16 Yorum

Uyku, Biraz Uyku

 Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından İlke Mırık tarafından kaleme alındı.

***

Bebeğim Su bir yaşını doldurdu. Zaman çok çabuk geçmiş. Çok değil birkaç ay öncesine kadar geceleri uyanıp o sessizlikte onu emzirdiğim saatleri özleyeceğimi söyleseler gülmezdim bile, zira öyle uykusuzdum ki, “Bir gidin ya dalga mı geçiyorsunuz?” der, herkesi kovalardım.

Velhasıl Su artık uyuyor. Güzel de uyuyor. Maşallah. Şöyle ağız dolusu maşallah ama. Bu beni uyku uzmanı yapmaz, hiçbir şeyin uzmanı yapmaz ama biliyorum ki çoğu da biraz fikir almaya hayır demez. İşte o yüzden bu yazıyı yazıyorum. Amacım öncelikle tarafsız bir şekilde okuduklarımı özetlemek (uyku üzerine çok kitap okudum uykusuz gecelerde), aralarda da yer oldukça bizim neler yaptığımızdan bahsetmek. Öncelikle burada değineceğim kitapları listeleyeyim, bir kenarda dursun:

  • Richard Ferber – Solve Your Child’s Sleep Problems

  • Marc Weissbluth – Healthy Sleep Habbits, Happy Child

  • Tracy Hogg – Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler

  • Kim West – İyi Uykular Tatlı Rüyalar El Kitabı

  • Anna Wahlgren – A Good Night’s Sleep

  • Elizabeth Pantley – The No-Cry Nap Solution

Elif bir yazısında çok doğru söylemiş: Bebeklere uyumayı öğretmek gerekiyormuş. Her şeyi biliyorlar da, uykuya dalmayı, ve uykuda kalmayı bilmiyorlar arkadaş! Bilen bebeklerin şanslı annelerine selam ederim. Bizimki bilmiyordu. Ben de biraz acemiydim bence ilk zamanlar. Öyle, çocuğumun her işaretini, her ağlamasını ayırt edip anlamlandıramıyordum. Bu durumda bazı tablolardan çok yararlandım. Misal, bebekler hangi aylarında yaklaşık ne kadar uyurlar:

Ve bir bebek bir gününü aşağı yukarı nasıl geçirir:

3 saatlik EASY rutini. Eat: Besleme Activity: Aktivite, oyun, banyo, vs Sleep: Uyku Your Time: Sizin Vaktiniz Harfler birleşince EASY, yani kolay anlamına geliyor. Hakikaten çok kolay (!)

 

IMG_6183Bütün kitaplar “uyku için bir rutin oluşturun,” diyor. Bebek uyumadan önce hep aynı şeyleri yapın. Her şey olabilir bu. Banyo, kitap okuma, ninni söyleme, süt içirme,.. İsterseniz kendi çevrenizde on kez dönün. Bu rutini uyku zamanı dışında yapmadığınız sürece, ve fakat üç gece boyunca bebek uyku için yatmadan önce tekrarladığınızda, bebeğiniz bu hareketleri uyku ile ilişkilendirecek. Gündüz ve gece için ayrı yöntemler seçebilirsiniz.

Kim West, gece uykularını, bebek uzun uyumaya başladıkça öne çekmeyi öneriyor. İlk haftalarda yatma saati 10-11 olabilirken, yöntem oturdukça 7-7:30 arası yatırıyorsunuz bebeğinizi. Yine Kim West, uyku eğitimine dördüncü aydan önce başlamayı önermiyor. Daha öncesinde Tracy Hogg’a yakın bir yaklaşımla üç saatlik döngüler şeklinde besleme ve uyutmayı öneriyor. Tracy Hogg’a göre bebeğin sabit saatleri yok. Yukarıdaki örnek tablo, bebeğin sabah uyandığı saate göre şekilleniyor. Örneğin bebek altıda uyandıysa, bir sonraki uykusunu dokuzda, sonrakini on ikide, sonrakini üçte uyuyacak. Ve gece uykusu da buna göre erken olacak. Marc Weissbluth ise uyku ritminin bizim biyolojik saatimize göre şekillendiğini, dolasıyla bebeklerin ne olursa olsun aynı saatlerde yatırılmaları gerektiğini söylüyor. O gün bir gündüz uykusu atlamış olsalar da.

