4 Yorum

Üç çocukla bir ilk…

Siz bu satırları okuduğunuz saatlerde biz üç çocuklu ilk transatlantik yolculuğumuzu gerçekleştirmek üzere yola çıkmış olacağız.

Geçen sene bu zamanlarda yine benzer bir telaş içinde düşmüştük yollara. Derya karnımdaydı. Kolay bir yolculuktu, çünkü büyükler eh oldukça büyümüşlerdi, yanıma çok bir şey almama bile gerek yoktu, uçaktaki filmler çoğu zaman idare ediyordu onları. Bebe de karnımdaydı, bir tek hareketsiz kalmamaya özen göstermem gerekiyordu.

Bebekli uçak yolculuğu yapmamızın üzerinden yaklaşık beş sene geçti. Enteresan bir deneyim olacak bu sefer, insanlar bizi görünce sağa sola kaçacaklar, çil yavrusu gibi dağılacaklar, ‘Allah’ım n’olursun bu aile benim yakınımda oturmasın!’ diye adak adayacaklar bence… Ama korkmasınlar, o kadar da korkunç değiliz. Derya’nın ilk uçuşu, evet, ama henüz meme emdiği için bence sıkıntı yaşamayacak; eh diğerleri de çok heyecanlılar ve kendi kendilerine oyalanacaklar derken bir de bakmışız inmişiz.

Öte yandan endişelerim de yok değil, çünkü bizim bebe birkaç gecedir adeta bir meme canavarına dönüştü, yarım saatte bir uyandığımı biliyorum. Bu nedir kardeşim?! Nedir söyleyeyim ben sana: üst dişler geliyor… Bence öyle yani… Gündüzleri kehribar kolyesini takıyorum ancak gece cesaret edemedim, bir iki çıkmıştı kendiliğinden, olur da yutmaya kalkar bir şey olur diye… Gece uyandığında biberonla su veriyorum önce, meme diye tutturana kadar ilk birkaç sefer idare ediyor ama sonra kabul etmiyor ve işte o noktada yapacak bir şey kalmıyor. Gerçekten artık yorgunluğun tarifini yapamıyorum Abidin, Amerika dönüşü bir el atmak lazım bu olaya…

Geçen hafta artık karyolayı sallama olayından da vazgeçtim çünkü eğri oturup doğru konuşalım KOCA KARYOLA! Hoydodohoydoo diye bi ileri bi geri hareket ettirmek takdir edersin ki pek pratik olmuyor. Dedim ki ‘Bana bak Derya bebesi, bundan sonra yatağını sallamıyorum, hareketsiz uyumaya alış!’ Bayağı bir protesto etti, protesto derken, etini sıkıştırırmışcasına ağladı, dört kat üzerimizdeki komşumuz ‘Bakıcınız bebeğinizi çok ağlatıyor, haberiniz var mı?’ diye aşağıya indi, ‘Yok dedim, benim o, evdeyim ben, yatağında uyumayı öğreniyor da bebek…’ Bana ‘Zalim ana!’ dermişçesine baktı ama hiç oralı olmadım açıkçası…

Yemek olayı eğlenceli gidiyor, bizimki bayağı bir meraklı etrafında olan bitene… Bıraksam lahmacun falan yiyecek adeta, öyle diyeyim. Sabahları yumurta sarısı, ruşeym ve tam buğday unundan krep yapıyorum ona (teyzesinin tarifi), yalayıp yutuyor. Bizim yemeklerle de tanışmaya başladı, tuzsuz olması koşuluyla… Yine de süt, yumurta beyazı gibi yasaklardan dolayı yiyebildikleri kısıtlı, bir an önce bir yaşını tamamlayıp mönüsünün genişlemesini heyecanla bekliyorum.

Çocukların okulu başlıyor önümüzdeki hafta ve ilk haftayı kaçırmış olacaklar. Bir yandan yeni okula alışmaları açısından iyi olmadı mı diye düşünüyoruz ama öte yandan bu ara o kadar çok gidip geldiler ki Fide’ye, şu sürecte bile alıştılar desem yeri… Yine de yeni arkadaşlarıyla tanışacak olmak çok heyecan verici ve ben onlardan daha fazla heyecanlıyım diyebilirim.

Bu yaz bir acayip geçti… Üç çocuklu ilk yazımızdı ve o açıdan heyecanlı ve keyif vericiydi. Öte yandan, memlekette olan biten yüzünden herkes gibi bizim de çok tadımız kaçtı, ne yaz başındaki tatil kaldı aklımızda, ne bir şey… Önümüzdeki günlerde memleketten biraz olsun kopmak, saat farkı yüzünden de olsa gündemi takip edemeyecek durumda olmak iyi gelecek bence, hepimize…

Blogun akışı devam edecek, ben tatil moduna geçeceğim büyük ölçüde ancak çok güzel konuk yazar yazıları var yayınlanacak olan, takipte kalın derim… Yolculuk maceralarımızı Instagram’dan takip edebilirsiniz, her seyahatimizde olduğu gibi #blogcugillerseyahatte etiketiyle paylaşıyor olacağım.

Evet, önümüzdeki günlerde yayınımıza Dallas’tan devam edeceğiz. Okyanusun diğer tarafından görüşmek üzere…

4 yorum

  1. Uçak maceranızda başarılar dilerim Elif. Hayırlı yollar olsun. İyi eğlenceler…

  2. İyi yolculuklarr 🙂

  3. Maşallah Derin kitap kurdu olmuş.Her karede kitap okuyor. 🙂

  4. Uyumayan bebeğe en iyi ilaç denizaşırı yolculuk. O yüzden deliksiz uyumaya bile başlayabilir yolculuk sonrasında. Baktık ki gece uyanmaları artıyor, seyahat zamanı geldi diyorduk… 🙂

    İki çocuklu tecrübemle diyebilirim ki bebekle en kolay yolculuk 0-6 ay arası hani emekleme öncesi. Özellikle 1 yaş sonrasında tam bir maraton oluyor neredeyse 4’e dek 🙂
    Umuyorum ki sorunsuz, su gibi bir yolculuk geçirdiniz. Yanınıza bol bol atıştırmalık almayı unutmayın dönüş için. Oyuncaktan çok abur cubur bizimkileri oyalardı o yaşlarda. 🙂