4 Yorum

Kıtlık olur, çocuklu kadın aç kalmazmış

Yedinci ay ve ikinci haftada bebemiz gerçekten tadından yenmez bir şey olmaya başladı. Artık kendini ifade ediyor: Kollarını uzatıp ‘beni kucağına al’ diyor, elinden bir şey alırsan tepki veriyor, siniri bozulunca belli ediyor. Derin bunu geçenlerde ‘Anne, Derya artık biraz daha akıllanmaya başladı’ olarak ifade etti, aslında durum bu…

Bebemizin oturmaya başlamasıyla da hayat biraz daha şenlendi. Artık etrafındaki şeylere farklı bir perspektiften bakabiliyor ve bunun keyfini çıkarıyor. Zaman zaman arkaya düşse de her geçen gün biraz daha kontrollü oluyor. Ve oturma pozisyonundan öne uzanmayı da öğrendi, sanırım emeklemenin ilk adımları bunlar…

oyun

Uyku konusu biraz canımı sıkmaya başlıyor ama çaktırmıyorum. Şöyle ki, gündüzleri pek dert değil çünkü artık günde 3 uyku oturdu. Kimi zaman yarım saat, kimi zaman bir buçuk saat uyuyor ve bence fena değil. Hepsini kısa uyursa uykuları dörde çıkardığı da oluyor, o da kabul. Uykuya dalmasında falan da çok bir sıkıntı yok; gel gör ki gece üç saatte bir uyanıyor bebemiz. Lan oğlum neredeyse 8 aylık olacan, hepimiz biliyoruz ki teknik olarak gece kesintisiz uyuyabilirsin, ama yok, ı-ıh, Nuh diyor, Peygamber demiyor bizimki. Hele de sabah 4’ten sonra neredeyse saat başı uyanıyor. Hemen geri uyuyor ama birazcık beni emzikleme durumu söz konusu, bu gidişe bir dur demek lazım, bak sırt ağrılarım coştu yine…

İki dişinin de çıkmasının verdiği heyecanla bir ara feci ısırmaya başlamıştı bizimki, gözlerim yuvalarından fırlıyordu. Ben bağırdıkça o gülüyor, abileri de şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Yine böyle bir ısırma vukuatı sonrasında Deniz sordu: ‘Biz de böyle ısırıyor muyduk anne?’ Evet dedim, ısırıyordunuz. ‘Özür dileriz anne, di mi Derin?’ dedi. Ulen topunuzu yirim!

Dün çoluk çocuk cümbür cemaat yemeğe gittik, Pazar günleri yemek pişmiyor ya bizim evde (daha doğrusu anne kişisi pişirmiyor; yemek yapmak isteyen buyursun yapsın). Her nasılsa koskoca (ve bomboş) restoranda çocuksuz bir çiftin yanına denk geldik. Bizimler üstün bir performans gösterdiler: Biri ‘Süper Penguen’imi verir misin?!’ diye bağırdı, öteki ‘Ben de okicam!’ diye tutturdu, bebe uykusu geldi diye ortalığı birbirine kattı falan derken bence yanımızdaki çift çocuk yapma fikrinden sonsuza kadar vazgeçmiş olabilir. Çin’in bu anlamda yasak uygulamasına gerek yok bence, çok çocuklu insanlarla çocuksuzları yan yana getirsinler, al sana doğal bir doğum kontrol yöntemi…

Ve yakında biri bebek üç çocuklu ilk transatlantik seyahatimize çıkacağız. Önümüzdeki haftalarda Amerika yolcusuyuz yine, bakalım Derya bebesi bu ilk uzun seyahatini nasıl geçirecek. Diğerleri açısından çok bir çekincem kalmadı artık, yol boyu film seyrediyorlar zaten. Ancak 8. ayındaki bebemiz için olay daha farklı olacak, oyalanması gerekecek. Gözüm çok da korkuyor diyemem, bu işi defalarca yaptım.

okuma saati

Derya’dan 40 gün büyük yeğeni olan arkadaşımla konuşuyorduk geçenlerde: ‘Elif, ek gıda işini n’aptınız?’ ‘Valla bi şey yapmadık Seda’ dedim. ‘Yani işte yapıyoruz bir şeyler ama daha çok tanışma kapsamında… Bazen atladığım falan da oluyor açıkçası, hala ağırlıklı olarak anne sütü veriyorum.’

