26 Yorum

Yuvayı biraz da erkek kuş yapsın

Dilimizde, kadınlara yönelik, kadınlığı sözde yücelten pek çok deyiş var. Cennet anaların ayaklarının altındadır ve Yuvayı dişi kuş yapar, en çok duyduklarımızdır herhalde…

Her ne kadar bu sözler kadınlığı güya yüceltse de, kadınlara ve kadınlığa en büyük kötülüğü yapmış aynı zamanda… Kadınlığı, anneliği sözümona kutsayarak, bizleri küçücük bir alana sıkıştırmış aslında. Bu tanımların dışına mı çıktın? Vurun kahpeye!

Geçmişte, yuvayı dişi kuşun yaptığına inandırıldığım günlerde ben de genç bir dişi kuş olarak üzerime düşeni yapmıştım. Ve bu dişi kuşluğu bayağı bir süre de götürdüm. En nihayetinde canıma tak dedi. ”Yardım değil, işbölümü” dedim.

Yine de, başlangıçtaki düzeni ben kurduğum için (ve tabii ki bu evin dişi kuşu ben olduğum için) hâlâ evde birçok şeyin yerini ben bilirim. Birçok şeyi düzenlerim, her şey bana sorulur, böyle gelmiş böyle gider.

Gitmedi. Bu sene, kış başında, kışlıkları çıkarıp yazlıkları kaldırdığımızda, hah işte o yazlıklar bi türlü kalkmadı. Evde yeterince dolap olmadığından ben de her mevsim dönüşünde kıyafetleri hurçlara, bavullara koyup dolaplara, yatak altlarına falan tıkıştırırım. Genelde de o hurçlar, bavullar ağır olduğundan Doğan’dan yardım isterim. Ben hazır olunca ona söylerim, o da yüklenip kaldırır benim söylediğim yerlere…

Bu sene yapmadım. Yapamadım. Bavullara tıkıştırdım ya giysileri, o bavullar uzun süre odamızda kaldı. Bir iki kaldırmasını istedim, nereye kaldıracağını sordu bana, o an düşünemedim. Ay o bavullar ortalıkta süründükçe süründü, süründükçe süründü. Vaktim olmadı, halim olmadı, olmadı da olmadı. En sonunda kendisi dedi “Daha ne kadar böyle yaşamaya devam edeceğiz?” diye… O an fark ettim ki bu soruna benim bir çözüm bulmam, en azından yönlendirme yapmam bekleniyor: “Sevgilim, o güçlü kuvvetli kollarınla şu bavulu şu dolaba, bu hurcu şu rafa koyuver bakayım, hadi aslanım!” Demedim. Diyemedim. Kaynaklarım tükendi. Zaten de yoktu.

Ve fark ettim ki ben her sene bunu yaşamaktan, herkesin yazlığını ayrı kışlığını ayrı düzenlemekten, bir de bunlara yer açmaya çalışmaktan bıktım usandım.

Kaldırdık eşyaları birlikte, bir sonraki mevsim döngüsüne kadar… Bundan sonra birlikte yaparsak yaparız, yoksa bavulların içinden yaşamaya razıyım ben. Yeminle bıktım. Aradığınız dişi kuşa artık ulaşılamıyor.

WhatsApp Image 2017-01-18 at 20.01.21

Şu dünyaya erkek kuş olarak gelmek lazımmış diyorum bazen. Onların da hayatın zorluklarını kaldırmadıklarını iddia etmiyorum, ancak eğri oturup doğru konuşalım, bu eril düzende hayat onlara güzel. Bul dişi kuşunu, yuvanı da yapsın, çocuğuna da en iyi şekilde o baksın.

Taa ki, yapamadığını fark edene kadar.

Ben artık yapamıyorum. Yapamadığımı fark etmeseydim, yapmamam gerektiğinin hiç farkında olmayacaktım belki…

Neyse, bu da bir aydınlanma…

26 yorum

  1. Al benden de o kadar. Her zaman söylüyorum. Erkek olarak dünyaya gelmek varmış. Erkeksen herşey serbest, kadınsan herşey yasak ve doğuştan itibaren üzerine atanmış görevlerin var. Yapmıyorum yapamıyorum ve en önemlisi istemiyorum. Annem gibi tek başına 3 çocuğa bakıp temizlik yemek ütü yapıp kayınvalidenin işlerini de görüp bir de kabul günün de misafir ağırlayamıyorum. Başkası yapsın.

