1 Yorum

Ezgi K’nın İkinci Gebelik Günlüğü, 13. Hafta

Yazar Hakkında

Ezgi K. – 31 yaşında, matematik öğretmeni. Tantuni aşığı, deniz sevdalısı bir Mersinli. 6 yıldır evli. Deniz adında bir kızı var. Deniz’den önceki hareketli ve renkli hayatı Deniz ile birlikte ‘ tek keyfim kahve içip güzel bir müzik eşliğinde kitap okumak’ şeklinde değişim geçirdi. İçinde yeni bir ‘cücük’ büyüyor. Büyüyen ailesiyle yeni ülkeler gezip yeni tatlar keşfetmek istiyor.

Yeni bir haftadan merhaba.

Bu yazıya başlarken tüm çalışan annelerin önünde eğildiğimi belirtmek istiyorum. İki buçuk yıldır ücretsiz izindeyken ben de bu eğitim-öğretim yılında okula başladım. Ne eve, ne okula, ne Deniz’ e, ne eşime, ne arkadaşlarıma ne de kendime yetebiliyorum. Vücudum bu tempoda sürekli şaltelleri kapatıp uyumamı istiyor benden. Bense sürekli direniyorum. Havanın birden soğumasıyla önce Deniz hasta oldu. Ardından ben. Bu tempoya bir de hastalık eklendi. Hem de ilk haftadan. Geçen haftanın özeti: YAMULDUM! Zaten çocuk büyütmek başlı başına zor bir işken bir de çalışan anne olmanın sorumlulukları yükleniyor insana. Gerçi izindeyken ‘Keşke okula gitseydim. Hiç değilse kendi kendime kalabileceğim bir zaman dilimi olurdu.’ diye düşünmedim değil. İşte her durumun pozitif ve negatif yönleri…

Bu tempoda cücüğümü unuttum mu sandınız? Tabii ki de hayır. Kontrol haftasındaydık. Muayene başlangıcında doktorum soruyor;

‘Bir şikayetin var mı Ezgi?’

‘Sağ bacağımda ödem var.’

‘Ağrı var mı?’

‘Hayır.’

‘Tamam. Normal. Bir şey olmaz. Başka?’

‘Öksürürken sanki karnım kasılı..’

‘Geç onu da. O da normal. Başka?’

‘E başka bir şey yok.’

Böylece her şey normal. Gebelikten. Dedim ya doktorum çook rahat bir insan. Cücük için ikili test zamanı. Doktorum ölçümleri yaptı. Aynı gün içerisinde kan vermem gerektiğini söyledi. Çünkü ultrason ölçümleri ile kan değerleri ve diğer veriler hep birlikte hesaplanarak değerlendiriliyor. Fetüste bir anomali olup olmadığıyla ilgili kesin bilgi olmasa da bir fikir veriyor. On gün sonra sonuç çıkacak. Heyecanla ve endişeyle bekliyorum sonucu. Doktorum folik asiti kesti. Gebelik vitamini kullanmaya başlıyorum. Bu arada cinsiyet ile ilgili tahminde bulunda fakat %100 bir sonuç olmadığı için daha bekliyoruz. Deniz’ de tahmini doğru çıkmıştı. Bakalım bu sefer tutacak mı?

1475070735089

Bu arada cücüğün hareketlerini hissetmeye başladım. Deniz’de ilk hareketi mesaneme güçlü bir tekme şeklinde hissetmiştim. Cücük ise sanki parmaklarıyla beni içeriden gıdıklamaya çalışıyormuş gibi bir şeyler yapıyor. Hareketli anını fark edince yaptığım şeyi bir süreliğine bırakıyorum. Hatta nefes bile almak istemiyorum bir tek o hareketleri hissedeyim diye. Yeniden içimdeki yeni hayatı hissetmek müthiş bir şey. Biliyor musunuz Deniz doğduktan sonra o kadar çok özlemiştim ki içimdeki kıpır kıpır halini, bağırsak hareketlerimi Denizmiş gibi hayal ediyordum ayol! Deli miyim neyim?

Okulların açılmasıyla tüm dengelerin değişmesi bende bir stres durumu yarattı. Ben ise stresli durumları kontrol edemeyen bir insanım. Sakin kalmaya çalışmak yerine daha da içinden çıkılmaz hallerde bulurum kendimi. Tabii ki Deniz de bundan payını alıyor. Bir akşam yatmadan önce ben olaylar sonucunda kendimi kaybetmiş bir şekilde Deniz’ e bağırıyordum. Deniz hıçkırarak ama gayet yumuşak bir ses tonuyla ‘Anneciğim öyle bağırmamalıyız. Amcalar olabilir. Teyzeler olabilir. Onlar uyuyor olabilirler. Sen bana böyle güzel güzel anlatırsan ben anlayabiliyorum. Gel yatağa yatıp sakinleşelim.’ dedi. Ben ise yanına yatağa yatıp hıçkıra hıçkıra ağladım. Sımsıkı sarıldık birbirimize. O an Deniz benden daha olgun, daha bilinçliydi. Beni benden daha iyi anlıyordu. İki buçuk yaşındaydı ama otuz bir yaşındaki annesinden daha sakin, daha insancıldı. Canım kızım, güzel kızım…

Bu şarkı benden kızıma gelsin.

 

Bir yorum

  1. Ne güzel o içerideki kıpırtı bende ilk hissettiğimde 11 haftalıktım Minnacık daha içimde hareket etmeye çalışan bir varlık hğn geçtikçe büyüyor simdi oğlum dogdu 3 aylık oldu ve o hareketleri özledim gerçekten