11 Yorum

Türkan’ın Anne Günlüğü

 

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında. 3,5 yaşındaki oğlu, 3 aylık ikinci oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz. 

Kerem 10 aylık oldu. Zaman gerçekten hızla akıp geçiyor. Alerjiyle mücadelemiz devam ediyor. 

Son yazımdan bu yana Türkiye’ye üç kere doktor kontrolüne gidip geldik. İlk doktorumuz alanında iyi bilinen bir profesördü, tavsiye üzerine gittik, uzaktan takip edileceğimiz için doktorun ulaşılabilir olması benim için önemliydi, doktor anne sütünü önemsiyordu ve her sorumuza gün içerisinde dönüş yapıyordu sağolsun ancak izlediği yolda maalesef bizi gereksiz endişelere sürükledi. Kilo alımındaki yavaşlık hatta yetersizlik nedeniyle ek gıdaya erken başladık (aslında hiç de başarılı olamadık, ekgıdaya geçişimiz yine de 6,5 ayı buldu.) Doktor sadece kilo alımındaki duraksamaya odaklandı ve Kerem’i her hafta tartmamızı istedi, her çarşamba sınava girer gibi tartıp 30-40 gr artışları gördükçe stresten strese girdim. Ekgıdaya ve benim diyetime rağmen bir düzelme olmuyordu. Bir şekilde diyetimize alerjen girişi olduğuna emindim. Doktora defalarca söyledim ancak üstünde durmadı hiç. Bu çocuğun bağırsakları sağlıklı emilim yapmazsa ne yerse yesin nasıl kilo alsındı ki, çatlak kap su tutar mıydı?

Ben annelik hislerimi öne aldım kendim tek tek yediklerimi keserek denedim. Ve sonunda yediğim taze patatesin dokunduğunu kendi kendime farkettim -ki son gittiğimiz doktor taze patatesin sağlam bir alerjen olduğunu söyledi- güya güvenli gıda diye yemeye devam ediyordum… Velhasılı Kerem o ay 130 gr alınca pediatrik gastroenteroloji uzmanına gitmemizi önerdi bize. Ha o önermeden ben randevularımı almıştım bile.

image2
Bu sefer Ankara ve İstanbul’dan 3 ayrı doktora gittik. Ortak sonuç, evet kilo alımı yetersizdi ama alerjide bu çok rastlanan bir durumdu aslında. En azından üçü de endişe edilecek birşey yok dediler. Doktorlardan biri anne sütüne bu şekilde devam edemezsin dedi ama diğer ikisi bırakmaktan bahsetmedi. Laktoz intoleransı için laktaz enzimi ve probiyotiğe başladık -ki bu da geç kalınmış bir karardı bence- 6 ayda bağırsağı onaran probiyotik için sevgili ilk doktorumuz harikalar yaratmıyor demişti. İşte ben de bunu anlamıyorum, aynı alanda nasıl bu kadar uçta farklı görüşler olabiliyor?
Kilo alımı bir nebze düzeldi ancak bezlerde 2 ay daha düzelme olmadı. Alerjik bebekler için piyasada ağırlıklı olarak iki mamadan birini öneriyor doktorlar, biz de birini kullanıyorduk, esasında mamadan da şüphelendiğim oldu ama 3 ayrı doktordan mama asla dokunmaz yanıtını alınca sustum devam ettim, meğer çok nadir de olsa dokunabiliyormuş işte… Şans eseri elimizdeki mamalar bittiğinde diğer markayı denedim, durum şükür daha iyi. Şimdi diğer markayla devam ediyoruz.
Son tahlilde ben diyete devam ediyorum, süt süt ürünleri, tavuk balık dana eti ve ve kuruyemiş yemiyorum. 5 ay boyunca bir elin parmaklarını geçmeyen çeşit gıdayla beslendim, ara ara “napıyorum ben ya” deyip pes etmenin eşiğine geldim. Ama emzirmezsem biberon kabul etmeyen inatçı keçimi nasıl besleyeceğimi bilemediğimden hele biraz daha sabır deyip deyip devam ettim. Mama ile Kerem’de biraz düzelme olunca sevgili Zeynep’in de teşvikiyle gözümü karartıp diyeti açtım, meyve sebzelerle başladım yavaş yavaş tahıllar ve baklagilleri ekledim. Haliyle kendimi artık az biraz daha normal bir birey olarak görmek bana iyi hissettiriyor. Bunun da sütüme, sonra Kerem’e ve alerjiye olumlu etkisi mutlaka oluyordur…
Gerçekten çok fazla deneme ve çok fazla yanılmayla 6 ay geçirdim. 4 aylıkken başlayan alerji sürecinde geçen 6 aydan sonra bir de baktım Kerem 10 aylık olmuş. Bu 6 ayın büyük kısmını maalesef o bana gülümseyip emeklerken tadını çıkarmak yerine vücudunu (ve tabi kakalı bezlerini) inceleyerek, badisi küçülmüş mü boyu uzamış mı, bak hala aynı kıyafetleri giyiyor hala bez numaramız büyümedi gibi aptalca vehimlerle geçirdim.
Çok şükür belli bir noktada bir aydınlanma yaşadım, yahu sağlıklıydı bebeğim, boyuymuş kilosuymuş, ne önemi vardı ki, ben kısa boylu bir insanım, velev ki alerji yüzünden kısa bir insan olsundu, ne kaybetmiştim boyum kısa diye? elbette iş olacağına varacaktı… İşte o noktadan sonra Kerem’i tartmayı da boyunu ölçmeyi de kıyafetleri santim santim hesaplamayı da bıraktım. Oğlumu olduğu gibi kabullendim. Bir bebek daha düşünmüyorum, en azından şimdilik böyle bir planım yok, o yüzden elimdeki bu muhteşem mucizenin tadını çıkarmak için hiç değilse gayret göstermeye karar verdim…
Ekran Resmi 2016-07-26 09.06.11
Şimdi ek gıda ve anne sütüne devam ediyor Kerem. İştahsızlık yüzünden de uzun süre sıkıntı yaşadık, kilo takibinden ve gıda denemelerinde miktarların öneminden dolayı blw denemeyi düşünemedim bile, gerçi zaten şuanda önceliğim kesinlikle bu değil. Mama ihtiyacı azalsın, Kerem daha çok gıdayı tolere edebilsin, yedikleri çeşitlensin, alerjiyi en kısa sürede yensin dileğim bunlar…
Sevgili Nazlı’nın oğlu Yaman Uras’da da inek sütü proteini alerjisi var ama çok şükür ki onların bizden daha hafif seyrediyor gördüğüm kadarıyla. Hepimizin hem akıl hem beden sağlığıyla bu süreci en erken zamanda bitirmemizi diliyorum Allah’tan…
Türkan

