20 Yorum

BaĞzı son şeyler

Ayşe Kucuroğlu’nun bir röportajında okumuştum; ‘Her banyo sonrasında 80 tırnak kesiyorum!’ demişti (sonra 100 oldu). Çocuk sayısı arttıkça çocukla ilgili işler de doğru orantısal olarak artıyor tabii…

Ancak çocuk sayısı çok olmasa bir yaştan sonra bazı şeyleri gerçekten yapmak istemiyorsunuz. Çocuğunuz belli bir yaşa gelince belli şeyleri kendi kendine yapmalı, özellikle de bakımla ilgili. Hem onun özbakım becerilerini kazanması için ama daha da çok ARTIK BAZI ŞEYLER DE Bİ YERE KADAR YANİ!

Deniz oto koltuğunun kemerini kendi takabilmeye başladığında hayatımda bir devrim olmuş gibi hissetmiştim! Vay be, artık önce birini bağlayıp arabanın etrafından dolanıp diğerini bağlamama gerek yok; tek bir çocuğu sabitlemem yeterli! Benzer şekilde, tuvaletten sonra kendilerini temizleyebilmeye başladıklarında, yemeklerini kendi kendilerine yediklerinde, kendi kendilerine yıkanabilmeye başladıklarında… Bir de bakmıştım ki bazı yüklerimden arınmışım…

Hala da dört gözle beklediğim şeyler var: Kendi kendilerine yemek ısıtabilecekleri, meyve soyup doğrayabilecekleri, bir yerden bir yere gidebilecekleri zamanları dört gözle bekliyorum. Ve biliyorum ki beklediğimden çok daha çabuk olacak aslında…

FullSizeRender (6)

Ergenlik kapımıza dayandı sayılır, bununla birlikte bazı umursamazlıklar da cabası… Eskiden sorun çıkmayan konular uğraş meselesi olabiliyor son zamanlarda: banyo yapmak ve tırnak kesmek gibi… Bazı şeyleri kendi kendilerine yapmanın bir dezavantajı bu: O şeyleri yapmama özgürlüklerini de kullanıyorlar ve sen vır vır söylenmekten başka bir şey yapamıyorsun (keşke onu da yapmasan).

Dün akşam da böyle zamanlardan biriydi. ‘Oğlum tırnaklarını kes!‘ diye günlerdir söylenmemin ardından ‘Anne sen kes’ deyince ‘Yek yea!’ dedim, ‘Sana günlerdir söylüyorum, yapmıyorsun. Ben kesmem.’  ‘Anne lütfen kes, benim çok uykum var’ deyince dayanamayıp ‘Bak son kez kesiyorum’ diyerek kestim, hem ellerini hem de benimkiler kadar olmuş ayaklarını üstelik…

Ve o an düşündüm: Belki de cidden son kez kesiyorum?

Ve o an fark ettim: Ne çok bıktığımız işi son kez yapıyor olduğumuzu fark etmiyoruz aslında?..

Acaba ne zaman son kez poposunu temizlemiştim? Ne zaman son kez ağzına lokma yedirmiştim?

Ne zaman son kez üzerini ben giydirmiştim? Arabada kemerini son kez bağladığım günün tarihi neydi peki?

Ne zaman son kez pusete oturmuştu acaba? Gece tuvalete en son hangi gün kaldırmıştım?

Okul çantasını ne zaman son kez ben hazırlamıştım kim bilir?

Peki ya ne zaman son kez kucağıma almıştım onu?

Son kez olduğunu bilsem, hemen bırakıverir miydim yere, ‘Artık çok ağırsın’ deyip?

