3 Yorum

Haftasonu: Çocuklardan Önce & Çocuklardan Sonra

MommyNearest.com sitesinde yayınlanan bu yazı Ebrar Güldemler tarafından Türkçeleştirildi. 

***

Hafta sonu… Dört gözle beklediğiniz ve hiçbir şey yapmadığınız ya da tüm şehirde fink attığınız zaman dilimi… Tabii anne baba değilseniz. Barda insanların “Selam bebek!” dediği kadından, bebekli kadına döndüğünüzden beri hafta sonunuz asla aynı değil. Uykusuzluğun sizde hafıza kaybı da yaratma ihtimali karşın, size haftasonlarınızın ebeveyn olmadan önce nasıl olduğunu hatırlatalım.

Ekran Resmi 2016-07-24 09.38.58

Cuma akşamı için çılgınca planlar

Cuma 18:00 – Gece Yarısı

Çocuklardan Önce: İşin biter bitmez, arkadaşların ve kocanla buluşmak üzere soluğu kapıda alırsın. Neyse ki bugün o mini siyah elbisenizi giydin. Çok açsın, o yeni açılan Meksika restoranında yer var mı diye kontrol ediyorsun. 9.30 mu? Harika! Gece uzun sürüyor ve sonra eve gidip peynirli makarna yapıyor, pişer pişmez ayaküstü yiyorsunuz. Kendini yatağa atıp öğlen yoga için uyanıp uyanamayacağın için endişeleniyorsun.

Çocuklardan Sonra: İşin biter bitmez soluğu evde alıyorsun. Çünkü bakıcı 6’da gelecek ve yemek için çıkmadan önce bacaklarını traş etmen şart. Trafik yüzünden duş alman imkansız. Çocuklara yemek için peynirli makarna yaparken, hem karnını kapatan hem de “anne pantolonu” diye bağırmayan bir kot bulmaya çalışıyorsun. Saat 6.30 olup bakıcı hala ufukta görünmeyince, ona mesaj atıp “tamamen unuttuğunu ve başka planları yaptığını, gerçekten çok üzgün olduğunu” öğreniyorsun. Pijamalarınızı giyip televizyon karşısında peynirli makarna yerken, peçetelerin olduğu şık bir sofrada yemek yediğinizi hayal ediyorsuz. Çocuklara uyuyana kadar Disney çizgi filmleri seyredip, gece yarısı hasta olan çocuğunuza ilaç veriyorsuz. Yatağa doğru sürüklenirken, diğerlerine bulaşmaması için dua ediyorsun.

Ekran Resmi 2016-07-24 09.39.33

Cumartesi Sabah 7.30: Hot Wheels oynamak için en doğru zaman.

Cumartesi 7.00

Çocuklardan Önce: Uyur uyanık kalkıp asprin alırsın, perdeleri çeker ve yastığın soğuk tarafına gömülüp sevgiline sarılırsın. Saat ona kadar sürecek derin bir uykuya dalarsınız.

Çocuklardan Sonra: En büyük çocuğunun tek gözünüzü açmasıyla uyanırsın ve kahvaltıda ne olduğunu sorar. Diğerinin uyuyor olmasına şaşırırsın. Onabir kase mısır gevreği verip çizgi film açtıktan sonra yatağa doğru sürünürsün. On dakika sonra ufaklık da gelip sırnaştığında kendini sonsuz mutlu hissedersin, ta ki çişli poposu bacaklarına değene kadar. İşte şimdi uyandın!

Ekran Resmi 2016-07-24 09.40.39

Uyandıktan sadece bir saat sonra

Cumartesi 08.00-09.00

Çocuklardan Önce: Zzzzzz

Çocuklardan Sonra: Kahve yap. Kahve iç. Tüm aileye kahvaltı hazırla. Çocuklardan biri kahvaltıyı beğenmesin, ona ikinci bir şey hazırla. Kahvaltıyı topla. Temizlerken çocuklara sessiz olmaları için defalarca bağır ve fazla sessiz olduklarında ne yaptıklarından endişe edip salona koş. Üstlerini değiştir ve babalarının yanına yakışır hale getir ve nihayet kendini duşa at.

Ekran Resmi 2016-07-24 09.45.05

Sadece beş dakika sürdü.

Cumartesi 09.00-10.00

Çocuklardan Önce: Dışarıda havlayıp duran köpek uykunu bölsün. Aldırma, kocana sokul ve kendini uykuya bırak.

Çocuklardan Sonra: Takvime bakıp bu ay boyunca, doğumgünü partisi, aile toplantısı, maç günü ya da okul kermesi olmayan tek Cumartesinin bu olduğunu fark edersin. Abur cubur, oyuncak, yedek kıyafet, güneş kremi dolu 14 çanta hazırla ve arı sokmuş gibi kendini yerden yere atan çocuklarınıza ayakkabılarını giydir.