Kim West, bebeğin uykularına müdahale öneriyor. Mesela sabahları sekizi geçmesin uyanma saati. En son gündüz uykusunu, gece tekrar yedi yedi buçukta uyuyabilecek şekilde uyutun, diyor. Üç aylıkken en son altıda uyanmış olmalı son gündüz uykusundan. Altı aylıkken ise en son dört buçukta. Aksi takdirde gece uykusu sarkar. İlk aylarda gündüzleri üç saatte bir uyandırıp beslemeyi tavsiye ediyor. Weissbluth ise, “eğer alt üst olmuş bir programı düzeltmeye çalışmıyorsanız, uyuyan çocuğu sakın uyandırmayın,” diyor. Biyolojik ritmini en iyi çocuk bilir. Uykuya ihtiyacı varsa istediği kadar uyusun.

Uykuyu öğretme konusunda öneriler ise şöyle:

Öncelikle, gece uykusu eğitimine başlamadan ve gece beslemesini kesmeden önce doktorunuza mutlaka danışın.

Bebek, uykuya daldığında nasılsa, her uyandığında kendini öyle bulmak ister. Eğer kucağınızda uyuduysa, ama uyandığında yatağındaysa korkar, çünkü arada ne olduğunu bilmez. Gözünü kapıyor açıyor ve her şey değişmiş! Çok korkutucu.

Yöntemler arasında ilk ve en bilinen fark, Ağlatarak (Cry It Out) ve Ağlatmadan (No Cry) uykuyu öğretme. Ferber ve Weissbluth ilk yöntemin savunucuları. Hogg ve West ikinci. Wahlgren’i ben sınıflandıramadım.

Ferber, uyku eğitimine başladığınızda, “bebeğinizin tüm ihtiyaçlarını giderdiğinizden emin olduktan sonra bebeği yatağa bırakıp çıkın” diyor. Tabii ki ağlayacak. Önce üç, sonra beş, sonra on dakika dışarıda bekleyip sonra yanına gireceksiniz bebeğinizin. Gece her uyandığında aynı aralıkları takip edeceksiniz. İkinci gece üç yerine beş dakikadan başlayarak artırıyorsunuz. Üçüncü gece on dakikadan.

Weissbluth, böyle aralıklı ağlatıp girmenin bebeği daha uzun ağlamaya teşvik edeceğini söylüyor. O yüzden bebeğiniz ağlasa da yanına girmemenizi öneriyor. Kendi kendine susacaktır. Şimdi böyle yazınca çok vicdansızca geliyor kulağa. Sizi ikna etmek için diyor ki, inanın, uyumak sizin de bebeğinizin de ihtiyacı olan şey. Bu, onun iyiliği için. Bir de, Weissbluth geceleri uyanmanın açlıkla bir ilgisi olmadığını söylüyor. Uyuma ve uyanma süreleri açlıktan ziyade melatonin hormonuyla ilgili. Bu hormon bebekte 3-4 aylıkken salgılanmaya başlıyor, ve bu sayede bebekte gece gündüz karmaşası da ortadan kayboluyor. Weissbluth da eğitime başlamak için 3-4 ayı beklemenizi öneriyor.

Hogg diyor ki, “bebeğiniz yatağa bıraktığınızda ağlıyorsa kucağınıza alın.” Susar susmaz tekrar bırakın, ağlarsa yine alın, susunca yine bırakın. Kucağınızda uyumasına izin vermeyin. Her uyandığında bunu tekrarlayın (yani gece emzirmeyeceksiniz/beslemeyeceksiniz/kaka kokmadığı sürece altını değiştirmeyeceksiniz). Kitabında verdiği örneklerde bunu yüzün üzerinde tekrarladığı bebekler olmuş. Benim rekorum sanırım yirmi beş.

