1 Yorum

Ezgi K’nın İkinci Gebelik Günlüğü, 18. Hafta

Yazar Hakkında

Ezgi K. – 31 yaşında, matematik öğretmeni. Tantuni aşığı, deniz sevdalısı bir Mersinli. 6 yıldır evli. Deniz adında bir kızı var. Deniz’den önceki hareketli ve renkli hayatı Deniz ile birlikte ‘ tek keyfim kahve içip güzel bir müzik eşliğinde kitap okumak’ şeklinde değişim geçirdi. İçinde yeni bir ‘cücük’ büyüyor. Büyüyen ailesiyle yeni ülkeler gezip yeni tatlar keşfetmek istiyor.

Kıpır kıpır cücüğümle sizlere yeni haftadan merhaba diyoruz.

İşte gebeliğin en en güzel tarafı! Tekmeli, dürtmeli geçen günler. İlk hareketleri minik minik, belli belirsizdi. Gittikçe hem şiddeti hem sıklığı arttı. Ben oturunca tekmeliyor. Bir şeyler yediğimde hemen kıpırdanmalar başlıyor. Sevindiğimde ondan da bir yumruk, tepik geliyor. Üzüldüğümde o da dalgalanıyor içimde. Bazen de uyuyor. Ama sabahları uyandığımda hemen o da başlıyor içimde dolanmaya. Gebeliğin son zamanlarında hani çılgınca hareketler yapıyorlar ya işte o zamanlar daha eğlenceli oluyor. Sağda duruyor, sıkılıp sola doğru yol alıyor. Her türlü ısınma hareketlerini yapıyor içeride. Deniz içimdeyken bazen dürtüyordum ayağı, dirseği bir yerlerimi sıkıştırınca. O da hemen değiştiriyordu pozisyonunu. Ben o kadar sevmiştim ki o hissi, Deniz doğduktan sonra bağırsak hareketlerimi bebek hareketiymiş gibi düşünmüştüm. Deli miyim ne?

Benim ne kadar hoşuma gittiyse bir o kadar hoşuna gitmeyen insanlar da var. Bir arkadaşım, içinde bir canlının hareket etmesinin ona çok garip geldiğini, hiç hoşlanmadığını ve bir an önce bu durumdan kurtulmak istediğini söylüyordu. Aslında düşündüğünde içinde bir canlı daha yaşıyor ve gittikçe büyüyor. Değişik! Ama bence rahatsız edici ve korkunç değil.

1479290755633

Gebelik sitelerinde 18. Hafta ile ilgili şu bilgi verilmiş genelde;

“Daha önce doğum yapmış anne adayları için bu hafta bebek hareketlerinin fark edildiği haftadır. İlk hamileliği olan anne adaylarının ise bu duyguyu yaşamaları için önlerinde yaklaşık iki haftaları daha vardır.”

Sevgili yazar peki ben daha önce doğum yapmış bir anne adayı olarak 13.haftadan itibaren çok net bir şekilde hissetmeye başladım hareketleri. İlk gebeliğimde de 17.haftamda hissettim. Bu nasıl olmuş o zaman? Ben sonuç olarak şunu söylüyorum ki her yazılan herkese uymuyor. Herkesin gebeliği de, lohusalığı da, bebeği de kendine özgü. Basmakalıp cümlelere uymaz, kurallara sığmaz. Tıpkı genelde annelerin ilk üç ayının çok zor geçmesi fakat benim Deniz’ den sonraki hayatımın en kolay döneminin ilk üç ay olması gibi. Gündüzleri film izleyip kitap okuyordum. Geceleri de sabah beşe kadar deliksiz uykularım vardı. Biliyorum ki cücük farklı olacak. Bakalım bizim için nasıl sürprizleri var!

Doktor kontrolüme daha iki hafta olduğu için içeriden verebileceğim bilgi hareketlerle sınırlı. Dışarıda cücükle ilgili yapılan çalışmalara yeni bir mesai daha eklendi; yağlanma seansları. Sabahları çatlak kremi, akşamları susam-kakao-badem yağı karışımı sürüyorum. Fakat yağ karışımının 3.gününde yağı sürdüğüm yerlerde bir kaşıntı, bir kızarma, bir döküntü oldu ki evlere şenlik. Hemen bıraktım sürmeyi. Acaba yağ markası mı dokundu diye düşünüyorum. Üşenmeyip farklı bir marka alana kadar geceleri yatarken farklı bir nemlendirici krem sürüyorum. Artık gerekiyor. Malum kocaman bir göbüşüm var.

Şimdilik Deniz’i kucağıma alabiliyorum. Alabildiğim kadar da alacağım. Kızımı kucaklamalarımdan, kokumdan, sıcaklığımdan mahrum bırakmak istemiyorum. Yine bir gün Deniz kucağımdayken dikkat çekici bir şekilde büyümüş memelerime baktı . Tek tek bastırdı ve “burada meme var, burada da meme var,” dedi ve karnıma bastırarak ‘ Burada da…’ dedi ve durdu. Ardından hiç böyle bir cümle kurmamış gibi farklı hareketler yaptı. Kendi kendine konuyu kapattı. Ben “burada da göbüş var” dedim ama o çoktan başka konuya geçmişti bile.

