22 Yorum

Çocuk Terörü

Yazar Hakkında

ASLINUR YALINKILIÇ – Bilim insanı yumurtası, doğa aşığı, mutfak delisi. Doktorasını bitirip küçük bir pastane açmayı hayal ediyor. Henüz olmayan kedi ve köpekleri için tuttuğu uzun bir isim listesi var.

Dikkat: Bu yazı çocuksuz bir kadının bunalım anında yazılmıştır. İçerikteki dokundurmalar ve sivri dil bazı anneleri rahatsız edebilir.

Evet, doğru okudunuz. Son zamanlarda yaşadığım durumu daha güzel özetleyen bir başlık olamazdı. Bu aralar sanki etrafımdaki birçok insan çaktırmadan anlaşmış, beni çocuksuz olmaktan nasıl vazgeçiririz diye uğraşıyorlar. Başaramayınca da beni kötü hissettirmek için ellerinden geleni ardına koymuyorlar. Öğle yemeğini birlikte yediğim iş arkadaşım ne yapıp edip konuyu bebeklere getiriyor, bir arkadaş toplantısında sohbet kontrolüm dışında benim rahmim üzerinden dönüyor, veya anneyle yapılan telefon konuşması ısrarcı hatta tehditvari bebek dilekleriyle sonlanıyor.

Kendimi yalnız, üzgün, öfkeli ve savunmasız hissediyorum. Benim gibi düşünen, en azından bana çocuk istemediğim için uzaylı muamelesi yapmayacak insanlarla konuşmak istiyorum bazen. İnternette birçok “çocuksuz” grup mevcut, insanlar çocuksuz yaşadıkları hayat deneyimlerini paylaşıp birbirlerine yol gösteriyorlar. Hatta çocuk sahibi olduklarına pişman olanların bile grupları var ve anonim olarak pişmanlıklarını anlatıp dertleşiyorlar birbirleriyle. Her ne kadar internette destek görmek güzel olsa da, günlük hayatta yaşadığım çocuk terörüne karşı çaresizim çoğu zaman.

Çok düşündüm, hala da düşünüyorum. Neden bazı insanlar kendi düşünce ve inançlarını büyük bir tutkuyla başkalarına aşılamaya çalışır? Hele de çocuk sahibi olmak gibi son derece kişisel ve büyük bir karar söz konusuysa. Bilemiyorum. Ama bu demek değil ki baskılara boyun eğeceğim.

Çocuklarla alakalı sürekli duyduğum argümanların bir dökümünü çıkardım. “Çocuk ne zaman?” sorusuna “düşünmüyorum” cevabını verdikten sonra başlıyor zaten her şey, ortam ciddileşiyor ve karşımdakinin yüzü geriliyor. İlginçtir ki hep aynı argümanlar, hatta neredeyse aynı cümleler birbirini tanımayan insanların ağzından çıkıyor çoğu zaman. Zaten böyle durumlarda “bunlar kesin aralarında anlaşmış” diyorum. Oturup mantıklı bir şekilde düşüncelerimi anlatmak neredeyse hiç başarılı olmadı şimdiye kadar. Karşımdaki bu konuyu tartışmayı bırakmadığı gibi, acımasızca üstüme geldi çoğu zaman. Demek ki oturup tane tane anlatmak yerine bir savuşturma stratejisi takip etmeliyim. Aşağıdaki döküm sürekli maruz kaldığım argümanlar ve onlara potansiyel cevaplarımı içeriyor. Bonus olarak “aslında aklımdan geçen” bölümü de ekledim. Hani ileride çocuksuz birilerine listeden bir şey soracak olursanız yardımcı olur.

cocukteroru

 

 

Karşımdaki (K): Ne yani, hiç mi çocuk istemiyorsun?

Ben (B): Yarım ya da çeyrek çocuk olur aslında, yapıyolar mı öylesini?

Aklımdan geçen (A): Hiç dedik ya be adam, niye uzatıyorsun konuyu? Hiç, sıfır, nada. Mesajı al ve konuyu değiştir artık.

K: Bencillik ediyorsun bence.

B: İşte ben böyle bencil cadının tekiyim, yaşasın ben hahahah!

A: Zaten nüfus patlaması yaşayan, yetim dolu dünyaya fazladan bir çocuk getirmek hiç bencillik değil hiç. Kullan evladım petrolleri, bir sürü çöp at yere, suları da tüket, oh oh.