West, bebeğinizi yatağına yatırdığınızda ilk gün yanına sandalye koyun, diyor. Elinizle ve sesinizle sakinleştirmeye çalışın, ama yatağından almayın (kriz geçirircesine ağlamıyorsa). Her üç gecede bir sandalyenizi yataktan biraz daha uzaklaştırıyorsunuz, belirli bir geceden sonra odanın dışına koyuyorsunuz hatta. Gece uyandığında, sandalyeniz o gün neredeyse o noktadan sakinleştirmeye devam ediyorsunuz.

Wahlgren diyor ki; “bebekler geceleri korkarlar.” Mesela bir çadırdasınız, gece ormandan sesler geliyor. Her uyandığınızda kapıdaki nöbetçinin gelip size sarılıp, korkma geçecek, demesini değil, dışarıda kalıp vahşi hayvanlarla savaşmasını istersiniz. Bebek de öyle. Ağladığında gece yanına gelmeyin, ama hemen kapısının önünde olduğunuza onu ikna edin. Üç gece hiç uyumayın. Bebeğiniz daha ağlamadan, henüz hık dediğinde, hemen kapının dışından konuşmaya başlayın. Üç gece sonunda bebeğiniz güveni kazanacaktır.

Bazı püf noktaları:

  • Yatağa koyduğunuzda bebek ağlıyorsa çok uykusu gelmiş, çok yorulmuş ve yorgunluktan uykuya dalamıyor olabilir. Ağlamıyor ama çığlık atıyorsa, henüz uykusu gelmemiş olabilir. İlk aylar çok hızlı değişiyor. İki hafta boyunca öğlen saat 10’da uyuyan bebek üçüncü hafta artık 10:30’da uyumak isteyebiliyor çünkü artık daha uzun uyanık kalabiliyor.
  • Kötü alışkanlıkları nasıl keseceksiniz? Öncelikle, bebeğinizin memede uyuması sizin için bir sorun değilse, öyle devam edin, diyor Tracy Hogg. Ama değiştirmek istiyorsanız, o alışkanlığın yerine başka bir şey koymanızı öneriyor. İlk günler zor geçecek, bu kesin. Kim West yavaş yavaş bıraktırıyor. Örneğin bebeğinizi kucağınızda sallayarak uyuttunuz. Önce kucağınızda sallıyor, ama aralarda duruyorsunuz. Her gün bu durduğunuz aralıkları uzatıyorsunuz. Belli bir günden sonra direk yatağına bırakıp, yatağında hafif sallama hareketi yapıyorsunuz. Yeterince sabırlı olduğunuzda artık bebeğiniz sallanmaya ihtiyaç duymuyor (Ben denedim, hakikaten öyle oldu). Ferber’in ve Weissbluth’un ne dediğini söylememe gerek yok sanırım. Bırakın, kendi kendine sakinleşecektir.
  • Gündüz uyku sayılarını düşürme dönemleri biraz zor. Birden bire üçten ikiye düşmüyor da, iki hafta boyunca bazı günler üç, bazı günler iki kez uyuyor mesela. Kim West ve Tracy Hogg, uyanma saatlerine göre akşam uykusunu öne çekmeyi öneriyorlar bu durumda.
  • Her bir gündüz uykusu ideal olarak bir saatten uzun olmalı. Çünkü ancak bu şekilde bebeğiniz bir uyku döngüsünü tamamlamış ve ikinciye geçebilmiş oluyor. Eğer bebeğiniz bu süreden az uyuyorsa, Kim West, bebek uyandıktan sonra yirmi dakika boyunca onu tekrar uykuya daldırmaya çalışmanızı öneriyor. Bu aşamada her şey mübah. Emzirerek, sallayarak,.. Yeter ki tekrar uykuya dalsın. Birkaç gün içinde iki uyku döngüsü arasındaki sürenin kapandığını göreceksiniz (bizde yaklaşık iki hafta sürdü).
  • Bazı bebekler dışarıda olan bitene çok açık oluyor, ve yatakları dışında mümkün değil uyumuyorlarmış. Bizimki öyle. Başlarda her uyku saatinde evde olmak çok zordu, çünkü sayıca çok uyuyordu. Ben de eğer bir uykusunda dışarıdaysam diğer ikisinde evde olmaya çalışıyordum. Neyse ki uyku sayısı aylar ilerledikçe azalıyor.
