0 Yorum

Ceren’in Gebelik Günlüğü, 37. Hafta

Yazar Hakkında

CEREN – 34 yaşında, çok pozitif ve heyecanlı bir yengeç burcu. 2 yaşında kıvırcık bir kız annesi. Sakin bir balık burcunun 5 yıllık sevgilisi. İstanbul’da yaşıyor. Spora, okumaya, çalışmaya, gezmeye bayılıyor. Bir yandan çalışıyor, bir yandan doktora tezi yazıyor. Sağlıklı yaşam hayatındaki öncelik olarak başköşede duruyor, bu konuda okuyor da okuyor. İki çocuklu bir anne olacağı günü sabırsızlıkla bekliyor.

Merhaba sevgili okuyucular!

37. haftayı da devirdiğimiz şu günlerde bana sabırsızlıklar gelmeye başladı ne yalan söyleyeyim. Ben kendimi alıştırmıştım, Ağustos ilk haftasına kadar zamanı var diyordum, benim bebekler içeride rahat oluyorlar diye kabullenmiştim ama benden bir hafta önde olan arkadaşlardan, akrabalardan bebek haberleri geldikçe bende sabırsızlıklar başladı. Tamam tabi ki kendi bilir bebeğim geleceği zamanı, zorla getirecek değiliz, illa ki bekleyeceğiz ama çok da gözümüzü yollarda bırakmasan be yavrucuğum? Ablan kadar nazlı olmasan ne iyi olur.

Tabii bu sabırsızlıkta çok boş zamanımın olmasının da etkisi oldu. Çalışırken koşturmayla zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum. Ama 10 günlük koskoca bayram tatilinde İstanbul’da kalıp tatile gitmeyen tek aile olarak bayağı boş zamanımız oldu. E tabii biz de buna sardık. Bomboş İstanbul aslındagüzeldi, normalde trafikten adım adım ilerleyebileceğimiz saatlerde arabayla yolun ortasında park etsen arkandan gelip korna çalacak araba olmaması pek hoştu. Diğer yandan Ziya ve ben ilk 1-2 gün epeyce depresiftik. İkimizin de aileleri, yakın akrabaları, tüm arkadaşları tatildeydi. Düşündük de doğum başlasa Zeynep’i bırakacak tek bir kişi yoktu resmen! Neyse ki öyle bir durum olmadı, biz de her gün ayrı bir Zeynep aktivitesi ile hem dinlendik hem de eğlendik bu bayram.

1468568642914

Bende hala şişlikler başlamadı, çok şükür. Ama diğer yandan çok çabuk yoruluyorum. Spor falan namümkün. Havuzda 15-20 tur attığım mesafelerde iki tur atıp kendimi zor şezlonga atıyorum. Yürüyüşlerim iki adım ileri, 2 dakika bankta mola şeklinde. Özellikle gün içinde yorulduğum akşamlarda karnımda kasılmalar oluyor. Ama bunlar ne uzun süreli, ne de düzenli. Ciddiye alınacak bir şey yok yani. Ama bol mola şartı ile hala enerjik hissediyorum kendimi. Tamam çok sıcak, karnım çok kocaman falan ama Zeynep’in peşinde tam gaz koşturuyorum. Ya da aslında, o benim peşimde tam gaz koşturuyor demek daha doğru olur. Bu kadar uzun süre dipdibe geçirince iyice bana düşkün oldu. Nereye gitsem, ne yapsam peşimde. Evde ne iş yapılacaksa ona da bir görev veriyoruz, birlikte yapıyoruz. Evet belki iki katı uzun sürüyor her şey, ve hatta iki katı yoruluyorum, ama çok eğleniyoruz, kendini çok büyümüş ve becerikli hissediyor. Gözlerindeki ışıltı hepsine değiyor.

Son doktor kontrolünde bebişimiz 2700 gr civarıydı. Tamam bu haftalarda ultrason ölçümlerine pek güven olmuyor biliyoruz ama gelişiminin, kilo alımının yolunda olmasına seviniyoruz. Gündüz pek sakin olan bebeğim ne zaman ki ben akşam olunca “off çok yoruldum, şöyle bir uzanayım” dediğim anda içeride dansa başlıyor. Ya da yogaya mı demeliyim bilmiyorum. Bir gerinmeler, bir uzanmalar, neredeyse “hah şimdi karnımdan çıkacak kolu bacağı” diyorum! Hatta bazı geceler sırf hareketlerine uyanıyorum, neyse ki yorgunluk ağır basıyor da içimde parti devam ederken de uykuya dalabiliyorum.

