12 Yorum

Bugüne bugün…

Bebemizin sekizinci aynı doldurmasına günler kala hayatımızda ciddi değişiklikler gözlemliyoruz.

Öncelikle büyük tuvalet ihtiyacını karşılamayı neredeyse beş günde bire kadar yayan bebemiz, ek gıdaya geçmesiyle birlikte bir günde beş kakaya kadar çıkardı olayın sıklığını… Bebemizin ortası yok arkadaşlar, ya herro ya merro.

Sadece sıklığı mı değişen? Olayın dokusu da değişti. Süt bebemizin peynir kokulu sarı kakasından eser kalmadı, artık ‘kaka değil bok’ olarak adlandırabiliriz yemeklerin çıktısını… Zaten ne yediğini de kakasından takip edebiliyoruz: ”Aaa, siyah üzüm vermiş birisi”. Bokunda boncuk aramak bu mu? Ya da bokunda üzüm aramak…

IMG_0274

‘Birisi’ siyah üzüm yedirirken…

Bebemiz entelektüel anlamda da gelişiyor sevgili izleyenler. Tepkileri daha isabetli. Ben odadan çıkınca arkamdan ağlamaya başladı örneğin. Bu şimdilik ‘Oy anasının kuzusu!’ etkisi yaratsa da bi süre sonra fenalık getirecek, hepimiz kabul edelim. Yine de güzel bi şey tabii insanın sevilmesi, istenmesi falan…

Fiziksel anlamda da daha güçlü kendisi… Artık oturduğu zaman hacıyatmaz gibi düşmüyor sağa sola… Bunu abileri farklı yorumlamış olacaklar ki güreşmeye başladılar yavrucakla… Haklarında hayırlısı, ne diyeyim…

IMG_0254

Her şey iyi güzel hoş da, uyku cephesinde ilerleme yok maalesef. Her gece ben diyeyim iki saatte bir, sabah 4’ten sonra neredeyse saat başı uyanmaya devam ediyor bebemiz ve bu iş artık kabak tadı vermeye başladı. Babası da çok yoğun çalışıyor bu aralar ve gece onu kaldırmaya kıyamıyorum (ki buna rağmen benden daha uykusuz geziyor, enteresan), aman o uyanmasın, aman bebe ağlamasın, saat 6 oldu büyükler kalkmasın diye diye vallahi zombiye döndüm. En son dün sabah 4 buçuk ve 5 buçuktan sonra 6’yı çeyrek gece kalkınca kendisi yelkenleri suya indirdim. Artık nasıl ağladıysam bir gün önce uykudan önce silmeye fırsat bulamadığım rimelimin hepsi yastığıma geçmişti.

Neyse, dedim Doğan’a ‘Ben gidiyorum!’ Atladım bisikletime, vurdum kendimi Moda sahiline… Yok, o öyle olmadı pardon. Önce bebenin kahvaltısını hazırladım, ondan sonra atladım bisikletime vurdum kendimi Moda sahiline…

Aslında cidden de alıp başımı gitmekti niyetim; şöyle bir Bostancı’ya kadar pedal çevireyim, hatta sonrasında vapura binip Adalar’a geçeyim. Ama hayaller Adalar’ken hayatlar Moda’daydı, Kadıköy sahilinde bir tur atıp sokak köpeklerine, akşamdan kalmışlara, bir de yürüyüş yapan yaşlı amca ve teyzelere selam verdikten sonra tıpış tıpış eve döndüm. ‘Oh beee, ne iyi geldi!’ numarası yapmaya çalıştıysam da pek iyi gelmemişti aslında, Doğan da ‘Erken geldin?’ dediyse de ne kadar gecikebilirdim ki? Yani, nereye gidecektim Allah aşkına?! Bu gerçeği fark ettiğimde, sabah kalktığımdan da kötü bir yerde hissettim kendimi: Gitmek istesem de gidemiyoruuhuhuhuühühühühühü!

Öğleden sonra annemlerde erken doğum günü partim vardı. Bugün benim doğum günüm ve bundan 40 sene önce her nedense üç hafta erken doğarak kendi kendimi sabote etmiş, her doğum günümde en sevdiğim birilerinin olmayışını garantilemiştim. O kadar ki, sırf bu yüzden bir seferinde anneme Mayıs’ın ortasında doğum günü partisi yaptırmıştım, arkadaşlarımla kutlayabilmek için!

Bu sene de sevdiğim baĞzıları yokken en sevdiğim bi başkaları vardı, çünkü meğer benim arkamdan Whatsapp grupları falan oluşturulmuş, Elif40oluyor denmiş, insanlar annemin evine davet edilmişti. Her ne kadar bir kısmı Portekiz’de, Burhaniye’de, Bodrum’da, Foça’da, Aydın’da ve dünyanın bilumum yerlerinde olsalardı da diğer bir kısmı dün benim için toplanmıştı ve annem ve babam çok uğraşmıştı ve her şey harikaydı ve ben dünyanın en mutlu insanıydım. (Ve eksik tayfayla Eylül’de bir kutlama daha yapacaktık çünkü insan bir kere 40 oluyordu).