 

11 yorum

  1. Merhaba Turkan,

    Tam olarak ayni sebeplerden olmasa da Deren de kilo alimi az bir bebek oldu 5.ay kontrolunde takip ettigi egrinin cok altina dusunce bebek hemsiresi mama takviyesi yapmami tavsiye etmisti. O zaman ne kadar uzulmustum. Ama bir an geliyor senin de yazdigin gibi her seyi kendi akisina birakiyorsun. Deren su an 19 aylik ama gecen gun kontrol ettim 6-9 aylik bodyleri hala giyebiliyor. icimdeki evhamli anne bu boyle minnak mi kalacak diye ses edecek oluyor hemen susturuyorum. cocuk saglikli! gerisi bos =)

    Sevgiler,
    Sanem.

    • Kesinlikle akışına bırakmak ve keyfini çıkarmak gerek. Herşey olacağına varacak. Sağlık gibisi var mı, Mutlu olsunlar sağlıklı olsunlar gerisi boş..

  2. Merhaba Türkan Hanım,

    Oğlumda ek gıdaya başladığımızda 3 gün kuralına uyarak sırayla besinleri demeye başladık. Oğlumun vücudunda birden kırmızı lekeler çıkmaya başladı, dipleri kıpkırmızı orta kısımları pul pul kuru. Görüntü o kadar kötüydiki aklımız gitti ne oluyor bu çocuğa diye. O ara bir çok şeyi sırayla deniyorduk ve alerjen olduğunu sıkça duyduğum süt ürünlerileri nedeniyle yoğurttan kaynaklandığını düşündük ama sonuç bizi çok şaşırttı. Oğlumun patatese alerjisi vardı. Patatesi onun ve benim beslenmemden çıkardık vücudundaki lezyonlar geçti. Doktor yaşına kadar bekleyip sonra yine deneyelim dedi. Kime söylesek bir çoğu “hadi canım patatese de alerjimi olurmuş” deyip çok şaşırıyorlardı.
    Sonuç olarak 14 aylıkken tekrar denedik ve vücudu reaksiyon vermedi, fıstık alerjimiz var onun içinde 3-4 yaşına kadar beklememiz söylendi.

    Umarım sizin içinde her şey zamanla yoluna girer.

    Sevgiler

    • Ben bana annesütüne devam edemezsin diyen doktora derdimi anlatırken bu patates meselesi sırasında odaya biri girdi çıktı, sözüm kesildi tabi, sonra “ee patates..” Diyerek ve sırıtarak dalga geçti koskoca doçent.. Kendisine keremin alerjisinin bittiği gün güzel bir email yazacağım:) annesütüne çokşükür binşükür devam edebildik işte diye..

  3. Türkancığım merhaba,
    Haklısın bizim alerji biraz daha hafif seyrediyor. Ek gıdada da henüz reaksiyon aldığımız bir besin olmadı. O kadar endişeliydim ki ilk başladığımızda… Çay kaşığı, tatlı kaşığı denemeleri, onu mu yedi, bunu mu tattı, bu listede var mıydı derken baktım ki benim ruh sağlığı yavaştan kaymaya başlamış. Aynen senin gibi bezleri didiklemeler, her huzursuzluğu acaba bir gıda mı dokundu diye yorumlamalar insanı yıpratıyor. En nihayetinde geçici bir durum ve ben elimden geleni yapıyorum diyorum artık. Bu kadarla kalsın, beterinden korusun allah evlatlarımızı.

