12 Yorum

Dijital Topuklar’ın ardından…

Bazı yazılarım var ki yazmaya kıyamıyorum. Bu da onlardan biri…

Ne kadar uğraşsam, ne kadar üzerinde düşünsem, ne kadar uzun anlatsam, ne kadar çok fotoğraf paylaşsam hakkını veremeyecekmişim gibi geliyor. ”Bazı şeyler anlatılmaz, yaşanır” dediklerinden herhalde… Dijital Topuklar da böyleydi benim için…

Türkiye’nin ilk dijital kadın zirvesi Dijital Topuklar 1 Kasım’da düzenlendi. Biz yaptık, oldu. Evet; biz, ben ve Peri, sevgili arkadaşımız Ferhan‘ın da olmazsa olmaz desteğiyle 600’e yakın insanı bir araya getirdik bundan yaklaşık iki hafta önce…

Etkisini üzerimden atmam hem çok uzun sürdü hem de istediğim kadar kalamadım ‘orada.’ Malum, memleket gündemi izin vermedi; birkaç gün ardından gelen tutuklamalar, baskınlar, patlamalar derken bu ülkede yaşadığımızı hatırladık birden…

Burada az yazdım ama sosyal medyada çokça paylaştım, yine de ‘De hele bu Dijital Topuklar nedir?’ diyenler için: Dijital mecralarda ilham veren kadınları öne çıkardığımız, ve onlarla birlikte başka kadınlara ilham vermeye çalıştığımız, girişken, üretken, meraklı, hevesli, azimli 570 kadını (ve bir miktar da erkeği) bir araya getirdiğimiz, tek günlük bir zirveydi. The Marmara Taksim’de düzenlendi. Arka arkaya beş oturum vardı; Dijital Dünyada Kadın’dan Dijitalde İş Yapmanın Ticari ve Etik Boyutu’na, Sosyal Medyanın Birleştirici Gücü ve Sosyal Medyada Kalbini Korumak’tan ‘Dijital Yerliler, Dijital Göçmenler ve Geleceğin Dijital Kadınları’na birçok değişik alana değindik, moderatörlerimiz, konuşmacılarımız ve katılımcılarımızın sayesinde… (Oturumlarla ilgili ayrıntılar burada var)

Teknik ayrıntılara çok girmeyeceğim. Oturumlar TeknoSA ve TEB’le Kadın’ın Facebook sayfalarından yayınlandı; Dijital Topuklar’ın sosyal medya hesaplarından gün boyu akış paylaşıldı. Fotoğraf albümü hazırlanıyor, videolar montajlanıyor, bittiğinde hepsini yine Dijital Topuklar’ın hesaplarından paylaşacağız, takipte kalın.

Ben biraz ‘Nasıl yaptınız siz bu işi kuzum?’ diyenlerin sorularına yanıt olabilmek, ama en çok da kendi tarihime not düşmek için yazıyorum bu yazıyı…

Her şeyden önce çok kolay olmadı. Fikri geliştirmek işin en kolay kısmıydı, ancak operasyona başladıktan sonra art arda gelen patlamalar, darbeler, bayram tatilleri ve daha birçok inişli çıkışlı olay bizi etkilemedi desek yalan olur.

Eksikleri vardı, yanlışları vardı, daha iyi olabilecek yerleri vardı ve bunlarla ilgili de çok yapıcı eleştiriler aldık, özellikle yakın çevremizden. Hepsini #DijitalTopuklar2017 klasörümüze kaydediyoruz (henüz #DijitalTopuklar2016’yi tamamlamadan bir 2017 dosyası yapmıştık çünkü yaparken gelecekte uygulayabileceğimiz çok şey öğrendik).

Biz #dijitaltopuklar2017 çalışmalarına başladık bile!

A photo posted by 1. Dijital Kadın Zirvesi (@dijitaltopuklar) on

Dijital Topuklar fikrinin üzerinde çalıştığımız yaklaşık son bir sene, ve en çok da Dijital Topuklar’la yatıp kalktığımız şu son birkaç ay çok öğretici bir süreç oldu benim için… Bir kere etkinlik düzenlemek -çocuklarımın doğum günleri ve bundan 18 sene önceki düğünümü saymazsa-, tecrübeli olduğum bir konu değildi ve çok şey öğrendim, öğrendik. Şu an, geçen sene bu zamanlara göre çok farklı bir yerdeyiz ve tüm bunlar Dijital Topuklar 2017’ye artı olarak yansıyacak. (Öte yandan bu tür bir etkinlikle düğün yapmak arasında bayağı benzerlik varmış: O gelmiş miydi, bu nerede oturmuştu, ay yemek yiyemedim, vb.)