Yoksa tutabildiğim kadar tutup sımsıkı sarılır mıydım, ‘Bir daha alamayacağım kadar büyüdün oğlum…’ diyerek?…

Sanırım ikincisi… Ve hatta eminim…

20 yorum

  1. Cok duygulandım,cok guzel bir yazı,kaleminize saglık

  2. Gözlerim doldu, ne güzel anlatmışsınız, ellerinize sağlık…

  3. Bagzi seylerden soylenirken ne kadar guzel oldu okumam. Cok duygulandim, ellerinize saglik…

  4. Güzel yazı da A. Kucuroglu’nun çocuklarının tırnaklarını kestiğine hayatta inanmam 🙂

  5. Gözüme yine bir şey kaçtı…

  6. Gozlerim doldu, burnumun diregi sizladi okurken… Kalemize saglik, nasilsa yapamayacagim buyuyunce deyip cok seyin keyfine varmaya calsiyorum fakat eminim arada kacirdiklarim oluyordur… Daha da dikkatli olacagim☺️

  7. şu anda ağlıyorum biliyor musun?

  8. Yaa, ağlatmasaniz olmuyor mu kardeşim… Hala yapabiliyorken bazı şeyleri şikayet etmeyeceğim.

  9. Canım Elif,
    Her zaman yapabilmeyi istediğim şeyleri yine içime işleterek hatırlattın. Ağlıyorum!! İyi ki varsın! Sen hep bizi bize anlat hep hatırlat olur mu.

  10. Her gün aynı şeyi düşünüyorum. O küçük eller avucumuzda hala ya, hala “çok ağırlaşsalar” da kucağımıza alıveriyoruz ya öpüp koklamak için, bu günler çok kıymetli çoook. Her anın tadını çıkarmayı aklımızda tutalım hep:-)

  11. Agladim…

  12. Soylenerek yaptigim ne cok sey var , kiymetini bilmek lazim hepsinin. Gunler yavas geciyor ama yillar hizli. Hala minik minik cocukca konuşurken, gece yatagima gelip kivriliyorken elimden tek gelen her firsatta opup,sarilmak.

  13. Düşününce ne çok şey değişmiş gerçekten, çoğu şey son kez yapılmış, geçmiş, gitmiş…Çok duygulandım, kaleminize sağlık.

  14. Yo yo alamıyorum

  15. “Senden sonra gittim yine oraya. Seni en son gördüğüm yer orası çünkü. Belki bıraktığım yerde duruyorsundur diye, belki o gün göremediklerimi görmek için, belki “Niye son kez kucağıma almadım, niye doya doya uzun uzun sarılmadım” diye kendime kızdığım için..” diyerek anlattığım bir “son kez” de bende var. Çocuğunu son kez gören bir anne olarak..
    http://asilmiran.blogspot.com.tr/2014/10/gasilhane_30.html

    • Sabır diliyorum size. Yeni bebeğiniz için de tebrik ediyorum. Uzun ve sağlıklı ve sevdikleri ile dolu bir ömrü olsun inşallah…

  16. Sizden ta 1 yıl sonrasından takip ediyorum ve evet aynı şeyleri hissediyorum. Kucağıma almak istediğimde hala hayır demediğini görünce içim sızlıyor. Ve düşündüm de annem beni kucağına almak istese ben de hayır demem…

  17. Her şeye rağmen çocuklarınız şanslı..çünkü bir çok önemli anıları bu sitede kayıtlı 🙂

  18. Çok duygulandım 🙁 gerçekten hislerimi kaleme döküyorsunuz Elif Hanım .Sıkı takipçinizim yıllardır. Şu günlerde oğlumun ağırlaştığıdan şikayet edip hala da kucağıma alıp sımsıkı sarılıyorum .Eşimin belin zaten ağrıyor zorluyorsun demesine karşın; aynen diyorum ki bu sızlandığımız günler bi daha gelmeyecek .Geriye çok vaktim kalacak ama beni ortak etmeyecekler belki de 🙁 .Güzel günlere…

  19. gzölerim doldu valla… yazmayın böyle şeyler 🙂
    6,5 yaşındaki oğluma sanırım karnımdaki 6,5 aylık bebişin de gelmek üzere olması nedeniyle daha bir farklı bakıyorum son günlerde. acaba onu ihmal edecek miyim tarzı vicdan azaplarım tavan yapmış durumda. Ama bir yandan da ne kadar fazla şeyi kendi yapabilirse hayatımızın o kadar rahat olacağının farkındayım. Anne olmak sürekli cenderede olmak dediklerini şimdi daha iyi anlıyorum. Allah hepimize kolaylık versin…