4 Yorum

Ev kadınlığı vardır!

“Ev hanımı” tanımlamasına oldum olası gıcık oldum. Yok, aslında oldum olası gıcık olmadım; kendim de ev hanımı olup, ev hanımlarının, hiç de öyle hanım hanımcık oturmadığını fark ettikten sonra gıcık olmaya başladım. Çocuğum olduktan sonra, onu kendim büyütmek istediğimde, henüz tek çocuklu, sıfır bloglu ve yardımcısızken, haftada bir aldığım yardım dışında bütün ev işleri bana bakarken dedim ki “Böyle hanımlık olmaz olsun!” Gerçekten de annemin “Ev işi nankördür kızım” dediği kadar varmış. Sen her gün ve bütün gün alışveriş yapıp, evi toplayıp, yemek hazırlayıp, çamaşır yıkasan da, gün sonunda ev tüm bunların hiçbirini yapmamışsın gibi olabiliyormuş. Ertesi sabah yine kaldığın yerden başlaman gerekiyor, herkes bunu senin görevin sanıyor, kimse sana madalya vermiyormuş.

O yüzden öncelikle elimizdeki “Ev hanımı” kalıbını  yavaşça yere bırakıp, “Ev kadını” diyelim. “Kadın” demekten korkmayalım.

Vodafone, korkmamış. Ev “kadınlarına” yönelik yeni bir tarife geliştirmiş. Belirli saatler arasında ücretsiz konuşma ve Facebook, Twitter ve Instagram için ücretsiz paket içeren bu yeni tarife, A101 mağazalarından alınabiliyor. “Kadınların gücüne güç katıyoruz” manifestosuyla geliştirdikleri Altın Kulüp, uygun fiyatlı tarife ve ücretsiz konuşmanın yanı sıra cihaz fırsatları ve belirli mağazalarda indirimler de içeriyor. Özellikle bu “cihaz fırsatları” kısmı beni yakından ilgilendirdi çünkü telefonumun eli kulağında; son günlerde gelenekselleştirdiğim (!) Instagram canlı yayınlarıma denk geldiyseniz görüntümün donup kaldığını görmüşsünüzdür belki…

Ezgi Mola (3)

Konuya dönecek olursak, Vodafone’un ev kadınlarına özel olarak geliştirdiği bu tarifenin tanıtımı, geçtiğimiz Salı günü Çırağan Sarayı’nda yapıldı. Ezgi Mola‘nın sunuculuğunda düzenlenen tanıtım toplantısında, konuşmacı olarak Vodafone Marka ve Strateji Direktörü Ebru Özgüç ve Vodafone’un Girişilimcilikte Önce Kadın projesinin kazananlarından Rabia Özdemir Tokat’ın yanı sıra ben de vardım. Her birimiz kendi hikayelerimizi anlattık. Ebru Özgüç her ne kadar Vodafone şapkasıyla konuşmaya başlasa da ikiz oğullarından da bahsetti; Rabia Tokat 15 sene önce teşhisi konulan, ve bir daha yürüyemeyeceği söylenen hastalığının sonrasında seramiğe başlamasını ve ardından Önce Kadın programı sayesinde hayatının nasıl değiştiğini anlattı; ben de dijital dünyanın bana neler kattığını özetledim. Çok keyifli bir programdı.

Ezgi Moda-Vodafone Marka ve Strateji Direktörü Ebru Özgüç-Rabia Özdemir-...