  • Yine bazı bebekler gürültüde uyuyamıyor. Yani öyle gürültüde uyumaya alıştıramıyormuşsunuz. Mizaç. Başlarda Su’nun gündüz uykularında diğer sesleri bastırmak için beyaz gürültü denen bir şey kullandım (sabit bir ses. Mesela aspiratör sesi. Müzik açmak aynı etkiyi yapmıyormuş çünkü müziklerde iniş çıkışlar varmış). Odası gündüz uykularında dahi karanlık değil ama loştu. Altıncı aydan sonra artık beyaz gürültü kullanmadık. Biyolojik ritmi uykuya alışmıştı. Ama yine de ani seslerde hala uyanır.
  • Pantley’in kitabında hatırlıyorum, ama Elif’in daha önce bahsettiği “Bringing Up Bebe” kitabında da vardı: Bebekler uyurken ses çıkarırlar. Her sese tepki verdiğinizde, aslında bebeğinizin uykusunun iyice açılmasına neden olabiliyorsunuz. Sanırım Hogg da, bebek telsizi kullanmanın aslında bebek uykusu kalitesini azalttığını söylemişti; çünkü telsizle bebeğin her çıkardığı mırıltıyı duyuyor, belki bazen uykusu iyice açılmadan müdahale etmek isterken (bkz ben) aslında onu uyandırıyor, bir süre sonra da bu uyanmaların alışkanlık haline gelmesine neden olabiliyorsunuz.
  • Bebeğinizle aynı odada yatmanız uyku eğitimi vermenize engel değil. Örneğin Ferber’i takip ediyorsanız, bebeğinizin ağlamasına yine belirli aralıklarla yanıt vereceksiniz. Bebeğiniz kardeşiyle aynı odayı paylaşıyorsa, uyku eğitimi boyunca başka bir alternatif düşünmenizi öneriyorlar. Ama ağlatma yöntemiyle bebeğine eğitim veren bir arkadaşım söylemişti, aynı odada yatan iki yaş büyük kardeşi o gürültüde hiç uyanmamış.
  • Bebeğiniz gece çok uyanıyorsa, ve/ya sabah çok erken kalkıyorsa, onu daha erken yatırmayı deneyin. İnanması en zor olan bu, ama denedim, gerçekten öyle. Bazen gündüz uykusu sayısını tekrar artırmak da işe yarıyor. Bunu da denedim, işe yaradı.
  • Gece terörü denen bir şey var. Bebek ağlıyor. Ama nasıl ağlamak. Kucağınıza aldığınızda sizi itiyor. Beslenmek istemiyor, sakinleştirmek mümkün değil. Ancak on on beş dakika sonunda kendiliğinden susuyor. Ben kendimi çok çaresiz hissetmiştim bunun olduğu zamanlarda. Sebebi şuymuş: Bebek gece boyunca aynı bizim gibi derin uyku hafif uyku döngüleri arasında gidip geliyor. Çok yorgun olduğu zamanlarda ise bu geçişler bazen başarılı olmuyor. Bu ağlamaların kendiliğinden kesilmesi de işte bir önceki fazın bitmesi. Bunu değiştirmek için o anda yapabileceğiniz bir şey de yok, ama ertesi gün daha erken yatırmayı deneyebilirsiniz.
  • Uyku arkadaşı candır. Uyku arkadaşını yatak dışında vermeyin. O sadece uykuya özel olsun.
  • Gece uykularını düzeltmek için gündüz uykularını da düzeltmelisiniz. Çünkü çok yorgun bebek uyuyamaz, uykuda kalamaz. Gündüz çok yoralım gece iyi uyur, yanlış bir önermedir (ben birçok kez tecrübe ettim). Çok güzel söylemişler, uyku uykunun mayası.
  • Sabırlı ve tutarlı olun. Attığınız her geri adım süreci uzatabilir. Ama emin olun tünelin sonunda ışık var.