IMG_0301

Evet, bugüne bugün 40 yıl ve birkaç saat yaşındayım. Evli-mutlu-(üç!) çocuklu, görmüş geçirmiş yaşamış, acıları olmuş ama çok şükür ki sevinçleri daha fazla olmuş, geleceğe umut ve heyecanla bakan bir insan evladıyım. Artık insanlara ‘karşınızda 40 yaşında bi insan var!’ falan diyebilirim yani… Havalıyım olm!

O zaman bu haftaki programımızı, kendisine karşı kırgınlıklarımız olsa da kalbimizin bir köşesinde şarkılarının hala yeri olduğunu inkar edemediğimiz bir isimle kapatalım. Sezen Aksu’dan gelsin: Hayat sana teşekkür ederim.

12 yorum

  1. Doğum günün kutlu olsun Elif…Ailen ve sevdiklerinle huzurlu, sağlıklı ve bool yazı dolu yıllar dilerim 🙂

  2. Alıp başınızı gidemeseniz de bu yaş size iyi gelmiş gibi yorumladım ben yazıyı, çok eğlendim 🙂 bu annelik halleri (mizle) Kutlu olsun doğum günümüz, iyi ki doğmuşsunuz da sayenizde yalnız olmadığımızı biliyoruz.

  3. Of her seye agliyorum Elif ne olacak bu halim bilmem. Annenin yazdigi hikayeye de agladim simdi. Iyi ki dogmussun! Cok guzel bir yas olsun 🙂

  4. Küçük mucizelerim

    Hepi börtdey tu yu.

  5. Sevgilinizle, evlatlarinizla ve tüm sevdiklerinizle sağlıklı, huzurlu, mutlu ve umut dolu nice yıllara. Doğum gününüz kutlu olsun.

  6. Nice mutlu senelere Elif… Tüm sevdiklerinle…

  7. Doğum günün kutlu olsun Elif..
    Hayatın huzurla geçsin inşallah.. kalp kalp öpücük 🙂

  8. Babanın anneden daha uykusuz olması durumu tam da dün geceki halimizi anlatıyor. Dün 5 aylık kızım sağolsun tam 5 kere uyandı, 1 saat de uyanık kaldı. Ve bugün eşimin önemli iş görüşmesi var diye uyanmasın derken 5 kere emzirerek uyuttum kızımı. Sabah kocam uykusuzluktan yakınıyordu. olsun yine de allah başımızdan eksik etmesin

  9. Dogum gunun kutlu olsun! 3 cocugunla, esinle, anne-baban, blogunla nice uzun saglikli mutlu senelere. 40 yasin umarim guzel suprizleri ve projeleri de beraberinde getirir

  10. Elif, dogumgunun kutlu olsun!!!
    Muhtemelen sana akil verecek kadar deneyimim yok ama bence al Derya’yi araniza sabaha kadar uyuyun. Benim kizim uykucu bir bebek, dogdugundan beri hep cok uyudu ve uyuyor. Ama geceleri iki hatta uc kez uyanip tekrar uykuya daliyordu Derya kadarken. Bu olmaz boyle dedik, aldik aramiza.
    Aksam dokuz ile on arasi en gec yataginda uyuyor. Yatagi odamizda bu arada. Gece 12 veya 1/2 gibi bir uyaniyor ve o zaman aramiza aliyoruz. Sabah 8/9 Allah ne verdiyse hic kimildamadan uyuyor.
    Gunduzleri de sorunsuz kendi yataginda uyuyor. Demek ki gece bizimle temasta ihtiyaci varmis diyoruz. Yaa bi de bendeki felsefe su, belki ikinci cocugum olmayacak, nerden bulcam boyle bebegimle koyun koyuna uyuyabilecegim gunleri bir daha. Eger siz rahat uyuyabileceksiniz bence denemeye deger.

    Sevgilerimle

  11. Elif hanım 4 aylık anne olarak şunu diyebilirim ki bisiklete binip moda sahiline gidebilmek de büyük bir özgürlük bence. Benim kızçe tuvalete gitmeme bile müsade etmiyor. Benim kadar özgürlüğüne düşkün bir insanı eve kapattı nasıl darlanıyorum belli değil. Üstelik bu daha ilk çocuk. Üç çocuğum olsa kendimi kalorifere bağlanmış gibi hissederdim herhalde. Annelere doğum günlerinde biraz ‘zaman’ hediye edilmeli bence.

  12. Aynı problem bızdede var elıf hnm 11 aylık hıc degısmedı emerek uyudugu ıcın sanırım.benımde uyku egıtımı verecek enerjım yok