5 Yorum

Hareketleniyorum öyleyse uyumamalıyım

En son Anne Günlüğü yazmamdan bu yana neler oldu, bir bakalım:

Bebemiz emeklemeye başladı: İlk emekleme adımlarını halasının evinde yapmıştı; ondan bu yana bayağı yol kat etti. Şimdi, hızlı ilerlemek istediği zamanlarda komando gibi sürünse de artık dört ayağının üzerinde bayağı gidiyor.

FullSizeRender (3)

Bebemiz oturma pozisyonuna geçmeye başladı: Bunun ilkine tanık oldum: Amerika’dan yeni dönmüştük, ben halamda kalıyordum, yine aşırı uykusuz bir gecenin ardından sabahın köründe uyandı bizimki, aynı yatakta yatıyorduk ve karnının üzerinde yatarken hoooop kendini bi toparladı ki oturuverdi. O gün içinde bunu defalarca tekrarlayarak gün sonunda bu harekette ustalaştı, artık vırt diye oturuveriyor kendisi.

Bebemiz ellerini çırpmaya başladı: Bunun ilkine ben tanık olamadım, ama dünyanın en sevimli şeyi… O minicik avuçlarını çıp çıp birbirine çarpmıyor mu, içim eriyor.

Bebemiz ilk kez ateşli hastalığına başladı: Bu yazıyı sabah yayınlayacaktım aslında, bu saate kalmasının sebebi de bu… Abisinin iki gündür süren -ve bugün halsizlikle devam eden- burun akıntısının kaynağı her ne idiyse eğer, bebe de ondan kaptı bence… Ve doğumdan sonraki dokuz ay dokuzuncu günde ilk ateşli hastalığını yaşamaya başladı. Doktora gittik, enfeksiyon dedi, ateş düşürücü dışında ilaç vermedi. Evde iki tane okul çağı çocuğu olduğunu düşününce, 9 ayı hastalıksız geçirmiş olmasının bile iyi olduğunu düşünüyorum. Bundan sonrası artık gelsin ateşler, gitsin öksürükler… Kaçış yok, ne yapalım…

Ve bütün bu başlangıçlara rağmen, bebemiz kesintisiz uyumaya başlamadı: Evet, önce dişler, sonra seyahatler ve şimdi sanırım yine dişler derken bebemiz hala iki üç saatte bir uyanıyor (bazen saat başı) ve uyutulmak istiyor. Bu ‘uyutulmak’ eğer meme verme şeklinde olursa daha hızlı uyuyor, yok babası kalkıp ilgilenirse biraz daha uzun sürüyor. Ben genelde çok uykusuz olduğum için o an meme vermeyi tercih edip ertesi sabaha pişman oluyorum, ancak ertesi gece aynı kısırdöngü devam ediyor. Kısırdöngü demişken, şöyle bi şey de var:

Geçen gün, toplamda 3 saat uyuduğum ve o kadarcık uykuyla İstanbul’un çeşitli yerlerinde 3 toplantıya gittiğim bir günün sonunda üçüncü kahvemi içtikten sonra bedelini acı ödedim (ödedik birlikte) ve o günden bu yana kahveyi kestim. Bakalım işe yarayacak mı?..

Gece uykusundaki düzensizlik, gündüz uykularının da henüz tam oturmamış olmasından mı kaynaklanıyor, emin değilim. Bu aylarda genellikle gündüz uykularını ikiye düşürmüş oluyor bebekler (bugün doktor da öyle dedi) ama bizimki çoğunlukla üç uyuyor hala… Nasıl uyumasın ki, akşam 7-8 arası yatıp sabah 6 buçuk-7 gibi kalkınca (aradaki zilyon kadar uyanmaları saymazsak tabii), saat 10 olmadan tekrar uyumak istiyor. Eğer o uykusunu uzun uyumazsa o zaman ikinci bir uyku ona yetmiyor. Ayh, bu uyku olaylarını hiç sevmediğimi unutmuşum…

İşin kötü tarafı, bu aylardaki hareketlenmeleri ve giderek bağımsızlaşması da uykusunu etkiliyor. Bebekler değişim geçirdikleri süreçlerde direkt uyku bozukluğuyla belli ediyorlar rahatsızlıklarını: Dişim mi çıkıyor, hemen uykumdan uyanayım. Emeklemeye mi başladım, hiii, ya çok uzaklara emeklersem de annemi göremezsem, iyisi mi ben geceleri kalkmaya başlayayım. Oturmaya mı başladım, e ne güzel, oturmak varken ne demeye uyuyayım ki, yatağımda sürekli oturma pozisyonu alayım. Yürümeye mi başladım, aha asıl şimdi yandım, kes-sin annemi kaybedecem, ben artık hiç uyumayayım…

Bütün bu sürece ateşli hastalıklar da eklenince tadından yenmez (!) bir karışım ortaya çıkıyor. Sonuç: uykuyu Amazon’da yetişen bir tür yenilebilen mantar zanneden bir anne…

Ne diyelim, geçer geçer daha öncekiler gibi… Bu da geçer, neler neler geçmedi ki…

5 yorum

  1. Incir'le Erik'in Annesi

    Yasarken cok sevimli degil ama yazida okurken ne tatli “annelerini kaybedeceklerini düşünerek” bu hallere girmeleri.

    Geçeceğini bilmek yegane rahatlatici. Sahi gececek degil mi?

  2. Ictiginiz kahveler onun uykusunu etkilemiyor dedi bana doktorum. Bazen kafein yuklemesinden ben uykusuzluktan gebersem bile uyuyamazken o misil misil uyuyor, bazen de hic kahve icmemis olsam da saat basi uyaniyor 🙁

  3. Ahh ahh bu kahve olayi beni de geriyor.sabahin altisinda kalkip gune baslamak icin,sonrasinda devam edebilmek icin sonrasinda bir de bebek uyudugu icin icilen kahveler…doktorum bes koca fincan anca sute etki eder demisti ama.

  4. Merhaba benim oglumda 11ay 1haftalik ve gece sizinki gibi zilyon kere uyanip meme ağzına girene kadar çığlık çığlığa ağlıyor. Gündüz uyumadiginda ya da sık sık uyandığında biz onun evde olup bitenleri merak ettigi icin uyumadigini düşünmeye basladik.

  5. Uykuya aşık bir annenin dramıda bizde yaşanıyor.Hayır bir bebek doğduğu günden bu yana uyumaz mı? Neden uyumuyor? Acaba sütüm mü yetmiyor? Aç bu çocuk aç ( Konu komşu …vs) Acaba mama mı versen? Ver ver bak o zaman bir uyur uyanmaz.!!! Ya bi gidin Allah aşkına.Deva Ocak 2016’da doğdu.Şimdi Eylül bitiyor.Yenidoğanda uyuması gereken uyku saatinde bizim ki hep uyanıktı.Bir derdi mi vardı bizce de doktoruna göre de yoktu.Sadece bu tarz uyku düzeni olmasını tercih eden bi kaç yüz bebekten biriydi.Şimdi nasıl mı? Hala aynı düzene devam ediyor.Bana İlk 3 ayda geçer diyen konu komşu amca teyze.Bakın gördünüz mü geçmiyor.Bu bebeler çılgınlar gibi uyanık durabiliyor.Ve geceleri nöbetçi asker gibi sizi 1000 kere uyandırabiliyorlar.Sonuç mu ne? Hoşgeldiniz uykusuz anneler klübüne…..