Fikri ortaya ilk attığımızda kapısını ilk çaldığımız isim Serdar Kuzuloğlu‘ydu. Serdar’ın benim için ayrı bir yeri var çünkü onun bir zamanlar TRT Haber’da sunduğu, o günden bu yana da eşi benzeri olmayan Sosyal Medya programı benim şu dünyadaki ilk canlı yayın tecrübemdi. Hatta bir dakika, ilk televizyon tecrübemdi! O tecrübem bana, bu mecralarla ilgili sorularım olduğunda kapısını çalabileceğim, fikrini alabileceğim bir insanı kazandırdı. Serdar Dijital Topuklar fikrini ben ve Peri’den (ve herhalde eşlerimizden) sonra ilk bilen kişidir, yeri hep çok özel olacak bizim için…

Dijital Topuklar fikrini ortaya attığımız günden beri içeriklerimiz belliydi ve bunlar 1 Kasım’a kadar hiç değişmedi. Tüm konuşmacılarımızı -ve sponsorlarımızı- bu içeriklerin etrafında bir araya getirmeye çalıştık hep. Aslında çok daha fazla şey konuşmak istiyorduk ancak Serdar’ın da tavsiyesiyle etkinliği tek bir güne sığdırmak üzere bazılarından vazgeçmek zorunda kaldık. Kolay olmadı, ancak kalanları önümüzdeki yıl dosyasına ekledik.

Ben blogumda da markalarla çalışıyorum fakat işin etkinlik boyutunda sponsorlarla çalışmak apayrı bir tecrübeymiş. Çok ince ayrıntıları olan bir süreç bu; bir yandan sponsorları memnun etmeye çalışırken (çünkü kelimenin tam anlamıyla onlar ‘olmazsa olmaz’) diğer yandan da etkinliğin özgünlüğünü korumak için dik durmak çok kolay değilmiş. Elimizden geldiğince yapmaya çalıştık bunu… Hem katılımcıları, hem de sponsorlarımızı tatmin etmeye uğraştık. Aldığımız geri bildirimler bunu büyük ölçüde başardığımız yönündeydi.

Konuşmacıların seçimi işin en keyifli kısmıydı. Hemen hepsi halihazırda takip ettiğimiz, işinde iyi olduğunu bildiğimiz kadınlardı (erkekler de vardı, ayrıntılar aşağıda). Onlar ve onlar gibi diğerleri sayesinde de yeni birçok isimle tanıştık. Konuşmacılarımızın çok büyük çoğunluğu ilk günlerden bu yana hevesle yanımızda oldular. Bu, çok kıymetli bir şey…

Etkinlik öncesinde radyo programlarına konuk olduk, dergi ve gazetelere yanıt verdik, hep bize aynı soruyu sordular: Neden böyle bir şey yapıyorsunuz?  Yüzlerce kadın vardı o gün The Marmara’da… Sadece İstanbul’dan değil, Ankara’dan, Bursa’dan, Adana’dan, Burdur’dan, yıllık iznini alıp, bebeğini annesine bırakıp Batman’dan gelenler vardı. Sonrasında çok güzel şeyler duyduk, ‘Çok iyi hissettim’ dedi insanlar, ‘İyi ki böyle bir şey yapmışsınız’ dedi kadınlar, ‘Aradığım cesareti buldum!’ diyenler vardı. ‘Dijital Topuklar’dan ayrıldıktan sonra ben de cesaretimi topladım, ben de yazmaya başladım’ diyenler vardı. İşte bunun için yaptık. 

Erkekler de vardı tabii ve hayır, sadece teknik ekip değil! Dinlemek için gelen, izlemek için gelen ve tabii ki konuşmacı olan erkek katılımcılarımız vardı. Dijital kadın zirvesinde erkekleri neden konuşmacı yaptığımıza dair eleştiriler almıştık öncesinde, ancak biz ‘erkeklerin giremediği’ bir toplantı yapmıyorduk en nihayetinde… Elbette onlara da yer vardı ve olmaya da devam edecek.