 Ekran Resmi 2016-09-05 12.58.23

Biz:

Ben hastaneden eve geldiğimiz ilk geceden itibaren hep aynı şeyleri yaptım, ve bunu nereye gidersek gidelim korudum. Yöntem olarak Tracy Hogg’u denedim. Çevremdeki herkesi de buna ikna etmeye çalıştım, annem ve eşim ise kendilerine farklı yöntemler seçmişlerdi. Bu konuda bazı uzmanlar bebek kendisini yatırana göre faklı mesajlar alabilir, diyor. Bense tutarlı olmanın önemine inanıyorum.

İtiraf ediyorum ki gündüz uykuları için yeterince hazırlıklı değildim. Bunun farkına ancak üçüncü ayda vardım. Kucakta sallama alışkanlığını Kim West ile bırakmaya çalıştım. Beyaz gürültüden yararlandım. Gündüz uykularını düzenlemek bizim için gecelerden daha uzun sürdü.

Dördüncü aya kadar Su bizim odamızda yattı. Sonra odasına geçirdik. Sandığımızın aksine bu geçiş hiç de zor olmadı. Hatta kendi odasında daha iyi uyumaya başladı diyebilirim.

Beşinci ve yedinci aylar arasında gecede dokuz on kez uyanırdı. O aralar zombi gibiydim. Neden uyandığını anlamak için üç gece odasında yattım. Bulamadım. Bebekler uyanırmış. Önemli olan tekrar uykuya dalmayı öğrenmeleriymiş. Bizimkinin tekrar uyuyamama nedeni ise emzikti. Beşinci aya kadar emziği düşürse de gece aramıyordu. Ama beşinci ayda her uyandığında emziği istiyordu. Yedinci aya kadar ise yatağında bulup kendi kendine ağzına alamadı. İşte o iki ay ben ben değildim.

Uyku eğitiminin iki yönlü olduğunu düşünüyorum. Bebeğiniz bir şey öğreniyor, siz de bir sürü şey öğreniyorsunuz. Bu kitapları, başka blogları, forumları okuduğunuzda aklınıza çok yatan bir plan oluşturacaksınız, ama bazen o plan sizin bebeğiniz için işe yaramayacak. Mesela, ben bebeğim her yerde, her durumda uyusun istedim, çok da denedim, o ise yatağından başka yerde uyuyamıyor. Buna saygı duymayı öğrendim. Şimdi planlarımızı buna göre yapmaya çalışıyoruz. Arabayla kısa bir yola gideceksek uyanık olduğu saatlere denk getiriyoruz, ama iki saatlik bir yola gideceksek gündüz uykusunda yola çıkıyoruz. Akşamları hep eve dönmüş oluyoruz. Arkadaşlarımızı evimizde ağırlamayı tercih ediyoruz. Su kreşe gidiyor, dolayısıyla hafta içi gündüz uykuları yeterince dinlendirici olmuyor. Hafta sonu öğlenleri istediği kadar uyumasını mümkün kılacak ortam sağlıyoruz (evde, loş ışıkta ve sessizlikte).

İyi bir uyku mutlu bir bebek demek bence. Su başlarda öyle çok ağlardı ki… Doğuma hazırlık kursundan arkadaşlarımızla buluştuğumuzda en çok o ağlardı. Diğer annelerden de hep şunu duyardım: “Normalde benim bebeğim de Su gibi çok ağlar ama bugün uslu duruyor.” Ne zaman ki uykularını düzene koyduk, Su çok daha mutlu, daha uyumlu bir bebek oldu. Hatta kilo persentili de arttı.

İyi oturmuş bir uyku düzeni, diş çıkarmayla, hastalıkla, ya da anneyi özlemekle bozulmaz demişti danışmanlık aldığım bir uzman. Gerçekten de öyle sanırım. Aralarda olan krizlerimiz birkaç günü geçmiyor neyse ki.

Eğer siz de bu kitapları okuduysanız, ve bazı noktaları yanlış yorumladığımı düşünüyorsanız lütfen yorumlara yazın ki kimseyi hatalı yönlendirmiş olmayayım.

Sürç-ü lisan ettiysem affola.

Herkese iyi şanslar, bol uykular diliyorum!