‘Ablam da öyle’ dedi. Sevindim, yalnız değilim diye…

Aslına bakarsan eskisinden daha sık bile emziriyor olabilirim, çünkü havalar çok sıcak (yazar burada yazının başındaki ‘saat başı uyanıyor’ serzenişine geri dönmüş ve kafasında bir ampül yanmıştır). Su da veriyorum ancak memeyi hiç esirgemiyorum.

Tatildeyken gidemediğimiz bebemizin altıncı ay kontrolüne dönüşte gittiğimizde doktorumuz yine aynı ek gıda broşürünü verdi elime: İşte sebze çorbası, meyve püresi, bebeğiniz açken yedireceksiniz blaa blaa blaaa. Dedim ki ‘doktor civanım, biz geçen haftalarda tatildeydik ama ben azar azar yemek tattırmaya başladım bu bebeye…’ Ne verdiniz dedi, dedim işte yoğurt, peynir, yumurta sarısı tattı, meyvelere başladık, tuzsuz bulgur pilavı dahi ağzına girdi hani‘Hey maaşallah, bana söyleyecek bir şey kalmamış’ dedi. Ona demedim ama üç çocuklu bi arkadaşım demişti bana ‘Sen bunu elinin tersiyle büyüteceksin’ diye, biraz öyle oluyo biliyonnu…

Kısacası bebemiz şu an tamamen keşif modunda ve böylesi çok eğlenceli, hem onun, hem benim için… Tarhana çorbası yapıyorum örneğin; bazen yiyor, bazen ağzına koymuyor. Sabahları teyzesinin tarifiyle yumurta sarısı-ruşeym-tam buğdaydan krep yapıyorum, çok seviyor. Üçte ikisini yediği zaman ‘Vay be!’ diyoruz. Gerisi zaten parmaklarının arasından kayıp gidiyor. Bazen de uykusu oluyor, yemek istemiyor; o zaman parka giderken yanıma alıyorum akşam üzeri, orada azıcık yiyor. Havuç harika bir diş kaşıma aracı oldu, 20 dakika falan oyalanıyor. Tabii tüm bunları hep denetimli yapıyoruz, yalnız bırakmaya gelmiyor.

Her ne kadar püre yapmasam da kaşığa itiraz yok bebemizin, çoğu zaman. Ancak -yine kızkardeşimin önerisiyle- sıvı şeyleri bazen fincanla veriyorum, örneğin yoğurdu hafif karıştırınca ayran gibi oluyor, fincandan lıkır lıkır içiyor ve bayılıyor. Çorbaları keza öyle, hele de çok yoğun değilse fincandan içmeyi çok seviyor. Ekstradan bir sürü bulaşık da çıkmıyor böylece, kız bu ne kolay işmiş böyle, niye bana daha önce söylemediniz?! 

Öte yandan bebenin bitirmediği krepleri, yemediği yoğurtları ben yiyorum ve sırf onlarla bile doyuyorum. Anneannemin bir lafı varmış: Kıtlık olur, çocuklu kadın aç kalmazmış… Çocuklarının artıklarını yemekten… Tam da öyle…

fincan

Annemizin dün akşamki mönüsünde tarhana çorbası artığı vardı

4 yorum

  1. “Elinin tersiyle büyütmek” en keyifli bebe büyütme yöntemi galiba. Bu yüzden üç çocuk doğurmak şart. Çünkü ancak üçüncüde bu kıvama tam olarak gelebiliyor anne.

    Birincide kitaplarla çok haşır neşirdim. Çok yoruldum.
    İkincide biraz gevşedim, bebe de ben de daha mutluyduk.
    Üçüncüde bu iş böyle yapılır anacım havasına girdim. Anne olmanın tadını çıkardım. Gerçekten biraz rahatlamaya ihtiyaç var. Herkes için en iyisi bu.

  2. hay siz yaşayın, sanki çok yakın bir arkadaşımla oturup sohbet etmiş gibi oldum!

    (sanırım) aynı gün doğdu Derya ile benim velet, bakıcımız sebebiyle sürekli kendimi ek gıda vermek zorundaymışım gibi hissediyorum, öğün atlasam ailenin delici bakışlarına maruz kalıyorum (evet ilk torun)

    demek ki yalnızca anne sütüyle de oluyor bu işler, çok da şeappmamak lazım…

  3. Fikrinize sağlık keyifle okudum 🙂 Bu arada sabah kahvaltısına yumurta sarısı + dövülmüş ceviz de güzel alternatif oluyor:) Afiyet olsun kuzuya

  4. Sevgili elif, kardesin sana blw onerilerinde bulunuyor. Blw turkiye face sayfasini takip edebilirsin cok deneyimli ve bilgili bir admin kadrosu var. Ve bir suru mutlu bebek 🙂