  2. Sevgili eşim bu noktada bana, bunca kıyafet olmasa böyle bir sorun da olmaz, diye cevap veriyor. Bir an durup hak veriyorum. Kendisi aynı tişört ve gömlekle yaşamaya razı. Hayat her konuda erkekler için daha kolay!

  3. izninle yazını eşime sevgilerimle gönderiyorum.

  4. Aynı durum bizde de var. Dediğiniz gibi bunu biz kadınlar yapıyoruz. En başta anneler olarak erkek çocuklarına küçüklükten kadın-erkek işi ayrımı olmadığını vurgulamamız gerekiyor. Benim de bir oğlum var, bu konuda dikkat etmeye çalışıyorum ama karşıda rol model bir baba da olunca arada kaldığımız durumlar da olmuyor değil :)

    Eşim bir gün ben çamaşır asarken “bitmedi şu çamaşırlar” dedi (sanki ben hobi olarak kirletip yıkıyorum). O an bıraktım asmaya “buyur sen yap” dedim. Sağolsun çamaşır asma konusunda eşim de oğlum da yardımcım 😀

    • Emel hanim merhabalar. “Yardimcim” diyerek camasir asma isinin sizin goreviniz oldugunu, esinizin bu gorevde sizin yukunuzu hafiflettiginiz vurguluyorsunuz gibi geldi.

    • Emel hanim merhabalar. “Yardimcim” diyerek camasir asma isinin sizin goreviniz oldugunu, esinizin bu gorevde sizin yukunuzu hafiflettigini vurguluyorsunuz gibi geldi.

  5. kucuk mucizelerim

    Benim kuşum ikinci çocuktan sonra baya bir yardımcı oluyor sağolsun. Ama işin plan, yönlendirme kısmı yine bende. Bazen bezmiş bir şekilde şikayet ettiğimde ” yapma ” diyor net bir şekilde. Bu rahatlığa gerçekten sahip olmak isterdim.
    Ama o hastanedeki olayın aynısını kesin biz de yaşardık. Çok netler çünkü. Gerçekten hiç yorum katamıyorlar.
    Bu yoruma başka birşey yazmak istedim ama kesin yanlış anlaşılacağım ve benim buna laf yetiştirmeye gücüm yok.

  6. Bazen çok korkuyorum benim de oğullarım böyle mi yapacak diye. En başta şimdiden kadın oldukları için gelinlerime acıyorum. Ama kendi kayınvalidemin de oğluna karşı tavır ve davranışlarından ötürü (ezildiğini düşünüyor) kendisini bir kaşık suda boğabilecek durumdayım. Cinsiyet algısının değişme evresinde olmamızın sancıları sanırım tüm bunlar. Hepimize sabır ve mücadele gücü diliyorum…

  7. İlk evlendiğimizde şöyle bir olay yaşamıştık. Annemin evinde çoraplar top haline getirilip kaldırılır. Ben de böyle biliyorum tabi ki. Evdeki kayınvalidem çorapları tek tek ayağa geçirmeye hazır şekilde katlıyor (tersi dışında). Böyle bir zamanım da sabrım da yok tabi ki. Eşim de bana annem gibi katlamayacaksan bırak sen ben katlarım dedi. O günden beri çoraplarını katlamadım. Kendisi de katlamıyor bu arada. Komidinin üstünde bir çorap yığınıyla yaşıyor. Bir ki söyledim, baktım olmuyor, bıraktım ben de. Kendisi rahatsız olmuyorsa bana ne, görmezden geliyorum.