O gün gerçekten bulutların üzerinde gezdiğimiz bir gündü. Peri ve ben ev sahipleri olarak öyleydik tabii, ancak oraya gelen birçok kadının gözünde de benzer ışıltıları gördük ve bu paha biçilmezdi. Evet, teknik aksaklıklar oldu (kimi yansıdı, kimini sadece biz bildik), evet bazı şeyler daha iyi olabilirdi, ancak o kadar insanı bir araya getirmiş olduğumuza bir yandan hala inanamazken diğer yandan tam da bunu yapmak için yola çıktığımızı hatırlıyor ve amacımıza ulaşmış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Günün sonundaki kapanış konuşmamızda teşekkürlerimizi ilettik, gerçekten ‘olmasaydı olmazdı’ dediğimiz güçler var bu olayın perde arkasında ve çoğunluğunun kadın olması da şaşırtıcı değil herhalde… Filmimize ses veren Özge Uzun, etkinliğimizin sesi olan Berna Kasapoğlu Serdarlı, o gün rekor bir erişime varmamızı sağlayan sosyal medya ekibimiz Şebnem Seçkiner, Azra Rakıcıoğlu, Ayça Söyletir ve Zehra Bural, konuklarımızı karşılayıp onlarla ilgilenen Seda Aydın, Ece Duarte, Zeynep Özözken, konuklarımıza teşekkür etmemizde bize yol gösteren Gülderen Yalçın, biz yola ilk çıktığımızda ‘Size nasıl yardımcı olabilirim?’ diyerek bize çok ihtiyacımız olan hukuki desteği veren Hediye Baykal ve hep yanımızda olan Damla Çeliktaban’ı andığımız teşekkür konuşmamız bir nevi Oscar törenine benzedi, ama bizim için çok önemliydi.

Elbette çocuklarımız (çünkü ‘anne’ olduktan sonra tüm bu işlere giriştik), eşlerimiz, bizi takip ederek yüreklendiren blog okurlarımız olmazsa olmazdı. En büyük teşekkürleri dayanışma çemberimizin ilk halkalarındaki annelerimiz ve onlarla yer alan babalarımız hak ediyordu; ve o gün çocuklarımıza bakmak pahasına oraya gelememeleri de kaderin bir cilvesiydi. Sponsorlarımızdaki yetkililerden konuşmacılarımıza, sosyal medya ekibimizden misafirlerimizi karşılayan arkadaşlarımıza kadar birçok kadın bize ‘kadın dayanışmasının’ ne olduğunu gösterdi. Canım Damla yazısında ne güzel anlatmış kadınların bir araya geldiğinde neler yapabileceklerini…

O gün birçok fotoğraf çekildi, birçok paylaşım yapıldı, hepsine burada yer vermiyorum, çok büyük bir çoğunluğu Twitter ve Instagram‘da #dijitaltopuklar2016 ve #dijitaltopuklar etiketiyle bulunabilir. Benim için o günü özetleyen birkaç fotoğrafa burada yer vereceğim, ki eminim sonradan ‘Aaa, bunu da koysaymışım’ dediklerim olacak…

30646407021_a0767437ec_z

Açılış konuşmasını yaparken… Fotoğraf: Deniz Coşkun

30697225156_e012660f00_z

İki arada, bir derede… Fotoğraf: Deniz Coşkun

30098863843_283ca34fe5_z

‘İyi gidiyor, iyi…’ – Fotoğraf: Deniz Coşkun

WhatsApp Image 2016-11-01 at 1.19.27 PM

Dijital kadın zirvesi de yapsan arada süt sağman lazım…

Screen Shot 2016-11-16 at 7.40.09 AM

İpek Süer hep en güzel anları yakalar…

WhatsApp Image 2016-11-02 at 8.10.46 PM

Günün son ‘selfie’si. Fotoğraf: Boogy

Bir arkadaşım bundan seneler önce, kızkardeşimin tez yazıyor olduğundan bahsettiğimde ‘Hiç uzatmasın; en iyi tez, bitmiş tezdir’ demişti. Ne zaman bir türlü başına oturamadığım bir yazı yazmam gerekse hep bu sözü hatırlatırım kendime… Yüksek lisans tezini blog yazısına benzettiğimden değil tabii, sadece bazen bazı şeyleri bitirmek, bitirmeye çalışıp durmaktan daha iyi… Bu yazı da öyle oldu benim için. O gün orada hissettiklerimin çok küçük bir kesiti sadece burda anlattıklarım, ama seneler sonra baktığımda bana o günü hatırlatacak… Ki zaten devamı geleceği için, unutmayı pek de planlamıyorum.

12 yorum

  1. Orda olmak çok çok iyi geldi bana. Kırklareli’nden sabah 4de kalkmış gelmiş olsam bile, gece eve 11de varmış olsam bile. O salonun kalabalığı, dertlerimizin aynı olduğunu bilmek.

    2017 için tam destek hep destek benden, bizden! Daha fazla sosyal medyada tanınan annenin konuşacağı ya da davet edileceği, anne olmasa bile kadın olmasa bile belki sadece dijitali iyi bilen, belki sadece şirketleşmeyi iyi anlatacak, belki sadece yazarken (dijital ya da değil) yazmayı anlatacak, çok çok konu var şimdi aklıma gelmeyen ama kısacası farklı ufuklar açacak ve bilgi verecek alanında başarılı insanlar görmek isterim. 1 gün iyidir iyi:)) Naçizane düşüncelerim bunlar. Yazacaktım bloga yazamadım, bari burdan gazel okuyayım hariçten hariçten:)))

    Teşekkürler, gerçekten yürek dolusu teşekkürler.

