7 Yorum

Annelikte Kendimi Kaybettikten Sonra Yeniden Bulmak

Scarymommy.Com sitesinde yayınlanan bu yazı Ebrar Güldemler tarafından Türkçeleştirildi.

***

Kocamla büyük bir patlamanın ardından banyoda oturuyorum. Bebek, patlama ve her şeyin üst üste geldiği bu an, banyoda otururken kendimi kaybettiğimi fark ettim. Uykusuzluk, üzeri kusmuklu tişörtüm, anne göbeğim ve göz altı torbalarım tüm bunlardan olmadan önce kocamın aşık olduğu kadından ne kadar uzaklaştığımı hatırlatıyor.

Bir zamanlar kendine güvenen, şık, temiz giyinen ve saçları mis gibi kokan bir kadındım. Gülümsemek ve kahkaha atmak daha kolaydı. Sanırım eğlenceliydim de. Kocam benimle olmaktan hoşlanırdı, dahası ben de kendimle olmaktan hoşlanırdım. Şimdi bu banyoda otururken şüphelerim büyüyor ve kendinden nefrete dönüşüyor. Bu noktada bir gün tekrar sırf bir anneden fazlası olabilecek miyim merak ediyorum.

Bu yeni kimliği kabul edip o havalı rahat kızı bırakmalı ve gelecek yıllarımı bu isteksiz anne anlarıyla dolu geçirmeye razı mı olmalıyım?

“Neden spora gitmiyorsun? Kız arkadaşlarınla çıkmıyorsun? Maniküre gitsene?” Bunların hiçbirini yapmak istemiyorum. Sadece kocamın beni istemesini istiyorum. “Kendini neden sevmiyorsun?” Ben sadece onu sevmesini, benimle vakit geçirmesini, çocuklar uyuduktan sonra zamanını ve ilgisini televizyona değil bana ayırmasını istiyorum. Ona en çok ihtiyaç duyduğumda benden uzaklaşması neden?

Bir dakika… Kendime bu kadar ihtiyaç duyarken kendimden uzaklaşmam neden? Neden spora gitmiyorum? Neden bir hobi edinmiyorum? Neden kızlarla buluşmuyorum ya da manikür yaptırmıyorum. Bebek sonra tüm kendime saygım da mı kayboldu?

Aynaya bakıyorum ve belki de elinden geleni yapmıştır diye düşünüyorum. Beni ne kadar sevse de; eskiden olduğum insan haline gelmemi sağlayamaz. Ne kadar dokunsa da, yeterince saramaz. Ne kadar iltifat etse de, inanmama yetmeyecek. Tüm gün annelikle boşalan depolarımı onun doldurmasını bekliyorum. Kendime bakmam gerekirken, ondan onaylamasını, takdir etmesini ve adım atmasını bekliyorum. Benim yeterli olmam gerek. Benim tastamam olmam ve kendi depolarımı kendim doldurmam gerek.

Ama nasıl?

O patlamadan birkaç gün sonra normale dönüyoruz. Fakat kendime bir söz veriyorum. Tekrar öfkelenmemeye veya güvensiz hissetmemeye değil. Ya da o gelmeden evi temizleyen, çocuklara sonsuz sabırlı mükemmel eş olma sözü değil. Kendime bir söz veriyorum. İçimdeki o kızı bulmaya ve bunu geriye giderek yapmamaya söz veriyorum. Geçmiş geride kaldı, evlilik ve annelik izin verdiğim müddetçe bana ancak farkındalık katacaktır. Ben de ileriyi bakıp o kadını –küçük kızı değil- bulacağım. Kendine yeten, onaylanmaya ihtiyaç duymaya ve bu dünyada değerli olan o kadını.

Spora gidiyorum, fakat anne göbeğimi eritmek için değil. Çocuklardan biraz uzaklaşmak, müziğin sesini açmak ve bedenimle yeniden bağ kurmak için. İki harika çocuk doğuran ve her gün onlara yetişmeyi başaran bu bedende kendimi daha rahat hissetmek için spor yapıyorum. Zamanımı sürekli veren bedenime yatırım yaparak depolarımı doldurmaya ayırıyorum.