K: Pişman olacaksın benden söylemesi.

B: Sence şu pastayı yemediğime de pişman olur muyum?

A: Bak bak, çözmüş beni hanımefendi. Kedisi medyum galiba. Yıllar sonraki halimi kristal küresinde görüp pişman olacağıma hükmetti.

K: Çocuksuz hayat anlamsızdır, boştur.

B: Ben de niye kendimi bu kadar soyut hissediyorum diyordum.

A: Hayatında çocuğundan önce nasıl bir boşluk vardı bilemiyorum, ama benimki gayet anlamlı ve dolu. Teşekkür ederim.

K: Kendi çocuğun olunca çok seveceksin.

B: Sevmezsem iade edebiliyor muyum?

A: İnternet çocuklarını sevmeyen, onlara sahip oldukları için pişman ve çaresiz anne babaların hikayeleriyle dolu. Hem cami avlusuna, çöp kutusuna veya yuvaya bırakılan bebekler gökten inmedi ya. Demek ki kendi çocuğun olunca otomatik aşık olmayabiliyorsun.

K: Yaşlanınca sana kimse bakmayacak, yalnız öleceksin.

B: Çocukları bize bakıcılık yapsın diye mi yapıyorduk? Haberim yoktu!

A: Herhalde huzurevinde yaşayan insanların hiçbirinin çocuğu yok. Kendilerini orada bulduklarına göre. İleride bana baksın diye çocuk yapmak yerine sağlam bir emeklilik sistemine yatırım yapmayı tercih ederim. Eminim çocuk sahibi olmaktan daha ucuza malolur.

K: Aslında sen harika bir anne olursun.

B: Bu mantığa göre uzun boylu herkes basketbol oynasın.

A: İltifat için teşekkür ederim. Ama ben iyi bir anne olamam. Çünkü anne olmayı istemiyorum. Anne olmayan bir insanın çocuğu olarak dünyaya geldiğini hayal etsene.

Son olarak favorim…

K: Ya annenler de senin gibi düşünseydi?

B: Portakal vitamini olarak hayatıma devam ederdim herhalde.

A: Doğmadan önceki ben yoktum, bilincim de yoktu dolayısıyla. Bilincim yoksa dünyaya gelmemiş olmayı umursayamam sanıyorum. Yine de beni dünyaya getirdikleri için anne ve babama minnettar olmam gerekiyormuş gibi hissettirdiğin için teşekkür ederim.

İşte böyle baylar bayanlar. Böyle sorular karşısında çocuksuz insanların akıllarından geçenlere az çok şahit oldunuz. Yine de bir milyonuncu kere aynı soruları sormak isterseniz tabii ki bu konuda özgürsünüz. Ama haberiniz olsun, cevaplarımız gittikçe daha çok iğneleyici olacaktır. Hele sen meraklı teyze, bir daha çocuk ne zaman diye sorarsan, “kocamla ne zaman korunmadan sevişirsek o zaman” cevabını alacaksın.

Şaka bir yana, biz çocuksuz insanları lütfen uzaylı gibi görmeyin. Çocuklardan nefret ettiğimizi, sevgisiz ve soğuk insanlar olduğumuzu düşünmeyin. Bizi çocuklarınızın doğum günlerine çağırın, çocuklarınızı parka götürmemizi isteyin, seve seve orada oluruz. Biz sadece eve dönerken yanımızda bir çocuk olsun istemiyoruz, hepsi bu.

Aslınur

 

 

22 yorum

  1. Benden de bir katkı gelsin, ” En iyi çocuk arkadaşının çocuğudur.” da diyebilirsiniz :). Bu toplum böyle maalesef. Fikrini, tepkisini belirtmesi gereken durumlarda umru olmaz, kendisini zerre ilgilendirmeyen konuda ahkam kesip durur. Kolay gelsin size!

