4 Yorum

Kalben’le İlk Günler…

Yazar Hakkında

NİHAL ÜSTÜNDENİZ – 30 yaşından sonra hayatına iki hamilelik, iki lohusalık, iki erkek çocuk, biraz da annelik, çalışma hayatına artı bolca koşuşturma katan, şu günlerde koruyucu ailesi olmak istediği üçüncü çocuğuna kalben hamile olan, kapısına sığınan koca bir köpeğe ve akşamları yatıya gelen tekir kediye evini açan, tüm bunlar için mutluluk duyan, mutluluktan beslenen, herkes uyuyunca etraftaki yaşanmışlık dağınıklığından gözleri parlayan biri…

“Kalbencim, sen ne iyi ettin de bize geldin. Sen gelince daha da büyük bir aile olduk. Benim çok tatlı, çok güzel, kocaman bir kızım oldu. Çok mutluyum iyi ki geldin.”

Sonrası huzurlu bir uykuya dalıp, kurumdaki uyurgezerliğin evde hiç olmaması…

Siz hiç başkasının, başka şartlarda, bambaşka bir dünya görüşüyle yetişmiş çocuğunun, sizin teninize değdiğinde yaşadığı huzuru, onun gözlerinde gördünüz mü? Ona sarıldığınızda gözlerini yumarak size sokulmasına, gece yatağında saçlarını okşadığınızda gözlerinin yavaşça kayarak uykuya geçmesine ve o sırada yüzündeki tebessüme şahit oldunuz mu? Peki ya size hiç başkasının çocuğu “annecim” dedi mi? Sizler hiç bilir misiniz ki, eğer kalbinizi kocaman açtıysanız, başkası diye bir şey yoktur.

Her koruyucu ailede, çocuk ve aile eşleşmesi bizimki kadar yerinde, sağlıklı olamayabiliyor. Bazı aileler ve çocuklar başta zorluklar yaşayabiliyorlar hatta bazen ayrılmak zorunda kalabiliyorlar. Ama biz sanki yıllardır birlikte yaşıyormuşuz gibi, sanki herkes buna hazır bunu bekliyormuş gibi. Tam da danışmanımızın dediği gibi; “Ailenize bir çocuk gelecek, yerine yerleşecek ve sizin aile düzeniniz hep aynı kalarak hiçbir sarsıntı olmadan devam edecek. Sabırla bekleyin.” oldu.

Çok iyiyiz biz. Kocaman bir kız çocuğunun ilkleri yaşamasına tanık oluyoruz. Bazen şaşıp kalıyoruz “bilmiyor muymuş” diye. Evet, birçok şey aslında bilinemeyebiliyormuş. Kocaman bir kız çocuğu “Anneeee ayaklarım ilk kez deniz kumu oldu” diye sevinebiliyormuş. Her şeyi yapmadan önce sorabiliyormuş. “Bunu giyeyim mi? Bunu yiyeyim mi? Tuvalete gideyim mi?” Evet istediğini yap. Ne zaman istersen yap, ne giyinmek istiyorsa canın, onu giy. Seçimlerinde özgürsün!

Çok şanslıyız, çünkü çok uyumlu ve öğrenmeye açık, gayret gösteren bir kızımız oldu. Ailemizin dinamiğini, dengesini deneyimliyor, öğreniyor şuan. Biz de Kalben’e karşı ayrımcılık ya da kayırma yapmıyoruz, herkese nasılsa ona da öyle. Ben zaten çocuklarıma çok sık sarılırım ve sarılmanın tedavi edici gücüne inanırım. Sarılıyoruz sık sık. Sarılarak konuşuyoruz bazen. Sarılıp boynumun altına sokulmak hoşuna gidiyor, ikimiz de orada huzur buluyoruz.

IMG_9089

İlk günler ve devamında çok fazla ilgiye boğmadık Kalben’i. Normal seyrine bıraktık. Gözlemledik, konuştuk, anlattık, güven vermeye çabaladık. Bazı günler yatağında sessizce ağladığını da gördük. Ağlamaktan çekinmemeyi gösterdik ya da kahkaha atmaktan. Bazen ağlayarak bazen de kahkaha atılarak ne kadar rahatlanabildiğini… Sonra her şeyin içinde bir komiklik bulup güldük. Son bir ayda çok güldük, çok kalbimiz düğümlendi, çok içten içe ağladık, bazen çok yorulduk ama çok mutlu olduk.

Bu sene sevgi ekiyoruz. Çok da bir şey beklemiyoruz. Güven, huzur ve dürüstlük. Gerisi zaten sonra kendiliğinden gelir biliyoruz.

İyi ki geldi, iyi ki bizim kızımız oldu.

4 yorum

  1. Kalbinizin buyuklugu bana oyle iyi geliyor ki…Sanki ben de oyleymisim gibi hissediyorum…Ya da; sanki ben de yapabilir misim gibi hissediyorum…Ve sizin adiniza cok mutluyum…Sevgilerimle…

  2. Sizin ektiginiz o sevgi kocaman olsun kalben in butun yaralarini sarsin hep mutlu etsin sizi ailenizi..hic uzulmeyin aglamayin hep kahkahalarla gulun..ve sen guzel insan sen cok yaz cok yasa cok mutlu ol..

  3. Selda Süren Teymur

    Canım Nihal daha ne güzel günleriniz olacak şaşıracağınız… zorlukları mutlaka var ama herşeye değer bu huzur… çok opuyoruz sizi…

  4. ne kadar zamandır yeni yazınızı bekliyordum…hiç bir çocuk aslında başkasının değil..bütün çocuklar bizim…her insan kalbini sizin kadar açsa…şefkat beslese her çocuğa…yardım etse…belki de çok güzel bir yer olur buralar…iyi ki varsınız:) hep yazın bol bol yazın lütfen…