Deniz’in haberi yok kardeşi olacağından. Gebelik süreci bizim için bile uzunken zaman kavramı olmayan küçük bir çocuk için çok daha uzun olabilir. Okuduğum birkaç makalede olabildiğice geç söylenmesi bilgisi vardı. Bana da mantıklı geldi. Ne kadar geç öğrenirse o kadar iyi. Kafasında oturtamadığı pek çok şey olacak zaten. ‘Bebek annenin karnına nasıl girdi? Nasıl oyun oynuyor? Nasıl dışarı çıkacak?’ gibi. Ve hatta benim düşünemediğim pek çok soru da aklına gelecektir. Hem o hem biz bu tür sorularla ne kadar geç cebelleşirsek o kadar iyi diye düşünüyoruz. Biz daha söylemedik bu sebeplerden fakat Deniz’ in dışarıdan duyduğu şeylerden durumu çaktığını ama bize çaktırmadığını da düşünüyoruz. Tamam şimdi söylemiyoruz ama ne zaman söylemeliyiz sizce?

İnsanın çocuğu olduğu zaman “çocuksuzken ne kadar çok boş vaktim varmış. Keşke şunu, bunu yapsaydım’ diye düşünüyor ya işte ben de biliyorum ki cücük doğunca; “Yahu ben tek çocukla ne kadar da rahatmışım. Ne kadar çok boş vaktim varmış,” diyeceğim. O yüzden elimden geldiğince tek çocuklu özgür(!) hayatımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Hafta sonu iki anne, iki çocuk Polonezköy’ e gittik. Burası da hep gitmek istediğim fakat bir türlü gidemediğim yerlerden biriydi. Şehre çok yakın ama oradayken sanki şehir dışındaymışsın hissi veriyor. Sonbaharın kendini muhteşem bir şekilde gösterdiği manzaraların tadını çıkardık. Bir gece kaldık ama öyle güzel dinlendik ki anlatafkkjmdfdlıjkfdjfkfjhfh… İki çocukla ne mümkün! O oyuncağım, şu tuvaletim, bunu yerim, ötekini yemem, zartım zurtum derkeeen pazar günü dinlenmenin hayaliyle evlerimize dağıldık. Dinlenemedik ama eğlendik. Ve ben iki çocuklu halimi düşünüp ‘oh oh özgürlüğümün tadını çıkarayım.’ diye diye dolaştım. Bunu okuyan çocuksuz insanlar bana acıyor olabilirler ama işin içine girince böyle olunuyor.

Haftayı tantuni ile kapattım. Mersin’deki (bence) en iyi tantunicinin İstanbul’ da şubesi var. Aşeriyorum diye diye kendimi götürttüm. Mersin’ de ustasının elinden çıkan kadar muhteşem değildi fakat yine de çok güzeldi. Herhalde bundan sonra sık sık ziyaret edeceğiz orayı.

Sevgiler.

Bir yorum

  1. Merhaba ben de suan 28 haftalik ikinci kizima hamileyim. Kizim 4.5 yasinda kardesi dogdugunda 5 olacak. Ben ilk zamanlar soylemek istemedim; fakat o 2 senedir israrla kardes isterken bir de kresten arkadaslarinin kardesi olunca eve aglayarak geldigi icin dusuk riski oldugu surede bile soylemek zorunda kaldim. Bir gun eve gelip hickira hickira agladi,”benim kardesim hic olmayacak “diye ..ve ben o dakika olacak dedim kucagima aldim,inanamadi 🙂 her sabah gelip,opuyor,konusuyor onunla, o da onu duydugunda cosuyor 🙂 kremlenmeme yardimci oluyor, herhangi birseyde bebege dikkat et uyarisinda bulunuyor :)) evet beklemesi uzun surec,fakat sabri ogreniyor sabirsiz kizim ☺ 28 haftaligiz kucaga almalar devam ediyor; ikisini birden hissetmek guzel tabi uzun mesafe tasimak zor 🙂 bu arada 2.cocuk stresine ben de girdim,hatta dun bebek magazasinda bebekli anneleri gorunce aglamam geldi ☺velakin girdik bu işe; hayat sartlari azicik daha degisip azicik daha yorucu olacak ama sukur ;bu duyguyu tekrar hissedecegiz.Ilk aydan hamile kalmasaydim ,sanirim vazgececektik:) ben vazgectim demistim esime ,fakat olan olmus☺maddi manevi dusundukce geri adim atmayi dusundum 🙂 ama gec bir pismanlikmis , lokumumuz coktan yerlesmis☺ilk cocugunuz kac yasinda bilmiyorum ama bence paylasin, sabiri ogrenir ve duruma kendini alistirir.. saglikli dogumlar