  2. Valla var iki çocuğum, 40 yaşındayım, doğurmaya 30 yaşımda başladım. Çocuk sevmek diye bir şey var ya, yanlış o, stajyer insan onlar, severim ben diye doğurana diyecek lafım yok. Mutluyuz gayet, çocuktan önce de mutluydum, bi yeşillendirdiler ortamı. Size gelince iyi. İyi işte, çocuğu olmayan arkadaşlarıma hiç sormamıştım niye yok, yap falan dememiştim, sorayım gıcık olsunlar bana bi

  3. Teeee belki 10 sene önce işyerinden bir arkadaşla ben “Çocuk sahibi olmak bencilce bir şey” dedim diye bayağı bir tartışmıştık. Bir çocuğum var ve deli gibi bir ikinciyi de istiyorum; ama “çocuk yapmanın bencilce bir şey” olduğu konusundaki düşüncem değişmedi. Biz kendimiz anne baba olmak istediğimiz için çocuk yapıyoruz, çocuk bize bir yerlerden “nolur beni dünyaya getir” diye yalvarmıyor ki…
    Ergenlik buhranlarımdan biri “ben niye dünyaya gelmişim, keşke hiç olmasaydım” idi… Umarım kendi çocuğumun böyle hissetmesine sebep olmam hiç bir zaman…

  4. Sevdim, vallahi sevdim.
    İnsanlar kendilerinden başka fikirlerin ve eğilimlerin olduğunu kabul etmek durumundalar. “Bana ne, beni ilgilendirmez.” diyebilmek çok büyük bir erdem aslında.

  5. Bizim kadar herkesin her mevzusuna balıklama dalma cüretini kendinde bulan başka bir toplum daha yok galiba. Çocuk sahibi olmayı çok arzu etmek ne kadar kabul edilebilir birşey ise bunu tercih etmemek de öyledir. İnsanların düşüncelerine, seçimlerine saygı duymayı öğrenmek zorundayız.

  6. aa siz istemiyorum deyince acıyan gözlerle “olur inşallah Allahtan Ümit kesilmez” diyenler yok mu hayret

  7. Bir bebek annesi olarak yazmak istedim. Ben cocuk sevmiyorum, cok az cocuk bana sevilesi geliyor . Bencillikse bencillik kafam cekmiyor, arkadaslarimin cocuklari yanimdayken ne yapacagimi bilemiyorum. Canim da uzun bir sure hic cocuk istemedi. Esimle yillarca yapmadik. Bizden cocuklu misafir gidince oh be dedik. Sonra bilerek isteyerek kendi cocugumuzu yaptik. Oldu da cok sukur. Kendi cocugumu dogurduguma hic pisman degilim onu cok seviyorum ama cocuklarla ilgili fikrim degismedi. Kalpsiz de degilim ruhsuz da… Bence asil bencillik cocuk yapmak. Eyyorlamam bu kadar.

    • Ben de aynısını düşünüyorum. Çocukları çok sevdiğim söylenemez, iki çocuğum var zaten onlar bana yetiyorlar. Başka çocukların bağırtısına dayanamıyorum yani aslında kendiminkine de sevgi olmasa dayanamam. Yani çocuk sahibi olunca çocuklar hakkındaki genel kanaatim değişmedi.

      • Ben de sizinle aynı dusunuyorum.Ben daha kuçukken etrafımdaki kız arkadaslarım yoldaki bebeklerle cocuklarla ilgilenip sevdiklerinde kendimde bir tuhaflık oldugunu dusunurdum hep.Evlendikten sonra isteyerek yaptım ama cocuklarımı.Annelik de ilk kucagıma aldıgımda sonsuz ask ile baslamadı zamanla anne oldum ben.İki cocugum var , onları cok seviyorum evet ama bazen yalnız kalmak da iyi geliyor, arada onlardan ayrılıp tatile gittimde pismanlık hissetmiyorum mesela.

  8. Belki de anneler, çocuklardan nefret ediyorlardır. Annelik hizmetine herkes mesai versin istiyorlardır.

    Ben de o tip baskılara ne yorum getireceğimi artık bilemiyorum. Çocuğum var ve buna rağmen tüylerim diken diken olmakta.

  9. Herkesin çocuğu olmak zorunda değil. İnsanoğlu kendi hayatından sorumludur ve sizin hayatınız hakkında ki kararları da bu durumda siz vermelisiniz.

  10. “Hele de çocuk sahibi olmak gibi son derece kişisel ve büyük bir karar…” Çocuk yetiştirme tarzımızda “kişisel karar” diye birşeye yer yok. Herkesin herkese karışabildiği bir ortamda büyüyoruz. “Baban kızar, dayın görür, komşular ne der” vb. cümleleri çocukken çok fazla duyuyoruz. Bunun sonucu da işte sizin yaşadıklarınız.