Hep Tai Chi öğrenmek istemişimdir. Kendimi daha iyi tanımak için derse yazılıyorum. Kendimle bağ kurmak ve enerjimi yenilemek için bu derse gidiyorum. Annelik sislerinin içinden nasıl nefes alabileceğimi öğrenmek için yapıyorum. Kendime zaman ayırmak için.

IMAG5794_1-01

Kız arkadaşlarımla görüşüyorum. Benim gibi annelik savaşı veren arkadaşlarım kadar kimse beni anlayamaz. Tüm sorunlarımı eşime anlattığımda, hep mantık kazanıyordu. Ama kız arkadaşlarımın yanında, sadece kadınların yaptığı bir şekilde mantıksız olabilirim. Bana içtenlikle duygularla gerçekler arasındaki dengeyi kurmakta yol gösterirler.

Maniküre gitmeye ve param varsa masaj da yaptırmaya karar veriyorum. Toplumun kadınların görünüşüyle ilgili beklentilerini karşılamak için değil, hep birilerine dokunurken, bir kez dokunuşu hissetmek için. Küçük adımlarla kendimi şımartmaya karar veriyorum. Böylece yenilenen enerjimle sevdiklerime dokunabilirim. Kendime özen gösterirsem, çevremdekilere de gösterebilirim.

Yeterliyim. Evet bir anne ve eşim. Ama aynı zamanda da kadınım. Evin dışındaki kimliğimi keşfetme yolculuğunda, ihtiyacım olanın kendim olduğun fark ediyorum. Özen, iltifat ve başkalarının şefkate sadece beklenmedik hediyeler. Kimse bana nasıl davranılması gerektiğini benden iyi bilemez. Ve bunu bilmek verdiği güç ve güven veriyor. Herhangi bir zamanda enerjim düşer ve patlamanın eşiğine gelirsem, banyo kapısını kapatıp aynaya bakabilirim. Kendime sarılırım ve gördüğüm kadını severim. O kadın çocuklarına ve eşine yetiyor. Çünkü o kadın kendine yetiyor.

 

***

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.

 

 

7 yorum

  1. Tam olarak aynı şeyleri yaşadığım, hissettiğim bir dönemdeyim. Bu kadar mı denk gelir, bu kadar mı iyi hissettirir.

  2. Bende tüm bu sorun ettiklerimle çıktım dün eşimin karşısına keşke daha önce okusaydım bu yazıyı :)

  3. Tamda kendimi saldım diye düsünürken bu yazı karşima cıktı ve silkelenmem gerektigini anladim tesekkurler.. :)

  4. Bunu yazan sadece kendini kandirmaya calisiyor bence. Muhtemelen daha buyuk bir bunalima girecektir! Biraz acimasizca da olsa gercek su ki; bu yazilanlar palavra!!!

  5. Duymaya ihtiyacim olan şeyleri okumak çok ama çok iyi geldi. “Ben kendime ne yapiyorum” dedim sayenizde..
    Teşekkürler :)

  6. Harika! Yine bu blogdayken hissettiğim şeyi hissettim bu yazıyla; “yalnız değilim” Sevgiler…

  7. 12 yıl sonra yapabilirmiyim acaba.bulabilirmiyim içimde bi yerlerde kaybolan melikeyi.hemde oğlum birinci sınıfa giderken.hiç bir destek bulamazken.işkolik eşim biraz daha yaklaşır mı ki yüreğime.büyük oğlum ergen tripleri ve kıskançlık arasında sıkışmışken herşeye yetmeye çalışırken kolay değil ki.halbuki ben icimdeki o seslere kulaklarımı tıkamıştım.neden çarptınız suratıma bu kabahatimi.bir yol bir çıkış olmalı ama değil mi?var mı?