Bundan 10 sene önceydi, kızkardeşim bana “Elif, Facebook diye bi şey var, çok eğlenceli, sen de girsene” demişti de, “Amaaan, ne o öyle Yonja gibi” demiştim (Biri dijital vizyon mu dedi?). Sonra hakikaten girdim Facebook’a; çok da iyi geldi bana, her gün, o günkü anneliğimi nasıl geçirdiğimi yazıyordum, bir nevi günlük tadında… Sonra bir arkadaşım bana “Sen neden blog yazmıyorsun?” diyerek ihtiyacım olan dürtüyü verdi de, öyle başladım yazmaya… Günlük ev işlerimi, çocuk bakımımı bitirdikten sonra (gerçi bitmez ya), daha doğrusu onlardan fırsat yarattığım zamanlarda yazdım hep… Blogcu Anne’nin Facebook sayfasını açtığımda, beğenenlerin sayısı 100 kişiyi bulduğunda yerimde duramamıştım: Sayfamı 100 kişi beğendi kızaaaaam! (90’ı arkadaşımdı ama olsun). Ardından Twitter ve Instagram geldi. Bugün, her ne kadar sosyal medya, bloglardan rol çalıyor olsa da, birleştirici ve iyileştirici gücünü inkar etmek mümkün değil.

Dijital dünya benim için gerçekten hayat değiştirici bir tecrübe oldu. Blog üzerinden birçok arkadaş edindim, iş geliştirdim, çok güzel tecrübeler biriktirdim. Kitap yazdım blogumdan yola çıkarak… Türkiye’nin ilk dijital kadın zirvesini düzenledik geçtiğimiz sene… Dijital Topuklar’ın kendisi bile başlı başına, dijital dünyadaki kadın gücünü ortaya koyma amacı taşıyordu.

İşin profesyonel boyutunu koy bir kenara, kişisel gelişim adına da müthiş katkıları oldu bana dijital dünyanın… Sadece bloguma gelen yorumlardan öğrendiklerimle birçok konuda fikrimi, zikrimi geliştirdim. Başka insanların paylaşımlarını sayesinde, daha önce var olduğunu düşünmediğim ya da kulak tıkadığım bakış açılarına aşina oldum, zenginleştim.

Ciragan

Bu kadar zenginleşmedim tabii ki, burası, etkinliğin gerçekleştiği Çırağan Sarayı… Zaten yazar burada ruhsal zenginlikten bahsetmektedir.

Ama her şeyin ötesinde, herkesin kanıksadığı bir mertebeyi, anneliği, kendim için ve ne mutlu bana ki birçok kadın için görünür kıldım. Sırf “Annelik her zaman tozpembe değil” diye bağırmak bile, herkesin bildiği ama söylemekten çekindiği birçok şeyi ortaya dökmeye yaradı, “Ben de!”, “Bence de!” sesleri geldi ardı ardına, ve işte buna paha biçilemez…

O yüzden, ev kadınıysanız, sesinizi duyurmaktan çekinmeyin. İster isteyerek, ister şartlar öyle gerektirdiği için evde olsanız, “bütün gün evde oturuyor” olsanız bile -ki Bihter Ziyagil falan değilseniz bütün gün oturmadığınızı hepimiz biliyoruz- gücünüzü küçümsemeyin. Paylaşacak çok şeyiniz var, ve öğrenecekleriniz… Dijital dünya müthiş öğretici ve ilham verici olabiliyor. Sadece sizin gibi başka kadınların olduğunu bilmek bile, gerçekten de gücünüze güç katıyor.

***

Bu yazı Vodafone’un desteğiyle yazılmıştır, ancak yazdıklarım kişisel fikirlerimdir. Vodafone Altın Kulüp ile ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

4 yorum

  1. Kocamannnn sımsıkıııı sarılarak öpüyorum seni

  2. zenginleşme esprisine iyi güldüm akşam akşam.. siz de hep gülün e mi 🙂

  3. Harika bir yazı .. tebrikler. Daha bugün kuaförde ev hanımı mısınız diye soran kişiye hayır ev kadınıyım dedim …

  4. ”Ücretsiz aile işçisi” de güzel oluyor arada birileri sorunca öyle diyorum, şaşırtıyorum insanları. Bitirdiğim okulun, bölümün adından daha ilgi çekici ne de olsa. Sevgiler sevgili Elif…