11 Yorum

Ya tutarsa?

Geçen hafta bir sabah erkenden kalktım. Milas’a gitmek üzere uçağı yakalayacaktım ve saat 7’de evden çıkmam gerekiyordu ancak bu bile benim saçlarımı maşa yapmama engel olamamıştı çünkü birlikte gideceğimiz ekipte fıstık gibi moda blogırları falan vardı ve evet kaz ayaklarımı yok edemez, göz altlarımı boyayamazdım belki ama saçlarımı maşalayabilirdim. Bence iyi de oldu lakin karanlıkta bir koku yayıldı ortalığa (çocuklar uyanmasın diye banyonun ışığını açmamış, cep telefonumun feneriyle idare etmiştim) , ‘hayır olsun’ deyip geçtikten sonra maşanın üzerinde bir tutam saç gördüm. Allah Allah, neden döküldü ki acaba (Yazar burada saçının yandığını bile fark edemeyecek kadar uykusuz olduğunu anlatmaya çalışıyor) dedikten sonra hayatıma devam ettim.

Takip eden iki gün saçım bir acayip koktu ve patır patır dökülmeye devam etti. ‘Saçımı yaktım herhalde’ falan dedim ama bulamadım neresi olduğunu… Ne zaman ki saçımı tepeden topladım amanın bir de ne göreyim?! Ensemdeki saçlardan bir tutamı birkaç santim kalmış! Toplasan toplanmaz, yapıştırsan yapışmaz. Saçımın geri kalanı lastik tokaya boyun eğerken bu tutam zıpçıktı gibi fırlıyor!

Saçlarımı kestirmeye niyetim vardı uzun zamandır ama havalar serinledikten sonra düşünüyordum. Soluğu kuaförde aldım. Saçlarımı uzatmamdan yana olan sevgilim saçımı kestirmek için kendi kendimi sabote ettiğimi söyledi. Öyle değildi ama fırsatı değerlendirdim diyelim.

Yarım saatin sonunda kendimi çok daha iyi hissediyordum. Dünya varmıştı!

Bu aralar kilo vermeye başladım. Görenler ‘Aaaa nası da kilo vermişsin üüüü’ diyorlar, hoşuma gidiyor. Ve fakat, sağlıklı bir şekilde vermediğimi düşünüyorum. Vücudumun dengeleri bayağı bir bozuk bence, yağ oranım aldı başını gidiyor, kaslarım gevşek ve güçsüz durumda. Geçenlerde Yasemin‘le konuşurken ‘Yaştan mı?’ diye sordum, ‘Hayır canım, kilometreyle alakası yok, bakımla alakası var’ dedi. Bakıma girmem şart.

İngilizcede bir deyiş var: 9 months up, 9 months down. Türkçeye ‘9 ay yukarı, 9 ay aşağı’ olarak çevrilebilecek olan bu söz, hamileliğin başından doğuma kadar geçen (geçmesi beklenen) 9 ayda alınan kiloların doğumdan sonraki 9 ayda verileceğini ifade ediyor. Bana hep iyi gelmiştir bu söz, ve şimdi sekizinci aynı geride bırakırken artık kendimi bulmak istemeye başladığımı hissediyorum. Doğan bana doğumdan sonraki 6. haftada ‘Eh artık kendine bakman lazım’ dediği zaman onu savuşturmuştum, ‘Sen bana karışma, zamanı gelince ben isteyeceğim’ diye… Sanırım zamanı şimdiymiş. Piano piano bacaksız…

Ben eski beni arayıp bulmaya çalışırken bebe de kendini aşmaya uğraşıyor. Bir yerinde duramamalar, bir kabına sığmamalar… Emeklemeye hazırlanıyor, acayip sesler çıkarıyor, tutunup kalkmaya uğraşıyor, öyle sevimli ki bütün gün otur izle, canın sıkılmaz.

Artık etrafa daha ilgili ve tepkili olduğu için abileriyle vakit geçirmekten de giderek daha fazla hoşlanıyor. Geçen hafta ilk kez kaydıraktan kaydı abisinin kucağında…

IMG_0479

Gel gör ki tüm bu eğlencesine rağmen geceleri hiç sevimli değil, iki buçuk üç saate bir uyanıyor. Bana ”Bunu elinin tersiyle büyüteceksin” dedilerdi oysa ki? Geceleri hesaba katmadan mı söylediniz bunu?

Bir yandan ”Aman canım, daha kaç ay uyanacak sanki, hem hemencecik uyuyor” desem de içimdeki yargılayıcı sesler beni rahat bırakmıyor: Bebeklerin 6. aydan sonra gece kesintisiz uyuyabilmeleri lazım… Bu bebe açlıktan değil, meme istediği için uyanıyor, artık geceleri kalkmamalı… 7-8. ay gibi kendi odalarına geçmesi doğru olur…

Bu sesler olmasa biz kendi içimizde idare ediyoruz aslında… Evet, 5’ten sonra doğru dürüst uyumamak beni etkiliyor ve kesintisiz uykuyu çok ama çok özledim ama daha gideri var sanki… Yani henüz çökme noktasına gelmedim. Gelmeli miyim? Gelmesem iyi olur.

Yine de her gece yatmadan önce onun anlayacağını umarak kulağına fısıldıyorum: ”İyi geceler Derya’cığım, seni seviyorum. Sabah 5’e kadar uyu, tamam mı?”

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: ”Hocam, hiç göl maya tutar mı?”

”Ya tutarsa?” demiş.