    Bazen mesela ben mutfakta sofra ile uğraşırken eşimin kendi hobileriyle uğraştığını görüyorum. Diyorum ki bak çocuğa nasıl bir mesaj veriyorsun: Anne mutfak işleri ile uğraşırken baba kendine zaman ayırabilir çünkü annelik bunu gerektirir. (Bizim çocuk henüz yolda, mayısta gelecek kendisi:) Çoğu noktada ataerkil bir yapıyla “bunu kadın yapmalı” diye düşünmediğini biliyorum. Sadece düşünmüyor sorun orda. Çamaşır makinasını kapatmayı akıl ediyor da çamaşırları sermiyor mesela. Hadi serelim demem gerekiyor. Savunması da çok basit. E söyle yapayım. Tamam da her şeyi neden ben söylüyorum?

    Erkek çocuklarımızı biz yetiştiriyoruz. Mümkünse böyle çocuklar yetiştirmeyelim ki bir sonraki jenerasyonda kadınların hayatı biraz daha kolay olsun.

    Bir de özellikle hayatının bir dönemind eyalnız yaşamış erkeklerin bu işleri daha kolay kotardığını fark ettim. Yurt hayatı olur, ailesindne ayrı bir evde yaşamak olur, çocuklarımızın bizden ayrı yaşaması lazım. Öyle evlenene kadar anne baba evinde, evlenince eşiyle yaşadığı evde olunca bu tür şeyleri hiç düşünmüyorlar.

    • Maalesef dediğiniz gibi de olmuyor. Benim eşim 19 yaşında ailesinden ayrılmış bekar evinde kalıyordu,o zamanda çokndağınık ve sorumsuzdu. Şimdinde öyle… öyle ki duşa girerken bile benden eşyalarını hazırlamamı,şampuan bitmişse onu getirmemi, havlusunu çıkarmamı,daha aklıma gelmeyen bir sürü şeyler istiyor. Ama bunu zamanında ben yaptım şimdi de değiştiremiyorum ve bu beni artık çok yoruyor. Bir de 16 aylık bebeğim var..

  8. Haha! Gene çok yerinde bir noktaya parmak bastınız. ❤️ Bizim yatak odası da pek farklı değil ve benden başka kimsenin umrunda değil. Bu sene ben de saldım, madem öyle beni de rahatsız etmiyor artık yerdeki hurçlar… :)

  9. Bugün ben de tam da bu hislerle bir şeyler karalamıştım. Sizden farklı olarak deneyim konusunda merdivenin ilk basamaklarında olduğum, henüz tükenmişler listem pek kabarık olmadığı için belki de gülerek yazmıştım yazımı. Can sıkıcı, üzücü ama yine de umutlu olmak istiyor insan…

  10. Az eşya az yük, biz eşimle hiç yazlık kışlık ayırmayız. Birtane dolabımız var oda bize yeter. Olabildiğince kıyafet almıyoruz ve ben onun dolabına hiç karışmam. Her sene kullanmadığımızı düşündüğümüz eşyaları da birilerine veririz. Çok rahatlatıyor insanı tavsiye ederim.

    • Merhaba sanırım bu durum şundan kaynaklanıyor.Çocukların küçülmüşlerini veremiyorsunuz arkadan gelen çocuk giysin diye saklıyorsunuz.Bizim evde durum bu.Yoksa benim giysi dolabım çok sadedir.

  11. Tam da bu aydınlanmayı yaşadığım günlerdeyim, 37 yaşıma 4 ay kala ve ikinci çocuğum 2 yaşını geçtikten sonra… Tam da anlattığınız gibiydim, genç dişi kuş….. Eşim de ben de öyle kodlanmıştık ve sorgusuz sualsiz yıllarca öyle gitti. Neden aynı şartlarda çalışan iki insanken yemekten, temizlikten, diğer 1000 çeşit ev işinden yüzde 90 ila yüzde 100 ben sorumluydum ki??! Annelik zaten başlı başına bir iş. Tek başına bir iş… Geçenlerde bir erkek arkadaşıma dedim, “Ev işlerini annelerin üzerinden alın, görün bakın dünya kurtulur.” Ömür böyle geçmesin, artık daha çok paylaşalım. Topla topla bitmiyor, yap yap bitmiyor. Benim gibi iş hayatını bırakmış anneyseniz, kimliklerinden birini kaybetme bunalımı da geliyor. Ev işi bimeyen perişanlık. Dişi kuş talep etmeli. “Ev işine az yardımcı, çok yardımcı eş” anlayışı bırakılmalı her şeyden önce… Kadının çalışıp çalışmamasına, erkeğin becerisine göre tanımlanmamalı görevler.

