2 Yorum

Beylikdüzü Migros AVM’de Doğal Tarım Alanı

Geçtiğimiz hafta evden burnumuzu çıkarmamıştık. Hafta başında İzmir’den gelen kızkardeşimle birlikte olmak için birkaç günlüğüne annemlere gitmiş, sonrasında bütün haftayı orada geçirmiştik. Bunun acısını çıkarmak istercesine Pazar sabahı kendimizi yola attık: İstikamet Beylikdüzü!

Aslında Beylikdüzü’nde görmek ve bir araya gelmek istediğim çok insan vardı. Ancak trafikten o kadar korkuyorduk ki, sadece davetli olduğumuz etkinlik için gidip sonrasında dönmeye karar verdik. Bir tek Ebrar’a haber verdik, onun minişleriyle bizim kuzuları da tanıştırmış olduk böylelikle…

WhatsApp-Image-20160724 (1)

Sebeb-i ziyaretimiz Beylikdüzü Migros AVM’de kurulan Doğal Tarım Alanı idi. AVM’nin otoparkındaki küçük fakat korunaklı bir alanda Haziran başından bu yana yer alan doğal tarım alanı, ”teknoloji ile büyümekte olan çocukların doğa farkındalığını arttırmak ve sosyalleşmesine katkı sağlamak” üzere Beylikdüzü Migros AVM’nin hayata geçirdiği bir proje… Bu kapsamda uzman çiftçi eşliğinde kısa bir eğitimin ardından kendi ürünlerini yetiştiren çocuklar, önümüzdeki Pazar günü (30 Temmuz) kurulacak olan Komşu Pazar’da kendi yetiştirdikleri ürünleri kendi tezgahlarında sergileyeceklermiş.

WhatsApp-Image-20160724 (2)

Biz ilk kez gittiğimiz (ve bu ay sonundaki kapanışa kadar tekrar gidemeyeceğimiz) için bu pazarda yer alamayacak bizimkiler… Ama domates nerde yetişir, salatalık bitkisi nedir, ‘çiçeği burnunda’ ne demektir, onları öğrendiler… Biberi doğal ortamlarında gördüler, meyve/sebzeyi dalından koparıp yıkamadan yemenin tadına vardılar ancak bu sırada kelimenin tam anlamıyla acı bir deneyim yaşadılar: Derin’in hart diye ortasından ısırdığı biber acı çıktı. Bundan neyi öğrendik: Bir fidede yetişen biberlerin biri acıysa hepsi acı olurmuş. Biri tatlıysa hepsi tatlı olurmuş. Biberin olayı buymuş.

WhatsApp-Image-20160724 (3)

Babaları çocukların acı biber krizini çözmeye çalışırken anneleri gülmekten kendini alamıyordu.

Beylikdüzü Migros AVM bu projeyi ”Teknolojiyle iç içe büyüyen, doğadan giderek uzaklaşan yeni nesil için, dünyada giderek yaygınlaşan bir akım olan kentsel tarım uygulamaları ile şehir sınırları içinde tarım alternatifleri oluşturmak” amacıyla düzenlemiş… Tarım alanı deyince uçsuz bucaksız bir tarla aklınıza gelmesin; sınırlı, ancak temel bilgilere ışık tutan bir alan yapmışlar. Bir nevi ”Doğal Tarım’a Giriş 101”. Domatesin Mayıs’ta ekilip Temmuz’da toplandığını, salatalığın yeterli şartlarda bir ayda gibi bir sürede yetişebildiğini öğrendiler çocuklar (ben de öğrendim, ne yalan söyleyeyim).

Haziran’dan bu yana sebze meyve yetiştirmenin yanı sıra yoğurt yapımı, tereyağı yapımı gibi etkinlikler de düzenlenmiş burada. Bu ay sonundaki kapanıştan önce bu Pazar günü bir de Komşu Pazar kurulacakmış; çocuklar yetiştirdikleri ürünleri yine çocuklara hizmet eden bir yardım kuruluşu yararına satacaklarmış.

Screen Shot 2016-07-27 at 10.30.57 AM

Yaz tatilinde ne yapsak da çocukları oyalasak diye düşünenler için, özellikle Beylikdüzü civarında oturan ya da yolunu düşürecek olanlar için değişik bir alternatif olabilir. Bu Pazar günü sona eriyor, gidecekseniz ziyaretinizi ona göre düzenleyin.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

2 yorum

  1. Bundan birkaç sene önce, bütçemizi denkleştirip küçük bir bahçe aldık. Çocuklarım için çok istiyordum bunu. Hafta sonları gidiyoruz. Dalından meyve-sebze topluyoruz. Ağaçları suluyoruz. Çiçek açıp meyve oluncaya kadar hangi aşamalardan geçiliyor, hepsini izliyor kuzular. Toprakla, tabiatla bağları kuvvetli olursa, mutlu ve sağlıklı olacaklar. Biliyorum.
    Büyük şehirlerde bu imkanları bulamayan çocuklar için böyle projeler güzel ama yeterli değil. Keşke her çocuğun toprakla, börtü böcekle daha çok teması mümkün olsa. Yeniden minik bahçeli müstakil evlerde yaşayabilsek ne güzel olurdu mesela. Çocuklarımın bahçeye gittiğimizde yaşadığı mutluluğu gördükçe ne kadar güzel bir adım oldu onlar için, diye seviniyorum. Anadolu’da yaşamanın bir güzelliği de bu işte.

  2. Bizde bu yıl hayata geçirdik küçük bahçesi olan yazlık bir ev. Çocuklar ekti, suladı, büyüttü ve şimdi yiyorlar. Harika bir deneyim bizim için. Herkese nasip olsun inşallah. Değerlerimizi doğayla iç içe yaşamaya endeksleyelim. Klimasız doğal serinlik, televizyon, tablet olmadan yaşamak, kilitsiz evde uyumak, cırcır böcekleri dinlemek, çocuklarımında yüzerek büyüdüğünü görmek ve en önemlisi 15 temmuz gecesini büyük şehirlerdeki gibi yaşamamak. Güzel gerçekten. Herşey çocuklarımız için.