13 Yorum

Herkes kendi ödevini kendisi yapsın

Anneliğin kitaplardan öğrenileceğini düşünmemekle birlikte ebeveynlik üzerine çokça kitap okuduğum doğrudur.

Bunda, kendimi anne olarak kişisel geliştirmek istemem kadar, ebeveynlik üzerine içerik üretmemin de etkisi var tabii ki…

Ve fakat, sebebi ne olursa olsun, okuduğum şeyler bende iz bırakıyor. Ufuk açıcı şeyleri okumayı seviyorum. Daha önceden düşünmediğim şeyleri düşündürten, bilmediğim şeyleri öğrenmemi sağlayan kitapları merakla okuyorum.

Doğru şeyleri okumaya gayret ediyorum. Bundan birkaç sene önce bir yaratıcı yazarlık atölyesine katılmıştım ve orada demişti eğitmenimiz: ”Okuyacak o kadar çok fazla şey var ki, seçici olmak zorundasınız. Her şeyi okumayın.”

Ben de öyle yapmaya uğraşıyorum. Ebeveynliğimin başında elime ne geçse okumaya çalışıp boşuna gözlerimi yormuşum, çünkü aslında belli başlı kitaplar var okunması gereken. Ki bunlar da kişiden kişiye değişiyor ya, neyse…

Ben de işte bu belli başlı kitapları okudum, sonra bazen bulduğum başka belli başlı kitapları okuyorum, okudukça notlar alıyorum, altını çiziyorum, üstünü boyuyorum. Eğer çok beğendiysem kitabı kitaplığa kaldırmıyor, masamın üzerinde tutuyor, arada bir dönüp altını çizdiğim yerleri tekrardan okuyorum. Kimi zaman yazılarıma, kimi zaman arkadaş ortamındaki sohbetlerime malzeme yapıyorum.

FullSizeRender

Ve bir de ne yapıyorum biliyor musun? Sevgilime okutuyorum.

‘Bak Doğan’cım’ diyorum, ‘Bak burda ne yazıyor’ diyorum, ‘Bak işte çocuklarla iletişim konusunda böyle böyle diyor, teknoloji kullanımı konusunda şöyle şöyle diyor’ falan diye bu altını çizdiğim yerleri onunla paylaşıyorum.

PaylaşıyorDUM. Vazgeçtim.

Baktım ki bilgi akışı tek taraflı gerçekleşiyor. Ben okuyorum, ben beğeniyorum, ben düşünüyorum, ben analiz ediyorum. Sonra onunla ‘önemli yerleri’ paylaşıyorum. Kimse benden öyle bir şey istememesine rağmen üstelik… Ne âlâ!

Valla artık içe döndüm, kendime çalışıyorum. Okuduğum öğrendiğim benimdir, herkes kendi okusun bilgilensin. Kişisel gelişmek isteyen kendi okusun kendi gelişsin.

Artık üniversitede değiliz ki onun da ödevini yapayım?

13 yorum

  1. Incir'le Erik'in Annesi

    Ben de eskiden okur, okuduğumu da esime aktarmaya çalışırdım. O bu yazilanlari genelde fazla uzerine dusunulmus bulurdu. Ben de vazgectim kendim okuyor, kendim uygulamaya gayret ediyorum.

  2. Yazinizi okurken kendimi anlattigini dusundum.ne yazik ki esim tarih kitaplari okumayi tercih ederken, ‘sen bana özet geçersin’ diyerek ebeveynlikle alakali kitaplara pek ala mesafeli duruyor.oylede olsa ona aktardigim bilgileri kullandigini gordukce bunun benim icin sorun olmadigini dusunmeye basladim.sanirim bu halden bende memnunum.ama keske o da bana bir seyler katabilse diye dusunmeden edemiyorum:(

  3. Çok doğru bir yazı,
    da ben son cümleye takıldım 🙂

  4. Bu konuda istisnalar dışında genelde erkekler okumaktan pek hoşlanmıyor.. Bazen çok beğendiğim kitapları tavsiye ediyorum. Ya da okuduğum yazıları mail atıyorum. Sonrasında okudun mu diye soruyorum üzerinde konuşmak için eşime ama genelde okumamış oluyor. Üstelik okumayı çok seven biri olmasına rağmen .

  5. Peki okuduğunuz seylerle ilgili olarak, akut bir durumda o sizin gibi dusunmediginde? Tekrar bu bilgiyi ona aktarmak zorunda kalmıyor musunuz?Hem de çocuklar da oradayken.Bizim oyle oluyor bazen.

  6. sanki benim içimi dökmüşsün yazıya bravo.Ha bir de şu var o kadar yol gösterdiğin halde yapılmıyor anlatılanlar.Sevgiyle kal hep böyle kal Elif hanım❤️

  7. Önce ödevlerini biz yaparsak, sonra bu vazifemiz haline gelebilir yani. Havlu atmak zorunda kalabiliriz ilerleyen vakitlerde. Dikkat! 🙂

  8. Bende kendim okuyor, uygun bulunca uygulamaya çalışıyorum. Ama eşimle fikir ayrılıkları oluşuyor bu sefer de. Yani kendim okuyup,kendim bilgilenio, kendi kendime sinir külü oluyorum onun yaptıkalrı karşısında. Böyle böyle çocuk da neyin doğru neyin doğru olmadığını zor ayırt eder hale gelecek

  9. elifcim 🙂 ben de senin okudugun kitaplari cok begeniyorum, ornegin hakkinda birseyler duymus olmama ragmen secici olmak icin yeterince okumayi istemedigim, fakat senin yazini okuduktan sonra okumaya ikna oldugum ve hic pisman olmadigim bringing up bebe var. sonra daha yeni kosarak screemfree parenting kitabini aldim, iyi ki elif yazmis da okumaya basladim dedim. yani sen iyi ki okuduklarini paylasiyorsun, en azindan bizimle paylasmaya devam 🙂 isteyen okur 😉
    bu arada dipnot: universitede de, lisede de, ilkokulda da herkes kendi odevini kendi yapsin 🙂 cocuklarimiz dahil.

  10. Bu yazıdan ve altında ki yorumlardan anlıyorum ki yalnız değilim☺️

  11. Keske tek konu cocuk gelisimi olsa. Komik bir karikatur bulup ben gonderirim, ilginc bir yazi bulup gosteririm, degisik bir yorum okurum paylasirim, bir faaliyet vardir haberdar ederim. Bununla ilgili elestirdigimde de adamij ozru kabahatinden buyuk, hergun okudugumu bildigi gunluk gazetenin mansetinden bir linki kopyalar ve bana gonderir. Ben de artik biraktim. Sohbetinden de zevk almiyorum zaten bu adamin,yasi ilerlerken yerinde sayan genel kültürüne gorgüsüne de saygim kalmadi.Senin sayfadaki kalben hamileden esinli: kalben dul.

  12. Elif Hanim, basliktan artik bizle de paylasmayacaginizi dusunerek, korku icinde basladim yazinizi okumaya. Neyse ki sadece babaya yonelikmis. Sizden öğreniyorum. Teşekkür ederim.

  13. Babalar gercekten kendilerine cok guveniyorlar, veya cok rahatlar. Herkes de mi ayni durum olur yahu 🙂 sonra bir durum olustugunda hayir oyle degil boyle dersen mudahaleci oluyorsun iste. Ama anlayan kim 🙂