış, doktorum bir iki küçük dikiş atıyordu. Oğlum doğumhaneden benden önce çıktı, ailem büyük bir heyecanla onu karşıladı.

IMG_0919

Daha sonra ben kapıdan çıktığımda eşimin, annemin ve babamın beni beklediğini gördüm. Hep birlikte odaya çıktık. Ben sedyede tabii! Her şey rüya gibiydi.. Hayal ettiğimden de güzel ve hızlı oldu. Ertesi gece hastaneden sonra evimizdeydik.

Ekran Resmi 2016-05-26 07.49.17

Alp, önümüzdeki günlerde 1 yaşına girecek. Zaman nasıl geçti, ne zaman 1 yaşına geldi benim küçük mucizem! Her anını hafızama kazıdığım mis kokulu oğlum, iyi ki geldin hayatımıza, iyi ki bizi seçtin! Seni çok seviyoruz..

Elif, sana çok teşekkürler, hamilelik süresince ve sonrasında keyifle okuduğum hikayeleri bizimle buluşturduğun için. Tüm hamilelere böyle kolay ve rahat bir doğum dilerim…

Sevgiyle kalın,

Gizem

***

Pozitif doğum hikayeleri, kadının bedenine ve tercihlerine saygı duyan, doğumun doğallığını ve mahremiyetini dikkate alan, tıbbi müdahelelerin minimum kullanıldığı ya da gerekmedikçe kullanılmadığı doğumların paylaşıldığı hikayelerdir. Pozitif Doğum Hikayeleri hakkında buradan daha fazla bilgi alabilir, diğer hikayeleri buradan okuyabilir, paylaşmak istediğiniz bir hikayeniz varsa buradan bilgi alabilirsiniz.

 

4 yorum

  1. Tebrik ederim. Çok güzel bir doğum hikayesi. Normal doğumun en sağlıklısı ve güzeli olduğunu bizzat yaşamışsınız. Keyifle büyütün oğlunuzu. 🙂

  2. Çok da tatlı Güzel günlerde büyüsün..