Bu arada baktım artık şakası kalmadı bu işin, hazırlıkları ciddiye aldım ben de. Hastane çantası olarak küçük bir bavul hazırladım. Bebek için body, alt ve çoraptan oluşan setler hazırladık 3 tane. Birkaç ağız bezi, bir ince hırka, 1-2 eldiven, bere, 2 ince battaniye falan lazım olabilecek her şey tamam bence. Bir kendim için alacaklarım eksik hala. Pijama gecelik falan işte, onlar da yıkanıp ütülendi mi tamamdır. Onun dışında diş fırçası, kremler, sabahlık koydum bavula. Wrap’i koyacağım unutmadan. Bir de son dakika evden çıkarken unutmazsam meyve suyu ve hurma toplarımı. Enerjiye ihtiyacım olacak kesin. Asıl Zeynep’in bebeklik albümünü alacağım yanıma. Hem doğum sürecinde iyi gelir bana onlara bakmak, hem de Zeynep gelip gördüğünde mutlu olur diye düşünüyorum.

Bu hafta yine kontrolümüz var, bakalım her şey yolunda mı? Bu arada bizim doğum ekibi karman çorman oldu. Benim ilk planım, bu hamilelikte tanıştığım doktorum ve Zeynep’in doğumunda bana destek olan sevgili doulam ile doğuma girmekti. Sonradan doktorum dedi ki biz ekip olarak doğuma giriyoruz, ebemiz ve doğum psikoloğumuz var. Tamam ebeden vazgeçmiyor da, doğum psikoloğuna ihtiyaç duyacağımı sanmıyorum dedim. Hem ikinci doğumum olacak bu, hem de zaten benim ilk doğumumla ilgili herhangi olumsuz bir anım yok ki, her anını çok güzel hatırlıyorum diye. Peki doğum psikoloğunu çıkardık paketten. Ebeyle de tanıştık bu arada. Ama ebeyle çok iyi anlaştık, doulamın doğumda bana destek olmak için yaptığı tüm uygulamalara da hakim. Hadi öyle olunca dedik ki; “doulaya gerek kalmadı galiba doğumda, zaten bütçe uçup gidiyor, bari buradan toparlayalım.” Nihayetinde doktorum, ebemiz ve stajyer bir doğum psikoloğu ile takımı kurduk sanırım!

Yanlış anlaşılmasın sevgili okuyucular, doğum sürecinde kadının doğru ve eksiksiz destek almasının çok değerli olduğuna inanıyorum. Zeynep’in doğumunda Ziya’nın ve doulamın varlığı benim için çok özeldi. Mis gibi kokan, mumlarla aydınlanmış, sessiz sakin bir ortamda 10 cm’e kadar açılmayı müdahalesiz, ağrı kesicisiz, kendimi çok iyi ve güçlü hissederek tamamlamıştım. Ziya hep elimi tutmuş, masaj yapmayı hiç bırakmamış, doulam ise her ümitsizliğe kapıldığımda beni kaldırmış, bebeğimle konuşmamı, onu dinlememi hatırlatmıştı. Her şey çok güzeldi. Ama Türkiye şartlarında hastane, doktor, sigorta, oda falan derken bütçeler uçup gidiyor. Hele bir de SSVD istiyorsanız. Ortada bir yerde durmaya çalışıyoruz.

Bakalım bizi nasıl günler bekliyor? Hangi haftada tamam hazırım ben diyecek bebeğimiz de gelmeye karar verecek? Gece sancılarım mı başlayacak acaba yoksa birden suyum mu gelecek yine? Zeynep’i kime bırakacağız bakalım? Hastaneye koşturacak mıyız yoksa geçen seferki gibi sallana sallana mı gideceğiz? Çok hevesle, heyecanla ve merakla bekliyorum, bebeğim çok bekletme bizi.

Ceren