2 Yorum

Değişimin parçası

Her sene Eylül aylarında tatlı bir telaş yaşanıyor bizim evde: Okula dönüş telaşı…

(Yok, aslında pek de tatlı bir telaş değil. Daha çok gün saymalar, ALLAH SİZİ EKSİK ETMESİN OKULLAR AÇILSA DA İŞİME GÜCÜME BAKSAM gibi bir serzenişler bir sitemler falan şeklinde oluyor ama ‘tatlı telaş’ daha romantik geliyor kulağa…)

Bu sene de aynı telaşı dün yaşadık işte…

Sabah biri ilkokula, diğeri ortaokula başlayacak olan bebelerimi heyecanla kahvaltı sofrasına davet ettikten sonra her zamanki HADİ AMA GEÇ KALACAĞIZ tehditlerini tasarruflu kullanmaya çalışarak doluştuk arabaya…

[Buraya arabaya doluşmuş halimizin bir fotoğrafı gelecekti ama telefonum bozuldu!]

Aslında okulları 5 Eylül’de açılmıştı, ancak seyahatte olduğumuz için ilk haftayı kaçırdılar bizimkiler… Ancak yazın okula gidip geldiklerinden olsa gerek, çok sıkıntı yaşamadılar uyum sağlamada…

Okulların açılması ile birlikte rutinimize de geri döndük. Daha doğrusu yepyeni bir rutin yaratmaya giriştik. Eski rutinimizde, yürüme mesafesindeki okullarına giden iki çocuk vardı sadece… Şimdi, yirmi beş dakikalık araba mesafesindeki okullarına giden iki çocuk ve (bu aralar uykuları çok sorunlu!) bir de bebek var denklemde… Yani kartlar yeniden dağıtılacak!

Dün sabah beş kişi birden doluştuk arabaya, çünkü Fide annemlere çok yakın ve benim gün içinde işim vardı ve Derya’yı anneme bırakacaktım. Hal böyle olunca okula da cümbür cemaat gitmiş olduk: Savulun, çocuklarımız yeni okullarına başlıyorlar! Çata çuta fotoğraf çekelim!

Bence biz onlardan daha heyecanlıydık. Okul çıkışı çocukları soru yağmuruna tuttuk babalarıyla: Eeee, nasıldı? Nasıl geçti? Arkadaşlarınız nasıl? Öğretmenleriniz? Hangi dersleri yaptınız bugün? Sınıfta nasıl oturuyorsunuz? Teneffüslerde n’apıyorsunuz? Ya anlatsanıza çok merak ediyoruz! 

Yanıtladılar ama tatmin olmadık pek. Gün sonunda, okul akşamları sofrada birbirimize sorduğumuz sorulara geri döndük:

Bugün seni en çok sevindiren şey?
Okulun başlaması…

Bugün seni en çok kızdıran şey?
Büyük sınıflardan birinin bana ‘Çekil bebe!’ demesi!

Bugün seni en çok üzen şey? 
Aze’nin düşüp ağlaması…

Bugün seni en çok korkutan şey?
Sizin okulda olmamanız, ilk gün ya…

Çocuklarım adına çok heyecanlıyım, çünkü yepyeni bir sayfa açılıyor hayatlarında… Biri ilkokul öğrencisi oldu, ‘teneffüs’ kavramıyla tanıştı bugün… Diğeri ise teknik olarak ortaokullu ve onun, kardeşi gibi ‘tek bir öğretmeni yok, bir sürü öğretmeni var, tamam mı?!’ 

Çocuklarımın eğitim hayatında yepyeni sayfalar açıldığı için heyecanlı olduğum kadar, bu sayfanın Fide’de açılıyor olmasından dolayı da heyecanlıyım. ‘Eğitimi dönüştürmek’ gibi bir amaçla yola çıkan Fide’nin yol haritasını önemsiyorum. Umarım bu küçük ama kararlı ekibin attığı adımlar bir çığ etkisi yaratır…

IMG_2897

Amerika’dayken kendime bir kitap aldım (aslında evde okunmayı bekleyen kitaplarım bitene kadar kendime kitap alma yasağı koymuştum ama bunu görünce dayanamadım): Ken Robinson’ın Creative Schools (Yaratıcı Okullar) isimli kitabı… Henüz çok başındayım ancak TED konuşması gibi kitabı da su gibi akıyor Robinson’ın. Diyor ki

Bir şey yapmak için tasarladığınız bir sistem, o şeyi yaptığında şaşırmayın. Eğer standartlaştırmayı ve birbirine benzemeyi; bireyselliği, hayal gücünü ve yaratıcılığı bastırmak pahasına temel alan bir eğitim sisteminiz varsa, eğitim sistemi tam da bunu yaptığında şaşırmayın.

Belirsiz bir geleceğe doğru ilerlerken, yanıt, önceden yaptığımız şeyleri daha iyi yapmak değil. Bambaşka bir şey yapmak zorundayız. Önümüzdeki zorluk, bu sistemi tamir etmek ya da iyileştirmek değil, dönüştürmek…

İster öğrenci, ister eğitimci, ister veli, ister yönetici, ister kanun koyucu olun — eğitime herhangi bir şekilde dahilseniz– değişimin bir parçası olabilirsiniz. Bunu yapmak için üç şeye ihtiyacınız var: Halihazırdaki eğitime yönelik eleştirel bir bakış; eğitimin nasıl olması gerektiğine dair vizyon; ve birinden diğerine geçişin nasıl olacağına ilişkin bir değişim teorisi…

İşte biz de bir değişimin parçası olmak üzere çıktık yola… Çocuklarım bambaşka kazanımlar elde edecekler bu yolculuktan; bense ebeveyn olarak büyüyecek, hem onlara, hem kendime, hem de eğitime dair yeni şeyler öğreneceğim. Yol bizi nereye götürecek şimdiden kestirmek zor; ancak yürümesi çok heyecan verici, orası kesin…

2 yorum

  1. 2,5 aylık kafası rahat bir anne olarak sizin yazılarınıza bayılıyorum. Okuduğum, ordan burdan dinlediğim bilgileri harmanlayıp daha çok kafama göre annelik yapmaya çalışıyorum. Bir kaç kitap okusamda bebek gelişimi uzmanı olamayacağım ve tüm kitapları okuyamayacağım için sizin alıntıları paylaştığınız ve mantıken bana çok yakın gelen yorumlarınızı okumak çok hoşuma gidiyor 🙂 teşekkürler paylaşımlarınız için..

  2. cok merak ettim amazondan siparis edecem bende. kesinlikle hem degisime hem donusume egitim adina ihtiyacimiz var.