    • of off yazmaya burdaki satırlar yetmezz 2 kişi çalışıyor anneden önce eve geliyo geçmiş tv karşısınaa oturuyo anne geliyo üstünü çıkarıp daha oturmadan yemek hazırla topla,çocukla ilgilen yarının yemeğini düşün varsa çamaşır yıka as artı ilgi bekleyen bi çocuk üstüne daha dırdır yapan biri ne demişler ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar kimse halden anlamıyoo :(((

  12. Çok bireyli bir ailesiniz, giysi çoktur her yaşın ayrı ihtiyacı var. Biraz vererek azaltma yoluna gidilebilir. Gerçi sizde arkadan gelen minik var o yüzden verme konusu cok pratik olmayabilir, şartlarınız özel. Bu hurç meselesiyle annem de çok yorulurdu. Kaldır indir topla.. Biz iki kardeştik iki ufak dolapla çözdük sonra herkes taşındı yolunu çizdi hurç konusu kapandı. Tabiî asıl sorun, kadın bir şey demedikçe, düşünüp karar alıp bunu ifade etmedikçe yapılacak şeyin ortada sürünmesi. Bekarken tek yaşamış erkekte biraz bu düşünme durumları mevcut oluyor. Ama iş erkeğin annesinde bitiyor. Erkek evlenince yine hop rahatına dönüyorsa bu yönden işlenmemiş demek. Bu noktada çocuklar büyüdükçe fikirlerini alma, öneriler yapma gibi şeylere alıştırmak yardımcı oluyor, Anne şunu söyle yapalım şuraya kaldıralım bunu nasıl yapsak vb. Tabiî biraz buyumeleri gerekli bunun için, o zamana dek iş yükü anne babada, düşünce yükü annede… Yaş farkı çok olan çocuklu ailelerde abla ya da abiler annenin eli kolu oluyor. ve sizin gayet herşeyi en iyi şekilde yapan bir kadın olduğunuzu düşünüyorum, yalnız olmadığıma da eminim. Tabiî o herşey, tamamıyla sizin istediğiniz bir yüzde değil ve gönül isterdi ki olmasın, ancak durum bu. Sevgiler..

  13. Fazla Anne Sabiş

    Şimdi bu sefer kız geliyor ya, vallahi düşünüyorum da üzülüyorum daha doğmadan gelecekteki haline desem, kadın hepten delirmiş der misiniz?

  14. Çok kadınlı bir ortamda çalışıyorum.Kadınların bu ev işi konusundaki algıları inanılmaz. sabah 7- akşam 7 çalışan çocuklu kadınların gece 10 da tencere tencere yemek pişirenini mi ararsın, tek izin gününü deli gibi temizlikle geçirip pazartesi ağrı kesici iğne yaptıranları mı ararsın, kocalarının ”Sen annesin, kadınsın” söylemi karşısında bırak itirazı, iyice süklüm püklüm olanını mı ararsın..

    Bitmez bu mevzu..Bitmez.

  15. Talep edince yapıyorsa gerisi için çok da takılmamak gerekiyor galiba. Bence de ” yardım değil, işbölümü ” ama işi bölüştüren hep kadınlar oluyor. Bu biraz ataerkil düzenden, biraz kadınların bir işi, kendileri nasıl yapıyorsa tıpatıp aynı yapılmasını beklemelerinden. Çocuk bakımında olsun, ev işlerinde olsun her şeyi yapan bir kocam var. Ama yine de söylenebiliyorum, isyan edebiliyorum. Çünkü bazen organize etmek bile istemiyorum. Ama işte çocuk söz konusu olunca, organizasyon şart. O konuda da yardım talep ediyorum ve geliyor. Annemin hayatı ” Ben söyledikten sonra ne faydası var ” diye söylenerek ve bu yüzden işin çoğunu yüklenerek ( çünkü söyleyince ütü bile yapardı babam, onların jenerasyonu için oldukça iddialı :) ) geçti. O yüzden varsın işbölümünü ben organize edeyim :).