  11. İçimde kalan bir cevaptır;
    – biz nasıl yapıldığını bilmiyoruz öğretsenize

  12. Bir çocuğum var bütün bu duyguları “ikinci çocuk ne zaman?” , “kardeşsiz olur mu hiç?” diyenlere karşı hissediyorum.Tek bana yeter :)

  13. Bir arkadaşım da evli iken aynı sorudan bunalmıştı ve soran herkese “ayy olmuyo bizim” diye acıklı bir ifade ile bakıyordu. Hiçbir şey diyemiyorlardı o zaman. O da soruların devamından kurtulmuş oluyordu 😉

    Aslında ne ayıp şey değil mi böyle sormak? Sana ne milletin yatak odasından? Belki istiyor da olmuyor, senin karşındakini üzmeye ne hakkın var değil mi? Belki de sadece istemiyor? O sana “neden bu rezil dünyaya 3 çocuk getirdin ha?! hiç mi düşünmedin bencil kadın!?!” diyor mu? :)

    Ben çok isteyerek anne oldum ve genel olarak da çoğu çocuğu severim. Ama kesinlikle sizlere hak veriyorum :) Sevgiler!

  14. Aslınur Hanım yazınız bana şunu düşündürdü; galiba kadınların bir çoğu çocuk isteyip istemediklerini sorgulamadan dalıveriyorlar annelik diyarına, çünkü toplumumuzda “her kadın evlenmeli ve mutlaka anne olmalıdır” kanısı oldukça baskın ve oldukça büyük bir çoğunluk tarafından da kabul gören bir kanı. bu durumda kendi içine bakmadan yapılması gereken bir görev gibi anne olunuveriyor ve sonrasında ise pişmanlıklar iç çatışmaları devreye giriyor!. Düşündüklerinizi yazdığınız için teşekkür ederim yeni bir bakış açısı kattınız..

  15. Bu baskıcı toplum yüzünden kendi çocuğuna tahammül edemeyen, annelik bilincinden yoksun kadınlar, pizza-hamburger yemekten organları yağ bağlamış çocuklar var her yerde. Bi insan kaliteli bi anne olamayacağını düşünüp çocuk yapmıyorsa bırakın yapmasın. Çocuğumuzun sınıfında sevgisiz büyütüldüğü için hırçınlaşmış arkadaşları olması daha mı iyi? Etrafımızda bize kötülük yaptığı için üzüldüğümüz insanlar emin olun ki anne/baba sevgisi görmemiştir. Sayı olarak çok olacağımıza kaliteli insanlar olalım. Keşke anne olmak için sağlıklı bir rahimden önce kaliteli düşünce yapısına sahip olmak gerekse.
    Bir yandan da bana öyle geliyor ki annelikten bezmiş insanlar içten içe herkes aynı şeyi yaşasın istiyor. Yeni bir anne olarak bana sorulduğunda ise aman yapmayın çocuk mocuk diyorum. Çocuk yapmanın mantıklı bir yanı yok çünkü. Sadece sevgi meselesi. Eğer sen çocuğuna yeterli sevgi ve sabrı gösteremeyeceksen yapıp cami avlusuna koyacağına hiç yapma.

  16. Dilinize saglik, icimin yaglari eridi okurken. Gerci ben TR’de yasamadigim icin boyle ataerkil sacma sapan sorulara cok maruz birakilmiyorum. Bir de beni azicik ucundan dahi taniyan her insan hayatimin ne kadar dolu oldugunu (kendim icin, baskalariyla kiyasla degil) boyle bir oneride bile bulunmuyorlar artik. Ayrica cocuklari da cok seviyorum ve ailedeki tum bebisleri hapir hupur yiyorum. Bal onlar bal.

    Bana oyle geliyor ki bazen cocuklu insanlar icinde dustukleri cukura baskalarini da cekmek istiyorlar ki o cukurda yalniz kalmasinlar. Cukurun icinde ahh vahhh sesleri, birbirleriyle dertlesiyorlar.
    Isteyen cukura atlasin, isteyen cukurun uzerinden atlasin, kimse kimseyi yargilamasin.