 

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

16 yorum

  1. Ben de yazdiginiz uyku egitimlerinin cogunu denedim durum daha da kotuledi bizde 🙁 yatir kaldir yaptim katilana morarana kadar agladi kendini oyle kasti ki yatagina geri koymakta bile zorlandim.. ferberde ise isler iyice kotuledi hatta bebegin basina bir sey mi geldi diye komsular evimize akin etti oyle siddetli agliyor.. benim bebegim emerek uyuyor ve geceler boyu yanina yatiyorum emiyor.bebegim uyku egitimini defalarca denememe ragmen kabul etmiyor.oyle caresizim ki kendi yatagima hasret kaldim. Sizin ve bebeginizin basarisi harika keske bizde de ise yarayacak bir yontem olsa..

    • uykusuzluk cok kotu gercekten. Belki kotu bir doneme gelmistir. Uzman olmadigimdan cok yorum yapamiyorum, size bol sans diliyorum 🙁

  2. Merhaba
    Benim bebeğim de 6 aylık.ilk oğluma çalıştığımdan dolayı uyku eğitimi verememiştim şimdi ikinci oğluma vermek istiyorum.bu uyku eğitimleri süresince emzik kullanabiliyor muyuz.yazıdan anlamaya çalıştığım kadarıyla siz kullanmışsınız diye düşündüm ama ?

    • Merhaba Aysel. Benim bebegim emzik kullaniyor. Bizde besinci ve yedinci ay arasinda sorun olmustu cunku yatakta kendi kendine emzigini bulamiyordu her defasinda biz uyanip veriyorduk. Kendisi bulmaga baslayinca sorun cozuldu. Yatagina birden fazla emzik birakiyoruz uyurken. Tracy Hogg emzik kullanimini oneriyor ama bagimlilik haline gelirse kesilmesi gerektigini soyluyor. Bizde sanirim bagimlilik oldu. Birkac kez kesmeyi denedim ama olmadi. Bunu simdilik baska zamana erteledim.

  3. Nilgün aldemir

    Merhaba, öncelikle yüreğinize sağlık.. Ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi. Oğlum 3 aylık gece uykusu bu hafta ile daha kaliteli hale geldi.akşam 10 olan uyku saatini yavaş yavaş geriye çekerek 7.30 sabitledik. Rutin banyo ve beslenmesi oldu. Fakat gündüz çok kısa aralıklarla uyuyor. Ona henüz çözüm bulamadım. Bu aylarda gündüz 5 saat uyku diyorlar bizim enfazla 3 saattir. Siz nedersiniz? Sevgiler..

    • Merhaba Nilgun. Biz gunduz uykularini ancak dorduncu ayda duzeltebildik. Kirk dakikadan az uyudugu zaman tekrar uyutmaya calistim hep. Disarida pek uyumuyordu, bir yerden sonra pes edip evde uyutmaya basladim. Zamanla duzeldi. Simdi on bes aylik. Gunde bir kez uyuyor, bazi gunler uc saat. Dilerim sizin de yakin zamanda yoluna girer. Sevgiler..

  4. Ne kadar çok kitap okumuşsunuz yaa, süper! Bebeklerimi büyütürken ben, onları iyi gözlemlemeye ve ne istediklerini anlamaya çalıştım hep. Çoğunlukla işe yaradı diyebilirim. Uykularına müdahele etmedim. Ağlatma, kucağa almama, kapı dışından ses verme gibi şeyler yapmadım. Ne zaman ağladılarsa kucakladım, sarıldım, öptüm. Ve uyku da dahil vücutlarının ritmini dinlemeye gayret ettim. Zorlamadım. Değiştirmeye çalışmadım. Çocuklarım da mutlu ve sağlıklı çok şükür. Akışına bırakmak bizim için en doğru bir tercihti ama herkesin doğrusuna da saygım var. Sonuçta her bebek, her anne ve aile ortamı farklı.