  16. Elif, 2015 bahariydi. Balkonumuzdaki saksilar iki guvercinin ask yuvasina donusmustu. Biraz garip bir durumdu ama gencler sevmis anlasmis, biz de yardimci olalim hesabi sesimizi cikarmadik. Biraz su, biraz ekmek gonderdik hatta balayi odasina. Birkac gun gelip saksinin icinde tatli tatli opusup koklastilar. Aradan zaman gecti. Iki guvercin bir gun boyunca saksiya minik agac dallari tasidi. Ertesi gunun sabahi disi guvercin saksida, tasidiklari dallarin uzerinde oturuyordu. Ara sira havalandiginda gordum ki nurtopu gibi bir yumurtamiz olmustu. Aradan biraz daha zaman gecti ve disi kus ikinci yumurtayi da birakti. Kulucka boyunca erkek guvercin disinin basinda nobet bekledi, hatta zaman zaman yer degistirdiler. Yani ikisi birlikte kuluckaya yattilar ve birbirlerini hic yalniz birakmadilar. Velhasili kelam, tum kuslari tohmet altinda birakmayalim, onlarin da delikanlisi var

  17. Oturduğu yerden suyunu isteyen yemekte dahi annemden sürekli bişeyler isteyerek bir türlü oturtmayan bir babam var. Kirlilerini kendi ayıran dolabın düzeninden bile annemin haberi olmayan bir abim var üstelik kör. Yatılı okul, bir buçuk sene yalnız yaşamanın da verdiği tecrübenin de katkısı var evet. Ama büyük ölçüde içinden gelen birşey ve annemin “Sen erkeksin üstelik görmüyorsun bırak ben yaparım” cı bi anne olmaması en en büyük etken. Abim çamaşır asmayı da bilir kurabiyenin kaç derecede pişmesi gerektiğini de tv ünitesinin tozlanmış olduğunu parmaklarıyla bakıp anladıktan sonra tozunu almasını da bilir. Eşime gelince babası çorabının kazağının nerde durduğunu bile bilmez kayınvalidem önüne çıkarmasa kendi bulup da üstüne bişey giyemez. Buna rağmen kendi Kirlilerini ayıran yemekten sonra mutfağı toplayan halı koltuk silen banyo tuvalet yıkayan cam silen bi kocam var. Annesi de evlenene kadar herşeyini ayağına getiren bi anneymiş halbuki. Yani bi ‘içinden gelme’ durumumu mu bütün mesele? Hem içinden gelecek hem annelere büyük iş düşecek aslında. Kız çocukları oyuncak bardakla çay servisi yapıyorsa erkek çocuk da yapacak. 3 buçuk yaşındaki oğlumun çamaşır asma katlama yıkama ve bir çok ev işinde aktif olarak görev almasını sağlıyorum malum ‘içinden gelmeme’ geni babamda fazlasıyla mevcut :)

    • ‘kirlilerini ayırmak’ benim için ne kadar önemliymiş okuyunca anladım :))

  18. Esim yardim eder benim.. gercekten yardimcidir.. amasi şu ki onda düzen yok.. bi şekilde halledilme durumunda.. makinadan kiyafetleri asar ama onun astigi kiyafetler 3 gunde anca kuruyor:) dolabi duzenlidir ama ben yikanacaklarini koklayarak bulmak zorundayim.. bu sene tam denk geldi kisliklari cikarmadan dogum yaptim gardolabini o duzenledi.. kiyafetlerimin yerini ne kendi biliyor ne de ben…

  19. Merhabalar
    Bende her sene böyle zaman alıcı işlere kafa yorardım. neden derdim her işi kadınlar yapıyor. Taki Marie Kondonun kitabını okuyana kadar. Herkese tavsiye ederim. Emin olun hayatınız değişecek.

  20. Elif hanım güya diyerek değerini alçaltmaya çalıştığınız “cennet annelerin ayağının altındadır” cümlesi bir hadistir. Yani hz. Muhammed tarafından söylenmiştir. Lütfen toplumun inandığı değerler hakkında biraz daha temkinli olalım.