11 yorum

  1. Benim büyük kız, 4. ayından sonra gece beslenmesini kesmişti. Kendi yatağında, kendi odasında, tüm gece deliksiz uyuyordu. Sonra ikinciyi doğurdum, 18 ay “sadece” anne sütü ile beslendi desem yalan olmaz. Üstelik de çok hareketli, gündüzlerini yemek yemeye ayırmak istemediğinden tüm gece memedeydi. Kolumun üstünde yatırıp, tam yatarak emzirdiğimden, artık kolum böyle altında elbise askısı varmış gibi havada kalıyordu sabahları. 12. aydan sonra azalmaya başladı emme sıklığı ama çok yavaş yavaş, 18. aydan sonra normal yemek yemeye başladıkça iyice azaldı ve nihayet ikinci doğum gününden sonra gece beslenmesini kesti. 26 aylık, hala geceleri 1-2 defa uyanıyor ama su içip geri uyuyor, buna da şükür.
    Ha, ben de üçüncüye 6 aylık hamileyim bu arada :))

  2. Benim en küçük bebem dört yaşında. Geceleri artık kesintisiz uyuyor ama şimdi de ben kesintisiz uyumayı beceremiyorum. Uykularım bölük pörçük. Üç bebeyi büyütene kadar on seneden fazla sürekli yarım yamalak uyuyunca bünye alıştı galiba. Otomatiğe bağladım, iki saatte bir kendiliğimden kalkıyorum. Sanırım normale dönmem de bir on senemi alacak. Ya da on sene sonra da yaşlanmaktan mütevellit uyuyamayacağım. Aman Allah’ım! Yoksa ben artık deliksiz uyuyabilme lüksümü ebediyen mi kaybettim? Hüüüüü….

  3. Ah ya.. illa ayırmak mı gerekir odayı? sizi yakııınen ve ilgiyle takip ediyorum 🙂 sizin üçüncü bebeniz ile benim ilk bebem aynı günlerde doğdu. ben çalıştığım için çok özlüyorum ve beraber uyuyoruz. siz her “aslında artık kesintisiz ve kendi odasında uyuması gerekir” dediğinizde içim cızzz ediyor. beraber uyumak o kadar güzel ki bırakasım gelmiyor.. kafam karışık bağlayamadım cümlenin sonunu =)

    • Benim ilk cocugum. 9 aylik olmak uzere. Deneyimli anne falan degilim yani. Beraber uyuyoruz. Cunku böyle hosumuza gidiyor bebemin de benim de. Gittigi yere kadar gider. Odasini ayiran mutluysa o da guzel. Yani bence bu isin tek bir dogrusu yok. Diger annelerin ne yaptigina bakiyorum ama kendi kararlarimi kendi icimdeki annenin sesini dinleyerek veriyorum. Siz de bence nasil mutluysaniz öyle yapin.

      • ne güzel yazmışsınız, tamamen aynı fikirdeyim.. etrafımda yanyana uyuyan çok çok az insan var, benim de bebem 8 aylık. doymuyorum, doyamıyorum. bir kez zoraki ayrı uyuttum ve çok zor bir geceydi (benim için, bebeden dolayı değil) ve dedim ki, benim hayatım benim kararım. aşağıda Buket Hanım’ın da dediği gibi, bir gün “of anne yaa” diyecek belki de ve gelmeyecek. o zamana kadar tadını çıkarmalı… sevgiler ve teşekkürler moral için =)

        • :)kesinlikle, odalari ayirmaya ebeveynleri hazirlama bebeleri hazirlamadan daha zor bazen 🙂

          Bebeginizle mutlu dolu dolu gunler sevgiler selamlar size de..

    • Naçizane tavsiyem istemediğiniz, içinizden gelmeyen hiçbir şeyi yapmayın. Her anne, her bebek farklıdır. Emen bebekler gece kesintisiz uyumaz, uyuyanı çok nadirdir. Her bebek farklıdır, bana yatağını nasıl ayıracağımı soruyorlardı, 2,5 yaşında, gece uyanınca yanıma almak istiyorum, GELMİYOR :). Kimi çocuksa 3-4 hatta 5 yaşına kadar birlikte uyumaya ihtiyaç duyuyor. Bir canlı söz konusu olduğunda -meli, -malı ile biten cümleleri okumak ama çok da takmamak gerekiyor sanki. Siz de bebeğiniz de mutluysanız niçin bunu istemeye istemeye bozasınız?

  4. Ay yeminlen okudukça depresyona girdim bakım meselesi konusunda..bende kendimi pis,pespaye, ekşimiş süt kokulu,Zaman bulunamayıp alınamış bıyıklar v.s liste uzar gider.. Neyse ki minyon olduğumdan doğum kiloları kalmadı gibi göbek hariç Bebeler uyku konusunda hep aynı gibi onun için takmamaya çalışıyorum(ama ne eksik demeden alamıyorum ) uyumayınca onu kendi yatağıma getirceğime ben onun beşiğine giriyorum o zamanda biraz benim işime geliyor miss kokular,minnak eller,çok keyifli oluyor :))

  5. BENİM PAŞA 10 YAŞINDA AMA TAM 5 YIL HER GECE HER SAAT BAŞI KALKTI.BAZEN HEMEN UYUDU BAZEN UYUMADAN SABAH ETTİRDİ.SIRTIM ISINASI BİR GECE BİLE UYUYAMADIM.SABAH İŞE GİDERKEN GÖZLERİM ŞİŞ RENK BEMBEYAZ KİLO AFGANİSTANLILARI ARATMAYAN CİNSTENDİ:)ŞİMDİDE GEÇ YATIYOR ERKEN KALKIYOR HALA UYKUYU SEVMİYOR AMA BANA İLİŞMİYOR.GEL GÖRKİ BEDEN YORULMUŞ İKİNCİ ÇOCUĞUN KELAMINI EDESİM KALMAMIŞ:)ALLAH İSTEYENE SABRINIDA BEBEĞİNİDE VERSİN .SEVGİLER