10 Yorum

Yeni Yaş

Yazar Hakkında

EBRAR GÜLDEMLER – Anne, bibliyofil, çevirmen, öğretmen… İyiliğe, perilere, inceliklere, dengeye, kız kardeşlik kültürüne, barışmaya ve affetmeye, kelimelerin gücüne, her şeyin hayal etmekle başladığına ve en çok sevgiye inanıyor. Çocukları büyütünce gemi seyahatine çıkmayı planlıyor. Ebrar’ın tüm yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Her yıl bu zamanlar durup defterlere bakma, fotoğrafları karıştırma, arka odaları toplama günleri benim için… Seviyorum da bunu; bazı anları geri çağırmayı, bazılarını yerli yerince koymayı…

Geçen yıl bugünler, bazı acılar hala öyle tazeydi ki, kendimi yıkık bir şehrin içinden yürüyor gibi hissediyordum. Ayaklarım yere basmadan üstelik. Sarsak, kayıp ve avare… Yapmam gerekenleri yapıyor, geri kalanına karışmıyordum. Koşarak ve ardıma bakmadan kaçtığım bir yere, çocukluğumun ta en başına geri dönme isteğiyle havada asılı bekliyordum. Her şeyin bozulduğu o ilk ana hani… Çok acıyordu, her nefes alışımda sanki göğsüme batıyordu, üstelik pek tazeydi, hemen kanıyordu. “Geçecek” diyenlere içimden küfrediyordum. Geçiyormuş sahi…

O terapi odasında bağıra bağıra ağlayarak günlerimi geçirebilirdim. Tabii bu kolay olan olurdu… Denize bakarak uzun yürüdüğüm günler, boş boş karanlığa baktığım geceler aktı gitti. Yine geçen yıldı, bir gece çıkmıştık dışarı kız kardeşlerimden biriyle ve ben o kadar çok ağlamıştım ki, sahneden gitarist “Neyin var?” demişti, “Babam öldü benim” dediğimde inip yanıma gelişi ve o gün öldüğünü zannedişi, hala aklımda.

Ama geçti işte ve hatta anı oldu anlatılıyor. Sanırım her şey zamanını bekliyor hayatta. Doğum ve ölüm gibi… Külleniyor her şey… En başa dönüp yeniden yazmaya çalışmalarım, o ilk acıya, ilk mutluluğa, her birine ve beceriksizce yazıp bozarak, döküp saçarak. Ama bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden… O şarkı gibi; “Aldırmam hiç yağmurlara, benim güzel hatalarım var!” Hayat ve ölüm üzerine, kendi hayatım ve tabii ölümüm üzerine düşündüğüm uzun günler geçti. Her şey darmadağın olmuşken, oturup taşları yeniden dizme isteği sonra geldi sonra. Birer birer. Şu kelimeleri ard arda dizdiğim gibi, bazen hızla, bazen ağır ağır. Sahiden kendi tasarladığım hayatın, dışarıdaki her şeyden çok daha güzel olduğunu fark ettiğim o günü hatırlıyorum şimdi düşününce. İşlerin yoluna girmeye başlayışı o günlerde olmalı. Kalbimin büyümeye başlayışı…

Ekran Resmi 2017-03-03 09.40.21

Şimdi, bugün, yeni yaşıma girerken, geride bıraktığım tüm her şeye bakarken; sahiden mutluyum. Fondaki şarkı değişti; “Kaybolup giderken fırtınalarda, gönlümce bir ıssız ada bulmuşum…”

“İyi ki” diyorum ağız dolusu, koca bir iyi ki. Tüm o günlere minnetle, beni büyüten, olduğum kadın yapan, çakırkeyif masalarda gözüme yaşlar dolduran her acıya ve kayba minnetle. Biliyorum şimdi kendimi sonsuz ve sınırsız hissediyorsam, on kaplan gücündeysem gerçekten, hepsine borçluyum.

Yeni bir yaşa giriyorum yarın ben, cebimde çok umut, kalbimde boyumdan büyük bir aşk, önümde pırıl pırıl bir yaz…

İyi ki doğdum!

10 yorum

  1. Çok duygulandım okurken. Ne güzel ifade etmişsin. Doğumgünün kutlu olsun Ebrar. Nice güzel senelere, sevdiceklerinle…

  2. iyi ki doğmuşsun! iyi ki blogcuanne seni bizle buluşturmuş 🙂

  3. Bugün sabahtan beri hiç bakamamıştım, tam oturdum birşeyler yazdım yayınladım sonra neler var diye baktım Yeni Yaş’ı yazmışsınız. Bazı acılar ortak dedim. tanışmıyorsak da insan hissediyor her anını…

  4. Merhaba! Aile-Çocuk ilişkisini daha da özel kılabilmek adına bir masal sitesi projesi başlattım. İncelemenizi tavsiye ediyorum!…

  5. Kocaman sarildim sana ebrar iyi ki dogdun iyi ki varsin sen hep mutlu ol hep guclu ol

  6. Iyi ki dogdugunuz Ebrar hn. Iyi ki tanidim sizi,iyi ki yaziyorsunuz,iyi ki varsiniz.

  7. Harika.. musmutlu yaslariniz olsun efenim..

  8. Nice daha da güzel yaşlara 🙂 İyi ki doğmuşsunuz …iyi ki varsınız kalp kalp kalp

  9. Ebrar..Kucaklıyorum sevgiyle.

  10. Gökçen Canik Dalkıran

    Hayal dahi edemediğiniz kadar mutlu olduğunuz bir yaş dilerim ..