  5. Yorumlamalarınızda kendimi gördüm zaten, ben de hepsini okudum bu kitapların va kendimce kendi kendine uyumayı bilen gece yatıp sabah kalkan bir kızım vardı amaa hepsi bitti sebebini ise bilmiyorum. Yine kendisi benim odasında bulunmam koşuluyla uykuya dalıyor ancak gece uyanıyor ve bizim yatagımıza geliyor. Şu an 2,5 yaşında 1-2 kez yatagında tekrar uyumasını sağladım ama devamı gelmiyor, 1-2 saat sonra tekrar uyanıyor ve yanımıza gelmek istiyor. Malesef kabul etmek zorunda kladık, en azından yatagunda uyuyor bir süre diye teselli buluyoruz. Bu arada ben de doğumdan itibaren uyguladım bu yöntemlerin bir karmasını diyim, yani öyle 3 ay 4 ay falan beklemedim ve çocuğum da kolayca öğrendi kendisi uykuya dalmayı.

    Ama ben aslında size sunu sormak istiyorum, krese gidiyor demişsiniz ya, kaç yaşında kızınız, nası oldu kreş tecrübeniz, benimkini de göndermeyi düşünüyorum ama Ankarada uygun kreş bulamadım ve kafamda bazı soru işaretleri var erken mi aceba diye? Tabi bir de bez meselesi var, offf çok bunaldım. Çalışan anne olmak zor, çalışmayan olmak da zor. Biraz uzun yazdım doluyum ondan galiba, kusura bakmayın 🙂

    • Merhaba Ezgi,
      Kızım Su su an 15 aylık. 9 aylık olduğundan beri kreşe gidiyor (Şu ara işim dolayısıyla başka bir ülkedeyiz o da ara verdi). İsviçre’de yaşıyoruz, şartlarımız biraz farklı olabilir, yine de bizim tecrübelerimizi paylaşabilirim sizinle. Burada kreşler dört aylıktan itibaren bebekleri kabul ediyorlar (ne yazık ki doğum izinleri Türkiye’deki gibi çok kısa). Başlarda iki haftalık bir alışma süresi oluyor, bebeği her gün süreyi yavaş yavaş artırarak bırakıyoruz. Yine de iki hafta bile 8-9 aylık bebeklerin alışması için yeterli olmuyor. Su’nun alışması çok kolay olmadı, bazı günler yemeklerini yedi bazen yemedi. Bazen uyudu bazen uyumadı. Ama bir gün geldi benim arkamdan el salladı, o gün çok mutlu olmuştum.
      Kreş konusunda ben beklentilerimi biraz düşürmek durumunda kaldım sonunda. Mutlu, huzurlu olsun yeter, dedim.
      Belki de bebekler bizim sandığımızdan çok daha kolay adapte oluyorlar değişikliklere. Her birimiz bulunduğumuz şartlar içinde onlara en güzel imkanları sağlamaya çalışıyoruz. İçinizi rahat tutun, dilerim her şey gönlünüzce olur.

      • Çok teşekkürler cevabınız için. Sanırım işin en başında pozitif yaklaşmak gerekiyor sizin de bahsettiğiniz gibi. Tabi İsviçre koşullarıyla Türkiye (!) koşulları kıyaslamaz bu da acı bir gerçek.
        Sevgiler.

    • Merhaba Ezgi,
      Benim de kızım 3,5 yaşında,1 senedir kreşe gidiyor,2,5 yaşına kadar babaanne ve anneanne ile büyüdü,sonrasında hem evde sıkılmaya başlamıştı hem de artık yaşıtları ile zaman geçirsin diyerek kreşe başlattık.İlk hafta hergün 1 saat kaldı,ikinci hafta aşama aşama süreler uzadı,kızım da bu süre içinde uyum sağladı.Önemli olan onların mutluluğu gerçekten,okul seçiminde beklentileri bu yönde değerlendirmek lazım.
      Belki çocuktan çocuğa değişir ama benim kızımda yaşadağım tecrübelerime göre 2,5 yaş ideal yaş kreş konusunda ve Ankara’da yaşamıyorum ama yaşadığım şehirde bazı kreşler bezli de kabul ediyor bu arada.Sıkmayın canınızı elbet bulursunuz kendinize ve kızınıza en uygun olanını 🙂
      Ayrıca başka sormak istediğiniz soru olursa bu konuda seve seve yanıtlayabilirim.

