2 Yorum

Gökçe M’nin Üçüncü Gebelik Günlüğü, 31. Hafta

Yazar Hakkında

GÖKÇE – Çilek kedisiyle ve kız kardeşiyle başına buyruk bir hayat sürerken iş yerinde Özgür’le tanışıp flörtün birinci yılında evlenen, ikinci yılında hamile kalan, üçüncü yılından sonra aileyi büyüttükçe mutluluğunu katlayarak çoğaltan 36 senelik profesyonel mutluluk arayışçısı. 9 yıllık evlilikleri boyunca işe yakın oturabilmek pahasına 6 ev değiştirdiler, şu anda iki kızları ve kedileriyle Şişli’de yaşıyorlar. İkisi de tekstil mühendisi, ikisi de sektörün sürekli şikayetlenen gönüllü kölelerinden. Bir gün bu esaretten kurtulduklarında ne yapacaklarını şaşırmamak için planlar yapıyorlar. Ablaları gibi sürprizle gelen üçüncü meleklerini arabanın neresine oturtacaklarını bilemiyorlar ama buna rağmen çok heyecanlı ve mutlular.

Merhabalar,

2 hafta önceydi doktor kontrolüm vardı, kardeşim vardı, miniminnak yeğenim vardı, işler yoğundu, tatil vardı vs derken 2-3 hafta geçmiş gitmiş.

Doktor randevumdan özet geçeyim: Öncelikle doktoruma çevreden aldığım tepkilerin karnımın çok büyük olduğu, bebeğin aşağıda durduğu yönünde olduğunu belirttim. “Aslında ben de tekmeleri hep aşağıdan hissediyorum hatta son günlerde yürürken ellerimi göbeğimin altında kavuşturup çocuğu taşıyorum, ağrım oluyor” dedim. Muayene etti, “bebek aşağıda değil, baş aşağı pozisyonda ve olması gerektiği gibi yukarıda duruyor” dedi. “İdrar yolları enfeksiyonu olabilir, bir idrar tahlili alalım” dedi. Gerçekten de doktorumun tahmin ettiği gibi idrarda lokosit çok yüksek çıktı. Bu haftaların hamileliklerinde sık görülen bir problemmiş bu, idrar kesesi sıkıştığı ve tuvalete sık çıkamadığın için idrar yolları enfeksiyonu oluyormuş. Bir antibiyotik verdi, bol su içmemi söyledi. Antibiyotik konusuna önce direndim ama “mecbursun, bebeğin sağlığını da etkiler” deyince vazgeçip kullandım. Ağrım sızım kalmadı gerçekten.

Önceki hamileliklerimi hatırlamıyor muyum, yoksa öncekilerde böyle dertlerim olmamış mıydı bilemiyorum. Ama enfeksiyon falan zorluyor bir yandan. Daha kötü olmadığıma şükredip devam ediyorum hayatıma. Bundan önce gittiğim yaşlı doktorum “insanlar önceki hamileliklerinde çektiklerini hatırlasalar kimsenin kardeşi olmaz bu devirde” demişti. Ne demek istediğini daha iyi anlıyorum son düzlüğe yaklaştıkça.

1464790925730
Bu arada bebeğimizin sağlığı yerinde, muayenesi yine önde çıktı, 2-3 hafta gibi öne geçmiş bu sefer, ama şeker tahlillerim temiz olduğu için risk olmadığını söyledi doktorumuz. “Bebek uzundur” dedi, gerçekten de Zeynep de Aylin de hep önde giderdi, kemik yapısı yüzünden ilk doktorum “4500 gr doğuracaksın daha fazla beklemeyelim suni sancı verip doğumu başlatalım” demişti 41+3 haftada. Çok da kilolu doğumlar yapmadım. Zeynep 41+3’te 3450 gr dogdu, Aylin 38’de 3500 gr. Bu da onlardan çok daha fazla gelmeyecektir bence.

Bayram sonrası gibi doğum tarihi konuştuk bir aksilik olmazsa. Bu arada gidip “çalışabilir” raporu alacağım. 32. haftada alınan bu rapor için artık mevzuat değişikliği olmuş, eskiden 32. haftada “çalışabilir” raporu alıp bir de 37. haftada “iş göremez” raporu almamız gerekiyordu. Artık 32. haftada ilk raporu alınca 37. haftada devlet seni otomatikman iş göremez hale geçiriyormuş. Doktorun yalancısıyım şu anda, yaşayıp göreceğim o haftalar geldikçe.

Kardeşim gelmeden önce annemle Belçika’dan 1 bavul yaklaşık 20 kilo gibi bebek kıyafeti yollamıştı ama bavulu açmaya bile vaktim olmamıştı, hazır o da gelmişken bavulu açıp kıyafetleri ayırdık. 0-3 ay, 3-6 ay, çok az da 6 ay sonrası var. 9 ay sonrasını bir posta daha getireceğini söylemişti kardeşim. Bazı montlar ve elbiseler taa Zeynep’in bebekliğinden kalma. Zeynep’ten Aylin giymiş, sonra yeğenim Robin, sonra Robin’in kuzeni Clara, bize oradan dönüp geldiler bazıları. Yani bu kızım 5. el kıyafet giyecek. Çok hoşuma gidiyor kıyafette, oyuncakta geri dönüşüm yapabiliyor olmak. Elbiselere bakınca Zeynep’in bebekliğini hatırlıyorum, bazılarında Robin’in deniz kenarında duruşu var, bazıları Aylin’in ilk adımları, “ayakkabı geeey” diye bağırması…

Geçtiğimiz 2 hafta her haftasonu piknikler, kamplar vs yaptık, ilk hafta antibiyotik enfeksiyonu daha tam temizleyemediği için sanırım çok zorlandım, ama son haftasonu çok hareketli ve faal bir gebeydim. Bunda kilo alımımın durmuş olmasının da etkisi var bence. İlk aylarda fütursuzca aldığım kilolar bir anda yavaşlama eğrisine geçti. Çok mutluyum çünkü son aylardan çok korkuyordum.
Zeynep’ten kalan ve 3. bebeğini büyütecek olan park yatağımızı tamir ettirdik. Genelde 1.5 yaşına kadar park yatakla idare edip sonra bir çocuk karyolasına geçiyoruz. Oradan da Aylin’le Zeynep ranzaya geçmişti, bu küçük bıdık neye geçer artık onu daha planlayamadım, en az 3 sene var o güne.

Arada yolda yürürken vitrinlere bakınca veya evden çıkarken, asansörde, tuvalette kendimle karşılaşıyorum. 2 ay içinde üçüncü bebeğini doğuracak bir anneyim diyorum kendime. Bazen çok garip geliyor bu his. Mesela önceki gün gece uykuya geçmeden Zeynep’i bir tarafıma Aylin’i diğer tarafıma almıştım uyku sohbeti yapıyorduk. Zeynep sordu; “anne kardeşimizi nereye koyacaksın uykudan önce sohbetinde” diye. “Göbeğime koyarım herhalde” dedim, “süt emecek ya.” “Peki büyüyünce?” dedi. “Büyüyünce de bir zahmet benimle uyumazsınız herhalde” dedim. “Ama ben uyumadan önce seninle sohbet etmeyi seviyorum” dedi bebeğim. Ben de annecim, ben de çok seviyorum sizinle sohbet etmeyi… Bu yüzden daha biri bizim yatağımızdan çıkmadan yeni bebeği yapıyoruz belki de!

Mutlu haftalar,

Gökçe

2 yorum

  1. Sağlıkla kucağınıza almanız dileğiyle