  2. Üreten kadınlarla gurur duyuyorum! Emeğinize sağlık.

  3. Orada bulunan sayılı erkek izleyicilerden biri de benim can yoldaşımdı. Biz anne baba olarak 19 ay sonra ilk defa kızımız olmadan bir etkinliğe katıldık. Üstelik biletler can yoldaşımın bana hediyesiydi.Yeme de yanında yat.
    Orada olmaktan çok mutlu olduk, keyif aldık. Aksaklıklar evet oldu, olacaktır. Kimsenin sorun ettiğini de sanmıyorum.
    Oturumlarda konuşmacılar kadar moderatörün de çok etkili olduğunu düşünüyorum. 5 oturumda bunu açıkça gördük. Ortamın enerjisini yüksek tutan oturumlar tadından yenmedi.
    Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Yüreğinize sağlık. 2017 Dijital Topuklar’da görüşmek üzere.
    Sevgiler

  4. Elif,
    valla tuylerim diken diken oldu. Buyuk emek, buyuk basari. Turkiye’de yasiyor olsaydim.gelmeyi cok isterdim. Elini hangi ise atsan sonunu getiriyorsun, basari da budur zaten. Ahh vahh ne guzel.olurdu (blogher muydu, o zirveye katilip.izlenimlerini yazdigin blog yazini hatirliyorum da) deyip cok zor bu isler demiyorsun, deniyorsun ve yapiyorsun. Cok imreniyorum bu yanina. Ben de ne is soz konusu olsa iyi yapabiln biriyim.ama iste surec kadar sonuc ta onemli, sen sonuna kadar gidenlerdensin. Seni ve arkadasini tebrik.ederim.
    Sevgilerimle

  5. Yaptıklarınız iyi güzel de benim anlayamadıgım bu işi sadece birilerine ilham olmak için yapmadınız herhaldemilletin kazancı beni ilgilendirmez ama herhalde ,bu işi hiç mi maddi kazanc için yapmadınız,yani sadece millet aydınlansın için degildir herhalde,maddi kazanc hiç mi yok amaçların içinde,bundan hiç bahsetmediginiz için merak ettim.

  6. Yaptıklarınız iyi güzel de benim anlayamadıgım bu işi sadece birilerine ilham olmak için yapmadınız herhalde,milletin kazancı beni ilgilendirmez ama bugune kadarki tanıtımlarınızda işin maddi kazan kısmından hiç bahsetmediniz,bu işi hiç mi maddi kazanc için yapmadınız,yani sadece millet aydınlansın için degildir herhalde,maddi kazanc hiç mi yok amaçların içinde,bundan hiç bahsetmediginiz için merak ettim.

  7. Tebrikler! 2017’de orada olabilmeyi umut ediyorum. Biletli olması neden diye ben de merak ettim. Sanırım bir yerlerde buna cevap yazmıştınız ama anımsayamadım şu anda..

  8. Dilerim 2017 de katılabilirim. Sizi yürekten tebrik ediyorum “kadın isterse herşeyi yapar” cümlesinin baş tacı oldunuz.

  9. Orada olamadım ama aklım ve kalbim hep oradaydı. Takip ettiğim okuduğum insanları dinlemek bana iyi gelecekti. Seneye inşallah orada olacağım. Bende yazmaya başladım ve bu beni rahatlatıyor. Lakin işin teknik kısmı gerçekten can sıkıcı:(
    Sizleri tekrar tebrik ederim. Harika kadınlar harika işler çıkarır…

  10. Böyle bir ortamda konuşmacı olmak çok keyifliydi 😉

    İkinizi de çook tebrik ederim, kadın rol modellerin önde olacağı nice güzel etkinlikler düzenleyeceğinize eminim.

    Sevgiler,

    NY

  11. Merhaba! 🙂 Çiçeği burnunda genç bir blogcuyum ben de, ve yazılarınızı okurken sadece bir bayan olarak bile bizlere özel organize ettiğiniz, yazdığınız her şeyi naçizane takdir ettim; sizi de ayrıca tebrik etmek istedim. Tüm güçlü bayanlar adına teşekkür ederim. Umarım ben de bi’ dahaki toplantıya katılabilirim. Ayrıca sosyal medyadan ve internet sitelerinden sizlerle çalışmış dijital bayanları da takip ettim ki sizlerden feyz alayım… 🙂 Dijital yaşamla alakalı tavsiyelerinize de açığım! 🙂 Tekrar teşekkürler, görüşmek üzere… 🙂 Tülin