3 Yorum

Bırakınız bilsinler

Bazı düşünceleri zihnimden uzak tutmaya çalışıyorum. Bazı sözleri sarf etmemeye çalışıyorum. Sanki ben bu düşünceleri aklımdan uzak tutarsam, o sözleri söylemezsem, bazı çok kötü şeyler olmamış olur…

38 günlük bebek. Cinsel istismar. Bebek. İstismar. Olmuyor. Aklım almıyor. İçime sığmıyor. Midem sindirmiyor.

Geçen gün çocuklarla sokakta yürüyoruz. Kadıköy sokakları slogandan geçilmiyor Gezi’den beri… Bir ara sürekli “Anne yaaa, her yerde Filmin Adı Ne? yazıyor, hangi film bu?” diye soruyorlardı. Bilmiyorum demiştim, bilmiyordum çünkü… Siyasi bir mesaj var, bir şey düşündürtmeye çalışıyorlar falan sanıyordum. Dün, ekşisözlük’ten bakmak aklıma geldi. Bir film adıymış meğer.

Yine geçen gün “Anne, her yerde HAYIR yazıyor, neye hayır?” diye sordu. Anlattım. “O zaman tabii ki hayır anneeee!” dedi. İki artı iki eşittir dört çünkü, çocuk bile biliyor.

Hayir

Sömestr tatilinin bu son haftasında bir ara babaannelerine gidecekler… Ne zaman babaannelere gitseler, Zorlu’ya götürür onları babaanne. Oyun alanında oynarlar, Apple Store’a girerler, kitapçıya giderler falan. Eğlenirler çok… Ama şu ara gitmelerini istemiyoruz, ben de babaları da… Sebebi malum. Dün akşam yemek yerken söyledim:

– Nunu’ya gidebilirsiniz, ama Zorlu’ya gitmek yok…
– Niye ki?
– Çünkü şu ara doğru bir zaman değil.
– Niye?
– Değil çünkü…
– Terör mü?
– …
– Anne o zaman evden hiç çıkmayalım mı yani?

10 yaşındaki oğluma bunları dedirten hayat, bizi neden yoruyorsun?

Hoş, Amerikalı arkadaşlarımın son zamanlardaki Facebook paylaşımlarına bakıyorum… Geçen hafta Washington DC’de düzenlenen ve milyonların katıldığı Women’s March’a iki oğluyla gitmiş biri… Trump’ın Müslüman yasağına karşı düzenlenen eyleme üç kızıyla gitmiş bir diğeri…

Bunları görünce, yanlış olanın, çocukları hayattan soyutlamak olduğuna iyice ikna oluyorum. Evet, biz çocuklarımızla protestoya gidemiyoruz çünkü can güvenliğimiz yok. Ancak bu, olan biteni onlardan saklayacağımız, doğru bildiğimizi anlatmayacağımız anlamına gelmiyor. Hem ne demişti Aziz Nesin?

Çocukların anlayamayacakları sorun yoktur. Olsa olsa, dinleyenlerin yaşlarına göre, konuların anlatılış biçimi değişebilir.

 

3 yorum

  1. Ben de bebekle tecavüz kelimelerinin aynı cümle içinde bile kullanılabilmesini kaldıramıyorum.Şu olana bakın,Elif..olmaz olamaz ya böyle kötülük olamaz ..

  2. Ayrıca çok üzgünüm ama dün annemle konuştum ki normalde pek de anlaşamayız,nolur dedim ,kızımı bakıcıyla yalnız bırakma ben işe başlayınca artık bizim evdesin..belki sağlıklı bir durum diil ama ben eşimin hareketlerini bile tartıyorum kızımla oynarken..Çok şükür tedirgin edici birşey görmedim ama hiç kimseye gözü kapalı güvenemiyorum..

  3. Asıl istenen güvensiz, birbirine şüphe içinde bakan, parçalanmış bir toplum yaratmak değil mi? O zaman inadına çıkmalıyız sokağa, inadına..
    Ayrıca anksiteye terapisti olarak danışanlarıma da hep şunu söylerim, ananemin bir lafı vardı: “yavrum, şuraya (alnını göstererek) ne yazılmışsa o..” Yani fazla düşünme, koruyamazsın herşeyden, Allah’a bırak.. Yürürken kafamıza bir saksı da düşebilir ve ölebiliriz, ne yazıldıysa o.. Dolu dolu ondan yaşamalıyız, korku içinde değil!