Cumartesi 10.00-14.00

Çocuklardan Önce: Kahvaltıda simit isteğiyle uyanırsın. Spora gitmeden önce evde başbaşa kendi sporunuzu yaparsınız. Kocan kahvaltı hazırlarken duşa girersin ve sonra yatakta kahvaltı, film izleme ve dinlenmeyle (daha fazla sevişme) geçirirsiniz.

Çocuklardan Sonra: Parkta çocuklarını kovalarken o kadar terlersin ki, kendine spora gitmiş kadar olduğunu hatırlatıp teselli bulursun. Herkese öğle yemeği hazırlayıp çocukları öğle uykusuna yatırırsın. Kocanla yatak odasına biraz başbaşa kalmaya giderken bacaklarını traş etmediğini hatırlarsın. Neyse ki fark etmedi bile.

Ekran Resmi 2016-07-24 09.55.40

Belki onlar film izlerken, biraz kestirebilirsiniz!

Cumartesi 14.00-18.00

Çocuklardan Önce: Uzun bir yürüyüş yapmak için yatakta çıkmaya karar verirsiniz. Elele yürüyüp gelecek planlarından bahsedersiniz. (Bu yaz Avrupa’ya gitsek mi?) Tam arabaya binecekken, çocuğu hasta arkadaşınızdan mesaj gelir. Son dakikada haber verdikleri için üzgündür, fakat acaba akşamki konser biletlerini size verseler nasıl olur? Evet tabii ki gitmek istiyorsunuz.

Çocuklardan Sonra: Herkesin uykusunu almış ve karnı tok olduğuna göre, market zamanı. İndirimleri takip ettin. Market arabasını sürerken geleceği düşünürsün. (Gıda bile bu kadar pahalıyken üniversiteye nasıl göndereceğim?) Eve vardığınızda o kadar yorgunsunuz ki, dışarıdan yemek söylersin.

Ekran Resmi 2016-07-24 09.53.59

Cumartesi akşamı hayata bakışım

Cumartesi 18.00-21.00

Çocuklardan Önce: Bugüne kadar gittiğiniz en iyi konser.

Çocuklardan Sonra: Pizza ve ardından çocukların sizi yendiği bir masa oyunu.

Ekran Resmi 2016-07-24 09.40.03

Pazar sabahı ben; temsili.

Pazar 09.00

Çocuklardan Önce: Hadi brunch’a gidelim.

Çocuklardan Sonra: Galiba buzlukta börek vardı.

 

***

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.

3 yorum

  1. Okuyunca tekrar anladım ki, eğer sevmiyorsan, keyif almıyorsan çekilecek şey değil annelik… Evet çocuğunu herkes sever elbette ama annelik öyle değil. Kesinlikle evrensel bir yanı var konu çocuk kusmuğu, az yemesi, diş çıkartması, hastalığı vs.olunca. Yine de “amaan be, iyi ki de anneyim” diyorum:) Bu arada bu yazı sayesinde keşfettim orijinal siteyi de, ayrıca bunun için de teşekkürler… Sevgiler:)

  2. Yazıyı okuyunca iyice dank etti kafama durumun vahameti… Kuaföre gitmenin rutinden extraya dönüşmesi, tatilin dinlenme ve keyiften çıkıp çocuk peşinde koşup bin beter yorulduğun günler anlamına gelmesi, meditasyonun bir rahatlama şeklinden ziyade sinirini kontrol almak ve çocuklara bağırmamak amaçlı kullanılması da cabası…
    Ama iyi ki doğurmuşum yahu, geç oldu, çok enerjimi aldı, çok yıprattı ama hepsine değer…

  3. Bu yazı bana evlenmeden önce kahve falıma bakan bir arkadaşımın söylediklerini anımsattı. “Nazmiye, evleneceksin iki oğlun olacak. Eve bağlı kalacaksın, dış dünyayla iletişimini keseceksin” filan demişti. Sahiden de öyle oldu. Çocuklardan sonra sudan çıkmış balığa döndüm. Çalışma hayatı, sık sık sinemaya giden ve çokça kitap okuyan, kuaför ve alışverişin dibine vuran ben çocuklardan sonra en son ne zaman kuaföre gittiğimi bile hatırlamıyorum şimdi yine dış dünyaya yeni yeni açılıyorum bebeklik dönemlerinde saçımı taramak, banyo yapmak, uyumak ve yemek yiyebilmek bile lükstü. Bir anne için destek çok önemli, bizlere unuttuğumuz kadınlığımızı, insanlığımızı farkettirecek eşimizin ya da arkadaşımızın varolmasıda bu noktada büyük şans.