      • Çokk teşekkür ederim cevabınız için, benim kızıma da aynen sizinki gibi anane babane bakıyor. Ben de çok olumlu bakıyorum ama bakalım ankarada bize yakın böyle bir kreş bulabilecek miyim?

  6. Merhaba,benim kzim on dort aylik ve kucakta sallayarak uyutuyorum. Buyudugu ve uyumalari uzun surdugu icin yorucu hake geldi. Ben de yataginda uyusun istiyorum. Yukarida bir yontemden bahsetmissiniz,sizin de denediginiz. Once kucakta sallamak arakarda duraklamak. Tam olarak nasil uygulaniyor acaba. Uygulamak adina detaya ihtiyacim var. tesekkur ederim..,

    • Merhaba Emel,
      Bu yontemi bana danismanlik aldigim bir uzman onermisti. Kucaginizda sallarken sayiyorsunuz icinizden. Ilk gun bese kadar sallayip bir duruyorsunuz. Ikinci gun bes salla iki dur. Ucuncu gun bes salla uc dur. Besinci gun bese bes olduktan sonra bu sefer durmalar uzamaya basliyor. Dort salla bes dur. Uc salla bes dur. Sonra yatakta sallamaya basliyorsunuz elinizle. Bes dur iki salla seklinde. Umarim ise yarar. Iyi sanslar.

  7. Merhaba,kızım şuan 6buçuk aylık.Bebeklerde en çok uyku ve yemek düzenlerin olması gerektiğine inanarak çok araştırdım araştırdıkça kafam allak-bullak oldu.Kızımı 2.ayına kadar herşey mübahtır diye düşünüp göğsümüzde uyuttuk beşiğinde salladık falan yapılmaması gereken herşeyi yaptım kolik bir bebek olduğu için.2 ayın sonunda Herşeyin farkına vardığını düşünerek yatağını değiştirdim sallanmayan yatağa geçtik kendimize bir rutin oluşturduk her akşam aynı saatlerde duş emzirme ve uyku yaptık ilk ay süperdi yatağına koyuyordum duvara baka baka uyuyordu.sonra kızımda alerji başladı şiddetli gaz sancıları ishal bütün düzenimizi mahvetti.Hala gündüz benim yatağımda akşamları kendi yatağında yatıyor.çok uzattım ama fikrinizi almak istiyorum.Gündüz benim yatağımda yanında uzanarak uyutuyorum sabah öğle ve bazen akşam üstü olmak üzere 3 kere uyuyor akşamları aynı rutin yapıp kendi yatağında uyutuyorum sizce Kafası karışır mı?uyku sadece yatağında mı Olmalı.gündüz uyumamak için direniyor Sabırla bekliyorum.akşamları yatağının Başında bekleyip karnını okşayarak uyutuyorum sandalyemi uzaklaştırmayı defalarca denedim ağlama krizine girmek üzere oluyor.bu rutinde devam mı etmeliyim bensiz uyumasını istiyorum ama aylardır bunu başaramadım.bir yerde bir Yanlışlık yapıyor olmalıyım

    • Merhaba Aylin,
      Bebegizin alerjisi icin cok uzuldum, hic kolay olmasa gerek. Gecmis olsun.
      Bence yapilmamasi gereken seyleri yaptim diye dusunmeyin, bebeginiz bu dunyada bir tane, kendine ozgu, eminim yaptiginiz her sey gerektigi icindir.
      Gunduz uyutma sekliniz ile gece uyutma sekliniz ayni olmak zorunda degil. Bildigim kadariyla, danismanimin soyledigine gore bebek ikisini ayirt edebiliyor. Bir sure ben de bebegimin karnini oksayarak uyuymustum. Azaltmak icin o uykuya dalmak uzereyken elimi kaldirmaya basladim. Eger mizildanirsa tekrar elimi koydum sonra yine uykuya dalmak uzereyken kaldirdim. Elimi her gun biraz daha az tuttum. Belki once bu sekilde baslayip sonra sandalyenizi uzaklastirabilirsiniz. Umarim ise yarar. Bol sanslar!