    • Alerjinin düşmanı endişe ve titizlik, bu süreçte bunu da iyi anlamış oldum. Dilerim Uras bu yolda hiç takılmadan ilerlesin, sevgiler:)

  4. Merhaba Türkan,
    Ben 5 yıldır alerjiyle mücadele eden bir anneyim. Oğlum 5.5 aylıkken farkettik.o zamandan beri uğraşıyoruz.bizim çok fazla besine alerjimiz var.en önemlisi de yumurta.biz alerjen besinin zerresine dokununca nefes borumuz şişiyor vekendimizi hastanede zor buluyoruz.ama şunu iyi anladım ki bu hastalıkla yaşamayi ögrenmek gerekiyor.cunku evladimizin en guzel zamanlarini kaciriyoruz. Inşallah en kısa zamanda bu hastalıktan kurtulursunuz…

  5. Merhaba Türkan,
    Aynı şeyleri ben de yaşadım. Senin gibi veya daha ileri sorunlu bir çok kişiyle karşılaştım. Çok sıkı bir diyetle üstesinden geldik. Oğlum 31 aylık şimdi sadece fındık, fıstık, cevizden sakınıyoruz. 19 aylıkken süt yumurta dahil çoğu şeyi diyette açmıştık. Ama bana en çok yardımcı olan (marka veremiyoruz sanırım) “org. Tahıl bazlı ek gıda yulaflı” içine o tadı ve kokusu kokmuş balığa benzeyen mamayı karıştırarak sabah ve akşam vermek olmuştu. Kilo alımı ve boyu toparlamıştı. Oğlum da biberondan içmeyi başta reddetmişti. Hala sabahları veriyorum. Normal kahvaltı etmeye kreşten sonra yavaş yavaş alışacak sanırım. Hala emiyor. Diyet yaparken başta zor geliyor ama alışıyorsun. Bir de diyeti açacaksan çok karşılaşacağı ve faydalı olabilecek şeylerden başlamanı öneririm. Mesela ilk doktorumuz pirinçte çok ısrarcıydı ama dokunuyordu. İnandıramadık. Kendimkestim ve çok uzun bir süre vermedim. Sütten sonra denedim. Hayatı boyunca pirinç yemese ne olacak ki. Bakliyatlar özellikle çok doğru bir seçim olmuş. Et için de daha denemediyseniz dana yerine kuzuyu öneririm. Kolaylıklar ve yüksek moral diliyorum ve de mutlaka geçecek diyorum.

    • Merhaba, bize de bugün doktorumuz mamayı pirinç unuyla karıştırıp vermeyi önerdiğinde aklımdan bahsettiğiniz tahıllı ek gıdalar geçmişti. Yulafa alerjisi var mı bilmiyorum tabii. Nasıl ve ne miktarda yapıyordunuz acaba?

  6. Daha bugün biz de dördüncü doktorumuzla tanıştık ve emin olduğum tek şey alerji hakkında hiçbir şeyden emin olunamayacağı. Yani alerjen gıdanın diyetten çıkarılması uzun vadede işe yarıyor mu , onu dahi garanti edemiyorlar. Dillerinde hep bir “isterseniz” ifadesi. İsterseniz şu testi yapalım isterseniz bu mamayı verelim. Yahu ben bilsem sana niye geleyim. Sonuç olarak 5,5 aylık bebeğimde kanda ve deride tespit edilmeyen çoklu gıda alerjisi var. Biberon almadığı için mamadan da bir damla yediremedim. Ek gıdaya geçme hevesiyle aldığım kitaplar rafa kaldırıldı. İki aydır katı bir diyetteyim. Hâlâ her bez değişimi sonrası oturup ağlamak istiyorum. Ve ihtiyaç duyduğum şey, “Bişiycik olmaz.”, “Bir kereyle ölmezsin.”, ya da “Doktor ne anlamış!” minvalinde şeyler duymak değil. Hele de “Beterin beteri var hâline şükret!” yaklaşımından nefret ediyorum. Çünkü hallerine bakıp rahatlamamı istedikleri de çocuk. İhtiyaç duyduğum şey beşinci bir doktor da değil. Halden anlayan biri…

  7. Son yıllarda alerji kelimesini çok daha fazla duymaya başladık. Alerjik çocuklar çok hassas oluyorlar hastalıklara karşı. Özellikle kış dönemlerinde enfeksiyon sıklığı ve şiddeti artıyor. Alerjik çocukların mutlaka astım açısından değerlendirilmesi gerekiyor. Alerji testi yaptırıp nelere karşı duyarlı olduğunu öğrenmek, mutlaka fayda sağlar. O maddelerden mümkün olduğu kadar uzak tutmak çocuğun daha rahat ve huzurlu olması için önemli. İlkbaharda şikayetleri artıyorsa, mevsimsel alerjik rinit akla gelmeli. Her halükarda alerjik çocukların ebeveynlerinin extra dikkatli olması ve çocuğunu hassas bir dikkatle gözlemlemesi şart.
    Bebeğinizi sağlıklı mutlu büyütmenizi dilerim. İnşaallah zaman içinde bu sıkıntılar azalır.